Kadınlar
     
Kategoriler
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuklar
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlara Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Pratik Bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Evlilik sorunları

» Ters ilişki

 

Ters ilişki

Kadinlaricin.net sitesinde Ters ilişki baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Ters ilişki ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Ters ilişki ,resim ,resimleri

 

Ben nerdeyse kendimle yaşıt 84- 85’li yıllara ait bir kadın dergisinde, anal seksle yani ters ilişkiyle ilgili, iki ünlü profesörün yazılarını okudum.
Bu konuda söylenenlerin yanlışlığını, bu düşüncelerin çok eskilere dayandığını, istemsiz dışkılamaya sebep olmadığını yazmışlar. Önemli olan kadının erkeği tatmin amacıyla değil kendisi de zevk aldığı için yapmasıymış. Ters ilişki kadınlarda sadece psikolojik sorunlara yol açıyormuş. Organik bir sorun yaratmazmış.
Merak ettiğim bir şey daha var. Ters ilişkide hamile kalma riski var mı? Vajina çevresinde olduğu takdirde az da olsa bu risk var biliyorum, ama ters ilişkide aynı riskin olup olmadığını bilmiyorum.


Cevap: Bu tür ilişkilerin sağlıksız olduğu tıbben kabul ediliyor. Çok uzun zaman bu ilişkiyi sürdürenlerin (örneğin eşcinsellerin) bir süre sonra, anüslerinin gevşediğini, dışkılarını tutamadıklarını ve ameliyat olmak zorunda kaldıklarını da bana yine tanınmış bir doktor açıklamıştı.

Anüs dışkılaşmak için yaratılmıştır. Tanrı vajina yani döl yolunu kadının cinsel birleşmesi için yaratmıştır. Yoksa tavuklar gibi, kadında da her ikisi de aynı olurdu.

İnternette ya da orada burada porno filmlerde bu tür ilişkileri izleyenler, artık bunu doğal kabul ediyorlar belki de. Erkeklerin bunu istemesi anüsün dar olmasındandır. Sana bu yönde bir ısrar varsa kabul etmemeni öneririm. Her türlü cinsel fanteziyi kabul edebilirim de, bunu çok zararlı buluyorum.

Hamile kalma riski elbette çok fazla değil ama, yine de hiç yok denemez.

Kafam çok karışık

Soru:Şimdiye kadar sık sık ilişkiye girdik. Ancak bakire olduğum için ya ters ilişki ya da dıştan sürtünme şeklinde beraber oluyorduk. Kesinlikle daha fazla ileriye gitmedik. İki aydan beri adet görmediğim için doktora gittim. Doktor hamile olduğumu söyleyince şok geçirdim. Üstelik üç aylıkmış. İlk ay hamile olduğum halde adet görmüşüm. Kürtaj oldum, bekaretimi kaybettim, çok acı çektim. İntiharı bile düşündüm. Aileme acı vereceğimi düşünüp vaz geçtim. Erkek arkadaşım da ilk zamanlar benden kuşkulandı. O yüzden arayıp sormadı. Şimdi barıştık. Fakat onu her gördüğümde, telefonda sesini duyduğumda içim ürperiyor. O günler, çektiğim acılar geliyor aklıma. Çok sevsem de bana bunları yaşattığı için kin duyuyorum. Ne onunla ne de onsuz yapabiliyorum. Kafam çok karışık, ne yapmalıyım?

Cevap: Bu genç adamın seni hiç düşünmediği, yalnızca keyfini düşündüğü, bencilliği ortada. Bekaretini bozmasa da ters ilişki sana mutlaka zarar verir. Buna nasıl izin verdin? Bu tür ilişkinin çeşitli rahatsızlıklar yarattığını hep doktorlar anlatıyor. Sağlığın tehlikeye düşebilir. Üstelik sürtünme sırasında da kolaylıkla hamile kalınır. Bunu düşünmeden, senden kuşkulanan, seni böylesine üzen ve en zor anında seni terkeden bu genç adamdan ne bekliyebilirsin ki? Ona hiçbir şekilde güvenemezsin. Eğer bu yaşadıklarının etkisi zaman içinde azalır, bu genç yaşta çektiğin bunca acının sonuçları seni artık rahatsız etmemeye başlarsa, bu genç de sana karşı değişir, büyük bir sevgi ve pişmanlık içinde sana çok iyi davranırsa belki ama, bence onu unutmalı, seninle gerçekten ilgilenecek, seni gerçekten sevecek birini bulmalısın. Bir daha da kendine zarar verecek hiçbir davranışa fırsat vermemelisin.

 

İlişkiler üzerine çeşitlemeler

İlişki deyince hemen akla gelen ilk şey bir kadınla bir erkeğin ilişkisi. Sonra birbirini tanıyan insanların birbirleriyle aralarındaki ilişki.

Peki, bunların dışında ilişkiler yok mu? Aslında birbirinizi tanısanız da tanımasanız da, karşılaştığınız her durum ve şartta ilişkiler kendiliğinden oluşuyor.

Tabii bu ilişkilerin derecesi var. Sıcak ilişkiler, soğuk ilişkiler, ılık ilişkiler, sert ilişkiler, ilişki olmayan ilişkiler.

Şimdi yolda yürüyorsunuz ve tam bir adım atacakken bir de bakıyorsunuz ki, uzun bir kuyruk oluşmuş ve yolunuzu kesmiş. Ne yapacaksınız? İnsanlardan oluşan bu upuzun zincire bakıyorsunuz ve ardından dolaşmanın mümkün olmadığını düşünüyorsunuz. Peki bu zinciri yarıp nasıl geçeceksiniz? Çok basit, önünüzde duran insanlardan oluşmuş zincirin parçalarıyla ilişkiye girerek pek tabii.

İleriye doğru bir hamle yapıp ‘‘İzin verir misiniz’’ ya da ‘‘Müsaade eder misiniz?’’ deyip hamlenizi tamamlayacaksınız.

Şimdi, ‘‘İzin verir misiniz?’’ derken yüzünüzdeki mimikten sesinizin tonuna kadar herşey size izin verilip verilmeyeceğini belirleyecek. Emreder gibi, ‘‘Ne duruyorsun orada, babanın yeri mi?’’ der gibi, ‘‘İşimiz, gücümüz, acelemiz var, çekil kardeşim’’ ya da ‘‘Kör müsün, geçeceğiz işte. Ne bakıp duruyorsun, yol ver de de gidelim’’

Evet, ilişkiye daha birçok çeşitlemeler yapmak mümkün. Üstelik bütün bunları sadece iki kelimeyle ifade edebiliyorsunuz. Şaşırtıcı fakat tamamen gerçek. Yalnızca iki kelime söylüyorsunuz. ‘‘İzin verir misiniz?’’ Ve karşınızdaki kişi sanki anasına küfredilmiş gibi tepki gösteriyor. Olacak şey değil, fakat oluyor. Adamın zaten canı burnunda. Beklemekten iflahı kesilmiş. Bacakları artık bedenini taşıyamaz hale gelmiş. Yapması gereken tonla işi beklemek uğruna ertelemiş. Üstelik daha ne kadar bekleyeceğini bilmiyor ve bütün bunlar yetmezmiş gibi bu da gelmiş izin istiyor. Adam gibi istese canı yanmayacak. Sanki kabahat işliyormuşsun gibi suratına ters ters bakıyor. Adamın içinden gözlerini oymak geliyor. Tabii yol mol vermiyorsun.

İşte o anda kızılca kıyamet kopuyor. Meydana salınmış dövüş horozları misali kabarıp saldırıya geçiyorsun. İçinde yıllardır biriktirdiğin bütün öfkeyi kusuyorsun. Ve neden böyle yaptığını bilmiyorsun. Fırsat bu fırsat deyip sağdan soldan katılanlarla birlikte ilişki daha da kızışıyor. Kimin kime ne söylediği ve tartışmanın nedeni tamamen yitiriliyor. Bu sırada halkaları kopmuş zincir ilerlemeye başlıyor. Bu sırada kendine geliyorsun. Yaptığın kavgaya bir anlam veremiyorsun. Fakat, içinde bir hoşluk, tuhaf bir boşluk. Sanki üzerinden yılların yükü kalkmış gibi hissediyorsun. Tabii bunun üzerine kavgaya devam edecek mecalin kalmıyor. Dönüp son olarak aklına gelenleri sıralıyor ve işi tanrıya havale ettiğini bildiriyorsun. Ve bekleme zincirindeki yerini alıyorsun.

Bu sırada geçmek için izin isteyen kişi büyük bir şaşkınlık içinde ‘‘Acaba ben ne dedim, ne yaptım da böyle oldu’’ diye düşünmeye başlıyor ve düşüncelerin tümü burada kitleniyor. İmkanı yok çözemeyecek. İlişkinin nerede başlayıp nerede koptuğunu bilemeyecek. Bildiği anda zaten işin sırrına erecek ve bir daha böylesi nahoş durumlarla karşılaşmayacak. Daha doğrusu, böyle durumları bilmeden yaratmayacak.

Ádet gören kadınla ilişki

Yasağı getiren ayet şöyle diyor: ‘‘O ádet hali bir sıkıntı ve eziyet halidir. O halde, ádet haline girdiklerinde kadınlardan ayrılın ve temizleninceye değin onlara yaklaşmayın. Temizlendiklerinde ise onlarla Allah'ın size emrettiği yoldan ilişki kurun. Allah çok tövbe edenleri de çok temiz olanları da sever.’’ (Bakara, 222)

Bu ayetten anlaşılıyor ki, ádet halindeki kadınla ilişki kurmamak onu eziyetten kurtarmak olduğu gibi, bir fıtrat temizliğini de korumaktır. Bu ayet ayrıca kadınlarla ilişkinin normal yoldan kurulması gerektiğini de prensibe bağlıyor. Nitekim, ádet halindeki kadınla ilişki kurmanın Muhammed'e vahyedileni inkár anlamına geleceğini söyleyen Hz. Peygamber, aynı hadisinde kadınlarla ters yoldan ilişki kurmayı da zikretmiş ve böylelerinin lanetlendiğine dikkat çekmiştir. (Bk. Heytemi, 1/103)

Ádet gören kadınlar için getirilmiş herhangi bir yasak yoktur. Ádet hali bir hastalık hali olduğundan bu hali yaşayan kadının ibadet etmeme ruhsatı vardır. İsterse namaz kılmaz, oruç tutmaz. Oruçlarını sonradan tutar, yani kaza eder. Namazları kaza etmesi gerekmez.

Ruhsatı yasağa dönüştürüp ‘‘Ádet gören kadın namaz kılamaz, oruç tutamaz, Kur'an okuyamaz, camiye giremez’’ şeklinde hüküm vermek Kur'an'a aykırıdır ve kadına zulümdür. Hz.Peygamber adet gören kadına kolaylık sağlamak için ona ibadet etmeyebilme izni vermiştir. Bu izin sonraki zamanlarda yasağa dönüştürüldü.

Aramızda 25 yaş var

Bir süre önce ağabeyim ve yengemin evinde kalmak zorundaydım. Bu arada yengemin Avrupa'da yaşayan ablasıyla tanıştım. Aynı evde kaldıkça ona karşı içimde bir yakınlık belirdi. Yine de bu durum bana ters düştüğünden, kendimi frenleyip, ondan uzak durdum. Çünkü ablacığım aramızda 25 yaş vardı. Ben 26 yaşındayım, o ise 51. Yine de ondan uzak durmaya çalıştıkça, tam tersi oldu. Ona yaklaştığımı hissettim. Bir gün o da bana açıldı ve beni sevdiğini ancak yanlış bir yol seçtiğimizi söyledi. O da uzak kalmamız gerektiğine inanıyordu. Ben daha fazla o evde kalamayacağımı söyledim. Yine de tüm çabalarımıza rağmen birbirimizden uzak kalamadık. Flört etmeye başladık gizliden gizliye. Birlikte buralardan gitmek için planlar yapıyoruz. Ama o yaşadığı ülkeden sınırdışı edilmiş. Geri dönemez. Bu arada ailem öğrenirse beni reddeder. Tabii onunkiler de. Bir çıkmazdayım. Ve kurtulmak istiyorum. Ne yapmam gerektiğini söyler misin ablacığım?

Sen genç bir insansın. Hayatına yeni yeni yön vermeye hazırlandığın bir çağdasın. Bu yanlış bir ilişki. Hem aranızdaki yaş farkı, hem de söz etmiyorsun ama, mutlaka onun hayatında birileri olmuştur. Evli midir, çocukları var mıdır? O torun sahibi olacak yaşta. Elbette ki senin ailen bu tür bir beraberliğe karşı çıkar. Onunki de... Bu, geleceği olmayan bir beraberlik. Zaman zaman sevgililer arasında yaş farkı olabiliyor. Ancak, bu sizinki gerçekten çok fazla. Üstelik bildiğin gibi, kadın genellikle erkekten çok daha çabuk çöküyor. Yine de, insanların mutluluğu yakaladıkları sürece beraber olabileceklerin düşünürsek, bu ilişkiye sürebildiği kadar sürsün, diye bakarsak o zaman hiçbir şeyin önemi yok. Ama, gelecek için planlar yapmadan ve ailelerinize mümkün olduğunca hissettirmeden beraber olacaksınız.

İpler kızların elinde

İstanbul'da eğitim gören 500 denek öğrenci 75 sorudan oluşan ‘Aşk ve cinsellik’ konulu ankete birbirinden ilginç cevaplar verdiler. Araştırma sonucu ilişkilerde kızların daha egemen oldukları ortaya çıktı. Anket sonuçlarında, yüzde 65 oranıyla, flört ve cinsel ilişkilerde ilk adımı atan ve seçici durumunda olanların kızlar olduğu belirlendi.

Bir başka çarpıcı sonuçsa, genç kızların yüzde 90'nının, ilk cinsel deneyimlerini, ilk veya ikinci çıktıkları erkeklerle yaşamaları oldu. Kızların yüzde 80'i sevgiye ilk sırada yer verirken, cinsellik yüzde 20 ile sıralamada geride kaldı. Öte yandan, erkek öğrenciler yüzde 60 oranında cinselliği ön plana çıkarttılar. Erkekler, aşk ve sevgiyi yüzde 20'lik oranla alt sıralara ittiler.

Çalışmada her iki cinsin de platonik aşk yaşama oranının yüzde 10, ters ilişki kurma oranının ise yüzde 5 olduğu görüldü. Denek öğrencilerin yüzde 70'i ise ilk cinsel deneyimi yaşadıkları kişiye aşık olduklarını anket formlarına işaretlediler.

Bekaretin önemi azalmış

Evleneceği kızda 'bakirelik' arayan erkeklerin oranı yüzde 45, eşinin bakire olmasını önümsemeyenlerin oranı ise yüzde 55 çıktı. Erkeklerin bakirelik arayışlarında öne çıkarttıkları nedenler ise dinsel ve ahláki değerler oldu. Kızlar ise bu değerleri yüzde 8 oranında önemli buldular.

Üniversitede okuyan erkeklerin yüzde 85'i ilk cinsel deneyimlerini paralı seks yoluyla yaşadıklarını ve bu ilk deneyimin yüzde 40 oranında başarısızlıkla sonuçlandığını belirttiler.

Ankette kızların yüzde 45'i, erkeklerin ise yüzde 40'ı 'Cinsellik' konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını, kendilerinde bilgi eksikliği gördüklerini itiraf ettiler. Erkeklerin yüzde 60'ı, kızların ise yüzde 45'i değişik aralıklarla cinsel ilişki yaşadıklarını belirttiler.

AIDS korkusu yok

Gençlerin, cinsel ilişkiden sakınmalarının nedenleri ise kızlarda ve erkeklerde benzerlikler gösterdi. Kızlar ilk iki sıraya hamile kalma ve dini inanç korkusunu yerleştirirken, evleneceği kişide olabilmesi muhtemel 'bakirelik' beklentisi ve ailenin duyacağı endişe de diğer seçenekler arasında yer aldı. AIDS ve olası diğer cinsel hastalıklar korkusu ise son sırada yer aldı.

Erkeklerde, aynı konuda üstesinden gelemediği ve var olduğunu düşündüğü cinsel fonksiyon bozuklukları, performans kaygısı ve özellikle ilk cinsel deneyim korkusunun öncelik kazandığı ortaya çıktı. Bunu, küçük penis endişesi ile hamile bırakma korkusu izliyor.

Ters ilişkiye girdim

Bir gençle birlikteyim ve onunla tersten ilişkiye girdim. Kan gelmedi fakat biraz acı çektim. Acaba kızlığım bozulmuş mudur? Adet günüme daha birkaç gün var, ama ben şüphe içindeyim.

Madem uyarılarımı daha önce okumuşsun, neden beraber olduğun gencin ısrarlarına karşı koymadın? Sonuçta zarar gören sensin ve bu tür ilişkinin her zaman sağlıksız olduğunu uzmanlar da söylüyorlar. Ters ilişkide kızlık zarı tabii ki bozulmaz, ama bunun daha ciddi sonuçları da olabilir. Bir daha asla rıza gösterme. Acı çeke çeke neden onun isteğine boyun eğiyorsun? Adet günüme birkaç gün var dediğine göre, hamile kalmaktan da korkuyorsun. Kesin bir şey söyleyemem, çünkü ters ilişki sırasında bile, eğer erkeğin spermi vajina ağzına gelirse, uzak bir olasılık ama hamilelik ortaya çıkabilir.

Cinsel hastalıklara poliklinik

Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları Hastanesi, cinsel yolla geçen AIDS, frengi ve belsoğukluğu gibi hastalıkları tedavi etmek için poliklinik açtı.

Cinsel Hastalıklar Polikliniği'nin kapıları sadece kadınlara değil, erkeklere de açık olacak. Poliklinik, her iki cinse de hizmet veren ilk ve tek poliklinik olma özelliğini taşıyor. Cinsel Hastalıklar Polikliniği'nde, ABD'de eğitim gören Dr. Nüvit Birgili başkanlığındaki uzman doktorlardan oluşan bir ekip görev yapacak. Türk insanının cinsel konulardaki utangaç yapısı gözönünde bulundurularak polikliniğin kapısına Cinsel Hastalıklar Polikliniği yerine İngilizce yazılımı ‘‘Sexuel Transmitted Disease’’in kısaltması olan ‘STD’ yazıldı. Aynı endişeyle hastaların isimleri de gizli tutulacak. Hastane Başhekimi Doç.Dr. Oya Gökmen, bu birimde teşhis ve tedavinin yanı sıra, danışmanlık hizmetinin de verildiğini söyledi. Cinsel yolla hastalık kaptıklarından şüphelenip doktora gitmeye utanan hastalara 0-312-3103100/2000 no'lu telefonu aramalarını öneren Gökmen, ‘‘Bu konuda hekim arkadaşlarımıza da danışmanlık hizmeti vermeye hazırız’’ dedi.

Patronum hayatımı kararttı, utanç içindeyim

Ben 19 yaşında bir genç kızım. Çalıştığım işyerinde patronumdan çok hoşlandım. Bunu ona açıklayınca, evli olduğunu ama benden hoşlandığını söyledi. Bir gün onunla bir otele gittim, benimle ters ilişki kurdu. Çektiğim acıyı ve utancı anlatamam. Yine de ondan kopamadım. Daha sonra patronumun eşi beni aradı ve ‘Eşimi rahat bırak’ diye yalvardı. O zaman başımdan aşağıya kaynar sular döküldü. Aklım başıma geldi, ayrıldım. Ama şimdi kendimden çok utanıyorum, acı çekiyorum.

Nasıl olmuş da bu kadar çok saçmalık yapmışsın? Durup dururken, evli barklı patronun oyuncağı olmuşsun. Sen de adamı resmen baştan çıkartmışsın ama! Üstelik adam, eline geçen bu fırsatı kendi cinsel beklentilerine göre, değerlendirmiş. Eşine yaşattığın şu acılara bak! Neyse ki, bu ilişkiyi zamanında noktalamışsın. Artık, bu acıları geçmişte bırak, yaşadıklarından ders al ve mutluluğu yakalamaya bak.

. Ters ilişki hakkinda aciklamalar Ters ilişki konusunda bilgiler

 

Evlilik sorunları Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 15
Şeker Hastalığı Açlık Tokluk kan şekeri kaç olmalı
Okunma: 14
İshal nasıl geçer
Okunma: 11
Referandum nedir?
Okunma: 8
Çocuklarda Yaz İshali
Okunma: 7
Tansiyon düşüklüğü ve tedavisi
Okunma: 6
Gerdek gecesi
Okunma: 5
İstanbul havuz rehberi
Okunma: 5
Kolesterol Nasıl Düşürülür
Okunma: 4
Enerjik olmak için ne yapmalı
Okunma: 4
Rus turistlerin tercih ettiği oteller
Resim
Edremit tatil köyleri Edremit tatil yerleri
Edremit tatil köyleri Edremit tatil yerleri

 |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!

Saglikarsiv Sigorta Kadınlar İçin Blog