Kadınlar
           
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuk ve Çocuk bakımı hakkında bilgiler
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlar için Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Faydalı bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Evlilik sorunları

» Evlilikte tartışmalar

Evlilikte tartışmalar

2010-08-10 22:34:11 Kadinlaricin.net sitesinde Evlilikte tartışmalar baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Evlilikte tartışmalar ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Evlilikte tartışmalar

 

‘‘Bir kocanın devamlı kullanması gereken iki sihirli sözcük var: Evet, sevgilim! Aksi halde kadınlar sizi öldürebilir. Fakat mutlaka ve mutlaka ne zaman, nasıl söylemeniz gerektiğini iyi bilmelisiniz’’ diyor David Hubbert. Ve bu konuyla ilgili bazı tavsiyeleri var: Herşeyden önce unutmayın ki, bir telefon konuşmasını kısa kesmenin en basit yolu, ‘‘Evet, sevgilim’’ demektir. Ayrıca çöpü dökmenizi istiyorsa, onu susturmanın en kolay yolu yine bu iki kelimeden geçer.

Sakın arkadaşlarının yanında olur olmaz şeylere bu iki kelimeyi kullanarak cevap vermeyin, sonra faturası ağır olabilir! Karınızın herhangi bir noktada zafer kazanmak için çabaladığını farkettiğiniz anda ‘‘Evet, sevgilim’’ deyip, daha sonra ‘‘Haklısın, sen kazandın, şimdi maça gidebilir miyim?’’ şeklinde isteğinizi belirttiğinizde, hiçbir sorunla karşılaşmayacaksınız.

ANNESİNE ASLA!

Unutmamanız gereken en önemli mevzulardan biri, karınızın annesi yani kaynananız. Ona asla ‘‘Evet, canım’’ demeyin. Bir de asla ve asla ‘‘Hayatım, son günlerde şişman mı görünüyorum’’ gibi bir soruya ‘‘Evet, sevgilim’’ şeklinde cevap vermeyin. Ayrıca otomobil kullanırken size çok karıştığını düşünüyorsanız, yine sizi ‘‘Evet, sevgilim’’ kurtaracaktır. Bir de ‘‘Sevgilim, hatırlıyor musun...’’ diye başlayan her soruya hiç düşünmeden ‘‘Evet sevgilim’’ diye cevap vermelisiniz.

Eğer karınız son günlerde ‘‘Evet, sevgilim’’i çok sık kullandığınızı söylüyorsa, ona kulak verin! Onu dinleyin, televizyonu kapatın, ‘‘Evet, sevgilim’’i hiç kullanmayın, yaratıcılığınızı konuşturun. Daha uzun süre yine aynı taktikleri deneyecek ve sorunları bertaraf edebileceksiniz.

Amerikalı Wendy ve David Hubbert çiftinin, eviliğin ilk yılının sorunsuz bir şekilde geçirilmesi için tavsiyelerle dolu ve olaylara hem kadının hem de erkeğin cephesinden yaklaşan kitaplarının çeşitli bölümlerinde, ‘‘tartışmanın kuralları’’ yer alıyor. Ayrıca evle ilgili işlerin paylaşılmasından politikaya kadar birçok konuda uzlaşmanın sağlanması için gerekli şartları kendi tecrübeleri ışığında anlatıyorlar.

Erkeklere tartışma adabı

Eğer karınızla girğiniz tartışmalardan ‘‘zararlı’’ çıkmak istemiyorsanız, bazı noktalara dikkat etmeniz gerekiyor. Bu konudaki tavsiyeler şöyle:

Dinleyin. Önce itirazın ne olduğunu anlayın ve sakince cevap verin.

Karınızı asla yakıştırdığınız bir sıfat ya da kötü bir kelimeyle çağırmayın. Cümlelerinize genelikle ‘‘Sana kızgınım, çünkü...’’ diye başlayın. Bağırarak konuşmanız ya da kullandığınız yanlış kelimeler karınızı da gerginleştirecektir.

Asla vurmayın, itmeyin, şiddet gösterilerinden sakının.

Topluluk önünde asla tartışmayın, karınızı eleştirmeyin, şikayet etmeyin. Tartışmalar evde, özel mekanınızda, yalnızken olmalı.

Kızgın bir şekilde yatağa gitmeyin. Gerekirse konuşmaları ertelemeyi tercih edin. Ancak uzun süreli olmasın.

Asla pes etmeyin. Bir tartışmayı çabuk bitirmek için terketmek, gitmek ya da daha mesele konuşulmamışken ‘‘Tamam sen haklısın’’ demek en kötü seçeneklerden biri.

Dürüst olun. Yalan, evililiğin temel taşlarını oynatan en önemli faktör. Üstelik sadece karınıza değil, kendinize söylediğiniz yalanlardan da vazgeçin.

Hakaret etmeyin. Ya da hakarete hakaretle cevap vermeyin.

Asla karşınızdakinin adına konuşmayın, düşünmeyin. Size yanlış gelenler karınıza doğru gelebilir.

Telefonu kim açıyor?

Evet, siz evlilik defteri taşıyor, aynı evde yaşıyorsunuz ama birbirini iyi anlayan ve birlikte uyumlu çalışabilen bir ekip misiniz? Yoksa işler hep bir tarafın üzerine mi kalıyor? Bunu ölçmek ister misiniz? Testi ayrı ayrı yapıp, sonuçlarını tartışabilirsiniz. Sorulara verdiğiniz cevapları not edin, değerlendirme aşağıda!

1. Taşınmanız gerekiyor. Ev bulmak ve evin düzenlenmesi, hazırlanması işleriyle kim uğraşır?

a. Kocam yapar.

b. Karım yapar.

c. İkimiz eşit oranda paylaşırız.

2. Mobilya seçimi ve dekorasyonda hanginiz daha bilgili ve ilgisiniz?

a. Kocam.

b. Karım.

c. İkimiz de.

3. Kim banyoda daha çok kalıyor?

a. Kocam.

b. Karım.

c. İkimizin eşit.

4. Kim daha çok temizlik yapıyor?

a. Kocam.

b. Karım.

c. Ortaklaşa.

5. Televizyon kumanda aletinin kim daha çok elinde bulunduruyor?

a. Kocam.

b. Karım.

c. Böyle bir ayrım yok.

6. Kim daha iyi yemek yapıyor?

a. Kocam.

b. Karım.

c. Sipariş veriyoruz.

7. Eve bir hayvan almaya karar verdiniz. Hangisi?

a. Köpek.

b. Kedi.

c. Diğer.

8. Telefon çaldığında;

a. Kocam açar.

b. Karım açar.

c. Telesekreter devreye girer.

9. Çamaşır yıkama işiyle kim daha çok ilgileniyor?

a. Kocam.

b. Karım.

c. Paylaşırız.

10. Kim daha çok alıcı kim daha çok verici?

a. Kocam verici, ben alıcıyım.

b. Karım verici, ben alıcıyım.

c. İlişkimizde verici ve alıcı yok.

Değerlendirme:

Sorulara eşinizin verdiği cevapları ve kendi cevapları karşılaştırın. Her ikinizin de aynı verdiği cevaplarda ‘‘c’’ şıkkı için kendinize 1 puan, ‘‘a ve b’’ şıkları için iki puan verin. Eğer farklı cevaplar verdiyseniz, siz 0 puan alıyorsunuz.

0-4 puan: Ev işlerinin paylaşımında sizin rolünüz tam olarak belli değil, bu konuda sorununuz var. Eşinizle farklı cevap verdiğiniz soruları sırasıyla belirleyin. Sonra konuşun. Uğraştığınız ‘‘aptal’’ işlerle ilgili hissettiklerinizi anlatın. Daha sonra paylaşabileceğiniz günleri ve işleri belirleyin.

5-8 puan: Zaman zaman sorunların üstesinden birlikte geliyorsunuz. Ancak bazı aksamalar oluyor. Hangi noktalarda aksamalar olduğunu test vasıtasıyla anlayabilirsiniz. Hissettiğiniz problemleri konuşmalısınız.

9-16 puan: İyi bir ekip. Ev işlerinin paylaşımında, anlaşma sağlanmış. Herkesin birbirinin rollerini anladığı bir birliktelik.

17-20 puan: Mükemmel!

Bilimsel tartışmanın önemi
 
İnsanlar Cenâb-ı Hakk’ın kendilerine insan olmaları sıfatıyla ihsan ettiği birtakım ortak özelliklerden farklı olarak her biri ayrı özellikler taşıyan ilginç varlıklardır. Kimisinin ilmî araştırma ve tefekküre, kimisinin resim, edebiyat, mimarî vb. konuları kapsayan san’at etkinliklerine, bazılarının da ticaret ve tarıma yönelik çalışmalara yatkınlık ve yeteneği vardır. Bir anne ve babanın çocukları arasında bile çok farklı eğilim ve yönelişleri görmek bizi şaşırtmamalıdır. Önemli olan yetişme çağındaki çocukların ve gençlerin yetenek ve eğilimlerini erkence belirleyerek onları başarılı olacakları alanlara yönlendirmektir.
Tabîî doğuştan getirilen bazı kabiliyetler kadar doğal ve sosyal çevrenin insanı şekillendiren önemli etkilerini de bu konuda gözardı etmemek gerekir. İnsanın doğduğu ve geliştiği tabîî ortam onu fizik ve beden yapısı bakımından ne kadar etkilerse, bulunduğu âile, akraba, konu komşu ilişkileri ve okul hayatı da onun ruh ve zekâ gelişimine yabana atılmayacak katkılar sağlar.
Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, medenî hayatın refah imkânları hangi boyutlara ulaşırsa ulaşsın, her insan kendi bilgi, uzmanlık veya ilgi alanı dışındaki konularda mutlaka aydınlatılmaya bilgilendirilmeye ihtiyaç duyacaktır. Kısacası maddî konfor ve yaşama kolaylıkları, insanın sözgelimi tartışmalı bilimsel ve sosyal konularda ve özellikle manevî mevzûlarda zihnini meşgûl eden problemlere ilgisiz ve kayıtsız kalmasının psikolojik sıkıntılarına çare ve çözüm olmamaktadır.
İnsanlar, bilmediklerini öğrenmek için bazı şeyleri uzmanlarına sormak ve danışmak ihtiyacında ve zorundadır. Kur’ân-ı Kerîm’de bu gerçek çok açık bir emir sîgasıyla (kipiyle); “Eğer bilmiyorsanız bilenlere sorunuz” (el-Enbiyâ, 7) şeklinde bildirilmiştir. Nitekim tarih boyunca merak ve ihtiyaç sahipleri öğrenmek istedikleri konuların uzmanlarına doğrudan veya dolaylı ulaşmanın yollarını aramıştır. Bu fikrî ve bilimsel alışveriş, bilimsel gelişimin en önemli motivasyon kaynağı olmuştur. Günümüzde bireyleri bilim ve haber kaynaklarına ulaştıran kitle iletişim imkânları çok baş döndürücü bir ilerleme kaydettiğinden eski insanlara göre bugünkü kuşaklar çok daha çeşitli ve zengin bilgilenme imkânlarına sahip olmuşlardır. Gazete, dergi, magazin, radyo, televizyon derken bilgisayar yoluyla birdenbire gündeme giren internet haberleşmesi çok hızlı bir yolla şaşırtıcı sonuçların elde edilmesini sağlamıştır.

İLMİN KIYMETİNİ ALİMLER BİLİR
Vaktiyle ilim ve fikir dünyasındaki çeşitli yeni verilerin alışverişi, bilim ve düşünce adamlarını bir araya getirecek bilimsel toplantı ve kongrelerle sınırlıydı. İslâm dünyasının doğudan batıya büyük ve geniş coğrafyası içinde Hac ve Umre ziyaretleri önemli bir ilmî buluşma alışveriş vesîlesi olmuştur. İlme âşık ve teşne (susamış) bilim adamlarının bazı ilim merkezlerine yaptıkları zahmetli seyahatleri de bu arada kaydetmek gerekir.
Selçuklular ve Osmanlılar döneminde medreseler, ilmî çalışmaların en verimli ve feyizli mekânlarıydı. Şimdiki üniversitelerde öğrenciye yönelik öğretim ve eğitim faaliyetleri yanında yüksek lisans ve doktora çalışmalarını da organize ve tedvîr eden akademik faaliyetler, bilimsel kongre ve yayınlar da bilgi alışverişi konusunda önemli etkinliklerdir.
Çeşitli bilimsel konularda yıllarca araştırma yapmış, göz nûru dökmüş, zihin yormuş bilim adamlarının ilim mahfillerinde yapmaları gereken yüksek seviyedeki bilimsel tartışmaların radyo ve televizyon aracılığıyla kamuya intikali belki bazı yararlar sağlayabilir. Fakat insanların gönüllerini ve
kafalarını karıştıran hattâ bazı konularda onları ciddî panik ve tedirginlik havasına sokan tartışmaların fayda yerine zarar getirdiğini kimse inkâr edemez. Çok faydalı iletişim ve eğitim faaliyetleri gerçekleştiren modern iletişim araçlarının zaman zaman yanlış kullanıma âlet edildiğini gözardı edemeyiz. Deprem konusunda ekranlara taşınan, sadece ihtimallere ve yorumlara yönelik tartışmaların toplumdaki olumsuz etkileri herkesin malûmudur. Hele hiçbir ciddî dayanağı olmayan söylentilerin haber bültenlerine, talk-show vb. programlara taşınması, zaten gergin olan insanları daha da onulmaz korku ve tedirginliklere sürüklemektedir.
Sözünü ettiğimiz bu kabil uygulama ve yayınlar, günlük hayatımızı karartan talihsizliklerdir. Ciddî ve inandırıcı müdahalelerle bu gibi yayınların toplum üzerindeki olumsuz etkileri bir dereceye kadar giderilebilir.
Bir de iman ve vicdan dünyasını yakından ilgilendiren çok önemli dînî ve manevî konuları, hangi maksatla tartışma konusu yapıldığı anlaşılamayan programlarla dinleyici veya seyircilerin önüne koyan bazı yayıncılar var. Bunlar ehliyetsiz ve yetkisiz kimselerin sorumsuz ve gayri ciddî beyan ve
söylemlerine geniş yer ve imkân tanırken konuyu belli ölçüde de olsa aydınlatabilecek yetkili bilim adamlarına asgarî söz hakkını dahî çok görmektedirler.

TARTIŞMALARDA DAİMA SEVİYE GÖZETİLMELİDİR
Bilgi ve görgü alışverişinde çok önemli bir araç olan radyo, televizyon ve bilgisayarın manevî ve ahlâkî sorumluluğun en önemli dayanağı olan âhıret inancını ortadan kaldırmaya yönelik reenkarnasyon senaryolarının propaganda zemini hâline getirilmesi gerçekten üzücüdür.
Bilimsel münakaşa ve münâzaralarda gerçeğe ulaşabilmenin en güvenli yolu, taraflara eşit ve âdil savunma ve beyan hakkı vermek, objektif değerlendirme ortamını hiçbir zaman bozmamaktır.
Bilimsel konular -hele insanların itikadî ve vicdanî hayatını da yakından ilgilendiriyorsa- safsata ve demagojiye kurban edilmemelidir. Yüce Allah’ın sevgili ve seçkin kulları Peygamberler (aleyhimüsselâm) fikrî ve ilmî tartışmalarda hasımlarının mugâlata ve aldatmacaya dayalı savunma stratejilerini demagojiye imkân tanımayan sağlam ve kişilikli bir tartışma yöntemiyle konuyu sonuca ulaştırmanın çok mükemmel örneklerini vermişlerdir. Kur’ân-ı Kerîm’de ve Hadîs-i Şerîfler’de bunun çeşitli misallerini bulabiliriz.
Ne mutlu ilmî, ahlâkî ve vicdanî sorumluluk içinde insanımızın her türlü bilimsel ve manevî konuda bilgilendirilip olgunlaşmasına hizmet edenlere!

Psiko Test: Evliliğe tamam mı, devam mı?
Kendinizinkini test etmek için, sorulara evet' ya da 'hayır' diye yanıt verin...

 

1-Eşinizle tartıştığınızı hemen unutur, onunla barışmak için bahane yaratır mısınız?


2-Eşinizle tartışırken sinirlenip onun yanından ayrılır mısınız?


3-Eşinizin canını sıkmak istemediğiniz için onun her düşüncesini onaylamış gibi görünür müsünüz?


4-Eşinizin bazı davranışlarını doğru bulmadığınız zaman bunu ona açıklamanız gerektiğine inanır mısınız?


5-Eşinizin ev işlerinde size hiç yardımcı olmamasını farketmiyor gibi mi davranıyorsunz?


6-Siz hiç bir imada bulunmadan, eşinizin sizi nasıl mutlu edeceğini bilmesi mi gerekir?


7-Eşiniz hoşlanmadığı için bazı arkadaşlarınızla ilişkinizi kesmek zorunda kaldınız mı?


8-Eşinizinn genellikle çok hoş bir erkek olduğuna inandığınız için onun size ters gelen bazı alışkanlıklarını hoşgörüyle karşılıyor musunuz?


9-Eşinize açıklamaktan kaçındığınız bazı sırlarınız var mı?


10-Para konularından sözetmeyi sevimsiz ve gereksiz mi buluyorsunuz?

 

DEĞERLENDİRME

 

7-5 evet cevabı


Evliliğinizde bazı sorunlar var. Bunları zaman kaybetmeden gidermeye çalışmalısınız. Siz belki farkında değilsiniz ama sorunlar yüzünden strese giriyorsunuz. Eşinizin iyi yanları kötü yanlarından ağır bastığı için fedakarlık yapıyorsunuz. Fakat bir süre sonra dayanma gücünüzü yitirebilirsiniz. Eşinizle sorunları tartışıp bir sonuca varmalısınız. İkinizi de memnun edecek bir sonuca ulaşmanız evliliğinizi kurtarır.


4-2 evet cevabı


İyi bir ilişkinin temellerini kurmuşsunuz. Zaman zaman fırtınalı da olsa, evliliğiniz iyi bir yolda. Eşinize karşı dürüst davranıyorsunuz, duygularınızı, isteklerinizi gizlemeye çalışmıyorsunuz. Evlilikte eşlerin farklı düşünüp farklı davranmaları çok sakıncalıdır. Kadın erkek beraberliği dürüstlük ve açıksözlülük ilkeleri sayesinde devamlı olur. Eşinizin de ihtiyaçlarını dikkate almanız, güzel bir davranış.

Eşinize kötü sıfatlar takmayın
 
 Her evlilikte tartışmanın olması normaldir. Eğer tartışmalarınızda mesele bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek olursa evliliğinizin sarsılması söz konusu olmaz.

Dr. Bahadır Bakım, tartışmalarda eşlerin birbirlerine yapıcı eleştirilerde bulunması gerektiğini söylüyor. Eşler aralarındaki saygı ve sevgi kaybedildikçe en ufak meseleler büyük tartışmalara sebep olmakta, rastgele sarfedilen kelimeler, sıfatlar ve benzetmeler evliliklerde geri dönülmez tahribatlara yol açmaktadır.

Bahadır Bakım, eşlere, karşısındakinin bir erkek veya kadın olduğunu düşünmesini öneriyor. Çünkü erkeklerin veya kadınların bazı şeyleri düşünmede, incelik göstermede farklı yanları var. Eşler birbirlerine süre tanımalıdır. Zamanla beğenilerini, neyi sevip neyi sevmediklerini öğrenecekleri, eşlerine nasıl davranması gerektiğini bilecekleri için tartışmaya mahal verecek davranışlarda bulunmayacaklardır.

Bahadır Bakım, eşlerin tartışırken karşısındakinin çocuğunuzun annesi ya da babası olduğunu unutmaması gerektiğini ifade ediyor. Diğer yandan çocuklar anne ve babalarını dikkatle gözlemledikleri için en ufak tartışma bile çocukların zihninde büyük bir etki bırakabileceğine dikkat edilmesi gerekiyor.


Tartışmada bunlara dikkat edin

Tartışma sırasında bağırıp, öfkeye kapılmayın.

Eşinize hakaret edip kötü sözler söylemeyin.

Eşinize kötü sıfatlar takarak hitap etmeyin.

Geçmişte yaşanmış şeyleri yeniden gündeme getirmeyin.

Tartışmanın münazara olmadığını mutlaka bilmelisiniz.

Tartışmayı dondurun, sakinleştiğiniz zamana erteleyin.

Tartışmanıza anne–baba, kayınvalide gibi kişileri karıştırmayın.

Evlilikte tartışmalar hakkinda aciklamalar Evlilikte tartışmalar konusunda bilgiler.

Anahtar Kelimeler:Evlilikte tartışmalar , evlilikte tartışma ,Evlilikte tartışma nedenleri ,evlilik tartışmaları

 

 

Evlilik sorunları Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 13
Hamilelikte karın çatlakları
Okunma: 12
Bacak ağrısı Bacak ağrıları
Okunma: 11
Selülit kremleri
Okunma: 9
ilk gece korkusunu nasıl yenebilirim
Okunma: 5
Çeyiz Listesi
Okunma: 4
Cinsiyet belirleme yöntemleri
Okunma: 4
Kil maskesi
Okunma: 3
Stres Topu
Okunma: 3
Safra kesesi taşlarının bitkisel tedavisi
Okunma: 3
Gözaltı torbaları neden oluşur
Resim
İşyerinde cinsel taciz
İşyerinde cinsel taciz

 |   |   |   |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!