Kadınlar
           
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuk ve Çocuk bakımı hakkında bilgiler
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlar için Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Faydalı bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Evlilik sorunları

» Seks Bağımlılığı

Seks Bağımlılığı

2010-04-03 17:57:05 Kadinlaricin.net sitesinde Seks Bağımlılığı baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Seks Bağımlılığı ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Seks Bağımlılığı

 

Seks Bağımlılığı

ABD'nin ve dünyanın en büyük şirketlerini, en zengin işadamlarını seçmesiyle ünlü Fortune Dergisi, bu sefer de ABD'deki güç simsarlarının kirli çamaşırlarını ortaya serdi. Ama, tabii ki isim vermeden. ‘‘Bill'i Monica'yı bırakın, kapalı kapılar ardındaki problem sanıldığından daha büyük’’ diye yazan Fortune, ülkenin güç odaklarındaki seks hastalığının gizli bir şekilde yayılmakta olduğunu belirtti.

Derginin haberine göre Arizona eyaletindeki Meadows adlı merkezde görevli Dr.Patrick J.Carnes bağımlılık da dahil her türlü cinsel bozukluğu tedavi ediyor. Dr.Carnes, geçen yıl Fortune'un en önemli 500 yönetici listesine giren dört kişiyi tedavi ettiğini söylüyor. Aynı eyaletin Sierra Tucson kentinde bulunan diğer bir klinik ise bundan altı ay önce, seks bağımlılığına terapi uyguladığını resmen ilan etti. Bunun üzerine görülmemiş bir talep meydana geldi. Bu kliniğe başvuranlar günde 850 dolar ödeyerek 26 günlük bir tedavi programına giriyorlar.

SAPIKLIK DEĞİL

Ancak ‘‘şifa’’ arayanlar ABD'nin diğer bölgelerinde hiç ücret ödemeden 12 adımda tedavi programından yararlanabiliyorlar. Ulusal Seks Bağımlılığı Konseyi, tedavi olmak için yardım isteyenlerden haftada 50 e-mail ve 30-40 telefon aldıklarını belirtiyor. Konseye bağlı olarak çalışan 100 kadar uzman bulunuyor.

Uzmanlar seks bağımlılığı deyince ilk etapta insanların aklına gelen şeyin aslında yanlış olduğunu belirtiyor. Bir seks bağımlısının ille de sapık, teşhirci, porno düşkünü olması gerekmiyor. Örneğin Phoenix'teki küçük bir kimya şirketinin patronu olan bir bağımlı şunları anlatıyor:

‘‘İş seyahatlerimde tanıştığım yüzlerce kadınla yattım. Bazılarıyla birkaç kez, kimiyle de sadece bir kez. Eminim benim gibi yığınla insan vardır. Yöneticiler genelde iktidara aç, çok içki içen egomanyaklardan oluşuyor ve kadınlar da bizim öykümüzün sadece bir parçasını oluşturuyor.

Bu arada aşırı seks düşkünlüğünün ‘‘bağımlılık’’ olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı da tartışma yaratıyor. Amerikan Psikiyatri Derneği'ne göre cinsel hayattaki hiperaktivite ‘‘bağımlılık’’ sayılmaz; çünkü ancak uyuşturucu ve alkol gibi kimyevi maddelere duyulan psikolojik bağlılık, bağımlılık olarak tanımlanabiliyor. Johns Hopkins Üniversitesi'nden psikiyatri uzmanı Prof.Chester Smith, seks düşkünlüğünün daha çok bir obsesyon (takıntı) veya manik depressif durum olarak tanımlanabileceğini dünüşüyor.

Genel Yayın Yönetmeni'nin hafta içi yazıları ise normalde hıyar satmaları gereken ancak Türkiye şartları nedeniyle bir şekilde siyasetçi olan kişileri düzeltmek amacına yönelik ve tabii bu da imkánsız olduğundan bunlar pazar yazıları gibi etkili olamıyor.

Ama ne yazık ki o bu hafta içi yazılarını yazmaya mahkûm, çünkü sonuçta o bir genel yayın yönetmeni ve genel yayın yönetmenlerinin en azından haftanın beş günü ciddi görünmeleri gerektiği de kontratlarında bir madde olarak yer alıyor.

Kendisinin son pazar yazısı üst düzey yöneticilerde var olduğu açıklanan seks bağımlılığı ile ilgiliydi.

Yeni teoriye göre büyük kuruluşlarda yönetim görevini üstlenen güçlü pozisyonlarındaki kişiler aşırı seks bağımlısı oluyorlarmış.

Amerika bunu bir hastalık olarak kabul etmiş ve seks bağımlılarını tedavi eden enstitüler açılmaya başlanmış.

Bu yazıyı okurken kafama en azından altı ayrı yazı konusu geldi.

Bunların beşini telefon açıp kendisine anlattım.

Diğerini ise şimdi yazacağım.

Neden böyle davrandın derseniz onu da açıklayayım.

Ona anlattıklarım aslında çok daha komik boyutlar içeriyordu. Kendisi de güldü bunlara.

Ama sonuçta ben bir bordro mahkumuyum.

Atılırsam iki ay içinde para sorunları yaşarım.

45 yaşına girerken işsiz kalmak istemiyorum.

Bunca yıllık deneyimimden sonra üst düzey yöneticilerle dalga geçmenin fazla hoş olmayacak sonuçları olabileceğinin bilincine varmış durumdayım.

Bilmem anlatabiliyor muyum?

(Böyle durumlarda kendi çıkardığım bir gazetede aynı zamanda başyazar olduğumu hayal edip tuhaf tuhaf gülümsüyorum hep.)

Genel Yayın Yönetmeni'nin ilginç sosyolojik tespitlerde bulunduğu -örneğin bu tedavinin masraflarının sigorta tarafından ödenmediğini yazdığı- makalesinde seks bağımlılığının Türkiye'de henüz hastalık olarak kabul edilmediği de belirtiliyor.

Bence çok da iyi olmuş.

Amerika'da bu hastalığın tedavisi son derece ilginç.

Adamları bir yere kapıyorlar, kitap okutuyorlar, onları konuşturuyorlar ve etrafta da tek bir kadın bulunmuyor. Böylece tedavi olmuş varsayılıyorlar.

Onlar enstitüden çıkar çıkmaz neler olduğu konusunda kimsenin en ufak bir fikri yok ama olsun en azından orada gözetim altındayken kimsede tık yok.

Şimdi bu bağımlılık Türkiye'de de tedavi edilecek olsaydı bu Amerikan tedavi yöntemi ile bizimkileri durdurmak mümkün olmazdı.

Son dönemde etrafa bakıyorum da maşallah insanların gözü dönmüş durumda.

‘Zincirleme seksüel birleşim vakaları’ yaşanıyor.

Şimdi bunları öyle konuşmakla, kitap okutmakla tedavi etmek mümkün değil.

Proust'u ya baştan sona iki kez okusalar bile tedavi olmazlar.

Onları gözetim altındayken bile deli gömleği giydirip üstelik bir de halatla yatağa bağlamak gerekecek.

Ya da çok ciddi -örneğin günde beş veya altı seans- elektrik şok tedavisi yapılacak.

Bizimkiler başka türlü normale dönemezler.

Onun için diyorum ki iyi ki Türk doktorları başlarına böyle bir bela almamış durumdalar. (Ayrıca benim tanıdığım bazı doktorlar var, onları kim tedavi edecek bunu da sormak gerekiyor.)

Benim neden hayatta hiçbir zaman üst düzey yönetici olamadığım da sonunda anlaşıldı.

Kuruluşlarda bazı insanlar seçilirler adeta ve onlar birden yükselmeye başlar.

Ben ise istikrarlı bir şekilde aşağıya doğru gidiyorum.

Hatta artık gazeteye gitmemi bile isteyen kalmadı.

Son pazar yazısından sonra bunun nedenlerini kavramış durumdayım.

1- Diyelim ki üst düzey yönetici oldum. Amerika'da olan her şeyi biz de uygulayacağız ya, normlar zedelenmesin diye benim de seks bağımlısı olmam gerekecek.

Ancak burada bir sorun var. Üst düzey yöneticilerin aynı zamanda yakışıklı ve zayıf olmaları şartı olmadığından benim o makama gelmem durumunda hoş olamayan bir durum ortaya çıkacak.

Seks bağımlılığımı doya doya yaşayabilmem için gerekli olan karşı cinsten insanların sırf benim yöneticiliğimin şartları yerine gelsin diye kendilerinden bu kadar fazla taviz vermelerini istemek ne insan haklarına uyar, ne de doğa kanunlarına. O zaman da doğanın normal diyalektik gelişim sürecinde aksama olacak, üst düzey yöneticilik kavramı da ağır bir darbe yiyecek.

2- Diyelim ki bütün fiziksel karşı argümanlara rağmen hálá daha bazı karşı cinsten insanlar sırf üst düzey yöneticiliğin raconu bozulmasın diye kendilerini kurban etmeye karar verdiler.

Pazar günü Amerika'dan gelen haber tüm Türkiye'yi baştan aşağıya sarstı.

Halkımız, seks bağımlılığının da bir tür hastalık sayılmaya başlandığını Genel Yayın Yönetmeni'nin köşesinde o gün okuyup öğrendi.

Gerçi bu konunun geniş halk kitlelerini pek ilgilendirmemesi lazım.

Çünkü onların çoğu, üst düzey yönetici değiller.

Dolayısıyla bu hastalığın onları etkilemesine teorik açıdan imkán yok aslında.

Ancak her Türk erkeği potansiyel bir üst düzey yöneticidir.

Bizim ahali hızla yükselmeye pek meraklıdır. Ne yapar eder, mutlaka kendi çapında üst düzey yönetici oluverir bir gün şıp diye.

Mesleksiz ve cahil insanların kurdukları şirketlerin sayısı bu yüzden anormal derecede fazladır Türkiye'de.

Bu nedenle Genel Yayın Yönetmeni'nin iyi niyetle kaleme aldığı bu yazı ileride başımıza çok iş açacağa benziyor.

Çünkü normal olarak çiftleşmeleri yasak olması gereken bu tipler ileride seks arayışına da başlayacaklar ve neden böyle yaptıkları sorusuna da cevap olarak ‘‘Ne yapayım, ben hastayım’’ cevabını verecekler.

Onları engelleme, sayılarının durmadan artışını durdurma imkánımız da böylece kalmayacak.

Türkiye'yi çok daha vahim günler bekliyor, haberiniz olsun.

Amerikalılar yeni hastalık üretmede son derece başarılıdırlar.

Bunun klasik örneklerinden bir tanesi birkaç yıl önce yaşandı.

Adamın teki, bir gün ailesindeki herkesi aniden doğrayarak öldürdü.

Mahkemede avukatlar bu kişinin çocukluğunda çok çikolata yediğini, bir tür bağımlılığın oluştuğunu, ailesini doğradığı gün de çikolata bulamadığı için aşırı sinirli olduğunu iddia ettiler.

Adam beraat etmedi, ama cezası ikinci derecede cinayete göre verildi. Çikolata bağımlılığı hastalığı böylece literatüre girdi.

Ben boş zamanlarımda hastalık belirtileri üzerine çalışmalar yapıyorum.

İnsanı ciddi şekilde depresyona sokan bir şey bu, kimseye tavsiye etmem.

Ben nasıl olsa depresyondayım, artık fark etmez. Battı balık yan gider deyip böyle bir hobi geliştirdim son zamanlarda.

Amerikan tıp sitelerine göre insanı etkileyen tam tamına 6 bin 886 adet hastalık varmış.

Yeni hobime başlamadan önce ben bunları 10 civarında zannediyordum.

Üstelik yaptığım tespitlere göre bu 6 bin 886 hastalıktan en azından 3 bin 720 adedi bende had safhada mevcut.

Örneğin, çikolata bağımlılığı hastalığım bile var!.

Hastalık sayısı bu kadar artınca doktorlar da değişime uğradı tabii.

Son dönemde özellikle Amerika'da okuyan, oralarda çalışıp Türkiye'ye gelmiş olan doktorlara bir bakın.

‘‘Başım ağrıyor’’ diye gidiyorsunuz, yaklaşık 50 adet test istiyorlar. Bunlar arasında dışkı analizi de var.

Eski güzel dönemlerde doktor sizi ‘‘Baş ağrısı için benim vaktimi neden aldın’’ diye bir güzel azarlar ve iki adet aspirin verip eve gönderirdi.

Tabii şimdi en küçük bir arazda bütün vücut incelendiğinden, hastalık çıkmaması da imkánsız.

İnsaf yani, 6 bin 886 hastalık var, o kadar aranırsa bunlardan en azından 100 adedi mutlaka en normal günde bile insanda var durumdadır.

Yani artık Amerikalılar nedeniyle doktora gidip de tamamen sağlıklı olduğunuz haberini duymak maalesef mümkün değil.

Bu tıp sayfalarında dolaşırken dikkatli olun.

Örneğin, ben ‘‘Hypoactive Sexual Desire Disorder’’ hastalığını Genel Yayın Yönetmeni'nin bahsettiği hastalık zannettim ilk önce.

Semptomlarını anlayayım diye heyecanla okumaya başladım, bir de baktım bu tamamen farklı bir hastalıkmış. Seksüel heyecansızlıkmış bu. Buna neden böyle uzun bir ad taktıklarını da anlayamadım.

Yani bir de insaf, insan hyperactive yerine hypoactive okuduğunu nereden anlasın ki, değil mi yani?

Doktorlar böyle kelime oyunlarıyla hastaları eziyorlar, bu da kesin.

Aradığımı, 6 bin 886 hastalık arasında yer alan ‘‘Sexual Addiction’’ bölümünde buldum.

Burada 13 internet adresi var.

Amerikalılar tabii ki hiç zaman geçirmeden Seksüel Bağımlılık ve Engelleyememe Enstitüsü de kurmuşlar.

Ayrıca bu hastalığa sahip olanlar için online bir yardım sayfası da var.

Seks yapmaya karar vermiş bir insanı internet üzerinden nasıl durdurmayı başarıyorlar, bunu doğal olarak merak ettim.

Açtım o sayfayı.

Kurs açmışlar ya, yemin ediyorum.

İlk önce bir testi cevaplıyorsunuz. 24 adet soru var. Sonra eğer siz de hasta kategorisine giriyorsanız, o zaman...

Kardeşler, arkadaşlarım.

Bu hastalığın bende de olduğunun farkında değildim.

Ancak soruları okumaya başlar başlamaz, daha ilk soruda had safhada seks bağımlılığı hastalığına kapılmış olduğumu anladım. Yani hastalıklarımın sayısı 3 bin 721'e çıktı.

Çünkü ilk soru, ‘‘Siz internette seksüel materyale bakmak için amaçladığınızdan çok daha fazla zaman mı harcıyorsunuz’’du.

Anlayacağınız artık ben de, üst, hem de en üst yönetici olmaya hak kazanmış durumdayım.

Terfi bekliyorum, haberiniz olsun.

alın seks bağımlılığını. Üst yöneticilere bakarsanız sadece kendilerini etkiliyor bu hastalık.

Yani sanırsınız ki seks virüsü insanların gelir düzeyine, bordrolarına veya şirket hiyerarşisindeki konumuna bakarak seçiyor etkileyeceği kişiyi.

Halbuki durum böyle değil.

Her yerdeki mazlumların savunucusu olan ve zenginden alıp fakire vermek ideolojisine sahip olduğum için de bir tür Robin Hodd olan ben bu tür ideolojik deformasyonlara izin vermeyeceğim. (Zenginden aldıktan sonra parayı kendimde de tutsam fark etmez, teorik olarak yine de Robin Hood sayılırım.)

Halkı koruyacağım ve onların da seks bağımlısı olma haklarının kendilerinde bulunduğunu onlara kanıtlayacağım..

Bugün yeni bir test yayınlıyorum.

Asıl seks bağımlılığı testi bu. Dün yayınlanan sadece üst düzey yöneticilere yönelik olan ve büyük ihtimalle kendisi de üst düzey olan bir doktor tarafından hazırlanmış olandı.

Bugünkü test ise çok daha demokratik. Neden böyle olduğunu soruları okuyunca anlayacaksınız. Bunlara ya evet ya da hayır cevabı vereceksiniz. Zira bunlara bilmem ki cevabı vermek, göreceksiniz ki zaten mümkün değil.

Evet işte gerçek seksüel bağımlılık hastalığını tespit etmek amacıyla hazırlanan test:

1- İnternette seksüel materyale bakmak için amaçladığınızdan çok daha fazla vakit mi harcıyorsunuz?

2- Bilgisayarınızda seksüel materyele bakarken hiç yakalandınız mı?

3- İnternette seksüel materyele bakmaktan vazgeçeceğinizi söyleyip, daha sonra da bunu başaramadığınız oldu mu?

4- İnternette seks ve seksüel materyal arayışı ile haddinden fazla zaman harcadığınıza üzüldüğünüz oldu mu?

5- İnternette seksüel materyele bakarken veya online seksüel chat yaparken hiç mastürbasyon yaptınız mı?

6- Seksüel heyecan duymak için her defasında bir öncekinden çok daha açık olan seksüel materyele bakma ihtiyacı duyuyor musunuz?

7- Daha önce baktığınız veya online konuştuğunuz kişilerle konuşmak artık size heyecan vermiyor ve yeni materyal ve yeni seksüel online kişiler mi arıyorsunuz?

8- Paralı sitelere girmek için para harcıyor musunuz?

9- Çalışmanız gereken saatlerde seksüel materyele baktığınız mı, seksüel chat yaptınız mı?

10- Bir veya birkaç kişi size internette çok fazla vakit geçirdiğinizi söyledi mi?

11- Ailenizle, arkadaşlarınızla veya sevgilinizle vakit geçireceğinize bu vaktinizi internette mi harcıyorsunuz?

12- İnternetteki seksüel davranışlarınız aileniz, arkadaşlarınız ve sevgilinizle aranızda problem yaratıyor mu?

13- İnternete bağlı olmadığınızda bir an önce bağlanıp da sekseül materyale bakmak ve chat yapmak ihtiyacını duyuyor musunuz?

14- Yeni materyal olup olmadığını sık sık kontrol ettiğiniz pornografi siteleri var mı?

15- Kaydetmiş olduğunuz pornografik adresleri silerek seksüel davranışınızı durdurmaya yeltendiğiniz oldu mu?

16- Kısa süre için durdurduğunuz bu davranış biçimine tekrar dönmek için içinizde büyük bir istek oluşuyor mu?

17- Gerçek yaşamda seks yaparken internette görmüş olduğunuz bir materyel veya konuştuğunuz bir kişi hakkında fantezi kurdunuz mu?

18- Seksüel materyale girmek içn harcadığınız paralar kredi kartı hesabınızı şişirdi mi?

19- İnternette pornografiye bakınca veya seksüel chat yapınca hiç sonradan utanç duydunuz mu?

20- Bilgisayar önünde mastürbasyon yaparken yakalanacağınızdan hiç korktunuz mu?

21- İnternet seks sitelerine bakarken veya seksüel chat yaparken yakalanmamak için bazı tedbirler aldınız mı?

22- İnternette sekseül materyele bakarken orgazm olmanız gerçek yaşama göre daha mı kolay oluyor?

23- Gerçek yaşamda seksüel ilişki bulmakta zorlandığınız için mi internette seks arıyorsunuz?

24- İnternetteki davranış biçiminizin artık kontrolden çıkmış olduğundan korkuyor musunuz?

1, 2, 4, 9, 10, 11, 17 ve 23'üncü soruları evet diye cevapladıysanız internet hayatınızın bir bölümüne müdahale ediyor.

10, 11, 17, 23'e evet diyenler diğer insanlardan hissi, fiziksel ve sekseül açıdan uzaklaşıyorlar.

3, 5, 13, 14, 15'e evet diyenler Obsessive-Compulsive olmuş durumdalar. İnternet onlar için bir takıntı.

3, 6, 7, 13, 16'ya evet diyenler hem heyecanlanmak için bir öncekinden daha yüksek düzeyde ve daha açık materyele bakmak zorundalar, hem de bir süre ara verseler de bu adetlerine geri dönmek zorundalar.

2, 4, 19 ve 20'ye evet diyenler internet davranışları nedeniyle suç, utanç, kızgınlık veya depresyon içindeler.

3, 9, 12, 18, 21, 22, ve 24'e evet diyenlerin ise hayatları daha şimdiden darmadağın olmuş durumda. Tedavi görmezlerse işler çok daha vahimleşebilir, özel yaşamı yıkıcı hal alabilir.

Bu test bugün seks bağımlılığının sadece üst yöneticilere değil çok daha demokratik biçimde geniş halk kitlelerine yaygınlaşmış olduğunu gösteriyor.

Kadın beyni seks sırasında daha etkin

Kadın ve erkeğin seksten neden farklı bir şekilde haz aldığını açıklayan yeni bir kanıt bulundu: Kadın beyni, seks ve orgazm sırasında daha fazla etkinleşmekte.
Sonuç, Essen Üniversitesi Tanısal ve Tedavi Edici Radyoloji Enstitüsü’nün bir araştırmasına dayanıyor. ‘Bunu aslında hep tahmin ediyorduk ama artık kanıtlandı’ diye konuştu Michael Forsting. Araştırmacılar fonksiyonel manyetik rezonansı tomografisiyle erotik film izleyen deneklerin beyin etkinliklerini inceleyerek erkekte büyük beyin kabuğundaki şakak loplarının, kadında ise bunlara ilave olarak ön beynin sağ kısmındaki diğer bir bölgenin de etkinleştiğini görmüşler. Fakat bilim adamları etkinleşen alanların ne gibi işlevleri bulunduğunu henüz bilemiyorlar. Uzmanların tahminlerine göre incelemeler örneğin seksüel suçluların yargılanmasında önem taşıyabilir. Bu kişiler diğer yetişkinlere göre daha çabuk uyarılmakta. Ve cinsel suç işleyen kişilerin ne zaman serbest bırakılması gerektiği genelde sorun oluşturur. Forsting suçluların serbest bırakılmasında aranan koşullardan birinin de beyindeki uyarı motifinin beyin tarama (scan) yöntemiyle normale döndüğünün saptanması olabileceğini düşünüyor.

Clinton, otelde 5 ayrı kadınla birlikte oldu

Eski ABD Başkanı Bill Clinton hakkındaki seks iddialarına bir yenisi daha eklendi. Clinton'ın New York'taki bir otel odasında beş ayrı kadınla birlikte olduğu iddiası, Amerikan basınında yankı buldu. İddiaya göre Clinton'la otelde aşk yapan kadınlardan ilki, çevresinde ‘‘Nataşa’’ lakabıyla anılıyor ve çok ünlü bir süper model. Clinton’ın iki kadınla aynı gece birlikte olduğu öne sürüldü.

Eski başkanın son seks skandalını senatör eşi Hillary Clinton, tuttuğu bir özel dedektif ortaya çıkardı. Hillary Clinton, özel dedektiften New York'taki otel odasında neler yaşandığını en ince ayrıntısına kadar öğrendi.

TEDAVİ GÖR BASKISI

2004'te Beyaz Saray'daki Başkanlık koltuğunu hedeflediği ileri sürülen Hillary Clinton, kocasından bir uzman psikiyatr görmesini talep etti. Buna göre Bill Clinton, aşırı seks bağımlılığı'' semptomuyla Manhattan'daki çok ünlü bir ruh doktoru ile terapi seanslarına başladı.

Uzmanlar, aşırı seks bağımlılarının bu sorununun çocukluk dönemine uzandığını ifade ediyorlar. Bill Clinton'ın çocukluk yıllarında yaşadıklarını, ailesi ve çevresiyle ilişkilerini saklamadan doktoruna anlatması gerektiği belirtiliyor. Ünlü aktör Mihael Douglas da aynı sorun nedeniyle terapi görmüştü.

Seks uyuşturucu gibi bağımlılık yapıyor

İtalyan Seksoloji Araştırma Merkezi'nin yaşları 18 ile 50 arasında değişen 200 kişi arasında yaptığı bir araştırmaya göre, İtalyanların yüzde 5.7'si seks bağımlısı çıktı. İtalyan erkeklerin yüzde 4.2'si, kadınların yüzde 1.5'i ilk gördüğü insana cinsel ilişkide bulunacak denli sekse düşkün.

Seksoloji Araştırma Merkezi'nin Başkanı Dr. Franco Avenia, ‘‘Seks bağımlısı olanlar, engel tanımaz ve amaçlarına ulaşmak için cinayet bile işleyebilir. Seks manyakları günümüzde tehlikeli olmaya başladılar. Kriz anlarında ne yaptıklarını bilmiyor ve hatırlamıyorlar’’ diye konuştu.

Bu tür insanların psikolojik tedavi görmesi gerektiğini savunan Dr. Franco Avenia, genelde saldırgan olan seks bağımlılarının toplum için tehlikeli olduğunu da sözlerine ekledi.

Hollywood'un ünlü aktörü Michael Douglas, Sharon Stone'la başrolünü paylaştığı ve 1990'lı yılların başında tüm dünyada büyük yankı yaratıp muhafazakarların tepkisini çeken ‘‘Temel İçgüdü’’ filminden sonra ‘‘seks bağımlısı’’ olduğunu itiraf etmişti. Ünlü aktör, bu konuda tedavi de görmüştü. Pop müziğin dünyaca ünlü ismi Christina Aguilera da geçtiğimiz günlerde seks bağımlısı olduğunu söylemişti.

Otuzundaki kadınlar her gün seks istiyor

Almanya'nın Münih kentindeki Rasyonel Psikoloji Enstitüsü tarafından yapılan araştırma, 30 yaşlarındaki kadınların her gün seks yapmak istediğini ortaya koydu.

Danimarka'nın Esktrabladet gazetesinde yayınlanan araştırmanın sonuçlarına göre kadınların sadece 10'da biri her gün seks yapma imkanı bulabiliyor. Aynı araştırmada 18-30 yaş arasındaki kadınların ayda sadece 7 kez seks yaptıkları, 30-40 yaş arasındaki kadınların ise 6 kez seks yaptıkları ortaya çıktı.

Araştırmayı yapan uzmanlar, 30 yaşlarındaki kadınların her gün seks yapmak istemelerine rağmen, bu isteklerinin ‘‘çabuk kaybolduğunu’’ da belirttiler. Alman araştırmacılara göre, ileri yaşlardaki erkekler de daha çok seks yapmayı istiyor, ancak kadınların seks arzularını çabuk kaybolduğu için erkekler eşlerinden şikayetçi oluyorlar.

Almanya'daki araştırmayı gerçekleştiren uzmanlar, Alman kadınlarının diğer ülke kadınlarına göre daha ileri yaşlarda bile seks yapmayı istediğini, hamilelikte ise 30-40 yaşlarında hamile olanların dünyaya getirdikleri çocuklara bakmakta güçlük çektiklerini söylediler.

Aşk benim gıdam gibi

Benim derdim aşk... Mutlaka aşık olmalıyım. Aşk sanki benim gıdam gibi... 53 yaşındayım, gençliğimdeki seksüel performansımda herhangi bir eksilme yok. Evliyim. Çoluk çocuk sahibiyim. Hanım da benden birkaç yaş küçük. Seks konusunda uyumlu sayılmayız. Bana göre seksin yeri, zamanı olmaz. Ama o böyle düşünmüyor. Acaba bende mi bir anormallik var?
Ben hemen aşık oluyorum, bir hanımla bilgisayarda yazışırken, hiç görmeden de aşık olabiliyorum. Hem de sırılsıklam... Karşımdakinin yaşı başı da önemli olmuyor. Çocuğum yaşında da olsa, kendi yaşıma yakın da olsa fark etmiyor. Bu normal midir?


 Hálá genç sayılırsınız. Elbette eşinizle düzenli bir cinsel yaşamınız olacak, buna ihtiyaç duymanız da çok doğal. Hiçbir anormallik yok. Ama sanal alemde tanımadığınız bir kadına aşık oluveriyorsanız, bu normal değil.
Bunu ben, evde eşinizle ilişkilerinizde, gerek cinsel, gerekse duygusal anlamda beklediğinizi bulamamanıza, tam bir uyum sağlayamayıp tatmin olamamanıza bağlıyorum. Aşka, sevilmeye, sevmeye ihtiyaç duymanız işte bu eksiklikten...

Striptiz yapmayan eşini boşuyor

Antalya'da eşlerini yıllar önce kaybeden emekli Albay İbrahim Fikret Erciyes (85) ile emekli bankacı Birsen Erciyes (62), dostlarının araya girmesiyle geçen yıl tanışıp evlendi. Hayatlarının sonbaharında mutluluğu yakalamak isteyen çiftin bu hayalleri fazla sürmedi. İbrahim Fikret Erciyes, geçen hafta mahkemeye başvurup normal bir karı-koca ilişkisi kuramadıklarını ileri sürerek boşanmak istedi.

Kocam seks tutkunu

Dava dilekçesinde Birsen Erciyes'in sürekli yakınlarının yanına gittiğini, bu nedenle de birlikte olamadıklarını bildiren Erciyes, böyle bir evliliği sürdürmenin anlamsız olacağını söyledi. Birsen Erciyes de avukatı aracılığıyla mahkemeye gönderdiği dilekçede ilginç iddialarda bulundu. Eşini seks tutkunu olarak değerlendiren Birsen Erciyes, günde 3 kez cinsel ilişkide bulunmak istediğini öne sürdü. Birsen Erciyes, dilekçesinde şu iddialarda bulundu:

Sapık istekleri var

‘‘Beni sadece cinsel obje olarak görüyor. Bu da yetmiyor gibi benden sapıkça isteklerde bulunuyor. Her gün, dansöz gibi karşısına geçip oynamamı, striptiz yapıp yavaş yavaş üzerimdeki elbiseleri çıkartırken, kendisi de bana para yapıştırmak istiyor. Olur olmaz yerlerde, hatta konukların yanında bile cinsel ilişki isteyecek kadar dengesiz bir adam. Günde üç kez seks yapmayı istiyor. Bunu da kısa süreli değil uzun süreli, en az bir saat istiyor. Gece gündüz seksten başka bir şey düşünmüyor.’’ Boşanma davasının görülmesine önümüzdeki günlerde Antalya Adliyesi'nde başlanacak.

Sekse aşırı düşkünlük iktidarsızlığa neden oluyor

Prof. Dr. Bülent Oktay, sekse aşırı düşkünlüğün iktidarsızlığa neden olduğunu bildirdi. Viagra'ya her türlü iktidarsızlık sorununu çözecek mucize ilaç gözüyle bakılmaması gerektiğini söyleyen Prof. Oktay, erkeklerde yaşa bağlı olarak cinsel gücün azaldığını hatırlattı. Cinsel gücün 40 yaşından sonra azalmaya başladığına dikkat çeken Oktay, ereksiyon kabiliyeti kaybolmuş erkeğin Viagra ile çözüm bulamayacığını ifade etti, ‘‘Sekse aşırı düşkünlük erkeklik hormonlarında azalma, şeker hastalığı, sinirlerin yıpranması, penis içindeki damarların bozulması, ‘Çok koşan çabuk yorulur' misalinde olduğu gibi psikolojik doygunluk iktidarsızlık nedeni oluyor’’ dedi. Penis naklinin dahi mümkün olduğunu, ancak protez teknolojisindeki gelişmelerin buna gerek bırakmadığını belirten Prof. Oktay, ‘‘Protez taktıran erkek açıklama yapmadığı takdirde eşi bile farkına varamaz’’ diye konuştu.

Seks Bağımlılığı hakkinda aciklamalar Seks Bağımlılığı konusunda bilgiler.

Anahtar Kelimeler:Seks Bağımlılığı,Seks bağımlılığı nasıl tedavi edilir?,Seks bağımlılığı tedavi,Seks bağımlılığı tedavisi,Seks bağımlılığı nedir

 

 

Evlilik sorunları Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 13
Hamilelikte karın çatlakları
Okunma: 12
Bacak ağrısı Bacak ağrıları
Okunma: 11
Selülit kremleri
Okunma: 9
ilk gece korkusunu nasıl yenebilirim
Okunma: 5
Çeyiz Listesi
Okunma: 4
Cinsiyet belirleme yöntemleri
Okunma: 4
Kil maskesi
Okunma: 3
Stres Topu
Okunma: 3
Safra kesesi taşlarının bitkisel tedavisi
Okunma: 3
Gözaltı torbaları neden oluşur
Resim
Cinsel uyarıcılar Cinsel Sağlık Ürünleri
Cinsel uyarıcılar Cinsel Sağlık Ürünleri

 |   |   |   |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!