|
Cinsel sorunlar ve Terapileri
Kadinlaricin.net sitesinde Cinsel sorunlar ve Terapileri baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Cinsel sorunlar ve Terapileri ile ilgili yazi bulunmaktadir.
Yaralanan ilişkiler, psikolojik terapilerle kurtarılmaya çalışılıyor
Bir erkeğin evli olduğu kadınla cinsel sorunlarının ortaya çıkması ancak sevgilisiyle herşeyin yolunda gitmesi, tıbben mümkün değil. Eğer cinsel sorun varsa, her kadınla vardır. Yoksa hiçbir kadınla yoktur. Eşle ortaya çıkan cinsel sorun, ilişkinin sorgulanması gerektiğinin işareti. Terapilere kadın, erkek, eğer varsa sevgili birlikte davet ediliyor. İnsanların seçimleri, kararları, hayata bakışları ve yaşamak istedikleri üzerine terapiye devam ediliyor. İlişkilerin ne kadar zedelendiği araştırılıyor. Eğer iki insanın arasında görünen veya görünmeyen öfkeler çoğalıyorsa, hele dile getiriliyorsa, ilişkilerin toparlanması zorlaşıyor. Tıpkı cinsellikle ilgili problemler gibi, çocuk var diye sürdürülen birliktelikler de sadece asıl sorunu, yani ilişkideki kopmaları gölgeliyor, meseleyi saptırıyor. Kadınlar ise meseleyi kıskançlıkla örtüyorlar. Üstelik ya kesinlikle aldatıldıklarına ya da asla aldatılmayacaklarına inanıyorlar.
36 yaşında, kolej mezunu, sanayici, sosyetede tanınmış bir erkek, üç yıllık evli. Karısı 21 yaşında, ev kadını ve kolej mezunu. Adamın kadınla evlenme gerekçesi, güzel olması ve daha önce başka bir erkekle yatmamış olması. Ereksiyon sorunu var ve karısıyla cinsel anlamda ilişkisi hiç yok. Organik bir sorun tespit edilemediği için Androloji Hastanesi'nde psikolog Meliha Karayay bu çiftle ilgilenmeye başlamış. Çünkü bu durumda görev, Karayay'a düşüyor. Erkek başvuruda bulunduğu için önce onunla görşülmüş, daha sonra kadınla. Kadınlar nadiren cinsel sorunları nedeniyle geliyor. Beraber oldukları erkekler için gelmeleri gerektiğinde çoğunlukla istekli bir şekilde psikoloğun karşısına oturuyorlar. Ancak ilişkinin temelinde sorun olduğunu kabullenenlerin sayısı az. ‘‘Kocanın derdi'' olarak görenler fazla.
Fakat kadınlar görüşmeye alındığı anda sorunun cinsellikle ilgili değil, duygusal ve ilişkiye ait olduğu anlaşılıyor. Karayay, ‘‘Aslında ilişki bozulmuş oluyor. Çünkü ancak ilişkinin doğası bozulduğunda, cinsellikte sorunlar ortaya çıkıyor. Evlilerin evlilik ilişkilerinin zedelendiğini, iletişimin kesildiğini, duygusal odakların da ortadan kalktığını tespit ediyoruz. Terapilere kadının gözüyle bakmaya çalışıyoruz. Çünkü tıp kitapları dahil olmak üzere tedavi yöntemlerinin önemli bölümü erkeğin tarafından yaklaşıyor'' diyor.
İKİNCİ KADIN KORKUSU
Terapilere katılan özellikle evli kadınların, gerçekten o erkekle beraber olmak isteyip istemediği belirsiz. Çünkü burada işin içine kadının kişilik yapısı, adama olan öfkesi hatta intikam isteği, toplumdaki statüsü gibi klasik değerlerle yaklaşması ve bu sebeple çocuklarını bahane etmesi giriyor. Bu durumda kadının hayata bakışı ve seçimleri üzerine konuşmalar yapılıyor. Amaç, ne istediğini ve yaşadıklarına ne tür anlamlar yüklediğini kendisinin görmesini sağlamak. Aksi halde kadın kendine hayatı zehir ediyor üstelik adama aşık olmadığı halde.
Bunu en iyi anlatan gösterge, ikinci kadın korkusu. Kadının kesinlikle aldatıldığını düşünmesi ya da kesinlikle aldatılmayacağına inanması, ilişkideki sorunu haber veriyor. Daha fecisi, eğer bir ilişkide öfke başlamışsa, düzelmesi giderek zorlaşıyor. Ve kadın erkek arasındaki uçurum giderek büyüyor. Bir ilişki asla kendi kendine düzelmiyor. Terapiler ise sadece bu durumun farkedilmesini sağlıyor. Psikolog Karayay, özellikle evli olanlara sadece ayna tutabildiklerini ısrarla belirtiyor. Eğer birlikteliklerin ilk yıllarında bu sorunların çözümü için uğraşılırsa, başarı şansı yüksek. Yıllar geçtikçe sorun kronikleşiyor ve kendiliğinden de düzelme sağlanamadığı için her iki taraf için de kötü bir biçimde bitiyor. Elbette evliliği bir anlaşma ve şirket olarak görenler, duygusal yaşamını sorgulamayanlar da var ancak onlar hayata bu pencereden bakmayı baştan kabul ediyorlar ve herhangi bir sorun yaşamıyorlar. Ancak kadın da, erkek de kendini ve hayatını sorgulamaya başladığı anda, ok yaydan çıkıyor, hayat muhasebesi başlıyor.
EV ÖDEVLERİ VAR
Bir de hiç ilişkiye giremeyenler var. Yani evliliği boyunca cinsel yaşamını yok sayanlar. Çevredeki insanlar çocuk istediği için doktora başvurmak zorunda kalıyorlar. Psikolog Karayay'ın verdiği bilgilere göre, bu insanların sayısı hayli fazla. Eğer iletişim çok güçlüyse, iki insan birbirini çok seviyorsa, cinsel ilişkiye girmeleri için terapiye alınıyorlar, bu tedavi genellikle başarılı. Ancak aradaki iletişimin çok kuvvetli ve yaralanmamış olması şart. Karayay, şu sıralar iki çiftin hamile olduğunu söyledi. Aksi halde bu kişiler tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olacaklar yine aseksüel olarak yaşayacaklardı.
Cinsel ilişki sorunları
Psikolog Meliha Karayay, Androloji Merkezi'ne başvuran insanların sorunlarını gruplayarak anlattı: ‘‘Cinsel ilişki, ilgi, istek, doyum ve rahatlama olarak dört aşamadan oluşmaktadır. Bu aşamalardan bir veya birkaçında görülen aksama cinsel işlev bozukluklarına yol açmaktadır.''
Kadın; cinsel isteğin azalması, cinsel uyarılmanın azalması, orgazmın gecikmesi veya yokluğu ya da vaginismus nedeniyle başvuruyor.
Erkek; cinsel isteğin azalması veya yokluğu, ereksiyon bozukluğu, erken boşalma, geç boşalma, boşalmanın olmaması, ağrılı boşalma şikayetleriyle doktora geliyor.
Cinsel sorunlarla ilgili psikolojik faktörler; partnerler arasında uyum, kişilik sorunu, evlenme, çocuk doğumu, partnerin cinsel sorununun olması, yaşlanma, travmatik cinsel yaşantı, iş sorunları, yalnızlık, başarısızlık korkusu.
Cinsel sorunların devamına neden olan etkenler; özellikle ereksiyon kaybıyla ilgili başarısızlık korkusu, partnerin tepkileri, iletişim eksikliği, suçluluk hissi ve insanların artık birbirlerini cinsel anlamda istememeleri.
Cinsel davranışçı tedavinin amacı; cinsel bilgi eksikliğinin giderilmesi, partnerler arasındaki ilişkinin zenginleştirilmesi, sorunun ortaya çıkmasında rol oynayan hatalı davranışların fark edilmesi. Terapi süresince kişinin durumu değerlendiriliyor, formüller geliştiriliyor, ev ödevleri, danışmanlık ve eğitim hizmeti veriliyor, tedavi sona erse bile, psikolog izlemeye devam ediyor.
Tedaviye erken başlanmalı
En fazla başvuru, ereksiyon bozuklukları nedeniyle yapılıyor. Erektil fonksiyon bozukluğunun anlamı, erkeğin tatmin olabilecek biçimde cinsel teması sürüdürüp, sonlandırmaya yeterli erkesiyonu sağlayamaması ve bu durumun en az altı ay devam etmesi.
Eğer sorunun hafif olduğu dönemlerde tedaviye başlanırsa, çok kısa sürede netice alınabiliyor. Çoğunlukla sebep, psikolojik. En yaygın neden, endişe hali. Partnerle aradaki gerginlik ve ilişkinin niteliğine dayalı problemler, erektil fonksiyon bozukluklarına neden olabiliyor. Ayrıca en önemli korkulardan biri de, cinsel performansın, partnerin beklentilerini karşılamada yetersiz kalacağı endişesi.
Cinsel fonksiyon bozukluklarının neden olabileceği durumların başında, boşanma veya partnerden ayrılma geliyor. Tespit edilen bulgulardan biri de, cinsel sorunları olan çiftler özellikle uzun yıllar evlilerse, tartışmayı bırakıyorlar ve cinselliği yok sayıyorlar. Tahammül dönemi bittikten sonra yeni bir partnerle birlikte olmayı istiyorlar ve tedavide şanslarını deniyorlar. Eğer kişi yalnızsa, cinsel sorunların o insanı olumsuz etkileme düzeyi daha yükseliyor. Yetersizlik duygusu gelişiyor. Ayrıca kişi hiç farketmeden depresyon geçirebiliyor.
Yakın zamana kadar ereksiyon sorunlarının çoğunluğunun psikolojik kökenli olduğu sanılıyordu. Oysa sadece yüzde 20'si psikolojik faktörlere dayanıyor. Yüzde kırkı ise organik nedenlere bağlı. Organik faktörler de damarsal, hormonal, sinirsel olarak gruplanıyor. Eğer sorun organik sebeplere dayanıyorsa, ilaç tedavisi, self enjeksiyon, vakum aleti veya cerrahi girişimlerden yararlanılıyor. Organik ve psikolojik nedenlerin birlikte olduğu vaka oranı ise yüzde kırk.
Cinsel sorunlarını çözme sırası kadınlarda İrem Hattat 34 yaşında. Aslında lisans eğitimi ve doktorası işletme üzerine. Ancak Türkiye’de androlojinin kurucularından ve Aile Sorunları Araştırma Derneği-ESDA Türkiye başkanı babası Prof. Dr. Halim Hattat ile birlikte çalışmaya başlayınca bambaşka bir alana yöneldi. Genel sekreterliğini de yürüttüğü dernek için yaptığı ‘Türk Kadınlarının Cinsel Fonksiyon Sorunları ve Tedavisinde Rol Oynayan Sosyo-Kültürel Etkenler’ başlıklı araştırması Avrupa’da birincilik ödülü aldı.
4-5 Aralık’ta Kopenhag’da düzenlenen Avrupa Cinsel Fonksiyon Kongresi’ne sunduğu 981 kadınla yaptığı araştırmayla yaklaşık 100 sunumu geride bıraktı. Cinselliğin bir hak olduğunu savunan Hattat, yıllarca sorunlarına çözüm aramayan kadınlara kızıyor. Hattat erkeklerin cinsel fonksiyon sorunlarının büyük oranda tedavisinin geliştiğini, sıranın kadınlarda olduğunu vurguluyor.
Neden araştırmanızda kadınların cinsel sorunları üzerinde yoğunlaştınız?
- Son 20 yıldır erkeklerin cinsel fonksiyon sorunları özellikle de sertleşme sorunları üzerinde duruldu. Nitekim geliştirilen ilaçlarla tedavi kolaylaştı. Fakat kadın cinselliği hakkında dünyada fazla bir çalışma yok. Halbuki cinsellik aslında iki kişiyle yapılıyor. Sadece erkeklerin sorunlarının ele alınması ve tedavisi yetmiyor. Dolayısıyla ilgi kadınlara da yönelmeye başladı.
Kadın cinselliğinin erkekten farkı ne?
- Cinsellik kadınlarda çok daha komplike bir durum. Kapalı bir kutu gibi. Kadınların cinselliği araştırılırken, önce yapıları erkekler gibi sanıldı. Fakat kadınlardaki sorunlar organik ve psikolojik faktörlerin çok değişik bir kombinasyonu. Erkeklerde organik sorunlar daha net ortaya konabiliyor. Kadınları etkileyen faktörler çok fazla. İlk ilişki yaşı, doğum sonrası stresler, menopoz öncesi, sonrası cinselliğe bakış, toplumsal baskılar, cinselliği açıkça ifade edemesi, ifade ettiğinde de basit kadın denmesinden çekinmesi ve daha başka faktörler... Hiçbir zaman cinselliklerini tam ve rahat ifade edemiyorlar. Çalışmamızın asıl hedefi kadınları bu konuda konuşmaya, en azından doktora gitmeye yönlendirmek.
Kadınlar üzerindeki bu tip araştırmaların pratikte ne yararı olacaktır?
- Erkeklerin sorunları araştırmalarla saptandıktan sonra ilaç firmaları tedaviler geliştirdi. Dolasıyla kadınlara yönelik bu ve benzeri araştırmalar şu anki resmi gösterecek. İlaç ve diğer tedavi seçenekleri de peşinden gelecektir.
10 KADINDAN 7’Sİ ORGAZM OLMUYOR
Araştırmanız Türk kadınları hakkında fikir veriyor mu?
- Evet. Yaklaşık bin kadınla, internet üzerinden yapılan bir araştırma bu. İnternet üzerinden olmasının doğruluk payını yükselttiğini düşünüyoruz. Çünkü birebir görüşmelerde cinsellikle ilgili sorulara yanıtlar şaşırtıcı olabiliyor. 3 metropolü (İstanbul, Ankara, İzmir) diğer şehirlerden ayırdık. Araştırmadan ilginç ve önemli sonuçlar çıktı. Kadınlarda cinsel fonksiyon 4 fazdan oluşur. Bunlar istek, uyarılma, orgazm ve rahatlama fazları. Çalışmamızda uyarılma ve orgazm fazlarını inceledik. Çünkü kadınların orgazma ulaşması için doğru dürüst istek duymaları ve uyarılmaları gerekiyor. İkinci fazda yani uyarılmada sorun varsa, kayganlık olmuyor ve ilişkide acı duyuluyor. Çarpıcı bir sonuçla karşılaştık: 10 kadından 7’si orgazm olmuyor. Bu korkunç yüksek bir rakam. 10 kadından 5’inde de ıslanmama ve acı duyma soruları var. Üstelik bunlar öyle menopoz öncesi, sonrası kadınlar değil. Yaş ortalamaları 31.
Evli kadınlarla, bekarlar arasında cinsellikle ilgili fark saptanız mı?
- Saptadık. Evli kadınlar cinsel sorunlarını eşlerine daha kolay açabiliyorlar. Orgazm yaşama oranı evlilerde daha yüksek. Evlilerde bu oran yüzde 35 iken, bekarlarda sadece yüzde 7. Yine evlilerin sadece yüzde 3.5’u ilişkilerinde sürekli acı yaşıyorken bekarlarda sıklık yüzde 33. Evlilerde doğum sonrası cinsel ilişki yaşayanlar olduğunu unutmamak lazım. Metropolde yaşayan kadınların yüzde 46’sı, diğer şehirlerdekilerin ise yüzde 34.7’si doğumdan sonra cinsel sorun yaşamaya başlamış.
METROPOL KADINLARININ CİNSEL HAYATI KÖTÜ
Metropol kadınıyla, diğer şehirlerde yaşayanların cinsel sorunlar açısından farkı nedir?
- Araştırmaya başlarken metropollerde yaşayanların sorunlarının daha az olacağını ve daha fazla konuşabileceklerini, tedaviye daha kolay gidebileceklerini tahmin etmiştim. Sonuç beklediğim gibi olmadı. Metropolde yaşayanlar cinsel fonksiyonlar açısından daha fazla sorunla karşı karşıya kalıyorlar. Doğum sonrası sorunları da sık yaşıyorlar (yüzde 46). Cinsel sorunlarını daha az konuşuyorlar. Metropol kadınlarının yüzde 18’i partnerleriyle cinsel sorunları rahat konuşurken bu oran diğer şehirlerde yüzde 23’e çıkıyor. Büyük şehirlerin getirdiği stres ilişkileri son derece etkiliyor.
Kadınlar cinsel sorunları konusunda yardım alıyorlar mı?
- Araştırmamıza göre yüzde 78’i konuşmaktan utanıyor ve yardım almıyor. Sadece yüzde 6’sı doktora gidiyor. Yüzde 16’sı ise arkadaşlarıyla paylaşıyor. Yardım istemiyorlar çünkü doktorla bile konuşmaktan çekiniyorlar (yüzde 43). Sorunlarının gerçekten tedavi edilebileceğine inanmamaları (yüzde 32) da bir diğer caydırıcı neden. Orgazm olmuyorlar ama nasıl olsa tedavi olmaz boşuna zaman kaybetmeyim diye düşünüyorlar. Bir grup kadın da (yüzde 8) hangi uzmana başvurması gerektiği konusunda kararsız. Tedavi maliyetini yüksek bulan bir grubu da gözden kaçırmamak lazım.
Cinsel sorunları bulunanlar nereye başvurmalı gerçekten?
- Cinsel fonksiyon sorunlarının multidisipliner ele alındığı bir merkeze. Kadın doğum, ürolog ve psikiyatrist ile psikoloğun birarada çalıştığı merkezler uygun.
İlk cinsel ilişki yaşı sonraki deneyimler açısından önemli görülüyor mu?
- Kesinlikle. Ama ilk cinsel ilişki için ideal yaş gibi bir kavram yok. İlk ilişkilerini küçük yaşlarda, henüz hazır olmadan yaşayan kadınlarda ileri yıllarda daha sık cinsel sorun gözleniyor. Bu ilişkilerde bir faktör de genç yaşta hatta ergenlik çağında ailelerin kararıyla evlenen kızların çok fazla cinsel bilgisi olmadan evliliğe adım atmaları. Sonuçta cinsel birlikteliklerinde sorun yaşıyorlar.
Avrupa’da araştırma nasıl karşılandı?
- Daha önce sunduğumuz bir başka araştırmamızda kadınların bize en sık ilk gece korkusu, vajinismus sorduğunu anlattığımızda çok şaşırmışlardı. Onlarda böyle sorunlar çok ender oluyor. Aslında örneğin stresin cinsel yaşam üzerindeki olumsuz etkisini çoktan görmüşler. Fakat 3 yılda telefon hattımıza 70 bin arama yapılması onları hálá çok şaşırtıyor. İnternette 12 bin kişilik veri tabanımız var. Bu rakamı da çok yüksek buluyorlar.
Peki hemcinsleriniz, arkadaşlarınız size danışıyor mu hiç?
- Hayır. En büyük sorun konuşamamak. Kendi arkadaş grubum bile konuşmaz. Konuyla ilgili bir yerlerde yazı çıkarsa ‘İrem bunu duydum, benim değil ama bir arkadaşımın sorunu var. Bu konuda ne yapabiliriz?’ diyorlar. Orgazm sorunu için benim çevremden bile kimse uzmana gelmedi.
Cinsel ilişki kurmadan yaşayan çok sayıda kadın var...
- Kadınlar cinsel ilişki kurmadan yıllarca idare ediyor. Tedavi edilebileceğini bilmiyorlar. ‘Böyle yaşayacağım’ diye kabulleniyorlar. Sonra da eşlerini ‘Acaba ne yapıyor’ diye yakından takip ediyorlar. Ben kabullenmelerine kızıyorum.
Partneriyle konuşabilen daha az sorun yaşıyor
Kadınların yüzde 9’u vajinal, yüzde 21’i vajinal ve klitoral, yüzde 68’i sadece klitoral orgazm yaşıyor.
Yüzde 7’si daima, yüzde 28’i bazen cinsel ilişkide acı yaşıyor.
Yüzde 14’ü sürekli, yüzde 39’u bazen ıslanma sorunu yaşıyor. Toplam yüzde 53’ü buluyor.
Yaş ilerledikçe hem acı hem de ıslanma-uyarılma sorunu artıyor. Partneriyle konuşabilenler daha az sorun yaşıyor. Sürekli ilişkide acı duyan kadınların yüzde 90’ı partnerleriyle sorunu konuşmuyor. Çiftlerin 15 cinsel sorunu
Türkiye'de her 10 kişiden 6'sı, cinsel tatminsizlik ve seks sorunu yaşıyor. Bu durum, kadınlar için de erkekler için de değişmiyor. Ülkemizde evlilerin yüzde 75'i, cinsel açıdan tatmin olamıyor. Bu da giderek seks bunalımına dönüşüyor.
Uzmanlar, evli çiftlerde, seks bunalımını doğuran çeşitli nedenlerin başında, cinsel tatminsizliğin geldiği görüşünde birleşiyorlar. Evlilikte yaşanan cinsel sorunlar, çiftleri kolaylıkla, mutsuzluğun, ayrılığın eşiğine götürebiliyor. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Psikiyatri Doçenti Dr. Emin Ceylan, evli çiftlerin cinsel sorunlarını şu başlıklar altında topluyor:
Evlilikteki cinsel sorunların çok küçük bir kesimi, yapısal ya da hormonal bozukluktan ileri geliyor.
Erkeklerdeki cinsel güçsüzlük korkusu ve sorunu, erkekliği kanıtlayamamak kaygısı, kadınlardaki çekinme, tatminsizlik gibi sorunların yüzde 95'i psikolojik kökene dayanıyor.
Cinsel güçsüzlük, büyük ölçüde psikolojik nedenlerden kaynaklanıyor. Cinsellikle ilgili katı kurallar, uyumsuz evlilik, kendini değersiz görme, eşcinsellik, aşırı alkol, erken boşalma gibi nedenler güçsüzlüğü yaratıyor.
Yasaklar, dinsel baskılar, korkular, inançlar, yanlış cinsel tavsiyeler, yetersiz ve az cinsel bilgiler, cinsel uyumsuzluğa yol açıyor.
Cinsel ilişkide gerçek bir tatmine ulaşamayan kadının davranışı, cinsel soğukluğu, erkeğin cinsel fonksiyonlarını bozuyor .
Kaynağında psikolojik baskılar, korkular bulunan erken boşalma, çiftler arasında cinsel uyumsuzluk ve tatminsizlik yaratıyor.
Uyumsuz evlilikler, cinsel uyumsuzluklara yol açıyor. Cinsel uyumsuzluk şikayetiyle mahkemelere buşvuran çiftlerin sayısı artıyor.
Eşcinsel erkeklerin yaptığı evliliklerde uyumsuzluk yaşanıyor.
Kadının cinselliğinin bilincinde olamaması, cinsel ilişkiyi bir görev sayan davranış ve anlayışı, bir gün, cinsel bunalım şeklinde ortaya çıkıyor.
Kalabalık evlerde yaşayan çiftlerde, seks bunalımı sık görülüyor.
Erken evlenen ve üst üste gelen çocuklardan yılan kadın, seks hayatından kaçıyor.
Uzun evliliklerde cinsel ilginin azalması, erkeği dış ilişkiye itiyor.
Kadının soğukluğu kadar, erkeğin sekse aşırı düşkünlüğü, cinsel sorunların yaşanmasına neden oluyor.
Kadın ilişkiden korkup eşi zora başvurunca sorun başlıyor ve kadın ilişkiyi tecavüz olarak algılıyor.
Cinsel yaşam, güncel sorunlarla iç içe bulunuyor. Aile içinde dengeli bir yaşam, karşışılıklı sevgi ve anlayış varsa, cinsel yaşam da belirli ölçülerde azalarak sürüyor
Kadın söyleyemiyor erkek farkedemiyor
Orta yaşa gelen kadınların ve erkeklerin seks hayatlarına dair çok çeşitli sorunları olabilmesine rağmen, insanlar bu konuda konuşmaktan kaçınıyorlar. Doktorlara göre erkekler bu konuda hemen hemen hiç konuşmuyorlar, kadınlar ise erkeklerden yana şikayetlerini pek dile getirmiyorlar. Kadının erkeğin özellikle ereksiyon problemlerine ilişkin doktorlara en fazla sordukları sorular ve cevapları.
Seksüel ihtiyaçlarımı partnerime nasıl anlatabilirim?
Aslında bu soruyu kadınlar hemen hemen her yaşta kendi kendilerine soruyorlar. Ancak orta yaşta bunu dile getirmeye başlıyorlar. Orta yaşta hayatını, evliliğini ve cinsel yaşamını sorgulayan insanlar doktorlara bu soruyu sık sık soruyorlar. Uzmanların ilk önerisi, bugüne kadar söyleyemediklerinizi, hoşlandıklarınızı artık anlatın, oluyor. Örneğin erotik video kasetler hatta vibratörün özellikle ön sevişmede sizi daha fazla uyaracağını düşünüyorsanız, yatağa taşıyın, partnerinize sormayın bile. Bugüne kadar seksten ‘‘pis'' olduğu için bahsedemediyseniz, artık konuşun. Eğer yatakta ciddi bir problem varsa, çiftin doktora gitmesi gerekiyor. Sorun sadece orgazma ulaşamamaksa önce kendi tedbirlerinizi alıp, eşinizle iletişiminizi güçlendirin. Aynı sorun için de doktora başvurabilirsiniz. Çiftlerin birlikte psikiyatriste, psikoloğa başvurmasının en önemli faydalarından biri, o güne kadar dillendiremediklerini aynı odada konuşmaya başladıktan sonra anlatabilmeleri. Ancak unutulmaması gereken bir husus var: ‘‘Her zaman çok iyi seks yapılabilir ve sonuçta insan orgazm olur'' yargısı sadece bir mit.
Partnerimin cinsel sorunları var ve bu beni çok fazla etkiliyor. Ona nasıl anlatabilirim?
Karşınızdaki erkeğe bu sorununuzdan mutlaka bahsetmelisiniz ancak çok dikkatli olmak kaydıyla. Hele karşınızdakine aşıksanız, o da size aşıksa bu konuşma daha da tehlikeli olabilir. Çünkü unutmayın bazı erkekler için penisleri ‘‘tüm hayatları''dır. Makul davranacağına söz verse bile sözünü tutamayabilir. Söylediklerinizde kesinlikle dürüst davranmalı ve bazı öneriler de getirmelisiniz yani konuşmaya başlamadan önce hazırlık yapmalısınız. Örneğin erkeğin tepeden tırnağa tıbbi testlerden geçmesi gerektiğini düşünüyorsanız, nedenini ve başvurabileceği yerleri münasip bir lisanla anlatabilirsiniz.
ERKEKLERİN EN KORKTUĞU
Empotans nedir?
Erkeklerin en fazla korktuğu kelimelerden biri. Literatüre göre anlamı, güçte kayıp, eksilme. Erkeğin cinsel peformansındaki azalmayı anlatmak için kullanılıyor. Ereksiyon her ne kadar çok basit bir hareketmiş gibi görünse de son derece komplike bir faaliyetin sonucunda gelişebiliyor. Beyindeki, sinir sistemindeki uyarım, penise kan dolmasını sağlıyor. Erektil bozuklukların hem fizyolojik hem de psikolojik çok fazla sebebi bulunuyor. Teşhis metodları da hayli gelişti. Tedavinin başarılı olabilmesi için doğru teşhisin koyulması gerekiyor.
Empotans nedeniyle, partnerimin doktora gitmesi gerektiğini nasıl söyleyebilirim?
Şefkatle. Söze, kırklı yaşlarda kadın ve erkeklerde görülebilecek değişikliklerle başlayabilirsiniz. Tabii bu konuda doktordan ve tıbbi kaynaklardan yeterli bilgiyi edindikten sonra. Hormonlardaki azalma, psikolojik değişiklikler ve fiziksel hastalıklardaki artış, diğer faktörler cinsel hayatı etkiliyor, zaman zaman tıbbi testlerden hatta check-up'tan geçmek gerekebiliyor. Diyabet, hipertansiyon, bazı ilaçlar, alkol, sigara, endişe hali ereksiyonu etkileyebiliyor.
Partnerim ereksiyon için vakum kullanmanın yararlı olduğunu duymuş. Vakumun anlamı nedir, avantajları ve dezavantajları hakkında bilgi verebilir misiniz?
Vakum, bildiğimiz diğer vakumlara benziyor. Penise kan dolması, vakum ile sağlanmaya çalışılıyor. Ereksiyon yarım ya da tam olarak gerçekleşebiliyor. Plastik silindir, penisin kenarlarına uyum sağlaycak biçimde üretiliyor. Penise uygun olarak yerleştiriliyor ve havanın pompalanmasıyla kanın ilerlemesine yardım ediliyor. Yirmi veya otuz dakika ereksiyon devam ediyor. Vakum geri çıkarılırken, ereksiyon bozulabilir. Bu nedenle kullanımı için doktora başvurmak ve rastgele vakumu kullanmamak gerekiyor. Vakumu en olumsuz tarafları, doğal atmosferi birden bozması, ejakülasyonun kalitesini düşürmesi, fiziksel olarak rahatsızlık vermesi.
Penise implant yerleştirmek ne demek?
İmplantlar 70'li yıllarda kullanılmaya başlandı. İki çeşit. İlki, çubuk şeklinde olanı. Penisin içine yerleştiriliyor. Yani ameliyata ihtiyaç var ve pahalı. Diğeri ise silikon implant. İmplantlar, enfeksiyon riskini artırıyor. Ürologlar tarafından düzenli olarak kontrol edilmeleri gerekiyor.
Penise enjeksiyon yapılması iyi bir tedavi biçimi mi ve işe yarıyor mu?
Penise ilaç enjekte edilerek ereksiyonun sağlanması, diğer tedavi şekillerine göre daha yeni. Bazı yan etkileri araştırmalarda tespit edildi. Örneğin çok uzun süreli ereksiyona veya kabuklanmalara neden olabiliyor. İlaç enjekte edildikten sonra kan penise doluyor ve ereksiyon 15-20 dakika sürüyor. En fazla bir saat devam ettiği belirlenmiş. Kişi kendisi yapabiliyor ancak doktor gözetiminde, nasıl enjekte edileceğinin çok iyi öğrenilmesi gerekiyor.
Yardım alabilirsiniz
Seksüel disfonksiyon tanımlamasını çok duyuyorum. Anlamı nedir?
Tıbbi sözlüklerde, disfonksiyon, bir organın fonksiyonunda bozulma, eksiklik, rahatsızlanması olarak açıklanıyor. Seksüel fonksiyonlarda bozulma ise cinsel yaşamımızı aksatan fiziksel, psikolojik, sosyal nedenlerle ortaya çıkan rahatsızlıkları ifade ediyor.
Cinsel yaşamımızı canlandırabilmek için ne tür tedavilerden yararlanabiliriz?
Önce fiziksel sağlığınızı kontrol ettirmelisiniz. Daha sonra ise psikolojik sağlığınız incelenmeli. Çünkü her iki alanda da ortaya çıkabilecek problemler seks yaşamınızı etkiler. Seks terapistlerine, evlilik danışmanlarına, çiftleri, ilişkileri inceleyen psikologlara, psikiyatristlere başvurabilirsiniz. Eğer böyle birini tanımıyorsanız, aile üyelerine, arkadaşlarınıza sorabilirsiniz. Ayrıca eğitim, üniversite hastanelerinin bu konuda özel bir araştırma merkezi olup olmadığını da öğrenebilirsiniz. Artık Türkiye'de bu konuda çalışan merkezler ve doktorlar var.
Kocamın seksüel yeterliliğinde azalma var. Hangi fiziksel hastalıklarla bağlantısı olabilir?
Empotans, diyabet, prostat enfeksiyonu, idrar yolları enfeksiyonları, tansiyon, anksiyete ve psikiyatrik hastalıklar için kullanılan bazı ilaçlar ile ilgili. Bu nedenle çok iyi medikal testlerden geçmek gerekiyor.
Konuşmaya hazır mısınız?
Partnerinizin cinsel sorunları var. Siz farkındasınız ama o değil. Nasıl anlatacaksınız. Önce minik testi yapın, hazır olup, olmadığınızı anlayın.
1. Cinsel ihtiyaçlarınız ve arzularınızı partnerinizle tartışmak için kendinizi rahat hissediyor musunuz? Kafanızda herhangi bir soru var mı?
2. Sizce seks yaşamınızda yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunun iki taraf da farkında mı?
3. Stres başedemeyeceğiniz bir sorun mu?
4. Cinsel yaşamınızda karşınızdaki erkeğin empotans olması sizce önemli mi?
5. Hiç erotik videoları, vibratörü ya da diğer uyarıcıları denediniz mi?
Seksin kaptanı erkek miçosu kadın değildir
Kulaktan kulağa geçiyor, oradan hafızalara kaydediliyorlar: Cinsel ilişkide erkek üstte olmalı. Çiftlerin mutlaka aynı anda orgazm olması gerekir. Sağlıklı erkek ereksiyon sorunu yaşamaz...
Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği Genel Sekreteri Psikiyatrist Doç. Dr. Cem İncesu, ‘‘İnsanların cinsel yaşamlarıyla ilgili yanlış inanç ve abartılı beklentiler’’ şeklinde tanımladığı bu kanılara kısaca Cinsel Mitler diyor. Binlerce çiftin cinsel hayatını kabusa çeviren cinsel mitlerin ortak özelliği bilimsel açıdan hiçbir değer taşımamaları.
Cinsel ilişkiler hakkındaki bu kanıların büyük bölümü cinsel sorunların nedenlerini bilmemekten kaynaklanıyor. Çoğunluk cinsel sorun diye bir şey olmadığı inancında. Oysa uzmanlar verilere bakarak dünya nüfusunun en az üçte birinin hayatlarında en az bir kez cinsel işlev bozukluğu yaşadığını tahmin ediyor. Doç. Dr. İncesu'nun söylediğine göre mutsuzluklar, depresyon yeryüzünde yaygınlaştıkça artıyor. Çünkü depresyonun bedende ilk etkilediği uyku, iştah ve seks.
Geçmişte sadece terapiyle ya da uygulanması zor tedavi yöntemleriyle cinsel sorunlara çözüm aranan tıp, son yıllarda çok daha pratik çözümler geliştirdi. Uzmanlar Viagra'yı sadece bir başlangıç olarak değerlendiriyor. Erken boşalma, kadınların orgazm sorunlarıyla ilgili ilaç tedavileri de yakın gelecekte gündeme gelecek.
İncesu Türkiye'de cinsel sorunlar için hekime başvuran çift sayısındaki hızlı artışa da dikkat çekiyor: ‘‘Mitlere inananların sayısı azalıyor, gelecekten umutluyum. Türkiye'de son 6-7 yıl içinde cinsel işlev bozuklukları merkezleri üst üste açılmaya başlandı. Bu konuda kongreler düzenleniyor, dernekler kuruluyor, hekimlerin ilgisi artıyor. Halkta ciddi bir aydınlanma var. Ne yazık ki yeterli uzman, merkez, terapist yok. Eşiyle değil sevgilisiyle başvuranlar da var. Cinsellik yatakta başlayıp biten bir şey değil, bu yüzden terapiye çift olarak gelmek başarıyı artırıyor.’’
Cinsellik sıkıntı yaratırsa
Hatalı eğitim ve tabular özellikle kadınların ilerideki cinsel yaşamlarına önemli darbeler indirebiliyor. Prof. Dr. Ümit Özekici, cinsel problemler ve çözümlerine ışık tutuyor Cinsellikle ilgili tabular birer birer yıkıldıkça pek çok sorunda gün ışığına çıkmaya ve tartışılmaya başlandı. Cinsel ilişki problemleri her iki eşte birlikte ya da birinde görülebilecek psiklolojik ya da anotomik (bedensel) sorunlara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Aslında cinsellik her boyutuyla bir anlamda beyinde başlayıp beyinde biten bir olaydır. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Ümit Özekici, 'Çocukluk çağından başlayarak her iki cinse ait bireyin bedeni tanıtılıp cinsellikle ve cinsel organlarla ilgili yeterli bilgi verilmediği için genellikle bedenin keşfedilmesi ve cinsel bilgiler çok daha ileri yaşlara yalnış ve yetersiz olarak aktarılmış olmaktadır. Yatılı okul, yurt, asker ocağı derken aynı cinsten bireylerin toplu bulunduğu yerler cinsel eğitimin ilk alındığı yerler olmaktadır' diyor. Benzeri şekilde kadınlarda da komşu sohbetleri, evlilik öncesi verilen bir- iki yarım bilgi yine yatılı okul ve yurtlar cinsel eğitimin kaynağını oluşturmaktadır.
Kadınların sorunları Kadınlarda karşılaşılan cinsel ilişki problemleri ikiye ayrılarak incelenmektedir. Çocukluk ve ergenlik döneminde karşılaşılan olumsuz davranışlar, tacizler ya da aşırı baskılar ileri yaşlarda karşı cinse güvensizlik ve ilgisizlik isteksizliği de beraberinde getirebilir. Yıllardır evli olduğu halde bakire olan, cinsel ilişkiye giremeyen kadın sayısı ülkemizde sanılandan daha çoktur. Bunu açıklarken karşı cinse kötü bir şey yapma izni vermek şeklinde sözler kullanılmamalıdır. Ayrıca bilgisizce ve zorla gerçekleştirilen cinsel ilişkiler kadının sonraki dönemlerde cinsel ilişkiye girmekten kaçınmasıyla devam etmektedir. Cinsel ilişkiyi kolaylaştıracak şeyler kandaki östrojen hormonunun etkisi altındadır. Hormonal yetersizlik olgularıyla menopoz önce ve sonrasını içeren menopoz döneminde kan östrojen düzeyinin düşmesine bağlı olarak cinsel organlardaki salgılar azalacağından vaginadaki kuruluk uyandırma nedeniyle cinsel ilişkide zorluğa yol açabilir. Kadınlarda cinsel ilişkide problem yaratan anotomik sorunlar vagina girişinde darlık, girişi çevreleyen kaslarda aşırı ve güçlü kasılma, cinsel organlara ait doğumsal kusurlar, yara ve enfeksiyonlar olarak sıralanabilir.
Ve Çözümler... Psikolojik sorunların telkin ve hatta psikoterapi ile çözülmesi önerilmektedir. Östrojen eksikliklerinde ise kayganlaştırıcı krem ve jeller ile lokal ve sistemik östrojen preparatları önerilmektedir. Anotomik sorunlarda ise enfeksiyon tedavisi, kas gevşeticiler, doğumsal kusurlar ve giriş darlılarının cerrahi girişimlerle giderilmesi sıralanabilir. Sağlıklı cinsel ilişki küçük yaşlardan başlayarak verilen eğitimi ve kişinin kendi bedenini tanıyarak öğrenmesiyle gerçekleşebilir. Bu nedenle küçük yaşlardan başlayarak doğru bir cinsel eğitim verilmesi bir ilke haline getirilmelidir.
Romanlardaki gibi olsun
Yeni biriyle seks yapmayı istemek için beş neden...
1- Yeni bir erkeğin öncekinden ne kadar çılgın ve değişik olabileceğini keşfedebilmek için.
2- Vücudunuzun yeni bir kişiyle ne kadar heyecanlanıp neler yapabileceğini görebilmek için.
3- Son ilişkinizin sinir içinde geçmesi ve sizi tatmin etmemesinden önce seks yapmaktan ne kadar zevk aldığınızı tekrar keşfetmek ve hatırlamak için.
4- Bu seferki seksin daha uzun süreli ve daha ürperti verici olacağını anlamak için.
5- Muhteşem bir seksin ilham kaynağı olan mükemmel bir aşk ve derin ilişkiyi görüp hissedebilmek için.
İyiyi mükemmel yapan beş neden...
1- Bedenlerinizle gerçekten ne yapılacağının bilinmesi.
2- Erkeğin kadına, kadının erkeğe mükemmel bir şekilde masaj yapabilmesi, okşayabilmesi, dokunabilmesi.
3- Bittiğine üzüldüğünüz zaman, en iyi tarafın daha yeni başlamakta olduğunu farketmek (okşama aşaması).
4- İki dakika sonra, böyle bir seksin filmlere ve romanlara bile konu olabileceğini düşünmek.
5- İki saat sonra, ‘‘Bunu bir daha ne zaman tekrarlayabiliriz?’’ diye düşünmek.
En iyisi nasıl olur...
1- Mükemmel seks tamamen demokratiktir. Şişman ya da ince, güzel ya da sıradan, zengin ya da fakir, akıllı veya aptal olsanız bile onu elde etme şansınız var.
2- Tabii ki seks, yaş olarak olgunlaştıkça daha cazip hale gelir.
3- Öpüşmesinin güzelliği ile değil, zamanlamayı iyi yapması ile karşınızdaki daha çekici hale gelir.
4- Mükemmel seks gerçek aşklara ilham kaynağı olabilir. Aynı zamanda gerçek aşklar da mükemmel seksi yaratabilir. Tabii bunların hiçbiri olmayabilir de...
Seks sonrası yapılacak 6 şey
(Çünkü artık kimse sigara içmiyor!)
1- Karton kutularda Çin yemeği veya dondurma yemek.
2- MTV'deki süper model veya starları sigara içerken seyretmek.
3- Seks haricinde ilişkinizdeki özel şeylerden bahsetmek. Özellikle başkalarının iyi giden seks hayatından veya yatakta sizle beraber olan kişinin orta halli seks hayatından bahsetmemek.
4- Birlikte duş almak.
5- Kısa süreli uyumak
6- Tekrar seks yapmak.
Günü daha erotik yapabilmek için...
1- Masadayken diz kapaklarına, araba kullanırken de önemli bir konudan bahsediyorsanız ensesine hafif hafif dokunun. Bu arada dirseklerine temas etmeyi de unutmayın.
2- Penye beyaz iç çamaşırlarınızı siyah ipek olanlarla değiştirin. Kısa yarım kup sütyenlerin ve dantelli külotların çok seksi bulunduğunu unutmayın.
3- Fransızca veya İtalyanca öğrenmek için ders alın. Kasetler alıp evde veya arabada bu kasetleri dinleyin. Kulağa hoş gelen bu dilleri, bol bol yüksek sesle konuşun.
4- Çok lüks, süper bir ses düzeni ve deri koltukları olan ayrıca üstü açılabilen bir arabayla rüzgarlı bir günde deneme sürüşü yapın.
5- Gece vakti bilgisayar karşısında çalışmak yerine, gerekli olan iş kağıtlarının bilgisayar çıkışlarını alıp yatakta çıplak olarak onları inceleyin.
6- Çıplak uyuyun.
BU GECE YATAKTA ÜÇ ŞEYİ DENEYİN
1- Sırt üstü yatın ve kendinizi partnerinize bırakın.
2- Karşınızdaki ne yaparsa yapsın, aynısını sizin de yaptığınız oyundan oynayın. Hiçbir hareketi kaçırmadan yaptıklarını tekrarlayın.
3- Ona güzel iç çamaşırları alın. Sadece sizin için giymesini söyleyin.
ORGAZM ŞANSINI ARTIRACAK 5 NEDEN
1- Mükemmel bir konuşma,
2- Kahkaha, neşe dolu bir ortam,
3- Son derecede arzuluyken ilişkide bulunmak,
4- Her şeyi, ne yapması gerektiğini, ne yaptığını bilen, yaptıklarını da uzun süre sürdürebilen kişi ile beraber olmak,
5- Zirveye çıkıp çıkmamaya fazla kafa yormamak.
VÜCUDUNUZ EVET DESE BİLE SİZİN HAYIR DEMENİZİ GEREKTİREN 5 NEDEN
1- O, evli bir erkek. Her ne kadar karısının onu anlamadığını ve mutsuz olduğunu söylese bile.
2- En iyi arkadaşınız onun için deli oluyorsa. Onun arkadaşınızı düşünüp düşünmediği bu konuda hiç önemli değil.
3- Onun için deli oluyorsunuz, o da sizin için deli oluyor. İkinizin de bir başkası ile ilişkisi yok. Fakat doğum kontrol hapınızın kullanma süresi bitmişse,
4- Biriniz diğerinin patronu ise,
5- Biriniz aşkı arıyorsanız, diğeriniz ise stres atmak için jimnastik salonuna gitmeyi tercih ediyorsa ve salon onarımda olduğu için yanınızda vakit harcıyorsa...
GÜZEL BİR KİTAP OKUMAYI TERCİH ETMENİZE NEDEN OLAN 4 OLAY
1- Kimi seks oyunlarını, köpeğin bir parça eti kapıp getirmesi kadar basit bir olay olarak görüyorsa,
2- Zar zor nefes alırken, o işini bitiriyorsa,
3- Bir şeyden dolayı özür dilemek için beraber olmak istiyorsa,
4- Elinizde Danielle Steel, Alice Hoffman veya Terry McMillan'ın yeni bir kitabı varsa.
SEKSİ BULDUĞUMUZ AMA YATAKTA KESİNLİKLE BİZE BUZ GİBİ ETKİ YAPACAK 13 ERKEK
1- Matthew McConaughey
2- Stallone
3- Ethan Hawke
4- Ricky Martin
5- George Clooney
6- Antonio Banderas
7- Keanu Reeves
8- Rachid Taha
9- Mehmet Ali Erbil
10, 11, 12, 13- Prens Charles, Andrew, Edward ve Albert.
VÜCUDUNUZ ‘‘HAYIR’’ DESE BİLE ‘‘EVET’’ DEMENİZİ GEREKTİREN 3 NEDEN
1- Düğün geceniz ise,
2- Yumurtlama döneminde olmanıza rağmen yaptığınız test sonucunda hamile kalma riskinin olmadığını farkettiğinizde,
3- Uzun süredir seksüel birlikteliğiniz olmadığı için tartıştığınız günün arkasından. Çünkü ikiniz de birbiriniz için deli oluyorsunuz ve beraber olursanız tekrar yakınlaşıp ilişkinizi ve seks hayatınızı kurtarıp eskisinden daha iyi bir hale getireceğinize eminsiniz.
KENDİ KENDİNİZE YAPABİLECEĞİNİZ, BİLİNEN, FAKAT İŞE YARAMAYAN SEKS TERAPİ YÖNTEMLERİ
1- Seksüel açıdan problemleriniz olduğunu inkar edip bunların kendiliğinden yok olacağını düşünmek,
2 Var olan problemleri çözmek yerine yenilerini yaratmak,
3 Başka biriyle cinsel ilişkide bulunmak,
4- Partnerinizden önce veya sonra yatmaya çabalamak. Böylece yatakta aynı anda uyanık olmayı engellemek,
5- Seks yapmaya beraberce karar vermek fakat tam o anda sessizce ağlamak,
6- Seks sırasında onu tenkit edip eleştirmek ve bu sayede onun bir şeyler anlayacağını düşünmek.
YATAKTA KESİNLİKLE İYİ OLDUĞUNA İNANDIĞIMIZ 8 ERKEK
1- Johnny Depp
2- Leonardo DiCaprio
3- Daniel Day Lewis
4- Gary Oldman
5- Yaşar
6- İbrahim Tatlıses
7- Özcan Deniz
8- Beyazıt Öztürk (Beyaz)
Seksi sabote eden 5 neden
Yapılan araştırmalar Türkiye’de kadınların yüzde 88’inin çocukluklarında ve genç kızlıklarında kendilerini “iyi kız” olarak tanımladıkları ve bu nedenle birer yetişkin olduklarında cinselliği olması gerektiği gibi yaşayamadıklarını gösteriyor. Bu, seksi sabote eden nedenlerin sadece biri. Buna bedeninden memnun olmama, henüz unutulmayan sevgili, stresli iş hayatı gibi faktörler de eklenince, seks hayatı, iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyor.
1) "İyi kız" ı oynamak
Türk toplumunda genç kızlara hep, “iyi kız” olmaları öğütlenir. Bu da, yumuşak başlı, hoşgörü sahibi, söz dinleyen, buyruk altına alınabilir olmakla eş anlamlıdır. “İyi kızlar”ın evlenene kadar erkek arkadaşı olmaz, bekaretini evleneceği erkeğe saklar. Bu yargılar her ne kadar kentlerde etkisini yavaş yavaş kaybetse de, kırsal kesimde hala kız arkadaşıyla sinemaya gitmek bile cinayet sebebi sayılıyor. Hal böyleyken de, evlendiğinde renkli bir cinsel hayata sahip olmayı bekleyenler, hayal kırıklığına uğruyor.
Çözüm: Cinsellikle ilgili şimdiye dek ne biliyorsanız unutun. Belli ki, bildikleriniz yanlış. Bu mitleri kırmadığınız sürece, cinsel hayatınızın olması gerektiği gibi olmayacağını bilmelisiniz. Unutmayın, seks yanlış ya da ayıp bir şey değil, hayatımızda olması gereken zorunlu bir ihtiyaç. Bir kereliğine de olsa, kendinizi sevişirken “kötü kız” gibi hissedin ve onların neler yapabileceğini düşünün. Bu başlangıç, seks hayatınızı renklendirmenin önemli bir adımı olacak.
2) Bedeninden memnun olmama Onca çabaya rağmen bir türlü kaybolmayan selülitler, fazla kilolar, doğum sonrası oluşan ciddi deformasyonlar… Bütün bunlar, seks mekanının sadece karanlık yatak odasıyla sınırlanmasına yol açıyor. Oysa, zamanla monotonlaşan seks hayatını canlandırmanın yolu, farklı yerlerde sevişmekten geçiyor.
Çözüm: Bedeninden memnun olmak, seksin olmazsa olmaz kuralı değil belki ama fantezileri çeşitlendirdiği bir gerçek. Zamanla monotonlaşan cinsel hayatınıza renk katmak istiyorsanız, bunun sadece yorganın altında olmayacağını bilmelisiniz. Eğer, farklı mekanlarda ve ışıklar açıkken, sevişmeyi göze alamıyorsanız, kaderinize boyun eğmek yerine, vücudunuzu forma sokmanın yollarını arayın. İşte size hazır yaz yaklaşırken, ikinci bir motivasyon nedeni!
3- Unutulmayan Sevgili Bir ilişkiyi unutmanın en kestirme yolunun başka biri olduğunu düşünerek yeni bir ilişkiye girdiyseniz, bazı cinsel sorunlar yaşayacağınız bir gerçek. Birlikte olduğunuz kişiden çok hoşlanıyor olabilirsinsiniz ama eğer kafanızda başka biri varsa, ana yoğunlaşamazsınız. Daha da kötüsü, partnerinizin bunu sezme ihtimali çok fazladır.
Çözüm: Bu mite gerçekten inanıyorsanız, ısrarcı olmanızda fayda var. Zamanla eski partnerinizi büyük ihtimalle unutacaksınız ama bu süreç içinde uymanız gereken bazı kurallar var: Öncelikle, yeni partnerinizle sevişirken eskisini bin an olsun aklınıza getirmeyin. Bunu yapabilirsiniz. Eğer başaramıyorsanız, seks dışında başka şeyler düşünün ama asla eski sevgilinizi aklınıza getirmeyin ve ana yoğunlaşarak, partnerinizin olumlu taraflarını görmeye çalışın.
4- Yoğun çalışma hayatı Sağlıklı bir çalışma hayatı, saat 18:00’de bitmeli ve asla eve taşınmamalıdır. Ancak günümüz şartlarında bu pek de mümkün değil. Eğer gerçekten stresli ve yoğun bir iş hayatınız varsa, bunun cinsel hayatınıza yansıması kaçınılmaz.
Çözüm: Zamanı kontrol etmeyi öğrenin. Her şeyi aklınızda tutmak zorunda değilsiniz. Unutmayın, zayıf bir kalem, en keskin zekadan bile güçlüdür. Her şeyi not alın ve hatırlamanız gereken şeyleri küçük not defterinize bakarak zamandan kazanın. Günlük plan yapın ve buna sadık kalın. Böylece iş yerinizde her zamankinden daha az stres yaşayacaksınız. Evinize gittiğinizde alacağınız ılık bir duş ve hafif bir yemekle birlikte içeceğiniz bir kadeh şarap, sizi bütün iş stresinden arındıracaktır.
5- Yeni yapılmış kavga Her ne kadar “Barışmanın en kestirme yolu yataktan geçer” inanışı yaygın olsa da, bu ancak yeni flört eden çiftler için geçerli. Birlikteliği uzun yıllara dayanan çiftler, kavga ettikten sonra seks yapmayı gururlarına yediremiyorlar. Bu durum, erkekler için aynı olmasa da kadınlar için bir sabote nedeni sayılıyor.
Çözüm: Eğer partneriniz kavgadan sonra seks konusunda ısrarlıysa ve siz de bundan hoşlanmıyorsanız, bunu açık ve net bir şekilde dile getirmelisiniz. Ama eğer bunun iyi bir fikir olacağına dair küçük de olsa opsiyonunuz varsa, denemekle bir şey kaybetmezsiniz. Ancak bunun partnerinizin bir barışma şekli olmamasına dikkat edin. . Cinsel sorunlar ve Terapileri hakkinda aciklamalar Cinsel sorunlar ve Terapileri konusunda bilgiler
|
|