|
Güzellik yarışması
2010-03-13 21:11:50 Kadinlaricin.net sitesinde Güzellik yarışması baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Güzellik yarışması ile ilgili yazi bulunmaktadir.
|
 |
|
|
| |
Güzellik yarışmalarının sosyoloji ve coğrafyasında çok dramatik bir değişim yaşanıyor.
Bunlar bir zamanlar kuzey yarıküre merkezliyken giderek güneye kayıyor. Kuzeyde yarışmaların TV reytingleri tabana vururken, Üçüncü Dünya'da seyirci sayısı bir gecede milyarı geçiyor. Bu yüzden organizasyonlar az gelişmiş ülkelere kayıyor. Nijerya'da geçen ayki facia yaşanıyor ve yarışma yine eski mekanı Londra'ya taşınıyor. İngiliz basını ‘‘Sirk geri döndü’’ diye yazıyor. Bu kuzey-güney ayrışmasında tek istisna ABD. Bir yılda yaklaşık 2000 kadar yarışma düzenleniyor. Bir gecelik en yüksek seyirci reytingi de 15 milyon. Şimdi Amerika kendi ‘hastalıklı’ güzellik anlayışını Üçüncü Dünya'ya ihraç etmekle ve beslenme bozukluklarına yol açmakla suçlanıyor.
Sırf dal gibi kızlar jüri önünde mayolarıyla salınıp, hayattaki en büyük düşü sorulduğunda, hiç sektirmeden ‘‘Dünya barışı’’ diyecek diye 200'ü aşkın insanın kanı akmasaydı, şu Dünya Güzellik Yarışması pek ilgimizi çekmeyecekti. Ancak Nijeryalı bir köşe yazarının Hz.Muhammed'le ilgili lüzumsuz satırları yüzünden olan oldu ve yarışma günlerce dünya gündeminde kaldı. Zaten zinayla suçlanan Emine Lawal'ın taşlanma cezasına çarptırıldığı ülkede düzenlenecek olması da yarışmayı tartışmalı hale getirmiş, bazı ülkelerin güzelleri bu yüzden yarışmayı boykot etmişti.
Ve o uğursuz yarışma her türlü felakete göğüs gererek bu gece Londra'da yapılıyor. Tahminlere göre, tamamına yakını Üçüncü Dünya ülkelerinden olmak üzere 1 milyarı aşkın insan güzelleri seyretmek üzere ekran başında toplanacak.
İşte bu olgu, az gelişmiş ülkelere yönelik kaygılar besleyen bazı Batılı bilim adamı ve aydınlar arasındaki büyük rahatsızlık yaratıyor. Batı'nın, özellikle de ABD'nin kendi tek tip güzellik anlayışını, geleneksel olarak tombulları da güzel bulabilen ülkelere empoze etmesi, eleştiri konusu oluyor.
GLOBALLEŞME SORUNU
Üçüncü Dünya'ya dayatılan ölçülere, globalleşme karşıtı bir açıdan muhalif olanlar da var. Örneğin İngiliz yazar Yasmin Alibhai-Brown, ‘‘köle pazarı’’ diye tanımladığı yarışmaların aynı nükleer atıklar, sigara ya da Batı'nın tahammül edemediği diğer ‘‘pislikler’’ gibi Üçüncü Dünya'ya savuşturulduğunu söylüyor; ‘‘Sırf bizden daha yoksullar diye, onlara gönderdiğimiz herşeyi alkışlamaları gerekmez’’ diyor.
Tabii bir de yarışmaların tarihi kadar eski feminist bakış açısı var. Ancak 1970'lerde yarışmaların kadın cinsini aşağıladığını savunan bu kesim de artık soruna bir globalleşme ve yeni sömürgecilik vakası olarak yaklaşıyor. Ya da 180 derecelik dönüşle toptan kabulleniyor.
Eski tüfeklerden Germaine Greer, The Whole Woman kitabında şöyle yazıyor: ‘‘Dünya Güzellik Yarışması, yerel güzellik anlayışını tamamen hiçe sayıp sadece tek bir fizyolojik tipi tanıyarak, Anglo-kapitalist değerleri ve Anglo-kapitalist normları dayatmaktadır. 30 yıl önce, günün birinde güzellik yarışmalarının tarihe karışacağını düşünüyorduk. İngiltere için gerçekten tarihte kaldı. Ama, Amerika'da bir yılda 2000'den fazla yarışma düzenleniyor.’’
GÜZELLİĞE SAYGI
Ancak feminist olup, yarışmacı kızların tarafını tutanlar da var. Örneğin Amerikalı feminist yazar ve akademisyen Camilla Paglia şöyle yazıyor: ‘‘Orta yaşa gelen ve geçen biz olgun bireylerin sorunu nedir biliyor musunuz? Olgunlaşma da dahil birçok şey başardık, ancak 20 yaşındaki bir genç kızın şöyle bir yürüdüğü zaman, bizim başarılarımız ve olgunluğumuzdan çok daha büyük güç ve saf güzellik yansıttığını kabul edemiyoruz. Ve artık buna karşı savaşmamalıyız. O gerçek güzelliğe saygı duymalıyız.’’
Bir başka feminist yazar Fay Weldon da benzer görüşleri savunuyor. Weldon'a göre, genç kızlar istedikleri takdirde podyumda yarı-çıplak dolaşma hakkına sahipler. Şöyle yazıyor: ‘‘Bundan 40 yıl önce Dünya Güzellik Yarışması'na karşı savaşan cephenin ön saflarındaydım. Çünkü o günün koşullarında bütün kadınlara yarışma kızı gözüyle bakılıyordu. Ancak bugün durum böyle değil. Dünya Güzellik Yarışması'na katılabilecek durumda olsam, yarışmayı çok isterdim. Ne güzel seyahat ediyorsun, diğer kızlarla tanışıyorsun. Öyle dünya barışı adına, hayır kurumlarına para toplamak için değil. Sırf dünyayı gezip görme şansını değerlendirmek için.’’
Yarışmalarda gelecek düşü sorulan genç kızlar hep ‘‘Barış içindeki bir dünya’’ diye yanıt verir ya, Sandra Bullock'un Miss Congeniality filminde bu gelenekle feci şekilde dalga geçiliyordu. Aslında FBI ajanı olan Bullock bu soruyla karşılaşınca, ‘‘Aynı suçu işleyenlere daha ağır cezalar...’’ diyor ve salon derin bir sessizliğe gömülüyordu. Bunun üzerine Bullock ‘‘... ve dünya barışı’’ deyince kıyamet gibi bir alkış kopuyordu.
Yılın Venüs güzeli
Tüm dünyada güzellik yarışması enflasyonu yaşanıyor. Her gün, dünyanın değişik bir köşesinde farklı bir isimle düzenlenen yarışmalarda güzeller boy gösteriyorlar. Bunun son örneği önceki akşam Litvanya'nın Vilnius kentinde yaşandı ve Uluslararası Venüs Güzellik Yarışması yapıldı. Adını mitolojideki Güzellik Tanrıçası Venüs'ten alan yarışmada genç kızlar, güzellikleriyle Venüs adına layık olduklarını ispatlayabilmek için üstsüz olarak podyuma çıktılar. Rusya, Litvanya, Letonya ve Estonya'dan genç kızların katıldığı yarışmada ‘‘Miss Venus International’’ tacını Estonyalı sarışın Pivet Aava kazandı. Yarışmada 8 numarayla yarışan Pivet Aava'yı jüri, ölçülü vücudu, iri göğüsleri ve düzgün, kusursuz bacaklarıyla ittifakla birinci seçti.
İki hafta boyunca, Beyrut'un Sin el Fil bölgesinde gerçekleşen kimisi kostümlü provalar artık bitti. Bu arada spor yapıp, güneşlenen; aralarında yeni dostluklar kuran güzellerin heyecanı da doruk noktasına ulaştı. Beyrut'u keşif turları bile tamamlandı: Sedir ormanları, Shouf Dağları, Jeita Mağarası gibi pek çok tarihi anıt ziyaret edilirken, kendi ‘‘tarihinin’’ en özel senesine denk gelen yarışmanın gala gecesi de geldi çattı... Adaylar, geçen 50 yıla kraliçe seçilerek ‘‘imzalarını koyan’’ eski güzeller ve basın artık büyük galaya hazır.
Yarışma, Lübnan Turizm Bakanı Arthfur Nazarian'ın ve önceki yılların Avrupa güzellik kraliçelerinin katılacakları bir gala yemeğiyle başlayacak. Türk Güzeli'nin de favoriler arasında kabul edildiği yarışmada iddialı isimler arasında Arnavutluk, Danimarka ve İtalya'nın da adı geçiyor. Ama bilindiği gibi bu yarışmalarda her an sürpriz bir isim aradan sıyrılabilir... Avusturya, Almanya, Fransa ve İspanya gibi ülkelerin güzelleri diğer iddialı isimler arasında kabul ediliyor...
Dünden bugüne güzeller
Jacqueline Donny
Donny ilk Avrupa Güzeli. 1947 yılında önce Paris Güzeli, 1948'de Fransa Güzeli ve aynı yıl ilk Avrupa güzeli seçilen Jacqueline Donny bu yıl gerçekleşen yarışmanın onur konukları arasında yer alıyor. Avrupa güzeli seçildikten sonra uzun yıllar ‘‘Maguy Rouff’’ modaevinin mankenliğini yapan Donny, artık emekliliğin tadını çıkartıyor.
Günseli Başar
1952 yılında hem Türkiye, hem de Avrupa güzeli seçilen Günseli Başar, Güzel Sanatlar Akademisi'nde öğrenciyken şans eseri yarışmaya girmiş ve İlk Türk Avrupa Güzeli olarak yıllarca gurur kaynağı olmuştu. Gecenin onur konukları arasında yer alan Günseli Başar bugün Bodrum'da kızıyla beraber yaşıyor.
Corine Spier-Roftchafer
1975 yılında önce Hollanda, sonra Avrupa güzeli seçilen Corine Spier-Rftchafer, 1959 yılında ise Dünya Güzeli unvanını alarak dönemin en çok konuşulan ‘‘güzeli’’ olmuş bir isim. Önce bir müddet mankenlik yapan Corine, daha sonra perde arkasına geçmeye karar verip kendi mankenlik ajansını kurmuş. Bugün hálá ajansının başında yeni yetenekleri ve ‘‘güzelleri’’ keşfediyor...
Güzellik eğitimi verecekler
Bolivya’nın Santa Cruz bölgesinde açılan Gloria Güzellik Okulu’nda, “ülkenin en güzelleri” seçilen 3 kadın güzellik eğitimi veriyor. Dünya güzeli seçilme hayalleri kuran genç kadınlara tecrübelerini aktaran 3 güzel işlerinden büyük keyif aldıklarını belirtiyorlar. Merkeze gelen öğrencilere güzellik konusunda her türlü eğitimi vermekle kalmayan eğitimciler, aynı zamanda yarışma boyunca yaşanan heyecan ve stresi önlemenin taktiklerini de paylaşıyorlar. Güney Amerika’nın fakir ülkelerinden olan Bolivya bu şekilde ülkesinden daha fazla güzel çıkarıp ülke tanıtımını hedefliyor.
Lokum Güzeli Afyon’da düzenlenen Uluslararası Güzellik Yarışması’nda “Termal”, “Dostluk” ve “Lokum” güzelleri seçilmiş... Okuyunca, öyle kalakaldım... Ne güzeller, ne güzellikler ve de ne güzellik yarışmaları var diye... Ah, yine masal anlatasım geldi... Efendim, güzellik yarışmaları mitolojide bile varmış. Mitoloji bu ya, o zamanlar noter olmadığından güzeller, güzelliklerini “Noter tarafından” tasdik ettiremiyorlarmış... E haliyle bu da kimlik bunalımına sebep oluyormuş... Bir gün İda dağı mevkiinde toplaşan bu mağdur kadınlar; Hera, Afrodit ve Athena (Asena değil) kendi aralarında bir yarışma düzenlemişler. Jüri ise, bir çobanmış. Çoban da, “Goyunlar gaçıyor yav, sizinle mi uğraşacam” demiş, “Aha, Afrodit’i seçtim, gidin gari” diye bağırmış. Zavallı çoban, bu kararla kahrolan Hera ve Athena’nın hışmına uğramııış... Günümüzde çobanın yerine daha “modern” kovboylar jüri üyeliği yapıyor, güzellerimizi tescilleyip duruyor... Bir sürü güzellik yarışması var. Bol bol reklamları var; “Her genç kızın hayali olmaktır Türkiye Güzeli... Haydi, filan adrese gönderin bir vesikalık bir de boydan cıbıl resminizi, budur son başvuru tarihi...” Feşmekan Tv Türkiye Güzeli Yarışması, Best Model Yarışması, kardeş cumhuriyetlerimizi boynu bükük koymayan Türk Dili Konuşan Ülkeler Best Model Yarışması (Türki Memleketler Teşhir-i Manken-i Yahşi Müsabakası) vs... Yarışma televizyondan canlı yayınlanır. Bunları izlemeyi ulvi görev edinenler kış vakti mayolu figür seyretme amacı gütmeksizin ekran başında çöreklenir. Aman da aman, kalem kaşlı, sırma saçlı güzeller, kasılarak, kasarak, sekerek, salınarak jürinin önünde arzı endam eder. Finale yakın, heyecan olsun diye sona saklanır, kızlarımızı bir de bikiniyle salınır... Mühim tabii. Dişlerin beyazlığı sırıtarak, kalça çıkıklığı olmadığı bikiniyle bir iki tur sekerek ispatlanır ve zeka testine geçilir; “-18 no’lu yarışmacımız Ahu, eğer bir gergedan olsaydın ne yapmak isterdin?... -Türkiyem çöl olmasın diye hep maydanoz ekerdim... “-2 no’lu yarışmacı Dilber, şu toplama işleminin sonucu nedir?... Yirmi iki artı iki... -Ekikiki... 6 no’lu Mecnune, soruyu bile beklemeden zafer işareti yapar, kameralara “Peacee” diyerek sıcacık gülümser; “Barış olsun, her günümüz makyaj dolsun, çocuklar aç kalmasın, suşhi yaygınlaştırılsın” der ve birinciliği garantiler... İlk önce yarışmanın sponsoru Kalfa Bacı Sabun Güzeli açıklanır. Tacını devredene kadar bitlenmemesi tembihlenir. Daha sonra da, “Sempati ve Dostluk Güzeli” yani, kamp boyunca arkadaşları için “Ayol her yeri estetik bunların”, “Marilyn Monroe gelse yanımda amele kalır” gibi kibirli lafları içinden söyleyen seçilir. 3.cü, 2.ci vee Türkiye Güzeli... 6 numara; Mecnune... Alkış, kıyamet... Mecnune ağlar, “Beni abiyeli, mayolu gördünüz, bir de ağlarken görün” dercesine hıçkırıklara boğulur. Mecnune bizi yad ellerde temsil edecektir. Havaalanında uğurlanırken elinde İngilizce sözlük döktürür: “Valla , oraya ben Mecnune olarak gitmiyorum... Türkiye’yi temsil ediyorum.. Yağğni, ülkeme Miss. Vörld unvanıyla döneceğime inanıyorum...” 1925 yılında ilk bacak güzeli seçilen Kolejli Enise’ye rahmet, festivallerin karpuz-çilek-bostan-lokum güzellerine akıl fikir, Mecnunelere de ülkeyi temsilden muafiyet diliyorum... Güzellik yarışması hakkinda aciklamalar Güzellik yarışması konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:Güzellik yarışması
|
|