|
Saç dökülmesine çözüm
2008-02-21 11:22:58 Kadinlaricin.net sitesinde Saç dökülmesine çözüm baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Saç dökülmesine çözüm ile ilgili yazi bulunmaktadir.
|
 |
|
|
| |

Saçlardaki dökülmeyi ve seyrekleşmeyi önleyebilmek için her çareye başvururlar. Ancak, özellikle irsiyete ve yaşlanmaya bağlı saç dökülmesi için fazla yapacak bir şey yoktur. Yani dökülmeyi tamamen durdurmak hemen hemen imkansızdır. Bu durumlarda alınacak bazı tedbirlerle saç dökülmesini azaltmak bile bir başarı olur.
Tıp, günde 30-80 saç kılının dökülmesini normal kabul etmektedir. Eğer dökülme daha fazla oluyorsa o zaman endişelenmek gerekir. Saç dökülmesini önlemek veya saçların bakımına yardımcı olmak için aşağıdaki basit formüllerden yararlanabilirsiniz. 3-4 litre kaynar suyun içine 50 gram kadar ince kıyılmış ısırgan otu koyun. 25-30 dakika bekledikten sonra ince bir tülbentten süzün. Yatmadan önce bu suyla saç diplerini ovarak başınızı yıkayın. Bu işlemden önce saçlarınız çok kirli ise sabun veya şampuanla saçınızı yıkamanızda fayda var. 200 gram pazıyı ince ince kıydıktan sonra ezerek veya otomatik mutfak araçlarından geçirerek suyunu süzüp alın. Bu suyu bir su bardağı balla karıştırın, üzerine bir kahve fincanı yeni sıkılmış soğan suyu ilave edin. İyice karıştırdıktan sonra saç diplerine yedirerek başınıza sürün. 6 saat sonra bol su ve katranlı sabunla yıkayın. 2 su bardağı üzüm sirkesinin içine bir tutam sinameki koyun ve kaynatın. Süzdükten sonra saç diplerine friksiyon yapın.
Saç dökülmesine karşı ısırgan otu Saç dökülmesi ve kel kalma endişesi birçok insan için kâbus gibidir. Tıp dilinde “alopesi” adı verilen saç dökülmesi bazen hiçbir şekilde durdurulamaz. Çünkü saç dökülmelerinin birçoğu irsidir. Bazıları da çeşitli rahatsızlıklardan kaynaklanır. Saç dökülmesini tamamen durdurmak mümkün olmasa da azaltmak mümkündür. Bunun için şu tabii reçetelerden istifade edilebilir. 4-5 litre (20 bardak) kaynatılmış suyun içine ince kıyılmış 2-3 avuç ısırgan otu konur ve yarım saat beklenir. Süzüldükten sonra akşamları bu suyla saç dipleri oyularak yıkanır. Ayrıca başka suyla durulanmaz.
Yaş 25 ama saçlar gidici... Bunu komplek haline getirdim. Belli olmasın diye kafamı kazıttım. Bu arada birçok arkadaşım da aynı dertten muzdarip. Ne dersin ablacığım, bizim kuşağın saçları neden bu kadar zayıf? Babam yaşında adamların tepelerinde fırça gibi saçları görünce öfke mi duysam, ne yapsam bilemiyorum... Bu bizim şanssızlığımız mı? Oysa saçlarıma elimden gelen özeni de gösteriyorum. Sık sık yıkıyorum. Sen bir çözüm bilirsin, hadi bize yardım et.
Kinin, kolonya ve bademyağı karışımıyla yapılan anneciğimin ünlü bir formülü vardı. Ama artık kozmetik alanında bazı özel losyonlar duyuyorum. Örneğin yurt dışından getirtilen Regaine adlı bir losyonun hem dökülmeyi önlediğini hem de saç çıkarttığını söyleyebilirim. Moos adlı bir şampuanın (Tüm eczanelerde bulunuyor) dökülmeyi azalttığını bizzat denedim. Ama işin esasını uzmanına sorma gereği duydum. İşte size saç dökülmesiyle ilgili, uzmanından gerçek bilgiler: ‘Saç dökülmesinin pek çok sebebi olabilir. Hormonal, ailesel, bakteri ya da mantar enfeksiyonu, anemi, hamilelik, bazı ilaçlar, yanlış beslenme ve yanlış kozmetik ürün kullanımı gibi... Genel seyrelme veya bölgesel dökülme oluşabilir. Saç dökülmesinin nedeni araştırılıp, tetkikler yapıldıktan sonra bakıma başlanmalıdır. Öncelikle sebebe yönelik tedavi yapılmalıdır. Bu arada sizin de tavsiye ettiğiniz gibi özel bakım şampuanları vazgeçilmez olmalıdır. Kepeklenmede salisilik asit içerenler, dökülmede çinko takviyeli şampuanlar kullanılır. Saçları çok sık yıkamak sanılanın aksine yağlanmayı arttırabilir. Sadece saç teline yönelik bakım da yeterli değildir; çünkü saçın sağlıklı çıkmasını sağlayan asıl bölüm köküdür. Beslenme düzeni, hormonlar, genetik özellikler, saç kökünü direkt etkiler. Sık yapılan diyetler, dengesiz ya da doğal olmayan ürünler ile beslenmek de saç ve cilt üzerinde olumsuz etki yapar. Bakım sadece destek sağlar. Saç dökülmesi durumunda destek için saçlı deriye sürülebilen ürünlerden başka, İntradermal enjeksiyonlar (saç mezoterapisi) bulunmaktadır. Bunlar cildi güçlendiren, dolayısı ile saç kökünü besleyen tıbbi multivitamin içeriklerdir. Enjeksiyondan kaçınanlar içinse yoğun oksijen terapileri, kozmetik maddelerin cilt tarafından emilimini sağlar.
Kleopatra, Sezar'ın başına fare sürmüş Erkeklerde saç dökülmesinin suçlusu sadece modernizm hastalığı stres değil. İnsanoğlu daha Eski Mısır’da kelliğe çare olsun diye akılalmaz ilaçlar denemiş.
Erkekler erkek olalı saç dökülmesi ve kelliği kendilerine sorun etmişler. Yapılan araştırmalar, zamanımızdan binlerce yıl önce de erkeklerin saç dökülme sorunuyla uğraştıklarını gösteriyor. M.Ö. 4 binli yıllarda Mısırlı erkeklerin ‘mucize’ kellik ilacı formülü çözüldü: köpek ayağı, eşek toynağı, hurma ve zeytinyağı karışımı.
Daha sonra, modern tıbbın babası sayılan Yunanlı Hipokrat'ın haşhaş, yabanturpu ve güvercin gübresi karışımı bir ilaç önerdiği biliniyor. Mısır Kraliçesi Kleopatra'nın Romalı sevgilisi Sezar'ın açık başına kömürleşmiş fare, ezilmiş at dişi, ayı yağı ve geyik omuriliğinden yapılan bir krem sürdüğü de iddia ediliyor.
ŞİMDİKİLER ŞANSLI
Günümüz erkekleri bu konuda atalarından daha şanslı. Kellik dertleri hâlâ ortadan kalkmış olmasa bile, en azından daha modern alışımlarla hazırlanan ilaçlar kullanıyorlar.
Son olarak ‘mucize’ hap olarak tanıtılan ‘Propecia’ Şubat ayı başında Fransa'da piyasaya çıkıyor. Fransız İlaç Ajansı'ndan yapılan açıklamaya göre, kelliğe karşı ağız yoluyla alınan ilk ilaç olan Propecia, sadece reçete ile satılacak ve sosyal sigortalar tarafından karşılanmayacak. Kelliği önlediği gibi, yeni saç çıkmasını da sağladığı iddia edilen haptan yaşam boyu her gün bir tane alınması gerekecek. Uzmanlar, Propecia'nın kellik ve saç dökülmesi sorunu olan kişiler üzerinde yapılan deneylerde % 80 olumlu sonuç verdiğini belirtmelerine rağmen, hapın alımının durdurulduğu andan itibaren saç dökülmelerinin yeniden başladığını hatırlatıyorlar. Eşleri hamile olan erkeklere yasaklanan hapın aylık maliyeti 300 Fransız Frangı'nı (16.5 milyon) aşıyor.
Uzmanlar, mevsimine göre bütün tüylerini döken hayvanlardan farklı olarak insanların birden değil, saçlarını ağır ağır kaybettiğini, 100 ila 150 bin saçı olan insanoğlunun günde 50 ila 100 saçının döküldüğünü bildiriyorlar. Yapılan araştırmalara göre, 30 yaşlarındaki erkeklerin % 33'ü, 50 yaşlarındaki erkeklerin ise % 50'si kellikten ve saç dökülmesinden şikayet ediyor.
Kelliğin geni de bulundu
Bilim adamları farenin kalıtımını, bir geni işlemez hale getirerek değiştirdiler. Böylece kalıtıma bağlı olarak tüylerini döken bir fare modeli geliştirdiler ve söz konusu geni çalışmayan farelerin çok zayıf ve az tüy çıkardıkları görüldü. Raporlarını ‘Genes and Development’ dergisinde yayımlayan bilim adamları, farelerin normalden çok daha geç tüylendiklerini bildirdiler. John Hopkins Okulu’ndan Pierrre Coulombe ve ekibi bu deneyle keratin 17 proteinin, androgenetic alopecia hastalığı (erkeklerde görülen kellik) üzerinde ne gibi bir rol oynadığını bulmak istiyordu. Gerçekten de bu genin eksik olduğu hayvanlarda çıkan ilk tüyler çok zayıftı ve saç üreten hücreler çok çabuk ölüyordu. Bununla birlikte fareler sadece geçici bir süre için kel kalıyordu. Bilim adamları kalıtımları değiştirilmiş farelerde üç hafta sonra normale dönen tüyleri şaşkınlıkla izlemişler. Keratin 17 geninin eksikliği, fare kalıtımındaki keratin 16 tarafından kapatılmıştı. Bilim adamları yeni araştırmalarla insanda keratin genlerinin değişimine bağlı ortaya çıkan cilt ve saç hastalıklarını anlamaya çalışacaklar. Keratin genleri tarafından kodlanan ve neredeyse 30’u saç foliküllerinde bulunan destek proteinleri, insanda cilt, saç ve tırnakların, hayvanlarda ise post, tüy ve toynakların güçlendirilmesinden sorumlular.
Kök hücrelerle kellik tedavisi söz konusu mu?
Okurlardan gelen sorular arasında, tıbbın parlayan yıldızı kök hücrelerin aynı zamanda kelliğe de bir çare olup olmayacağı da var.. Bu konuda en son haber, Rockefeller Üniversitesi’nden.. Orada görevli Elaine Fuchs ve arkadaşları, saçlarını kybetkmiş bir başta, yeni saçların çıkmasını sağlayan kök hücreler üzerinde çalışıldı ve bazı hücreler elde edildi. Ekibin amacı, bir yandan da,bedenin kendisini nasıl yenilediğini aydınlatmak.. Çünkü bildiğiniz gibi saçlar kendilerini yenileyen dokular..
Ayrı zamanda deri de kendisini yenileyebiliyor. Hepimiz, yaralarımızın nasıl iyilieştiğini biliriz. İşte bilim adamları bu olgudan ve deride kök hücreleri oldtuğundan hareket ederek, derinin kendi kendini yenileme olayını incelediler. Bu yenileyici hücrelerin derinin neresinde bulunduğu ve kaç çeşidi olduğu bugüne kadar bilmiyordu.
Fare derisindeki iki kök hücresi tespit ederek bu hücreleri elde ettiler ve genetik olarak tüysüzleştirilmiş bir model farenin derisine yerleştirdi. İki tip kök hücre de ilginç bir etki yaptı ve farenin derisi üzerinde tüylerin çıkmasına yol açtı. sağladı. Hücreler ayrıca, ter ve yağ bezlerini de oluşturdu.
Araştırmaları onları ilginç biri noktaya daha getirdi: Bu kök hücreleri embriyolardan alınan kök hücreleriyle aynı değildi.. Dr. Fuchs şöyle diyor: "Embriyonik kök hücreleri herhangi bir doku tipine dönüşecek yetenekte iken, bizim elde ettiğimiz deri kök hücreleri ise deri üzerindeki herhangi bir yapıya dönüşebilecek yetenekte, yani "multipotent" karakterde".
Ekip şimdi bu çok yetenekli kök hücreleri insanlarda da elde etme çalışmalarına başladı. Amaçları, önce, saç tellerinin büyümek için kullandığ ıkimyasal mekanizmaları anlamak, arkasından kellik tedavisi gelecek.
Kıskançlık saç döküyor Çocuklarda lokal saç dökülmesinin psikolojik gerilim ve kıskançlıktan kaynaklandığı belirtilerek, aileler dikkatli olmaları konusunda uyarıldı. Uzmanlar, bu tür saç dökülmelerinin halk arasında 'pelat' ya da 'saçkıran' diye bilinen hastalıkla karıştırılmaması gerektiğini söylediler.
Dokuz Eylül Üniversitesi Dermatoloji Bölümü Ana bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oktay Avcı, özellikle yaş farkı çok az olan iki kardeş arasındaki kıskançlığa bağlı olarak çocuğun farkında olmadan bir bölgedeki saçlarını çekerek o bölgeyi kelleştirdiğini söyledi. Avcı, "Küçük çocuklarda kıskançlığa bağlı gelişen trikotilomaninin ilaçla tedavisi kesin sonuç verirken, aileler saç dökülen bölgeye sarımsak sürerek tedavi etme yoluna gidiyorlar. Bu yanlış uygulama sonucunda da saçlı deri canlılığını tamamen kaybediyor. Hayatiyetini kaybeden bir bölgede hangi ilacı uygularsanız uygulayın saç kesinlikle çıkmaz." dedi.
'Pelat' ya da 'saçkıran' denilen lokal saç dökülmelerinin, bu hastalığın stres ve gerilimle ilgisi olmadığını kaydeden Avcı, bağışıklık sistemine bağlı olarak saç diplerinde oluşan harabiyet sonucu gelişen pelatın astım ve alerjik hastalıkları olan ailelerin çocuklarında daha çok görüldüğüne dikkati çekti. Avcı, pelatın ağızdan alınacak ilaçlar ile kısa sürede tedavi edilebileceğini söyledi.
Afyon’dan “C. H.”nın sualine cevaptır:
Tıpta kullanılan ilaçların tamamına yakını kimyasal sentezler sonucu laboratuvarlarda elde edilmektedir. İçine çeşitli katkı maddeleri konmaktadır. Gerek ilacın aktif maddesi, gerekse katkı maddeleri bazen yan etki yapabilmektedir. Yan etkiler çok farklıdır. Bulantı, kusma, döküntü, ishal, karın ağrısı, bazen allerjik reaksiyon gibi belirtiler gösterebilir. Yan ettkisi en fazla olan ilaçlar kanser tedavisinde kullanılanlardır. Bu ilaçlar kemik iliğini baskı altına alabilir, saçlarda, kaşlarda ve vücuttaki kıllarda dökülme yapabilir. İlaç kullanıldığı sürece dökülen kıllar çıkmaz. İlaç kesildikten sonra tekrar gelebilir. Bu geri gelme süresi değişiklik gösterebilir. Sizin saçlarınızdaki dökülme de muhtemelen uygulanan ilaç tedavisinin bir yan etkisidir. Doktorunuz ile görüşmeniz gerekirse bir cildiye uzmanına gitmeniz iyi olur.
Saç dökülmesine çözüm hakkinda aciklamalar Saç dökülmesine çözüm konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:Saç dökülmesine çözüm , saç dökülmesine bitkisel çözüm ,saç dökülmesine doğal çözüm, saç dökülmesinin nedenleri ,saç bakımı ,
kelliğe çözüm ,saç ekimi , saç dökülmesi çözümü
|
|