Şişmanlık
Şişmanlık
Beden yağ kitlesinin arttıkça, insanların daha erken öldüğünü ortaya koyan bilim adamları, şeker, kan basıncı artışı, inme, kan yağlarının artması, koroner kalp hastalığı, safra taşları, kanser (meme, rahim, yumurtalık, safra kesesi, kalınbağırsak), nefes darlığı, uyku bozuklukları, gebelik komplikasyonları, eklem hastalıkları, psişik depresyon gibi hastalıkları ise tahrik ettiğini belirtiyorlar.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan İlkova, yüzde 5-10 oranında kalıcı kilo kaybının bile ölümü yüzde 20 oranında azaltığını söyledi. Ayrıca, şeker hastalığından ölümlerde yüzde 30, şişmanlığa bağlı kanserlerden ölümlerde yüzde 40 azalma görülüyor. Kan basıncı 20 mmHG düşüyor, kolestrol yüzde 10 azalıyor, genel yaşam kalitesinde yükselme meydana geliyor.
GİDEREK YAYILIYOR
Şişmanlık, gelişmiş ülkelerde önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelirken, gelişmekte olan ülkelerde her geçen gün daha fazla kişiyi etkilemeye başladı bile. Şişmanlık, enerji dengesizliği hastalığı olarak kabul ediliyor ve kişinin belirli bir süre boyunca enerji alımının, enerji harcamasını geçmesiyle meydana geliyor.
Şişmanlığın riskinin fazla yağın vücut içinde dağılımıyla da ilgili olduğunu belirten Prof. Dr. İlkova, ‘‘Fazla yağ kalça ve uyluk kısmına (jinoid tip ya da armut tipi) yerleştiğinde, üst ve vücut karına (android tip ya da elma tipi) yerleşmesine göre daha az risk oluşturuyor. Şişmanlık riski, fazla yağın vücudun merkezine ve iç organların çevresine dağıldığı zaman daha da belirginleşiyor’’ diyor.
Şişmanlık gelişimiyle ilgili 20'den fazla gen bulunduğunu belirten Prof. Dr. İlkova, ‘‘Genlerin kişilerin yağlı besinlerle beslenme gibi uygun ortamlarda şişmanlık eğitilimlerini artırdıkları düşünülüyor’’ diyor.
Uzman tavsiyeleri
200'ün üstündeki diyet listesinden sadece 24 kadarı tıbbi kabul ediliyor. Şarlatan diyetler sağlığı bozuyor.
Şişmanlığın tedavi prensipleri, uygun beslenme, egzersiz ve ilaçtan oluşuyor. Ancak bunlar uzmanlar gözetiminde kullanılıyor.
Diyetin besin bileşimi, tüketilen ve sonunda depolanan enerjinin miktarını belirlemek açısından önem taşıyor. Örneğin besinlerdeki yağ gram başına değerlendirildiğinde, protein ve karbonhidratlara göre daha fazla enerji içerir.
Yağ, açlığın giderilmesinde daha az etkili. Fazla yağ içeren diyetler, fazla besin yani aşırı enerji alınmasına neden oluyor.
Yağ, protein ve karbonhidratlara göre daha fazla depolanır. Yağ depolanması için vücudun neredeyse sınırsız bir kapasitesi bulunuyor.
Kahvaltı yapmamak, arada atıştırmak ve stresi yenmek için yemek, fazla yemeye neden olur.
Egzersizler doğru yapılırsa, sadece vücuttaki enerjinin yakılmasını sağlamıyor aynı zamanda dinlenirken de metabolik hızı artırıyor.
Düzenli egzersiz, depolanmış yağın enerji için kullanımını artıyor.
Vücuttaki bomba: Şişmanlık
“Yağlardan ve kırmızı etten olabildiğince uzak durulmalı, aç kalmak yerine, günlük öğün sayısı altıya bölünmelidir."
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Araştırma Hastanesi Endokrinoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kaya, kalp-damar hastalıklarını başlatan şişmanlığın, onlarca sağlık sorununa, en önemlisi de hormonal bozukluklara yol açtığını bildirdi. Prof. Dr. Kaya, yaşadığımız yüzyılın en önemli sorunu olarak nitelendirdiği şişmanlığın, kalp-damar, iskelet ve adale sistemi ile mide-bağırsak sistemi bozukluklarına yol açtığını, şeker hastalığının en önemli başlatıcısı olduğunu kaydetti. Doymamış yağlar açısından zengin besinlerle dengesiz beslenme neticesinde ortaya çıkan şişmanlığın diğer bir nedeninin de ‘’atalet’’ olduğuna işaret eden Kaya, ‘’Şişmanları bekleyen bir başka tehlike de yaşam süresidir. Şişmanların yaşam kalitesi de düşmektedir’’ dedi. Günlük fiziksel aktivitelerin artırılması ve dengeli beslenme ile fazla kilolardan kurtulmanın mümkün olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ahmet Kaya, şu önerilerde bulundu: “Yağlardan ve kırmızı etten olabildiğince uzak durulmalı, aç kalmak yerine, günlük öğün sayısı altıya bölünmelidir. Yiyecekler de çok iyi çiğnendikten sonra yutulmalıdır. Fiziksel aktivitelerin artırılması, fazla kilolardan kurtulmak açısından önem taşımaktadır. Ancak bu konuda uzmanlara danışılması yararlı olacaktır. Çünkü bilinçsiz diyetler ve egzersizler (fazla kilolardan kurtulayım) derken, olmadık sorunlara yol açabilir.”
Şişmanlık, ciddi hastalık
Aşırı kilolu insanlar, eninde sonunda diyabetten kansere kadar ciddi hastalıkların pençesine düşüyor
Tıp dilinde “obeziti” olarak adlandırılan şişmanlık hastalığı, insan sağlığı için ciddi tehdit oluşturuyor.
Roche firmasının, gelişmiş ülkelerde sıkça rastlanan hastalıkla ilgili düzenlediği panele 250 hekim katıldı.
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Sema Akalın, “obeziti”nin gelişmiş ülkelerde sıkça rastlanan kalıtsal bir hastalık olduğunu, diyetle tedavi edilemediğini söyledi. Akalın; aile yapısı, psikolojik tramvalar ve düzensiz beslenme alışkanlıklarının hastalığı artıran en ciddi unsurlar olduğunu belirterek, erken tedavi edilmediği takdirde kalp, damar sertliği, kanser, eklem, hipertansiyon, ani solunum durması ve şeker hastalığına sebebiyet verdiğini açıkladı.
HEKİMSİZ TEDAVİ RİSKLİ Obeziti hastalarına, hekim kontrolünde yeni bir beslenme formülü ile yeni bir hayat modeli öneren Uludağ Üniversitesi Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Prof. Dr. Şazi İmamoğlu, hastalığın koroner kalp hastalıklarında yüzde 25, inmelerde yüzde 10, safra kesesi taşı oluşumunda yüzde 40 oranında olumsuz etki yaptığını, diyabette ise riski iki katına çıkardığını belirtti.
Doç. Dr. Neşe Özbey de araştırmaların, kadınlarda meme ve rahim, erkeklerde ise prostat kanserinin, bu hastalıktan dolayı ortaya çıkma riskinin yüksek olduğunu gösterdiğini söyledi. Özbey, Obeziti’nin sadece fazla kilo alımı olarak algılanmasının insan sağlığı açısından büyük risk taşıdığını belirtti. Özellikle belde oluşan yağ tabakasının erkekte 102 santimetre, kadında ise 88 santimetreyi geçtiği takdirde ileri derecede Obeziti hastalığının varlığını ortaya koyduğunu vurgulayan Özbey, alınan enerjinin mutlaka aynı oranda harcanmasının riski azaltacağını söyledi.
Hastanın psikososyal durumu Özgüveni zayıftır Sosyal hayattan kopuk yaşar Sıkıntı içindedir Anksiyetesi bozuktur Depresyon geçirir Sigara ve alkole düşkündür Fiziksel aktivitesi zayıftır İş bulamazlar
Kilo vermenin faydaları Kalp krizi riskini azaltır Kan basıncını düşürür İnsülini azaltır Karaciğerdeki yağ oranını azaltır Uyku esnasında solunumun durmasını önler Kandaki yağ oranını düzenler
Hastalığın bilimsel tedavisi Hekim kontrolünde eğitim Davranış ve medikal tedavi Bakım Cerrahi tedavi Kişinin özelliğine göre diyet
Çağın hastalığı ŞİŞMANLIK
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) koyduğu kriterlere göre, kilosu, boyunun karesine bölündüğünde 30 sayısının üzerinde çıkan insanlar “aşırı şişman” kabul ediliyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) koyduğu kriterlere göre, kilosu, boyunun karesine bölündüğünde 30 sayısının üzerinde çıkan insanlar “aşırı şişman” kabul ediliyor. Yani boyu 1.78 metre, ağırlığı 125 kilo olan bir insanda bu rakam 39.5 olarak çıkıyor. Bu rakam, bahsedilen kişinin oldukça şişman olduğu manasına geliyor. Bu kriterlere göre Amerika’da yetişkin erkeklerin yüzde 20’si, kadınların ise yüzde 25’i aşırı şişman. Yani, her 4 kişiden biri ciddi sorunlarla karşı karşıya.
Avrupa’da da durum pek farklı değil. İngiltere’de erkeklerin yüzde 17’si kadınların ise yüzde 20’si, Almanya’da erkeklerin yüzde 17’si kadınların ise yüzde 19’u aşırı şişman. Birçok üniversite bünyesinde özel zayıflama kursları düzenlenmesine aşırı şişmanlığın önü alınamıyor. Aşırı şişmanlık bir çok hastalığa davetiye çıkarıyor. Bunların başında şeker hastalığı, kalp rahatsızlıkları, damar tıkanıklıkları, bir çok kanser çeşidi, safra kesesi ve mafsallarla ilgili rahatsızlıklar geliyor
Şişmanlığa kapsülle son
İnsanlar fazla kilolarından kurtulmak için ellerinden gelen çabayı ve diyeti uygulamayı sürdürüyorlar. Yüzyıllardır insanlığın en büyük sorunlarından biri olan şişmanlık için şimdi Hollandalı uzmanlar yeni bir yöntem geliştirdiler. Laboratoriun Boran firması tarafından geliştirilen yeni diyet yüzde 100 etki özelliği taşıyor. Yeni yöntem kiloları kontrol halinde tutmayı hedefliyor. “Kilo kontrol sistemi” adı altındaki yeni yöntemi Born Eat Control ve Born Fat Control kapsülleri oluşturuyor. Tamamen bitkilerden yapılan diyet kapsüllerin hiçbir kimyasal zarar ve yan etki taşımadığı belirtiliyor. Uzmanlar Born Eat Control kapsüllerinin insana tokluk hissi verip, iştahtan kestiğini ve yemek yeme arzusunu öldürdüğünü söylüyorlar.
Şişmanlık nedenlerinden biri gen bozukluğu
Bir gendeki bozukluğun, aşırı şişmanlığa neden olabileceği belirlendi.
Fransız ve İngiliz araştırmacılar, GAD2 adı verilen gendeki bozukluğun, hem yeme tarzına, hem de ensülin hormonunun salgılanmasına etki ederek aşırı şişmanlama riskini artırdığını belirledi.
Lille'deki Pastör enstitüsü ve Londra'daki Imperial College uzmanlarının ortak araştırmasına göre, yeni buluş obezitenin önlenmesive tedavi edilmesinde yeni açılımlar sunabilecek.
Araştırmaya göre, 10. kromozom üzerindeki ADG2 geni, enzim aracılığıyla ''gama-aminobütrik asit''(GABA) üretimini hızlandırıyor. GABA da, beyinde hipotalamusdaki iştah merkezini uyarıyor. Normal işleyen gen ''koruyucu'' etki sağlıyor, anormallik varsa genin faaliyeti altı kat artıyor ve şişmanlığa kapıyı aralıyor.
Uzmanlar, bu genetik bozukluğun, şişmanlığın yüzde 10'unun nedenini açıklayabileceğini düşünüyor.
Araştırmacılara göre, anormal gen, kan şekerinin depolanmasını sağlayan ve doygunluk hissi veren ensülin hormonunun yemek sırasında salgılanması işlemini de bozuyor.
|