Mankenlik ajansları
Kadinlaricin.net sitesinde Mankenlik ajansları baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Mankenlik ajansları ile ilgili yazi bulunmaktadir.
Sinema oyuncusu olmak, bir bakıma manken olmaktan daha kolay... Kamera karşısında değişik karakterleri canlandıracak çeşitli oyunculara ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle sinema dünyasının yıldız avcıları, oyuncu adaylarını seçerken öyle kılı kırk yarmak zorunda kalmıyorlar. Ama manken avcılarının durumu çok farklı. Onlar belli vücut ölçülerine sahip, güzel ve de fotojenik gençleri saptamak zorundalar. Dünyanın tüm büyük kentlerinde mankenlik ajansları, manken olmaya heveslenen gençleri yetiştirip podyumlara kazandırıyor. Mankenlik ajanslarının da güzelden, çekiciden anlayan manken avcıları var.
Nerelerde avlanıyorlar?
Manken avcılarının avlanma yerleri, öncelikle giyim fuarları oluyor. Giyime meraklı genç kızlar ve delikanlılar bu fuarların gedikli konukları. Fuar ziyaretçilerinin çoğunluğunu, manken avcılarının dikkatini çekmeyi umud eden manken adayları oluşturuyor. Bu gençler, bir manken avcısı yanlarına gelip kartını verse diye saatlerce fuardan bir yere ayrılmıyorlar.
Diyelim ki, bir genç kız, manken avcısının dikkatini çekti. Sonra? Sonra manken avcısı o gencin yanına gidip kartını veriyor ve fotoğraf çektirmek üzere büroya gitmesi isteniyor. Ne kadar güzel olursanız olun, fotoğrafınız çekilip incelenmeden size hiç bir vaatte bulunulmaz. Mankenler için güzellik kadar fotoğrafta güzel ve çekici görünebilmek de önemlidir. Fotojenik diye adlandırdığımız kişiler, fotoğraflarda gerçekte olduklarından daha güzel görünürler. Manken olabilmenin birinci şartı ise güzel fotoğraftır. Fotoğraf sınavında başarılı olanlar mankenlik ajansında eğitim görmeye başlarlar. Podyumda etkileyici bir görüntü sergilemek için çeşitli öğretmenlerden ders alırlar. Podyumların kraliçesi olmak için ise geceli gündüzlü çalışmak zorundadırlar. Fakat onların meslek yaşamı çok kısa sürer. Olgunluk çağına geldikleri zaman mankenlik çoktan anılarda kalmıştır. Bu mankenlik ajanslarının manken avcılarına sorarsanız mankenlik yapmaya uygun gençleri saptamak hiç de kolay değil. Günlerce süren aramalardan sonra ancak bir veya iki kişiye fotoğraf çektirme önerisinde bulunuluyor.
Mankenlik çöküyor
Podyum dünyasında yaşanan çirkinliklerin kendisini üzdüğünü söyleyen manken Doğa Bekleriz, “içinde bulunduğumuz piyasa büyük bir çöküş içinde. Bu işi başka amaçlarda kullanmak isteyenler var” dedi. Hem işiyle hem de evliliğiyle mutlu bir hayat sürdürdüğünü ve bir çok kişinin hayatını kıskandığını belirten manken Doğa Bekleriz şunları söyledi: “Bir çok kişi benim yaşantımı kıskanıyor. Bu meslekte evlilik hayatını yürütebilmek gerçekten de çok zor. 4 yıllık evlilik hayatım boyunca eşim ve ailemin başını hep dik tuttum. Onların yüzünü kızartacak bir davranışım olmadı. Bu işten çok büyük paralar kazanmamış olabilirim ama, onurum ve mutluluğum benim en büyük kazancımdır” diye konuştu.
Mesleğimiz lekeleniyor İçinde bulunduğu piyasanın büyük bir çöküş içinde olduğunu da söyleyen Bekleriz, “İşini hakkıyla yapan çok güzel manken arkadaşlarımız var. Onlara hiçbir sözüm yok. Bir de bu işi başka amaçlarda kullanmak için yapan kişiler var. Bunları aramızdan bir an önce ayıklamalıyız. Yoksa mesleğimizin adı lekeleniyor” dedi.
Mankenlik ayaklar altında
Yazdığı şiir kitaplarının gelirlerini hayır kurumlarına ve kimsesiz çocuklar vakıflarına bağışlayarak adından sık sık söz ettiren podyumların sempatik ve sevilen mankeni Vahe Kılıçarslan son günlerde manken dünyasında yaşanan kavgaları ve bu kavgaların altında yatan sebepleri cevapladı. “Ben günümüzün yeni yetişen mankenlerine akıl sır erdiremiyorum” diyen Vahe “Hergün Televizyonlarda magazin programlarını üzülerek ve mankenlik adına kaygı verici bir endişeyle izliyorum bu adamların veya hanımların tek sıkıntısı var o da iyi bir reklam yapmak ve bu reklamın karşılığında büyük paralar kazanmak. İnsan arkadaşını karalayarak arkadaşına hayvan isimleri takarak kazandığı parayı nasıl zevkle yer, ben buna anlam veremiyorum. Bunların amacı çamur at izi kalsın reklamım olsun. Erkek mankenlerde böyle problemler yaşanmıyor, bakın Kenan İmirzalıoğlu bunun en güzel önrneği tam bir Türk erkeği ve Andolu yiğidi, kutlarım kendisini” dedi.
Ömrümüz makyaj yapmakla geçiyor
Podyumların sevilen mankeni Çağla Şikel, hayatının büyük bir kısmını güzelleşmeye ayırdığını söyledi. Geçtiğimiz günlerde Hunca Kozmetik’in piyasaya sürdüğü “Carmine” isimli cilt bakım ürününü tanıtan Şikel, “Manken dünyasına girdim gireli vücudum cilt temizlemek, makyaj yapmakla geçiyor. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan güzellik koşuşturmacası podyumlarda sergilediğim gösteri ve defilelerle son buluyor. İnsanlar hayatı boyunca bazı şeylerin bedelini ödemek zorundalar. Biz de model olarak güzel kalmanın sırrını ve güzelliğimizi korumak zorundayız” dedi.
Ateşten gömlek Türkiye’de kariyerli ve şöhret olmanın ateşten gömlek olduğunu dile getiren Çağla, “Eğer geçmişe doğru küçük bir yolculuk yaparsak, birçok şöhretin kendi yaptığı hatalardan dolayı kariyerini kaybettiğini görürüz. Onlarla aynı sonu paylaşmamak için çok çalışıyorum. Podyumlara her gün yeni ve iddialı isimler katılıyor. Elbette herkes kendisinden sorumlu, ama ben kendimle yarışmanın hesabını iyi yapıyorum. Bütün bunları yaparken de elbette güzel ve çekici olmak için hayatımın büyük bir bölümünü buna ayırıyor ve yok olmamak için vargücümle çalışıyorum” diye konuştu.
Aynalarla barışığım İnsanın önce kendisiyle barışık olması lazım diyen Çağla,”Şükürler olsun ki ben bunu başardım. Ömrümün yarısı aynaların ve insanların karşısında geçiyor. Günümün tamamına yakın kısmını makyaj yaparak ve yapılan bu makyajın temizlenmesini beklemekle geçirmeme rağmen çok mutluyum. Kendi işlerimi kontrol etmek için kurduğum bir düzen var. Sabahın ilk ışıklarıyla kalkıp 4 saat boyunca vücudumun bakımını yapıyor, geri kalan kısmını da çalışarak geçiriyorum. İşlerden fırsat bulduğum her saniyemi dostlarımla ve uyuyarak geçiriyorum” şeklinde konuştu.
Evlilik için çok erken Her genç kızın rüyasının evlenip çocuk sahibi olmak olduğunu anlatan sempatik manken,”Yakın dostlarım benim ne zaman evleneceğimi çok merak ediyorlar. Elbette ben de birgün evleneceğim. Ama bunun için henüz çok erken. Şimdilik ne damat adayı ne de böyle bir fikrim var. Merak edenlere bunu hep hatırlatıyorum. Allah herkesin gönlüne göre versin. Benim de dileğim budur” dedi.
Mankenlik ajansları mankenleri eğitiyor
Duygu Dikmenoğlu, Selin Toktay, Didem Taslan, Sinem Güven... Hepsi güzel, hepsi başarılı ve hepsi en eğitimli manken olma yolunda... Üç yıl önce ilk kez TSE belgesi alan Gaye Sökmen Ajans, şimdi de mankenlerinin eğitimine ağırlık veriyor. Deulcom International'la ortak bir çalışmaya giren ajansın kadrosundaki mankenler İngilizce, halkla ilişkiler ve bilgisayar eğitimi almaya başladılar.
Yapılan anlaşma çerçevesinde gerçekleştirilen eğitim kampanyası iki yıl sürecek. İlk olarak ajansın İngilizce bilmeyen ya da İngilizce’sini ilerletmek isteyen mankenleri, Deulcom'un programına katılacak. İngilizce’yi ana dilleri gibi konuşmayı hedeflediklerini belirten Gaye Sökmen Ajans mankenleri, iş ve özel hayatlarında İngilizce konuşmanın büyük önemi olduğunu söylediler. Programı başarıyla bitiren mankenler, eğitimleri sonunda Deulcom sertifikalarını alarak mesleki kariyerlerinde artı puan kazanmış olacaklar.
Eğitim seferberliği sadece İngilizce programıyla sınırlı kalmayacak. Mankenler bilgisayar eğitim programlarıyla, çağın gereği olan bilgi teknolojisi alanında alt yapıya sahip olacaklar. Alacakları halkla ilişkiler eğitimi sayesinde de ikinci bir mesleğe ilk adımlarını atacaklar.
2000’lere girerken eğitime verdikleri önemi Deulcom’la işbirliği haline çevirdiklerini söyleyen Gaye Sökmen; ‘‘Bu program kapsamında öncelikle yabancı dil eğitimine önem verdik. Aslında herkesin artık bir yabancı bilmesi şart oldu. Mankenlerimizin yüzde 30-40’ı yabancı dil biliyor. Bilenler de ya ilerletmiş oluyor ya da bilgisayar eğitimine ağırlık veriyor. Böylelikle mankenlerimiz hem Türkiye’de hem de yurtdışında yabancı reklam yönetmenleriyle çalışırken zorluk çekmeyecekler. Mankenlik mesleğini bıraktıktan sonra da ya üniversitede aldıkları eğitimle ilgili bir branşa, ya da daha farklı bir alana yönelecekleri için bu eğitim onlara tüm meslek yaşamlarında faydalı olacak. Yalnız İstanbul değil, İzmir ve Ankara’daki mankenlerimiz de Deulcom’un o illerdeki şubelerine başvurmayı hedefliyor’’ dedi.
Mankenlik ek meslek haline gelmiş durumda
Son yıllarda neredeyse tüm dizilerde mankenler rol alıyor. Tabii bir de program sunuculuğu yapıyorlar. İlk başlarda ağır eleştirilere maruz kaldılar. Özellikle bu işin eğitimini almış tiyatro sanatçıları, mankenlerin diksiyonlarının ne kadar kötü olduğunu, oyunculuk için mimik ve jestlerinin yeterli olmadığını söyledi, durdu. Fakat bu eleştirilerin dikkate alınmadığı ortada. Çünkü mankenler ekranları tamamiyle parsellemiş durumda. Hatta, önceleri podyumların ünlü ismi olarak tanıdığımız Demet Şener gibi mankenliği tamamen bırakıp oyunculuğa yön vermeyi düşünenler de az değil.
Kimi manken: ‘‘Eğitimini almamış olabilirim. Ama yeteneğimin olduğuna inanıyorum. Bana bir fırsat tanınmalı’’ derken, ajansların ortak görüşü şu: ‘‘Kızların yüzde doksanı mankenliği bir basamak olarak görüyor. Hepsinin gönlünde oyunculuk ya da sunuculuk yatıyor. En azından bir kere denemek istiyorlar.’’
Biz de merak ettik, araştırdık. Bu meslek grubunun içinde herhangi bir dizi filmde ya da sinema filminde oynamamış veya hiçbir programda sunuculuk yapmamış olan manken var mı? Tabii mesleğe yeni başlayanları ya da televizyon için henüz tercih edilmeyenleri bu kategorinin dışında tuttuk. Bunca mankenin içinde ünlü olmasına rağmen sadece podyumda yürümekten zevk aldığını söyleyen iki kişi çıktı. Sinem Güven ve Ebru Ürün... Bu arada film yapımcısı Osman Yağmurdereli ve mankenlik ajansı sahibi Gaye Sökmen'den de görüş aldık. Onlar mankenlerin oyuncu olmasını bir arz-talep meselesi olarak değerlendirirken, ünlü manken Sinem Güven: ‘‘Her mankenin bir dizisi var. Bu kanun gibi bir şey oldu’’ diyor.
Sinem Güven ve Ebru Ürün bugüne dek televizyonda sunuculuk ya da oyunculuk yapmamış iki isim. Onlar mankenliği başlı başına bir meslek olarak gördüklerini söylüyor. Ülkemizde son yılların en başarılı mankeni sayılan Demet Şener, oyunculuğa bir ısındı, pir ısındı. ‘‘Kahpe Bizans’’la başlayan oyunculuk serüveni onu mankenlikten uzaklaştırdı. Şener, röportajlarında: ‘‘Artık mankenlik yapmayacağım. Çünkü oyunculuk bana büyük keyif veriyor’’ diyor.
Rol yapamam
Altı yılını mankenliğe verdiğini ve bu mesleğe saygı duyduğunu söyleyen Sinem Güven, yapımcı ve ajans sahiplerinin tam tersine bir görüş savundu: ‘‘Benim farklılığım hiçbir dizi de oynamayıp sadece işimi yapıyor olmam. İnsanlar bana bu yüzden saygı duyuyorlar.’
Birçok insan bana: ‘‘Sen neden dizi filmde oynamıyorsun?’’ diye soruyor. Sanki mankenlerin dizi filmlerde oynaması bir kanunmuş gibi! Haklılar. Çünkü bütün mankenlerin bir dizisi var. Mankenlik bence başlı başına bir meslek. Dolayısıyla kendimi bazı mankenlerden farklı bir yerde görüyorum. Çevremdeki insanlar bana saygı gösteriyorlar. Oyunculuk için eğitim alınması gerektiğine inanıyorum. Bugüne dek kendim için: ‘‘Ben net, göründüğü gibi bir insanım. Sevincim de, hüznüm de bakışıma yansır. Rol yapamam’’ diye düşündüm. Ama bir bankanın reklam filmin de oynadım. Elbetteki bu, sinema ya da dizi oyunculuğundan çok farklı. Bu arada meslektaşım Arzum Onan'ı çok farklı bir yere koyuyorum. Çünkü onun Mehmet Aslantuğ gibi bir öğretmeni var. İlk zamanlarına bakın, şimdiki Arzum'a bakın. Aradaki fark, gözle görülür biçimde... Altı seneden beri mankenlik yapıyorum ve bir filmle altı senelik emeğimi harcayıp Sinem Güven'i mahvedemem!
Mankenlere ihtiyacımız var
Osman Yağmurdereli Yapım Şirketi Sahibi
En çok iş yapan firmalardan biriyiz. Ülkemizde başarılı oyuncu sayısının çok olduğu söylenemez. Çünkü ne yazık ki kolay kolay yetişmiyor. Dolayısıyla yetenekli olan mankenlerden oyuncu olarak yararlanmak mecburiyetinde kalıyoruz. Açıkçası bir çoğundan memnun olduğumu söyleyebilirim. Yeteneksiz olanlar eleniyor zaten. Güzel fizikli insanları, yetenekleri doğrultusunda oyunculuğa kazandırıyoruz diyebilirim.
Arz talep meselesi
Gaye Sökmen Manken Ajansı Sahibi
Mankenlerimizin çalışma alanları çok geniş. Defileler, reklam filmleri ve katalog çekimleri dışında sunuculuk ve oyunculuk da yapıyorlar. Bu bir arz-talep meselesi. Kızların içinde bir ışık varsa, yetenekleri varsa oyuncu ya da sunucu olmalarında hiçbir zarar yok. Zaten başarısız olsalar neden seçilsinler ki? Mankenlik asla ek iş olamaz. Belki yurt dışında daha uzun süre yapılıyor. Yabancı mankenler otuzundan sonra oyunculuğa yönebiliyorlar. Ama bizde de çok kişi yetişmiyor. Yetişenler de ihtiyaçlarını karşılamak zorunda. Üstelik geleceklerini garantileyebilmeleri açısından mankenlerimizin oyunculuk ve sunuculuk yapmalarını destekliyorum. Herşey olması gerektiği gibi. Dengeli gidiyor. Ama dediğim gibi mankenlik hiçbir zaman ek iş olamaz.
Güzellik “ölçü” değil
Mankenler Kraliçesi’nden podyumların yeni adaylarına mesaj var:Lise son sınıf öğrencisi iken anne desteğiyle girilmiş bir yarışma ve Türkiye’nin en güzel kızı olma unvanı. Daha sonra Avrupa’nın en güzel kızı seçilme özelliği... Üç kız annesi olan Neşe Erberk şimdilerde yoğun tempoda çalışan, çiçeği burnunda bir anne, Erberk Ajans’ın patroniçesi ve gençlere örnek, ayakları yere basan bir insan. Onun hayatında, hep, kendine belirlediği idealleri olmuş ve bunlar uğruna çaba sarfetmiş. Bu çabaları özel hayatına zarar gelmeyecek, sevdiklerini tüketmeyecek ve geleceğe sağlam adımlarla ilerleyecek şekilde harcamış... Şimdi bu ideallerini kendi ajansına bağlı mankenler üzerinde de uygulamak istiyor. Onlara güzelliğin her şey demek olmadığını söylüyor ve özel hayatlarına da çok dikkat etmeleri gerektiğini söylüyor. Manken adaylarına hep bir adım önde olmayı öğretiyor. Onlara şöyle diyor: “Herkes ne kadar eşit şartlarda dünyaya gelse de bazıları bir adım öne çıkıyor. Bu mankenlik için de böyledir. Biz eşit imkan sunuyoruz bazıları hem fizik hem zekayla ön plana çıkıyorlar.” Neşe Erberk, bu dünyada rastlanabilecek ender kişilerden biri... Her yönüyle güçlü bir kadın imajını sergiliyor. Neşe Erberk ile kendi hayatını, mankenliğin içini-dışını konuştuk.
Mankenlik eğitim isteyen bir dal. Siz bu konuda eğitim aldınız mı? N.E : Aslında ben biraz podyumda piştim diyebilirim. Ama tabii ki eğitim aldım. İşe ilk başladığım dönemlerde özel kurslar aldım. Daha sonra defilelere çıkarak tecrübe kazandım. Bizim işimizde kişinin kendisini yenilemesi çok önemli. Günümüzde mankenler bu açıdan şanslı... Bir çok televizyon kanalı, basın yayın organları var. Bu görüntülerde dünyadaki defileler gösteriliyor. İşte bu defilelerde mankenler kendilerine bir tarz, bir duruş oluşturabilirler ve tüm bunlar vasıtasıyla kişi kendini yenileyebilir. Dolayısıyla önce inceleme, öğrenme ve daha sonra uygulamayla bu iş oturur. Hiç bir şey kendiliğinden olmuyor. Şimdilerde ben çoğu mankenin böylesine özel bir tavır sergilediğini göremiyorum. “Fizik her şey değil” Bu biraz da o kişilerin güzelliklerine güvenmelerinden mi kaynaklanıyor acaba? Bu vurdumduymazlık güzel olan akıllı olmaz şeklinde yorumlar yapılmasına da sebep oluyor. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? N.E : Ben buna katılmıyorum fakat güzel olan fiziğiyle çok meşgul oluyor ve diğer özelliklerini arka plana itiyor. Yani niye kendini birçok açıdan ortaya koyup, ispatlamaya çalışsın? Sadece fiziğiyle gündeme gelir ve bu ona yeter diye düşünüyor. Ancak günümüzde bu böyle değil. Hız çağında yaşıyoruz. Teknoloji ve hız rekabet ortamında sizi ön plana çıkaracak artılarınız oldu. Bu mankenler için de geçerli. O kadar çok manken var ki sizi diğerlerinden ayıran bir yönünüz olmalı. Sadece fizikle iş olmuyor artık... Güzeller de, mankenler de bunu anladı ve fizikle yeteneği birleştirdiler. Sonra mankenlik ve fotomodellik belli sürelerde yapılan işler. Daha sonrası için mankenler ve fotomodeller kalıcı bir iş sahibi olmak durumundalar. Bunun için mankenlik yaparken daha kalıcı işlere de bulaşmak durumundalar. Sonuç olarak artık mankenler ve fotomodeller beyinlerini de kullanarak, bu işleri yaparken kazandıkları çevrelerini iş hayatına kaydırmaya başladılar. Bunun için de fizikten çok beyin kullanmaları gerekliliği onları bu yöne itti. Siz bu bağlamda mankenlerinizin önünü açıyor musunuz? Çünkü siz kendi hayatınızda çok istikrarlı bir yol izlediniz...
N.E : E tabii açmaya çalışıyoruz. En azından örnek olup, onları düşünmeye sevk ediyoruz. Ben her başvurana “Aman eğitiminize ara vermeyin. Bu işi sanki ek işinizmiş gibi algılayın ama profesyonel olun, eğitiminize ara vermeyin. Bundan sonrası için şimdiden yatırım yapın” diyorum. İnsan geleceği düşünerek adım atmalı diyorum ben. Çünkü siz ne kadar eşit şartlarda dünyaya gelseniz de bazıları bir adım öne çıkıyor. Bu mankenlik için de böyle. Biz eşit imkan sunuyoruz bazıları hem fizik hem zekayla ön plana çıkıyorlar. Mankenlerinizin özel hayatlarına da karışıyorsunuz, buna tepki veren oluyor mu? N.E : Mankenler hep göz önünde olduğu için hataları çok daha fazla ön planda. O yüzden ben mankenlerimin hatalarıyla anılmasını istemiyorum. Ajansımın bu olumsuzluklarla anılmasını istemiyorum. O yüzden kısmen karışıyoruz tabii. Onlar da kendileri için iyi olanı yaptığımızı bildikleri için tepki göstermiyorlar. Yoksa güzel giden özel hayatı neden karışalım? Önce ihtarlarla uyarılıyor sonra ihraca kadar ilerliyor bu cezalar. Size yansıyan ihraçlar duyulan bir kaçı sadece. Biz bu konuda çok hassas davranıyoruz çünkü gençlere örnek oluyorlar. Yaptıkları yanlışlar da gençler tarafından örnek alındığı için bunun yanlış olduğu mutlaka vurgulanmalı diye düşünüyoruz. Ben tahmin ediyorum ki bazı kızlar gece hayatında iki üç yerde gündeme gelerek, meşhur olacaklar. Böyle bir şey yok. Mühim olan basının gittiği yerlere gidip haber konusu olmak değil. Tabii ki herkesin özel hayatında arkadaşı, sevgilisi olacak ama bu kadar göz önünde yaşanması çok yanlış. Son zamanlarda bu konuda mankenlerden de tepki geldi. Hafta sonu eklerinde çıplakları görmekten bıktık, diyorlar sanıyorum halk da aynı görüşte. N.E : Tabi tabi ben de öyle düşünüyorum ve bu konuda bizim yaptırımlarımız bile var. Biz ilk defa İSO 9001 belgesi alan bir ajansız. Uluslar arası bir takım kurallara ve standartlara uymamız gerekiyor. Bu doğrultuda bazı gazetelerin hafta sonu eklerine manken vermeme kararı aldık hatta bu karardan sonra bazı basın kuruluşlarından tepki aldık, bir süre benim üzerime bile geldiler. Ben magazine tavır almadım, sadece iş dışında magazin pozları vermelerine hayır diyoruz. Her manken işi için poz vermeli yoksa kendi primini yükseltmek adına işine zarar verir ve kalitesi o derece de kalır. Bu verilen (iş dışı verilen) pozlar sadece mankenlik için yapılırsa o başka bir şeydir. (Bize kalırsa kendini pazarlamaktır.) Siz söylediniz başka adı yoktur bunun. Sırf bu yüzden ben mankenlerime ceza-i müeyyide uyguluyorum. Çünkü bu tarzda mankenler kendilerine zarar verdikleri gibi bu mesleğin adına da zarar veriyorlar. Böyle davranışlarla “mankenler hafif düşüncesi” yaygın hale gelmeye başlıyor. Bu mesleğin geleceği açısından da kötü. “Özen göstermeyen atılır” Bunun yanı sıra mankenlerin fiziki yapılarıyla ilgili yaptırımlarınız oluyor mu? N.E : Var tabii. Bizde kilo değil ölçüler ve beden önemlidir. Belli ölçülerimiz var ve kataloglarımızda mankenler ölçüleriyle yer alır. Firmalara bu ölçülerle manken gönderilir. O yüzden ölçüler sabit olmalı. Zaman içinde bedenlerde büyüme olursa uyarırız elemanlarımızı şayet yine tedbir alınmazsa iş kaybı başlar. . Mankenlik ajansları hakkinda aciklamalar Mankenlik ajansları konusunda bilgiler
|