Kadınlar
     
Kategoriler
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuklar
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlara Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Pratik Bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Kadınlar için Ev İşleri

» Çiçek isimleri

 

Çiçek isimleri

Kadinlaricin.net sitesinde Çiçek isimleri baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Çiçek isimleri ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Çiçek isimleri ,resim ,resimleri

 

Çiçek isimleri

Bazen bir nesneye takılmış öyle hoş bir isimle karşılaşırım ki, o nesnenin isim anasını veya babasını merak ederim. Bu isim herhalde kendiliğinden doğmamıştır, mutlaka yakıştırıcısı vardır, diye düşünürüm. Ama bilerek, ama bilmeden, belki üç beş kişi arasında söz konusu olmuş; o nesnenin özellikleri üzerinde nükteler, benzetmeler yapılmış, nihayet o şeyin adı konuluvermiştir...

Ama ben yine de merak ederim. Acaba kimdi, bulduğu yakıştırdığı isim nasıl tuttu, nasıl yayıldı, nasıl dilimize mal oldu? diye. İsim bulmak öyle herkesin üstesinden geleceği bir iş değil. Ayrı bir sanat, bulma ve yakıştırma yeteneği istiyor herhalde.

Ben bu isimlerin büyük şehirlerden değil, küçük kasabalardan köylerden, mahallelerden doğduğunu düşünüyorum. Kafası yığma bilgilerle dolmamış, doğaya daha yakın, daha sağlıklı düşünebilen insanlardan... Hatta kapı önlerinde uzun yaz günlerinde tığ işleyerek sohbet eden yahut bağa bahçeye giden kadınların buluşları olabilir bunlar... Çiçeğe böceğe, araç gerece kolayından hemen bir isim buluveriyorlar.

Geçenlerde bir komşum bizim evde yukarılardan odanın ortasına sarkan, hemen hemen iki metrelik kolları olan bitkiyi görünce “Buna değme gitsin derler” dedi... Küçücük çiçekler de açan bu coşkun ve pervasız bitkinin doğrusu ben adını bilmiyordum. Onu evlerde, lokantalarda görürdüm de adını bilmezdim. Bizden bir çiçekti, çok alışılmış bildik bir şey. Fakat ona hangi güzel duyuş ve bakış bu adı koydu dersiniz? Hemen özgürce uzadığına bakarak “değme gitsin” demişler. Evet, eğer dokunmazsanız, metrelerce yol alıyor mübarek. Sonra da keyfine değme gitsin...

Her yaz bahçeleri şenlendiren bir çiçeğimiz var, eskiler “aynısafa” diyorlarmış; ben ona şafak çiçeği adını koymuştum. Çünkü kırmızının pembenin her tonunda açıyor. Katmerli alımlı, sonbahar sonlarına kadar açan bir çiçek... Trakyalı ve bahçesine pek düşkün bir hanım tanıyorum. Duvarlarının diplerini bunlarla donatır. O da bu çiçeğin adını “kral kızları” olarak biliyormuş... Niye padişah değil de kral kızları acaba? Pek mi mağrur bunlar, pek mi alımlı, pek mi dik başlı? Galiba. Dikkat edilirse kat kat, kendi içinden çıkan volanlı etekleri ve ortadaki küçük taçlarıyla birer prensesi andırıyorlar.

İşin hoş tarafı bir başka hanım da bizim şafak çiçeğine namı diğer kral kızlarına “kirli kızlar” demez mi? Eh buna şaşmayalım. Kral kelimesiyle kirli birbirine karışmış gibi görünüyor. İyi de niye kirli kızlar? Onu da bulmakta pek zorlanmadım. Çünkü çiçeğin sürekli olarak yeni taç yaprakları çıktıkça eskilerin yani altta kalanların rengi atıyor. Bu da uzun eteklerin yeri süpürmesi ve kirlenmesi demek oluyor... İşte hayal gücünün sınırsızlığı...

Anadolu’da yemeklerin de her birinin böyle hoş esprili adlar taşıdıklarını görürsünüz. “Sütlü Nuriye” tatlısı, “analı kızlı” çorba ilk aklıma gelenler.. Bütün bunlar Türk dilinin mahalli katkılarla ne denli zenginleştiğini gösteriyor. İngilizler bir kısım meyve ve çiçeği yalnızca mavi ve kırmızı sıfatıyla farklandırıyorlar. Oysa Türk dili yalnızca bir meyveyi döngel, beşbıyık, muşmula gibi birden fazla isimlerle yaşatıyor. Türk dilinin kıvraklığında işte bu benzetme yakıştırma sanatının, halk muhayyilesinin payı büyük...

Çiçek isimleri

Görme özürlülere çiçek bahçesi

TÜRKİYE'de ilk kez, görme özürlüler için, Balat'da ‘‘Kokulu bitki bahçesi'' yapılıyor. Görme özürlülerin kokulu bitkileri tanıyabilmeleri, park ve bahçe zevkini hissedebilmeleri amacıyla yapılan bahçede bitkilerin yanına Braille Alfabesi ile adları ve özellikleri Türkçe ve Latince olarak yazılacak.

Özürlüler için özel alan düzenlemesi yapıldı

Bahçe, görme özürlü birinin rahatça gezmesini, dolaşım rahatlığını sağlayacak. Çarpma ve düşmeleri önleyecek biçimde, zemini kırmızı ateş tuğlası ve kiremit tozundan yumuşak olarak düzenleniyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na bağlı Park ve Bahçeler Müdürlüğü'nce, 7 bin metrekarelik alanda inşaatına başlanan bahçede, ıhlamur, kekik, gül, defne, hanımeli, yasemin, leylak, lavanta gibi bitkiler bulunacak. Bitkiler yaprağı veya çiçeği kokulu olmak üzere uzun ömürlü ve dayanıklı olanlardan seçilecek. Bahçede oturma terasları ve bitkilerin dikileceği özel tarhlar bulunuyor.

Park ve Bahçeler Müdürü Faruk Anılsın, bu uygulamanın Türkiye'de bir ilk olduğunu belirterek, bahçenin tamamen özürlülere dönük bir mekan olacağını söyledi. Kokulu bitki bahçesinde bir amfitiyatro alanı, özürlülerin dinlebilecekleri oturma yerleri, kaya ve çakıl bahçeleri de yer alacak.

Çiçekli masalar

Sofranızı her zaman çiçek dolu bir vazoyla süsleyin. Sabahları kahvaltı sofralarında bile çiçek görmek moralinizi yükseltir. Çiçeklerin pahalı çiçekler olması şart değil. Kır çiçekleri de yeterli olur.

ÇİÇEKLERİ ÖLDÜRMEYELİM!

Çiçeklere baktığınız zaman neler hissedersiniz?.. Kocaman bir çiçek tomarıyla karşı karşıya geldiğiniz zaman duygularınızın harekete geçtiğinin farkında mısınız?.. Ya sevdiğiniz, elindeki bir demet gülü size uzattığı zaman?.. Güllerden mi, yoksa çiçekleri size uzatan kişiden mi, etkilenirsiniz?.. Böyle bir durumda duygularınızın daha da yoğunlaştığının farkında mısınız?..

Şimdi bütün bunların üzerinde düşünmeyin... Bırakın işinizi, gücünüzü... Uğraştığınız her ne ise, onu... Etrafınıza bakın. Bakabileceğiniz bir bahçe bile yoksa, evinizde özenle yetiştirdiğiniz çiçeklere daha yakından, daha bir alıcı gözle bakın... Duruşuna, yapraklarına, dallarını büküşüne, herbiri ayrı bir sanat eseri olan ayrıntılarına hiçbir şey düşünmeden, kendinizi vererek, yüreğinizle bakın.

Neler hissediyorsunuz?.. İçinizde birşeyler kıpırdamaya başladı mı?.. Eminim küçük de olsa bir heyecan duydunuz, enerjinizin artmaya başladığını hissettiniz.

Şimdi evinizden dışarı çıkın. Bahçeniz varsa bahçede dolaşın yoksa, bir parka ya da gidebileceğiniz mesafedeki bir koruluğa gidin. Aslında kırlarda dolaşabilme şansınız varsa, bu sizin için çok daha ilginç bir tecrübe olacaktır. Çünkü, kırlarda kendiliğinden yetişmiş birbirinden farklı çok çeşitli bitki ile karşılaşabilirsiniz. Tabii bu durumda içinizde kıpırdayan duyguların sizi tamamen sarması ve hissettiğiniz heyecanın büyümesi hatta enerjinizin neredeyse taşma noktasına gelmesi mümkün olabilir.

Genellikle bitkilerin yoğun olduğu bakir bölgelerde dolaşmak, insanın enerjisini ciddi bir biçimde yükselttiği gibi aynı zamanda içinin sevgiyle dolmasına, hayata daha olumlu ve yapıcı bir açıdan bakmasına yardımcı olur.

Şayet böylesine bakir ve bitkilerin kendiliğinden fışkırdığı bir yere gidebilme şansınız varsa, hiç durmayın hemen hareket edin. Ve dolaşmaya başlayın.

Böyle bir yerde dolaşırken yanınızda birileri varsa onlarla dertleşmek ya da uzun uzun sohbet etmek yerine kısa bir süre için kendinizi doğaya bırakmayı deneyin. Bunu yapmak hiç de zor değil. Sadece bütün dikkatinizi ve düşüncelerinizi çevrenizdeki bitkilere ve çiçeklere yöneltmeniz yeterli olacaktır. İlginizi çeken bir bitkinin önünde durup yakından inceleyin. Hiçbir şey düşünmeden öylece anlamaya, ayrıntılarını görmeye çalışın. Vee içinizden yükselen duygulara kendinizi bırakın. Olağanüstü görüntüsü karşısında heyecanlanıyorsanız, bu heyecanı bütünüyle hissedip yaşamaya çalışın. İçiniz öylesine güçlü bir enerjiyle dolacak ve etrafınızdaki herşeye karşı öylesine büyük bir sevgi duymaya başlayacaksınız ki, bütün bu duyguların sonucunda kendinizi, güçlü ve moral açıdan yükselmiş olarak hissedeceksiniz. Bu duygular içindeyken ne bir çiçeği koparmaya kıyabilirsiniz, ne de bir dalı koparmaya... Size böylesine mutluluk, coşku ve heyecan veren bir nesneyi yaralayıp öldürmeniz mümkün değil. Çünkü, onun yaşam enerjisini içinizde duyumsadınız...

Böyle bir çalışma yapmaya herkesin ihtiyacı var. Farkına varabilmek için... Neleri öldürdüğünü, neleri yokettiğini anlayabilmek için... Konumuz çiçekler... Narin, korunmasız ve hayat enerjisiyle dolu çiçekler... Sadece çiçekler mi?.. Elbette ki değil... Çiçeklerle birlikte çiçek gibi çocuklar, gençler, kadınlar, insanlar...

Çocuklara baktığınız zaman neler hissedersiniz?.. Güzel mi, çirkin mi, yaramaz mı, uslu mu, diye mi bakarsınız?..

Şimdi çocuklara da az önce çiçeklere baktığınız gibi bakmaya çalışın. Hiçbir şey düşünmeden, kendinizi vererek, yüreğinizle bakın. Ne kadar olağanüstü, ne kadar mükemmel ve ne kadar sevgi dolu olduklarını göreceksiniz. Üstelik onların size aktardığı enerji bitkiler kadar yoğun olacaktır. Hatta daha da fazla olabilir...

Böylece onları anlayabilecek, sevgilerini size aktarmalarına yardımcı olacaksınız. Ve bunun sonucunda siz de içinizde yükselen sevgiyi onlara yansıtmaya başlayacaksınız. Bunun sonucunda doğacak yüksek anlayışa kendinizi bırakın. Hiçbir hesap kitap yapmadan, duygularınızın akışına öylece bırakın. İşte o an hayatı, varoluşu, canlılığın ne demek olduğunu anlamaya başlayacaksınız. Anladığınız zaman, çocuklara geriliminizi yansıtmayacak, onları kırmayacaksınız. Onların narin ve kırılgan duygularını, ruhlarını öldürmeyeceksiniz.

Ya, kadınlar... Anlaşılmaz, duygusal, bir çiçek kadar zarif ve kırılgan varlıklar... Ya, insanlar...

Aslında insanlara da yukarıda anlattığım çiçeklere baktığınız gibi bakacak olursanız, bütün anlayışınızın değiştiğini göreceksiniz.

Aslında herkesin bunu öğrenmesi gerek. Çiçeklere bakmayı öğrendiğiniz zaman yavaş yavaş bu bakışınızı önce çocuklara sonra kadınlara ve daha sonra bütün bir insanlığa yöneltebilir, bakmayı öğrenebilirsiniz. Ve herkes öğrenebilir, hatta öğrenmelidir. Öğrendiklerinin sonucunda algılama ve buna bağlı olarak anlayış değişeceği için dünyanın bütün çehresi değişecektir.

Tabii böyle bir anlayışa ulaştıktan sonra ne çiçekleri, ne de bir çiçek kadar ulaşılmaz ve bir çiçek kadar kolay yokedilebilen insanları öldüremeyecektir. Herkesin çiçeklere bakmayı öğrenmesi gerek.

Çiçeksiz çıkmak yasak

Bu aralar nereye kafanızı çevirseniz mutlaka çiçekli birşeyler görüyorsunuz. Bu çok doğal, çünkü çiçek motifleri şimdilerde pek bir rağbet görüyor. Kısa zaman öncesine kadar üzerimizden eksik etmediğimiz pulların, payetlerin ve aynalı boncuklu işlemelerin yerini, şimdi çiçek motifleri aldı. Özellikle de yaz aylarının en hareketli dönemi olan Ağustos'ta, tatile gidenler, gece gezmesi yapanlar, yemeğe çıkanlar ve hatta gündüz alışveriş derdine düşenler bile çiçekli giysiler ve aksesuvarlarla boy gösteriyorlar. Bu durumda, bize de olayın içeriğini araştırmak kalıyor...

Özellikle bikinilerde revaçta

Yaz denince tabii ki konu bikiniler oluyor. Bu yaz çok moda olan minicik, avuç içi kadar bikiniler halen geçerliliklerini koruyorlar. Ama bunların üzerine çiçek motifleri işlenmiş halleri şimdi çok trendi. Bu aralar hangi tatil yerine gitseniz, modayı yakından takip edenler arasında bir çiçek motifi rüzgarının estiğini görüyorsunuz. Eğer bikini düz renkteyse, mutlaka pareosu çiçekli oluyor. Ya da bikininin üst kısmında birkaç tane çiçek motifi işlenmiş oluyor. Tabii bu arada, plaj terliklerini de unutmamak lazım. 1960'larda çok moda olan dümdüz tabanlı plastik terlikler, yine moda oldu. Bir ayrıntı fazlalığıyla: Parmak arasından geçen yerde, kocaman bir papatya duruyor. Renkleri çok çeşitli, bikininizin, pareonuzun ve hatta plaj çantanızın renginde seçmeniz mümkün. Bu arada, plaj çantalarında da bu çiçek olayı hakim durumda. Şöyle ki, çanta üreticileri fırsat bu fırsat diyerek, üzerinde kocaman birer çiçek motifi olan büyük plaj çantalarınúı piyasaya sürdüler. Tabii kapış kapış gitti bu çantalar. Millet olarak ‘‘herşeyimiz takım olsun’’ görüşünde birleştiğimiz için, çanta, terlik, bikini, pareo ve hatta şapka ve saç tokası gibi gereksinimlerin herbirinin çiçekli olmasına özen gösteriyoruz. Özellikle de, kumsala giderken kafalara takılan o kocaman hasır şapkalar var ya, onlar çok revaçta. Bu şapkaların bir yerlerine muhakkak birkaç çiçek koyulmuş oluyor. Ama öyle işleme filan değil. Gerçek gibi duran kocaman çiçeklerden bahsediyoruz. Bu şapkalar, şu aralar kadınların favori aksesuvarları listelerinde başı çekiyor...

Transparan üzeri papatyalar

Tabii ki, çiçek olayı sadece bikinilerle sınırlı değil. Bunun giyim kuşamı da var. Yaz tatillerini tatil yaparak geçiremeyenler de, yükselen trendlerden mahrum kalmak istemiyorlar. Gece giysileri kadar, gündüz kıyafetleri de nasibini almış durumda çiçek olayından. Mesela, çok spor bir şekilde giyinen bir kadın, jean'inin üzerine kocaman çiçek desenli bir tişört giyip sokağa çıkıyor. Eğer üzerinde olsun istemiyorsa, ya kolyesinde, ya da saç tokasında çiçekli bir motif kullanıyor. Bir de, aynı pullu payetli trendinin yükseldiği zamandaki gibi, şimdi de çiçekli jean'ler çıktı piyasaya. Üstten dar gelen, kalçaya tamamen oturan bu jean'ler, paçalara doğru bir hayli bollaşıyorlar ve tabii ki paçaları komple çiçek desenleriyle süslü oluyor. Gündüz giyinmek kolay iş ama, bunun bir de gecesi var biliyorsunuz. Herkes eğlenmeye şıkır pıkır giderken, siz de oturup bekleyecek değilsiniz herhalde. Bu durumda, trendleri takip eden dergilerden görüldüğü kadarıyla, göğüs dekolteli şık bir elbise giyiyorsunuz ve elbisenin göğüs kısmına da kocaman bir çiçek takıyorsunuz. Sadece bu bile, modayı takip ettiğinizin bir göstergesi oluyor. Ya da paçası çiçekli bir jean giyip üzerine de biraz cafcaflı bir bluz giymek işi bitiriyor. Eğer hiçbirini yapamam diyenlerdenseniz, kocaman bir canlı çiçek alın ve saçınızı gelişigüzel topladıktan sonra bu çiçeği saçınıza tokayla tutturun. Bu bile yeterli olacaktır. İşte çiçek trendinde son durum böyle. Anlayacağınız, gece ve gündüz hayatımıza hızla girmiş olan çiçekler pek revaçta...

Çiçekleriyle tanınanlar

Bir havuzun içine doldurulan yüzlerce çiçeğin içinde dans eden ve şarkı söyleyen Bengü, ‘‘Sen Bir Çiçeksin’’ albümüyle çok beğenildi. Şimdilerde herkes çiçekli giysilerini giymiş halde, bu şarkıyı söyleyerek dolaşıyor ortalıkta. Kenan Doğulu'nun vokalisti olarak başladığı müzik yaşamının ilk profesyonel adımını çiçeklerle atan genç şarkıcı, bu kliple büyük sükse yaptı. Tabii son zamanlarda ortaya çıkan bu müthiş çiçek trendinin klibin beğenilmesinde ne kadar etkili olduğu da tartışılır...

Bu arada, Hande Ataizi de bir çiçek düşkünü. Özellikle oynadığı ‘‘Ruhsar’’ dizisinde hep beyaz çiçeklerle görüyoruz onu. Uzun saçlarının herbir tarafına takılan bu çiçekler, Ruhsar'ın bir anlamda simgesi olmuş halde. Zaten Ataizi, gerçek hayatta da çiçekleri çok sevdiğini saklamıyor.

Bir de, her türlü yeni trendin sıkı takipçisi konumundaki yerli Afrodit Banu Alkan var: Geçen sene çektiği klibinde, bu özelliğini de gözler önüne serdi. Şöyle ki, Alkan bir havuzun içine doldurulan gül yaprakları ve envai çeşit çiçeğin arasında dansetti. Her tarafı o kadar çok gül yaprağıyla doluydu ki, bu klibin adı da ‘çiçekli klip’ olarak kaldı.

Yaz aylarında hangi bikiniyi giyeceğimizi şaşırırız çoğu zaman. Eğen yazın son demlerini değerlendirmek istiyorsanız, çiçekli olanları seçin...

Aksesuvarları da çok rağbet gören çiçek motifi, en çok terliklerde ve tokalarda kullanılıyor. Hem kullanışlı, hem de bir yandan çok trendi görünmenin anahtarı da denilebilir çiçek olayına...

. Çiçek isimleri hakkinda aciklamalar Çiçek isimleri konusunda bilgiler

 

Kadınlar için Ev İşleri Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 15
Şeker Hastalığı Açlık Tokluk kan şekeri kaç olmalı
Okunma: 14
İshal nasıl geçer
Okunma: 11
Referandum nedir?
Okunma: 8
Çocuklarda Yaz İshali
Okunma: 7
Tansiyon düşüklüğü ve tedavisi
Okunma: 6
Gerdek gecesi
Okunma: 5
İstanbul havuz rehberi
Okunma: 5
Kolesterol Nasıl Düşürülür
Okunma: 4
Enerjik olmak için ne yapmalı
Okunma: 4
Rus turistlerin tercih ettiği oteller
Resim
Vitamin Eksikliği
Vitamin Eksikliği

 |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!

Saglikarsiv Sigorta Kadınlar İçin Blog