|
Kamasutra kitabı
2010-04-19 18:13:02 Kadinlaricin.net sitesinde Kamasutra kitabı baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Kamasutra kitabı ile ilgili yazi bulunmaktadir.
|
 |
|
|
| |
İnanın cinsel fantezimizden değil, Hint mistisizmine merakımızdan ve farklı bir film görme isteğimizden, gidip Kamasutra'yı görelim dedik. Gazeteye en yakın neresi var, fazla taksi parası da vermeyiz düşüncesiyle Bakırköy'deki Carousel Alışveriş Merkezi'ndeki sinemaya gittik.
Neyse, film başladı. İki güzel Hint kızının cinselliği ve erkekleri baştan çıkarmanın yollarını öğrendikleri Kamasutra derslerini, zevkle izliyoruz. İç gıcıklayıcı bir Hint müziği alttan alta duyuluyor. Bazı sahnelerde öyle gürültüler gelmeye başladı ki, deprem oluyor sandık. Bu da bize anlatılan bir fıkrayı hatırlattı. Onu anlatalım önce size:
Ahlaki konuların tartışıldığı bir toplantıda, konuşmacı hararetle zinanın nasıl bir kötülük olduğunu 0örneklerle açıklıyor. Eğer bir çift zina yaparsa, depremlerin olacağını ve taş taş üstünde kalmayacağını korku salan bir ses tonuyla anlatıyor. Tam o esnada dinleyiciler arasında gayet güzel genç bir kız gözüne ilişir. Toplantının sonunda bir şekilde punduna getirip kızı evine davet eder. Tam işe başlayacakken kızın baygın itirazı duyulur. ‘‘Aman, sakın yapmayın sonra depremler olur ve yer gök başımıza yıkılır.’’
Usta konuşmacı hemen cevabını yapıştırır: ‘‘Canım ben onu bu işi bilmeyen cahiller için söyledim. İşi erbabı yaparsa, değil deprem, yorgan bile kıpırdamaz.’’
Filmde, bizde, acaba Kamasutra böylesine gürültülü bir sevişme yöntemi midir, yoksa bu işin yapanlar acemi midir, diye düşünürken farkettik ki bütün sesler yan taraftaki ikinci salondan geliyor. Meğer orada da son zamanların en ‘‘ekşın’’ filmlerinden Con Air gösteriliyormuş. Yani anlayacağınız kafamızı dinleyeceğimizi, sakin ve erotik bir Hint filmi seyredeceğimizi umarken, Con Air efektli bir Kamasutra ile karşılaştık.
Lüks salonlar yapıp bir milyona yakın fiyatla bilet satanlar, acaba neden adam gibi bir yalıtım sistemi kurmazlar?
Maymunlardan kriz çözme yöntemleri
BONOBO maymunları ilk kez 1929 yılında Zaire Ormanları'nın derinliklerinde keşfedildi. Bu tuhaf ve neşeli maymunlarla karşılaşanlar, ilk önce cüce şempanzelerle karşılaştıklarını zannettiler. Ancak zamanla bonoboların hem davranış, hem de görünüş itibariyle şempanzelerden tamamen farklı olduğu anlaşıldı.
ABD'deki Georgia Üniversitesi Dil Araştırmaları Merkezi'nden bulunan yedi kişilik bonobo ailesi üzerinde inceleme yapan Mary Chipelo, ‘Tıpkı bir hippi komünü gibi barış içinde yaşıyorlar’ diyor. Atlanta'daki Emory Üniversitesi primatologlarından Frans de Waal de bonoboların sorunları çözmedeki ustalığından hayli etkilenmiş.
Ağustos ayında piyasaya çıkacak olan kitabında de Wall, ‘Bu hayvanların başkalarına yönelik duyarlılıkları en büyük entelektüel zenginlikleri’ diyor. Zaman zaman bonobolar da kavga ediyor, kıskanıyor, saldırganlaşıyorlar. Ancak onların özelliği kısa sürede tüm bu gerginliklerin üstesinden gelebilmeleri. Bonoboları inceleyen dil bilimci Sue Savage-Rumbaugh, ‘Jest ve mimikleri, şaşırtıcı derecede bize benziyor’ diyor. Mesela kavgacıları barıştıran bonobo, kocaman gülüşü ve yanlara açılmış iki koluyla tıpkı insanı andırıyor. Beden ve göz teması da bonobolarda büyük önem taşıyor. Birbirlerinin sırtını temizleme, kovalamaca ve gıdıklama oyunları grubun en doğal iletişim yöntemlerinin başında geliyor.
Bonobolar, bağırıp, homurtular çıkararak birbirleriyle anlaşıyor. Seks ve erotizm de sorunların çözümünde çok önemli bir görev görüyor. Hayvanların sorunlarını çözmek için başvurdukları cinsel oyunlara işaret eden Frans de Wall, ‘Sanki Kamasutra kitabını okumuşlar’ diyor. Yemek de gerginlikleri bertaraf etmede son derece önemli. Aynı şekilde grup seks de bonobolar arasında hayli yaygın. Erkekler dişilerle çiftleşirken, dişiler ve erkekler cinsel organlarını hemcinslerine sürterek kendilerini sevişmeye hazırlıyorlar, genç bonobolar ise birbirlerinin üzerine çıkarak eğleniyor. Ancak yemek zamanı geldiğinde tüm bu heyecan ve gerilim sona eriyor ve herkes yemeğin başına koşuyor. Bonobolar genelde Zaire'nin balta girmemiş ormanlarında yaşıyorlar.
Kadınlara ‘Kamasutra’ matinesi
Sri Lanka'da sinema salonlarında erkeklerle yanyana oturmaktan sıkılan kadınlar için özel matineler düzenlenmeye başladı. Bu uygulamayı başlatan Colombo Savoy Sineması, özellikle eski Hint usulü sevişme sanatlarını konu alan ‘Kamasutra’ filminin kadınların büyük ilgisini çektiğini söyledi.
Kadınlar matinesinin normal matinelerden daha çok kazandırdığını söyleyen sinema müdürü D.Joseph, ‘Bu bir başarıdır, matinelerin sayısını artırmayı özellikle hafta sonlarında ek matine koymayı düşünüyoruz’ dedi. Sinema sahibi Edirisinghe, kadınlar matinesi uygulamasına erkeklerle yanyana oturmaktan sıkılan Müslüman kadın gruplarından gelen talep üzerine geçtiklerini söyledi. Film, Sri Lanka'da ‘18 yaşın altındakiler izleyemez’ uyarısıyla gösteriliyor.
Benim Kamasutra tecrübem
GEÇTİĞİMİZ haftalarda Bodrum'da şair Ülkü Tamer'e rastladım. Ülkü Tamer benim için, ‘‘İçime çektiğim hava değil, gökyüzüdür’’ mısrasının yazarıdır.
Radikal Gazetesi’nde hazırladığı köşe için, benden hayatımda beni en çok etkileyen beş filmi söylememi istedi.
Elbette, beş değil, on, on beş film sayabilirim.
Ama o an, bu filmlerden bazılarına haksızlık ederim diye veremedim.
İnşallah bugünlerde vereceğim.
Hayatımı allak bullak eden filmlerden birinin adını bugün vereyim.
Mira Nair'in, ‘‘Kamasutra’’sı.
‘‘Kamasutra’’ deyince aklınıza neyin geldiğini tahmin edebiliyorum.
Seks... Daha doğrusu, seksin biçimleri.
Ama Mira Nair'in filmini seyrettikten sonra, dünya kültürünün bu kavramı ne kadar hoyratça harcadığını anladım.
Bu duyguyu en çok da, Katmandu'da bir otelin barının ön tarafındaki kabartmaları gördüğüm zaman hissettim.
İçki verilen barın ön tarafı, tamamen ‘‘Kamasutra’’ pozisyonlarını gösteren kabartmalarla doluydu.
Murat Bardakçı ile birlikte önünde fotoğraf çektirdik.
Hintli bir erkekle kadını, çeşitli biçimlerde gösteren kabartmalar, bir seks hiyeroglifi gibi karşımızda duruyordu.
Filmi seyrettikten sonra o fotoğrafı fırlatıp attım.
Kamasutra'ya karşı işlenen bu uluslararası cinayetin suç ortağı olmak istemedim.
Büyük bir arınma duygusuyla o seks mahallinden uzaklaştım.
Ama bu duygularımı tam olarak anlatabilmek için size biraz o muhteşem filmden söz etmem gerekir.
Mira Nair'in ‘‘Kamasutra’’sı, bir seks filmi değil.
Tam aksine tam bir aşk hikáyesi.
Bütün film boyunca sadece iki sevişme sahnesi var.
Biri 30, öteki belki 40-45 saniye sürüyor.
Öyle çok ağır bir sevişme sahnesi de değil.
Ama filmin başından sonuna kadar, inanılmaz bir cinsellik ikliminde yaşıyorsunuz.
Ve tabii gerçek bir aşkın bütün versiyonlarını.
Kıskançlık, inanma, aşk acısı, aldatma, aldatılma, terk etme, terk edilme.
Ve, kendi şahsi tecrübenizden bunlara ekleyebileceğiniz her şey.
Çünkü herkesin mutlaka kendine ait, şahsi, özel bir ‘‘Kamasutra’’ kitabı vardır.
Kendi yazdığı, şanslıysa yaşadığı, ama kimselere açamadığı, sadece kendinin okuduğu, ‘‘kişiye özel’’, mülkiyeti kendine ait bir ‘‘Kamasutra’’.
Bu filmi kaç kere seyrettiğimi hatırlamıyorum.
Belki 10, belki 15.
Kim bilir kaç kere daha seyredeceğim.
Ondan kaç kere daha fazla müziğini dinleyeceğim.
Çünkü bu film haddinden fazla gerilmiş sinirlerimin yeni müsekkini.
Bir tür insanın kendiyle barışma kılavuzu.
Elli yaşını geçmiş her insanın biriktirdiği şeyler oluyor.
Nedense en çok da hüzünler biriktiriliyor.
Her bahar temizliğinde atmak istersiniz, ama içinizdeki bir el onları yerinde tutar.
‘‘Kamasutra’’ bazen işte böyle birikmiş her şeyimin toplamı haline geliyor.
Sanki, bir tür ‘‘yaşanmış hüzünler ve tecrübeler külliyatı’’ gibi.
Benim hiçbir zaman yayınlanmayacak olan ‘‘toplu eserlerim’’.
‘‘Kamasutra’’nın bayağı versiyonları ve Mira Nair'inki gibiler.
Ama Kamasutra hikáyem burada bitmiyor.
Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımız Londra'ya gidiyordu.
Kendisine ‘‘Kamasutra’’ filminin DVD'sini ısmarladım.
Londra'nın en büyük müzik ve video mağazalarından birine gidip almış.
Bu arada, ‘‘Ertuğrul Bey bu kadar övdüğüne göre, çok güzeldir, bir tane de kendime alayım’’ demiş.
Filmi getirdi.
Gazetede arkadaşları toplayıp, DVD'yi seyretmeye başladık.
Aniden karşımıza inanılmaz bir porno filmi çıktı.
Tabii kıpkırmızı oldum.
Hemen stop düğmesine basıp bu skandalı durdurdum.
Arkadaşımın getirdiği DVD'nin kapağına baktığımda durumu anladım.
Nair'in filminin DVD'si yokmuş. Ama aynı adı taşıyan bir porno filmi yapılmış.
Arkadaşım da yanlışlıkla bunu alıp getirmiş.
Bu yazıdan sonra Kamasutra'yı merak edenleri şimdiden uyarıyorum.
Belki gerçek Kamasutra o.
Ama benim kastettiğim kesinlikle o değil. Kamasutra kitabı hakkinda aciklamalar Kamasutra kitabı konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:Kamasutra, Kamasutra kitabı, kamasutra sanatı, kamasutra filmi, kamasutra pozisyonları
|
|