|
Dinimizde Yabancı ile evlilik
2010-05-25 20:39:41 Kadinlaricin.net sitesinde Dinimizde Yabancı ile evlilik baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Dinimizde Yabancı ile evlilik ile ilgili yazi bulunmaktadir.
|
 |
|
|
| |

BİR manken hanımın Yunanlı bir sanatçıyla evlenerek din değiştirmesi, medyada ve kamuoyunda olay haline geldi. Biz de bu konuda pek çok mektup ve faks aldık.
Sorulan sorularda Müslüman olan bir hanımın, Hıristiyan bir erkekle evlenmesine dinimizin cevaz verip vermediği, böyle bir evliliğin dini açıdan bir müeyyidesinin olup olmadığı soruluyor.
Konuyu iki başlık altında incelemek mümkündür:
1. Müşrikler (Allah’a ortak koşanlar) ile evlilik, 2. Ehli kitap (Yahudi ve Hıristiyanlar) ile evlilik. Kadın olsun erkek olsun, müşriklerle evlilik Kuran’da yasaklanmıştır. Bakara Suresi 221. ayette, ‘Müşrik kadın ve erkeklerle iman etmedikleri müddetçe nikáhlanmayın’ denilmektedir.
* * *
Kitap ehline gelince: Kuran, kitap ehli olan kadınlarla evlenmeyi helal saymıştır. Maide Suresi 5. ayette, ‘Bugün size temiz olanlar helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yemeği size helal, sizin yemeğiniz de onlara helaldir. İnanan hür ve iffetli kadınlar ve sizden önce kitap verilenlerin hür ve iffetli kadınları size helaldir’ hükmü yer almaktadır. Ayetten de anlaşılacağı üzere, Müslüman bir kişi, Yahudi veya Hıristiyan bir hanımla herkesin dini kendinde kalmak üzere evlenebilir. Erkek, Müslüman olmayan kadına dinini değiştirmesi için baskı uygulayamaz, dini vecibelerini yerine getirmesine engel olamaz. Çünkü dinimiz, din ve vicdan özgürlüğüne kámil manada önem veren bir dindir.
Müslüman kadınların durumu ise şöyledir:
Müslüman bir kadının káfirlerle evlenmeleri yasaklanmıştır. Müntehine Suresi 10. ayette şöyle denilir: ‘Ey inananlar, inanmış kadınlar hicret ederek size gelirlerse onları deneyin, hicretlerinin sebebini inceleyin. Allah onların imanlarını çok iyi bilir. Onların mümin kadınlar olduklarını öğrenirseniz káfirlere geri çevirmeyin. Bu kadınlar o inkárcılara helal değildir, onlar da bunlara helal olmazlar.’
Müslüman kadınların Hıristiyan veya Yahudi erkekleriyle evlenmeleri hususunda Kuran’da bir açıklık yoktur. Müçtehitlerin büyük çoğunluğu ise Yahudilerin Üzeyir’e, Hıristiyanların da Mesih’e (Hz. İsa) Allah’ın oğlu dedikleri için bunları müşrik kavramı içine sokmuşlar. Bu nedenle Müslüman hanımların bunlarla evlenmelerini caiz görmemişlerdir. Müçtehitleri bu fikre götüren sebep, Müslüman kadının gayrimüslim toplum içerisinde dinini koruyamayacağı, ibadetlerini yerine getiremeyeceği endişesindendir.
Din değiştirene dini terminolojide mürted denilir. Bununla ilgili Kuran’ın açık hükmü şudur: ‘Sizden kim dininden döner ve küfür içinde ölürse böylelerinin bütün amelleri dünyada da ahirette de boşa gider. Onlar cehennem ehlidir ve orada sürekli kalacaklardır.’ Ayetten de anlaşılacağı üzere, dinden dönenlerin cezası ahirette verilecektir. İnsanların istediği dini seçme, hatta inanmama özgürlüğü vardır.
Kuran, insana inanıp inanmama özgürlüğünü de tanımıştır. Çünkü Kuran, bu özgürlüğe sahip bulunmayanların eylemlerini makbul saymamaktadır. Kişi, hür iradesiyle dinini seçmelidir. Çünkü inanmak vicdan işidir, vicdanlara müdahale edilmez. Hz. Peygamber’e isnad edilen ‘Mürtede hayat hakkı tanınmaz’ hadisi ise dini değil daha çok o günkü siyasi ortamla ilgilidir. Örneğin, savaşta din değiştiren kişi ‘ihanet-i vataniye’ veya ‘casusluk’ gibi davranışlar içine gireceğinden yaşama hakkı elinden alınır.
Bu olay, acı bir gerçeği de ortaya çıkarmıştır. O da, fikri bir ceht ve gayretin ürünü olmayan, yani bir ata mirası gibi algılanan körü körüne bir inanç, her zaman yabancı din ve inançların tesiri altında kalmaya mahkûmdur. Bu gibi insanlar için din değiştirip değiştirmemenin bir önemi de yoktur.
Kişi iki halde de dini kimlikten mahrum olduğu için, hangi dinin kimliğini taşıyıp taşımaması hususu kendisi için ‘aksesuvar’ olmaktan öte bir anlam taşımaz.
Türk-Alman evlilikleri artıyor AB’de yaşayan Türk göçmenleri üzerine araştırmalarını sürdüren Türkiye Araştırmalar Merkezi’nin Direktörü Prof. Dr. Faruk Şen, Türk ve Alman uyruklular arasında yapılan evliliklerin artmakta olduğunu belirterek, 2001 yılı Nisan ayı sonunda Türk-Alman evliliklerin sayısının 90 bine ulaştığını kaydetti. Türkiye’den Almanya’ya gerçekleşen ilk işçi göçünün ardından geçen 41 yıl süresince Türk ve Alman evliliklerinin sayısı da önemli miktarda artmış bulunuyor. Prof. Dr. Şen açıklamasında 2001 Nisan sonu itibariyle 30 bin Türk vatandaşı kadının bir Alman uyruklu erkekle evli olduğunu belirterek, Alman uyruklu bir kadınla evli olan Türk vatandaşı erkeklerin sayısının ise 60 bini bulduğunu belirtti. Bu evliliklerden doğan çocuk sayısı ise 111 bin.
Evlenmeleri için konsolosluk açılması lâzım! Kocaeli’nin Gebze ilçesinden trajikomik bir bürokrasi hikayesi... Özel bir ambulans şirketinin ortağı olan Selim Durmaz (43), 9 yıl önce tanıştığı ve çocuk sahibi olduğu Guatemalalı Lopez’le Türkiye’de Guatemala Konsolosluğu olmadığı gerekçesiyle resmen evlenemiyor. Amerika’da tanışan Durmaz ile Adits Priscila Romero Lopez (46) çifti, geçen yıl İstanbul’a yerleşmiş ve evlilik işlemleri için Kağıthane Belediyesi’ne başvurmuş. Ancak asıl sıkıntı bundan sonra başlamış. Talihsiz iş adamı yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Belediye, yabancı uyruklu kadınlardan bekar olduğuna dair yazı istendiğini belirtti. Bunun üzerine Lopez’in ülkesindeki yakınlarını devreye sokarak Guatemala Dışişleri Bakanlığı ve daha önce oturduğu yerin belediyesinden gerekli yazıyı temin ettik. İspanyolca belgeyi noterden tasdik ettirdik ve bu belgeyle belediye tekrar gittik. Yetkililer, evrakı konsolosluktan onaylatmamız gerektiğini söylediler. Guatemala ülkesinin Türkiye’de konsolosluğu olmadığı için de işlemleri gerçekleştiremediler. Meseleyi çözmek amacıyla Dışişleri Bakanlığı’na başvurduk.
Bürokrasi, bürokrasi... Mısır’daki Guatemala Konsolosluğu bölgedeki ülkelerin işlemlerine bakıyormuş. Belgeleri kendilerine gönderdik ve onayladılar. Bu arada, Türkiye’deki Mısır Konsolosluğu’nu da aradık. Bize ‘Evrakın elden getirilmesi gerekiyor’ dediler. Mısır’daki Guatemala Konsolosluğu, evrakı onlara teslim etti. Mısır’daki Türkiye Konsolosluğu ise, bu evrakı bizim elden götürmemiz gerektiğini bildirdi. Evrakı Mısır’a götürmek zorundayım. Bir evlilik işlemi bu kadar mı zor olur?.. Şimdi, bir sürü para harcayarak Mısır’a gideceğim. Ama meselenin çözülmemesinden korkuyorum. Çünkü evrak 6 ay süreli ve bütün bu evrakı en baştan temin etmemiz gerekebilir.” Dinimizde Yabancı ile evlilik hakkinda aciklamalar Dinimizde Yabancı ile evlilik konusunda bilgiler.
Anahtar Kelimeler:Dinimizde Yabancı ile evlilik,Yabancı ile evlilik, Yabancılarla yapılan evlilikler, Dinimizde evlilikte ırk ayrımı var mıdır?
|
|