|
Estetik cerrahi
Amerikan Newsweek Dergisi, son sayısında insanoğlunun ‘‘mükemmellik arayışı’’nı kapak yaptı ve tüm risklerine karşın estetik cerrahide, dünya çapında bir patlama yaşandığına dikkat çekti.
Bıçak altına yatmanız için kırışmanız ya da zengin olmanız gerekmez. Yeni teknikler, daha genç ve daha çok hastayı cezbediyor. Doktorlar, yeni estetik merkezleri kurma telaşında. Ancak estetik cerrahinin yeni çağında seçeneklerle birlikte riskler de var... Newsweek Dergisi, kapak yaptığı estetik cerrahi haberine böyle başlıyor. Dergiye göre, bir zamanlar ünlüler ve ‘‘belirli yaş’’taki kadınlar, gizlice bıçak altına yatardı. Ancak imaj merakı yüzünden estetik, günümüzde bir tutkuya dönüştü. Yaş, cinsiyet, meslek, ulus gibi ölçütler kalmadı ve yaşlanmaktan, çirkin görünmekten korkan insanın umudu estetik oldu.
AMELİYAT UCUZLADI
Japonlar gözkapağı gerdirmeyi yeğlerken, Meksika'da burun estetiği önemseniyor. Tayvanlı kadınlar genç ve çekici olmak için yağ aldırma ve yüz gerdirmeye meraklı. İtalyan kadınlar göğüslerine silikon koydurmada ısrarlı. Operasyon ücretlerinin ucuzladığı Arjantin'de 30 kişiden birinin bıçak altına yattığı söyleniyor.
Dallas'tan plastik cerrah Dr. John Tebbetts, ‘‘Kız kardeşiniz, kapı komşunuz, bakkalda rastgeldiğiniz herhangi bir hanımefendi estetiğe gereksinim duyabilir. Genç kızlar, yağ aldırmak ve göğüslerini büyütmek için ailelerine yalvarıyor’’ diye konuşuyor. Chicago'dan Holly Lagalente, 25 yaşında gözkapağı gerdirmeyle estetiğe merak sardığını, iki yıl sonra yağlarını aldırdığını, bu yolda bir servet döktüğü, işini değiştirmek zorunda kaldığı operasyonlardan sonra asla pişman olmadığını söylüyor.
Estetikçilerden eskiden kaçılırdı ve operasyonları kimsenin bilmesi istenmezdi. Modern zamanlarda ise estetikçilerin peşinden koşuluyor. Basın ve yayın aracılığıyla estetik mucizeler vaat ediliyor. Uzman, estetik merkez sayısı hızla artarken, güvenilirlik tartışmalarını da beraberinde getiriyor. ABD'de yaklaşık 50 bin estetikçiden çoğunun kısa süreli kurslarda uzmanlık diploması alması tedirginlik yaratıyor. Lazer, endoskopi gibi süper teknolojiler, çok kısa sürede sonuç veren gençlik, güzellik operasyonları estetiğin cazibesini doruğa çıkarıyor. Ancak yeni yöntemlerin riskleri, tüm bu mucizelerin geçici olduğu da hatırlatılıyor.
SİGORTA KARŞILAMIYOR
Bu tür operasyon faturalarını sağlık sigortaları karşılamadığından, mükemmel görünüm uğruna bıçak altına yatanlar, ABD'de 88 dolardan 5 bin 471 dolara kadar çıkan bedel için kimi zaman aylarca çalışıyor, kredi kullanıyor, ev satın almak için biriktirdiği parayı cerraha veriyor, hatta iflas etmeyi göze alabiliyor. ‘‘Estetik hastası’’ olanlar, yıllık rutin sağlık kontroluna gider gibi plastik cerrahlarına uğruyor. New York'tan Dr. Gerald Imber, ‘‘35-45 yaşlarında estetik bakıma başlanmalı. 50 yaşında yüz gerdirmeyi unutun gitsin. O yaşa kadar bekledikten sonra muazzam bir değişim beklemek aptallık olur’’ uyarısında bulunuyor.
68 KUŞAĞININ MERAKI
Pazarın en az yüzde 40'ında 68 kuşağının ağırlığı dikkat çekiyor. Uzmanlar, 68 kuşağının 35'inden sonra yaşlanmayı kabullenemediğini söylüyorlar. İş álemindeki rekabette imaj çok önemli faktör olarak kabul ediliyor ve öğle tatilinde bile gençlik enjeksiyonları için estetikçiye uğranıyor.
Kadınların yanı sıra çağımızda erkeklerin estetik kaygıları da arttı ve yağ aldırmaktan, göz kapağını, yüzünü gerdirmekten kaçınmıyorlar. Estetiğe merak salan erkekler, ya işyerlerindeki 20'liklerle rekabete girişenler ya da yeni flörtler arayan boşanmışlar.
Gençlerin estetik merakı ise en fazla tartışılan konu. Geçen yıl 18 yaş ve daha küçük olup da yağ aldıran gençlerin sayısı 1645... Mezuniyet ödülü olarak göğüslerini büyütüp kalçalarındaki yağları aldıranlar, Madonna'ya özendiklerini itiraf ederken estetik yaş sınırlaması tartışılıyor.
Zayıflamada yeni boyut
Günümüzde şişmanlık ve fazla kilolar, her yaştan kadın ve erkeğin sorunu. Yıllardır uygulanan katı diyet programlarının yerine Aves Estetik Cerrahi Merkezi, daha etkin bir yöntemi uygulamaya başladı. Dr. Ahmet Torkut, yaptığı açıklamada; ‘‘Kişiye özel beslenme programı’’ ile aç kalmadan ve rejim yapmadan zayıflamanın ve ideal kiloyu korumanın mümkün olduğunu söyledi. Asıl önemli olanın kilo verdikten sonra yeniden kilo almayı engellemek olduğunu belirten Dr. Torkut, bu beslenme programı ile ömür boyu ideal kilonun korunabileceğini açıkladı.
Estetik cerrahiye İtalyan modeli
Estetik cerrahide dünyanın bir numaralı otoritesi kabul edilen, ‘‘Liposculpture’’ yönteminin mucidi İtalyan plastik cerrah Dr. Giorgio Fischer, estetik cerrahide yeni bir teknik olan ‘‘Lipofilling’’i Türk hastalara uygulamak için Türkiye'ye geldi.
Danışmanlığını yaptığı Transmed'de hasta kabul eden Dr. Fischer, Uluslararası Liposuction Cerrahi Derneği, Uluslararası Estetik Cerrahi Akademisi, İtalyan Estetik Cerrahi Derneği ile İtalyan Liposculpture Derneği Başkanlıklarını yürütüyor. Yüzün gerilerek kulak arkasına toplandığı ‘lifting’ işleminden farklı olan ‘lipofilling’ ile yüz kırışıklıkları aynı vücuda ait yağ dokusu hücreleri ile doldurularak düzeltiliyor.
Vücudun kollajen tüketimi az olan karın veya kalça gibi bir bölgesinden alınan yağ hücreleri ile birlikte kollajen de nakledildiğinden bu işlemle yalnız bir gerginleşme değil cilttede bir tazelenme hissediliyor. Yıllardır güvenle uygulanan bu yöntemin geliştirilmesi ile birlikte yağ hücreleri alınırken, zarar verilmediğinden yeni enjekte edildikleri yerde canlılıklarını koruyor ve sık aralıklarla bu işlemin tekrarlanması gerekmiyor. Riski olmayan ve kalıcı olan ‘lipofilling’ işleminden sonra daha kalın dudaklar, daha dolgun elmacık kemikler ortaya çıkıyor. Yalnız gençleşmek için değil yüzü modelize etmek için de kullanılan yöntem, kilo vermekten dolayı daha yaşlı gözüken yüzler için de ideal görülüyor. Avantajlarının başında sığır kollajeni ve sentetik dolgu maddelerinde görülen alerjilerin görülmemesi geliyor. Roma'da dünyaca ünlü bir özel estetik cerrahi kliniğinin sahibi ve baş cerrahı olan Dr. Giorgio Fischer'ın babası Dr. Arput Fischer, Vatikan tarafından 1956 yılında İtalya'da estetik cerrahi uygulamasına izin verildikten sonra, İtalya'da estetik cerrahi girişimini başlatan ilk doktor olmuştu.
Hep genç kalacaksınız
Hem gençleşmek isteyen, hem de ameliyatlardan çekinen kadınlar tıpta cerrahiye karşı geliştirilen tedavilerin çeşitlenmesini sağladı. Yaşlanmanın izlerini silecek tedaviye karar vermeden önce cildi iyi tanımak gerekiyor. Cilt, yüzeyden derine doğru epidermis ve dermis olmak üzere herbiri birkaç sıradan oluşan hücre tabakalarından meydana geliyor. Hücreler yüzeye doğru ilerlerken, yavaş yavaş ölüyor ve yüzeye en yakın sırada ölü keratin hücrelerine dönüşüyorlar. Dermis tabakasının en önemli hücresi ise doğrudan yaşlanma mekanizmasıyla ilgili olan, fibroblast.
Cilt yaşlanmasının başlıca üç nedeni bulunuyor, genetik, güneş ışınları ve menopoz. Bu üç sebep genellikle birarada. Güneşten korunan ciltlerde derinliği daha az kırışıklıklara rastlanıyor. Bugün cildi her tür yaşlanmaya neden olabilecek etkenlerden korumak mümkün. Düzgün bir cilt temizliği, güneş ışınlarından sakınma, cilde vitamin ve protein takviyesi bu tedbirlerden en önemlileri.
BÖLGESEL TEDAVİLER
Gençleştirme yöntemleri dört ana grupta inceleniyor. Krem, mezoterapi, peeling ve dolgu maddeleri. Kremler de üç gruba ayrılıyor: Özellikle menopoz sonrası için hormon içeren kremler, A vitamini içeren kremler ve glikolik asit. Mezoterapide esas, cilt içine veya hemen altına bazı ilaçlar vermek suretiyle, bir yandan hücre yenilenmesini, diğer taraftan da cildin nem tutmasını sağlamak ve cildi belli bir süre için gerginleştirmek. Cilde verilen ilaçlar çok geniş yelpazede bulunuyor. Örneğin plasenta proteinleri, fibroblast hücreleri uyarıyor ve hücre bölünmesini artırıyor. Kolajen salgılanmasını sağlıyor. Kırk yaşından sonra bu hücreler azaldığı için kolajen salgılamayan cilt, gerginliğini kaybediyor ve kırışıyor.
Bir başka ilaç, ağır moleküllü proteinler ise su tutma özelliğine sahip ve cilt altını nemlendiriyorlar. Cildi ve kırışıklıkları gerginleştiriyor. Bu proteinler elbette ciltte mevcut ancak yaşla birlikte azalıyorlar. Mezoterapi takviyede bulunuyor. Bu tedaviler kişinin cildine uygun bir şekilde programlanıyor ve genellikle 10 seans devam ediyor. İlk seanslar 4-5 günde bir daha sonra haftada bir, iki haftada bir, ayda bir tekrarlanıyor. Cilt parlaklık kazanıyor. Derin kırışıklıklarda, diğer yöntemler, mezoterapiyle birlikte kullanılıyor. Bir ay sonra netice görülmeye başlanıyor. Bu tedaviye 35 yaşından sonra başlamak gerekiyor.
YÜZE ZIMPARA
Bir başka gençleştirme yöntemi ise peeling. Tedavide cilt katları soyuluyor. Çok yüzeysel de yapılabiliyor, çok derin de. Değişik araçlarla yapılabilir. Zımparalama şeklinde veya elektrik akımıyla peeling gerçekleştiriliyor. Ayrıca kimyevi maddelerde bu işlem için kullanılıyor. Özellikle glikolik asit, son yıllarda en fazla kullanılan kimyasal peeling malzemesi. Glikolik asit üzerindeki çalışmalar tamamlanıncaya kadar yıllarca kullanılmış olan peeling malzemesi cildi yakıyorlardı, kabuk oluyordu ve kabuk bir haftada dökülüyordu. Cilt bir kerede yenilenmiş oluyor. Glikolik asitte ise cildi yakmaz, ani nemlendirir, haftada bir, 10-15 seans yapılıyor.
Peelingde kullanılan iki yöntem daha var. Likit azotla dondurma ve lazer. Lazerin yüz gençleştirme tedavisinde kullanılması giderek yaygınlaşıyor. Resurfacing Laser terimi ilk kez Kuzey Amerikalı doktorlar tarafından kullanılmıştı. Ancak ilk kullanılan karbondioksit lazerlerin yan etkileri ortaya çıktı. Aylar süren kızarıklıklar, cilt iltihapları, yanık izi gibi şikayetlerle karşılaşılınca lazer üreticileri teknolojilerini geliştirdiler. Derma K isimli yepyeni bir lazer geliştirildi. 1997 yılının sonbaharında Brüksel'de en çok konuşulan konu, bu lazerdi.
Yüzdeki kırışıklıklar çoğaldıkça mutsuz olmanız için sebep yok. Ameliyattan korkuyorsanız, artık dünyada çok fazla seçenek kullanılıyor. Yeni yöntemler hakkında bilgi sahibi olup, onları tercih edebilirsiniz. Genel cerrah ve estetik tıp uzmanı Dr. Hasan Subaşı, yıl sonunda gittiği tüm kongrelerde topladığı bilgileri biraraya getirdi ve ortaya bir yaşlanan kadın için gençlik dosyası çıktı.
Lazer ne yapabilir?
Derma K ile yüz güzelliği için birçok işlem yapılabiliyor. Her türlü kırışıklıklar özellikle göz ve ağız çevresindekiler, akne, ameliyat, yara izleri, dövmeler lazer ile yokedilebiliyor. Tüm yüze uygulandığında, ameliyatsız gençleşme sağlanabiliyor. Lokal anestezi ile gerçekleştiriliyor. Bir hafta kremlerle, yara tedavisi yapılıyor. Kızarıklıklar ise üç haftada iyileşiyor. Brüksel'deki kongrede bu lazerle ilgili yapılan araştırmaların sonuçları çok başarılıydı. Fiyatı 500-3000 dolar arasında değişiyor.
Yüz gençleştirme için çeşitli dolgu maddelerinden yararlanılıyor. İlki, silikon. Vücudun kabul ettiği en eski, yabancı madde. Sıvı şeklinde, ince bir iğne ile cilt altına veriliyor. Ayda bir kere olmak üzere, 2-4 kez tekrarlanıyor. Bir başka madde, kolajen. İnsan vücudunda en fazla bulunan protein. İnek derisinden elde ediliyor. Alerji için test yapılıyor. Hyalüronik asit jelleri de dolgu maddesi olarak tercih ediliyor. Alerji yapmıyor. Bir yıllık ömrü var. Yani kırışıklık veya akne izi tedavisinde kullanıldığında, bir yıl sonra yenilenmesi gerekiyor.
Estetik tıp, dolgu maddelerini çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanıyor. Bugüne kadar tercih edildiği alanlar şunlar:
Akne izleri. Akne izlerinde doku genellikle sertleşmiş oluyor ve ilk seansta istenilen elastikiyete ulaşılamıyor, zerkedilen madde dokuları yumuşatıyor ve sonraki seanslarda başarılı olunuyor.
Su çiçeği izleri. Birkaç seansta iyileştirilebiliyor. Cerrahi izler, ameliyat tarihinden bir yıl sonra ve üç seansta tedavi edilebiliyor.
Travma veya ameliyattan sonra çukur ve doku düzensizlikleri düzeltilebiliyor. İkinci bir ameliyata gerek kalmaksızın, birkaç seansta iyileştirilebiliyor.
Yüz felci veya ameliyatlardan sonra meydana gelen felçlerde, çevredeki adaleler inceliyor, hacimlerini kaybediyor. Bu durumda kolajen takviyesiyle tedavi edilebiliyor.
En önemlisi elbette yaşlanma belirtilerinde tercih ediliyor. Kırışık tedavisindeki ana tedavi yöntemlerinden.
Dudağın kalınlaştırılması. Yaşlanmayla birlikte dudak inceliyor. Bu durumda veya dudaklarını kalınlaştırmak isteyenler için kullanılıyor.
Estetik artık ihtiyaç oldu
Uzman Estetisyenler Derneği'nin, geçtiğimiz hafta düzenlenen seminerinde estetik cerrahi, peeling, yüz ve göğüs ameliyatlarının günümüzdeki gelişmeleri konu edildi.
Türkiye Spor Yazarları Derneği Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen seminere Aves Estetik Cerrahi Merkezi'nden Op. Dr. Ahmet Torkut da konuşmacı olarak katıldı. Op. Dr. Torkut, artık günümüzde estetik cerrahinin lüks değil doğal bir sağlık ihtiyacı olarak karşılandığını, erkeklerin de her yıl daha fazla estetik ameliyata başvurduklarını belirterek; ‘‘Nasıl kalp, prostat gibi ameliyatlar bir sağlık ihtiyacından ortaya çıkıyorsa burun düzeltme, yüz germe gibi estetik cerrahi ameliyatları da psikolojik ve toplumsal konumla ilgili ihtiyaçlardan ortaya çıkıyor. Tabii ki bu gereksinim insanın ruh sağlığıyla doğrudan ilgili’’ dedi. Op. Dr. Torkut, konuşmasında yaşlanmış yüzün gençleştirilmesinde en basit yöntem olan kolajen enjeksiyonundan en komplike yöntem olan yüz germe ameliyatına kadar her türlü seçeneğin iyi değerlendirilmesi ve ‘‘uygun kişiye uygun yöntem’’in uygulanması gerektiğini belirtti.
| |