Kadınlar
           
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuk ve Çocuk bakımı hakkında bilgiler
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlar için Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Faydalı bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Kadınlar için Diyet Listesi

» Sağlıklı zayıflama Yöntemleri

Sağlıklı zayıflama Yöntemleri

2008-08-30 09:35:35 Kadinlaricin.net sitesinde Sağlıklı zayıflama Yöntemleri baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Sağlıklı zayıflama Yöntemleri ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Sağlıklı zayıflama Yöntemleri

 

Zayıflamak eğitimle olur

Ne! 10 kilo vermek mi?
Böyle olacağı belliydi. Sen ye, hiç sakınmadan su börekleri, saray sarmaları, sütlü nuriyeleri, etli dolmaları... ‘Ekrana sığmıyorsun’ diyen arkadaşlara ‘bütün spikerler dal gibi mi olmak zorunda?’ diye cevap yetiştirmeye çalış, ‘Benim yapım böyle’lerin arkasına saklan! Nereye kadar? Eti, kemiği, kası, suyu, yağı ayrı ayrı tartan o tartıya çıkana kadar. Taylan Kümeli’nin elinde tuttuğu kağıtta fazladan on kilo yağ var yazısını görene kadar! Yok, kendi durumumu tespit etmek için gitmedim. Son günlerde ismini sık sık duyduğumuz Yıldırım Demirören’den, Işın Karaca’ya, Hülya Avşar’dan Ceyda Düvenci’ye pek çok ünlü ismi iğne ipliğe çeviren Taylan Kümeli’yi tanımaktı amacım. Biraz ‘ünlülerle isim duyurdu’ ön yargısıyla gittiğim merkezde işini çok seven, bilimsellikle hareket eden, çalışmaktan kaçınmayan, güler yüzlü genç bir Karadenizli hanım buldum. Önyargımdan utandım, ‘iyi ki gelmişim’ dedim. Diğer çalışanlar da, ikram edilen limonatalar, elmalı içecekler, çilekler de harikaydı. Taylan Hanım sohbetin sonunda ‘sizi de bir tartalım’ diyene kadar hiç problem yoktu! Bir tek o acayip tartıyı sevmedim. En azından evdeki baskülün ayarıyla arada bir oynayabiliyor insan!

Sağlıklı zayıflama ‘Sağlıklı zayıflama eğitimle olur’
Her yaz başında sayfa sayfa diyet listeleri dökülür ortaya, neredeyse saatler içinde zayıflatmayı vaad eden... Biz de son günlerde ismi en çok duyulan Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli’ye gittik. Neymiş kilo vermenin ve bu kadar meşhur olmanın püf noktaları diyerek...
Zaman zaman duyuyoruz ‘bilmem kim kısa sürede şu kadar kilo verdi’ diye. Bu doğru mu? Belli bir zaman sınırı var mı kilo vermede?
- Hiç doğru değil bunlar. Dünya sağlık örgütü haftada 500 gramla 2 kilo arasında kilo verilmesini öngörüyor. Bu miktarın üstünde kilo verilmesi; ancak çok kilolu birinin, çok sıkı spor ve diyetine tam uymasıyla olabilir. Ortalama 1.5 kilodur haftada ideali. Bizim ‘kalıcı kilo’ dediğimiz şeyde yaptığımız en önemli noktalardan biri, doğru kilo verilmesini sağlamaktır.
Bugüne kadar en çok kaç kilo zayıfladı hastalarınız?
- Bir hastam 140 kilo verdi 1,5 senede. Ama 250 kilodan indi. Şimdi dinlenme dönemideyiz, daha da verecek. Tabii o kadar kilo verince vücutta estetik desteğe ihtiyaç duyuluyor.
Dönem dönem isimler ortaya çıkıyor diyet ve kilo verdirmeyle ilgili. Son zamanlarda da sizin isminiz ön planda. Hep ünlülerle anılıyorsunuz; sanki şimdi Taylan Kümeli modası var gibi. Bu düşündürmüyor mu?
- İyi ki sordunuz bu soruyu. Bir kitap yazdım ve yakında piyasaya çıkacak. Sanırım o yayınlandığında bu görüşler çok farklılaşacak. Ben o kitabı, 150 kitap okuyarak yazdım. Toplumumuz artık farkı anlamaya başladı. Geçenlerde bir büyüğüm ‘kızım bugünlerde çok modasın, kıymetini bil, bu aynı elbise gibidir, ararsın bu günleri’ dedi. Ben de ‘Ben herkesin dolabındaki siyah pantolon ve beyaz gömlek gibi olacağım’ dedim. Onlar, yıllar geçse de; modası geçmez ve özel zamanlarda gerçek kıymetini anlarız. Klasik olmak çok önemli ve ben bunu başaracağım.
Nasıl tedavi ediyorsunuz?
- İnsanlardan check-up vari kilinik bulgu istiyoruz. İşte, güne tek şekerli bir kahveyle başlayın diyen bir rejim listesini uygularsınız. Ya hastanız şeker hastasıysa, yüksek tansiyonu varsa, ileri derecede düşük şekere sahipse! Öyle kötü şeyler yaşarsınız ki! O yüzden analiz edip hastaya açıklamalar yapıyoruz. Hasta anlıyor; ‘Benim vücudumda şu kadar yağ var, onu verince gerçek kilo vermeyi yaşayacağım, vücut yapım bu’ diye...
İdeal kilo nasıl hesaplanıyor?
- Diyete başlamayı gerektiren, dış görünüşte kilolu görünmek değil. Kişinin vücudundaki yağ oranı. Eskiden kiloyla boy arasındaki farkla hesaplanırdı. Şimdi yaşına bakıyoruz. Kilo/boy2=18.5-25 arasında olmalı. Kilo alıp vermeyle ilgili ilk tespit buradan başlıyor. Bu aralıktaysanız sağlıklı bir kilodasınız. İkinci aşama vücuttaki yağ oranı. Vücuda çok hafif bir elektrik vererek yağınızı, kemiğinizi, suyunuzu, kasınızı birbirinden ayıran bir ölçüm yapıyoruz. Çok iyi bir kas kemik yapısına sahipsiniz, yağınız sizin sandığınızın altında; o zaman sandığınız kadar kilolu değilsiniz, vücut yapınız öyle gösteriyor demektir.
Yani her kilo veren yağ vermez, sadece su kaybı da olabilir...
- Kilo verirken diyetisyene müracaat ettiğinizde, kas, su ve yağ kaybını çok iyi anlatması gerekir. O gün size tuzsuz bir diyet verildi diyelim, su kaybedersiniz. Manuel bir tartıda hafiflemiş olursunuz. Vücut kompozisyonu denen olgunun her tartıda size aktarılması gerekir. İşte ‘30 kilo yağa sahipsiniz, ideal olanı 10 kilo. 20 kilo yağdan kaybediyorsunuz, bu arada suyunuz sabit kalmış, kaslarda hiçbir erozyon yok’ gibi. Bunu gösterdiğinizde insanlar size güveniyor. Güvenince de sonuç geliyor.

Geri alanlar da var
Bir de kilo veren insanların pek çoğu bir süre sonra belki de fazlasıyla geri alıyor. Sizin hastalarınızda bu alışkanlık yerleşiyor mu?
- Tabii ki geri alanlar var. Hiç yok dersek ütopik bir şey olur. Ama yüzdeye vurursak çok düşük, yüzde beş! Çünkü bizimle yolculuğa başlayanlar, bunun bir eğitim olduğunu algılıyor, bu süreçte öğrendiklerini hayatlarına uyguluyor.
Örneklerle konuşursak, son günlerde verdiği kilolarla konuşulan Yıldırım Demirören ne kadar sürede kaç kilo verdi?
- 6 ayda 33 kilo. Yıldırım Bey çok biliniyor da. Çocukluğumuzun hiç yaşlanmayan delikanlısı Tekin Akmansoy, hepimizin bildiği Nuri Kantar mesela. O yaşta 10 kilo yağ verdi ve onu koruyor. Bir ameliyat geçirdi, hastanede şimdi, ona da geçmiş olsun diyelim. Yıldırım Bey daha genç, ama ileri yaşlarda metobolizma yavaşlıyor. Verilen kiloyu korumak bunun geçici bir süreç olmadığını hastaya öğretmekle başlıyor. Aynı alfabeyi öğrenip, okumak gibi.
Daha çok sağlık nedeniyle mi, estetik kaygılarla mı geliyor insanlar?
- İkisi de var. Hem kadın hem erkekler için. Biz doğu ve batı kültürünün karıştığı, sentezin tüm noktalarda hem güzelliklerin hem çirkinliklerin yaşandığı bir toplumuz. Bazı durumlarda estetik ön plana çıkıyor. Yıl sonu toplantıları, düğünler öncesi, yaz başları gibi. Ben ‘yapmayın bunu’ diyorum. Ve onları daha sonraya bırakıyorum. Sağlık benim için çok çok daha önemli. Şekerden mustarip biri varken mezuniyet kıyafetine girmek için üç kilo vermek isteyen biri gelince ‘yok’ diyorum. Avrupa’da daha çok sağlık için gidiyor insanlar. Fransa’da estetik. Amerika’da sağlık gitmiş hâlâ kilo vereyim diye uğraşıyor!
Kilo vermek bir saplantı haline geldi neredeyse. Özellikle iki hanım yan yana gelince rejimlerden, kilodan konuşuyor. Bunu körükleyen büyük de bir sektör var. Yiyeceklerden, salonlara...
- Toplum buna şartlandırıyor. Reklamlar, alışveriş yaptığınız yerlerdeki bedenler, her platformda değerlendirilmeler o doğrultuda. İster istemez kilonuza dikkat etmek zorunda hissediyorsunuz. Kişi 40-42 bedendir ama, sağlıklı beslenen, uykusunu iyi uyuyan, spor yapan mutlu biri olabilir. Bunun illa 36-38 beden olmasının manası yok. Ben hep çevreme bunu empoze etmeye çalışıyorum, önemli olan bu ayrıcalığı fark etmek. Bu, hem toplumsal hem aile olarak fazla saplantı haline getirilirse, çok ciddi psikolojik problemler oluşur.
Sizin çocuklarınızın kilosu nasıl?
- Biri 22, diğeri 18 yaşında iki kızım var. Büyüğü 1.74 boyunda 52 kilo. Küçüğe babaanne baktı bir ara, o 1.68 boyunda 61 kilo. Rejime başlamadan önce terzi kendi söküğünü dikemez mantığıyla benimle beraber çalışan arkadaşlarımdan birinden rica ettim. O tahliller istedi ve tiroid problemi çıktı. Ona bağlı kalsiyum eksikliği. Tedaviyle beraber 4-5 kilo verdi. Ayağını kırdı şimdi, şişmanlamaktan korkuyor. Ama eşim. Su topu oyuncusuydu, sadece 7 kilo yağı var, ama bakınca kilolu görünüyor.

‘Herkes kilo verebilir’
Yüzde 99 herkesin kilo verebileceğinin altını çizen Taylan Kümeli, yüzde 1 de olsa; metabolizması müsait olmayan ve kemik, kas yapısı izin vermeyen insanların zayıflayamayacağını söylüyor.
Size gelenler belli beklentilerle mi geliyorlar?
- Ne iş yaparsanız yapın, yaptığınız meslekle çok paralel hareket etmeniz lazım. İnandırıcılık, güven gerekir. Buraya gelenler sizin gülümsemenizden, yaklaşımınızdan doğal mı, yapay mı hemen anlıyorlar. Verdiğiniz listelerden, ne kadar özenli olduğunuzu anlıyor. Bizim mesleğimizin içinde eğitmenlik, psikologluk, arkadaşlık, en önemlisi o ilkeleri bilimsel olarak uygulamak var. Bu iş parmak kaldırmakla, yasaklarla olmaz. Kendiniz o insanlara örnek olmalısınız. Kararlılık ve samimiyet sonuç getiriyor.
Çalışan anneler, hazır gıdalar ve fast food beslenme alışkanlığının yerleşmesiyle birlikte çocuklarda da bir obezite probleminden söz edilmeye başlandı. Çocuk hastalarınız var mı?
- Çok. Biz beslenmeyle ilgili dört bölüm oluşturduk burada. Çünkü beslenme uzmanlığı eğitiminde sadece zayıflama değil, çocuk ve genç beslenmesiyle ilgili de eğitim aldık. Çocuk ve genç beslenmesi, kadınlara yönelik menopoz, gebe beslenmesi, hastalıklarda beslenme diye. Çocuk ve adolesan beslenmesi en yoğun bölüm maalesef. Önümüzdeki eğitim döneminde kampanyalar başlatacağız okullarda. Bu iş eğitim ve mücadele işi. Çünkü çok büyük bir tehlike. İspanya, İngiltere, Amerika bitmiş. Kongredeki konuların yüzde 80’ini adolesan ve çocuk beslenmesi alıyor.
Destekleyici yöntemleri öneriyor musunuz?
- Eğer hastayı psikolojik olarak rahatlatıyorsa öneriyorum. Ama LPG olsun, mezoterapi olsun, herhangi bir kimyasal ilaç olsun ehil insanlar tarafından yapılmalı. Bu yöntemler uzun araştırmalar sonrası sunuluyor.
* Görüyorum kahve içiyorsunuz. Ve tadlandırıcıyla. Kahve ve çay da hep tartışılır diyette, bir de tadlandırıcıların zararlı olduğu...
- Bir insanın en büyük zevki çay, kahve içmekse; bu insan kilo verirken zaten kısıtlamalar oluyor, bir de bunları yasaklarsanız moral olarak çöküyor. “Açık çay için, kafeinsiz kahve için, tadlandırıcıyı belli oranda kullanın” deyince baştan dinliyor sizi. Tadlandırıcıların zararlı olduğu konusunda kesin bir şey yok.
Kişiden kişiye değişen diyet listeleri veriyorsunuz, ama şu yaz günlerinde okurlarımıza birkaç başlık sunamaz mıyız?
- Kişinin vücuduyla ilgili değişiklikleri, özellikle hanımların çok iyi takip etmesi lazım. Sadece Nisan-Temmuz arası değil. Bir farkındalık olmalı vücudumuzla ilgili. Yorgun muyuz, üşüyor muyuz, halsiz miyiyiz, neşeli miyiz? Bunlar önemli göstergeler. Yılda bir kez en azından açlık, kan şekeri, kolestorolümüzü kontrol ettirmeliyiz.
Saatlere bağımlı değil, ama asla sabah, öğle ve akşam öğünleri atlamamalıyız. Mutlaka oturup yavaş yavaş, bakarak yemeliyiz. Atıştırarak değil. Bütün besin gruplarını hayatımıza sokmalıyız. Sadece yoğurt, sadece peynir ya da etle beslenmemeliyiz.

Sağlıklı zayıflama için gelişmeleri takip edin
Suyu en güzel içecek kabul edip yerine gazlı içecekler, meyve suları ya da içki koymamalıyız. Meyveyi çok masum görmemeliyiz. Besleyici ama kalorili çünkü! Sebzeyi hayatımızdan hiç çıkarmamalıyız. Mutlaka sevdiğimiz bir sebze olmalı ya da salatayı her sofrada bulundurmalıyız. Mümkün olduğu kadar yağlı yiyeceklerden, kızartmalardan uzak durmalıyız. Kuru yemişlere “kötü” bakmamalıyız. Fındık, ceviz, badem gibi kolestorelü düşürücü olanları var içlerinde. Ve bol bol okumalıyız. Ne neye iyi gelir, gelişmelerden haberdar olmalıyız.

Women Beauty Center tarafından getirtilen Infrasnella cihazıyla sağlıklı zayıflama gerçekleştiriliyor. Infrasnella yöntemi, fazla yağlardan hızlı ve kesin kurtuluş, aç kalmadan kalıcı zayıflık, istenilen bölgede incelik, esnek kaslar, diri vücutlar, selülit problemine etkili çözüm gibi özellikleriyle kiloların düşmanı olarak yaşamımıza giriyor. Infrasnella cihazı, zayıflama ve toparlama uygulaması dışında çok önemli bir yeteneğe daha sahip. Cihazın lifting bölümü, özel dalgalarıyla ameliyatsız yüz germe etkisi gösteriyor.

Sağlıklı zayıflama

Tehlikeli zayıflama

Tiroid hormonu hapları zayıflatıyor ama sağlığı da riske atıyor.

Hipertiroid tedavisinde kullanılan ‘tiroid hormonu’ haplarıyla bilinçsizce zayıflamak kalp hastalıkları ve kemik erimesine zemin hazırlıyor.

Özellikle lise çağındaki genç kızlarda ve bazı ‘garantili zayıflatan’ güzellik merkezlerinde zayıflatma amacıyla kullanıldığı saptanan tiroid hormonunun hayati tehlikelere yol açabildiği belirtiliyor.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mete Düren, son zamanlarda tiroid hormonu alarak zayıflamaya çalışan ancak buna bağlı şikayetler gelişen hastaların kliniklerine başvurduğunu söyledi. Tiroid hormonunun, hipertiroid (zehirli guatr) hastalığında kullanıldığını, hastaların tiroid bezlerinin normalden birkaç kat fazla çalışması sonucu çok kısa bir sürede iştahları yerinde olsa bile hızla kilo verdiklerini belirten Doç. Dr. Düren, şunları söyledi: ‘‘Hormon, metabolizmanın hızını normalin birkaç kat üstüne çıkıyor. Bu dönemde tiroid hormon üretimi, vücudun her türlü kontrolünün ve denetiminin dışında oluyor. Hastalarda sadece kilo kaybı değil, çarpıntı, nabız sayısında artma, terleme, sinirlilik hali, bazı hastalarda gözlerde dışarı fırlama gibi belirtiler görülüyor.’’

Kısa süreli kilo verme belirtisinden yola çıkarak bazı kişilerin, sırf kilo verme uğruna sağlıklarıyla çok tehlikeli kumar oynadıklarını belirten Doç. Dr. Düren, ‘‘Bizim ameliyatla tiroid bezini aldığımız veya tiroid bezini küçültmek üzere hastalara verdiğimiz ilaçları çok yüksek miktarlarda, normal ihtiyaçtan 15 kat fazla, günde 15-20 hap alarak birkaç günde zayıflamaya çalışıyorlar. Gerçekten de bu süre içersinde çok hızlı kilo kaybetmek mümkün. Ama kilo kaybetmekle kalmıyorlar. Nabız sayıları artıyor. Çarpıntıları, ellerinde terlemeler oluyor. Guatr (tiroid bezinin büyümesi) hastası oluyorlar.

Kilo kaybı için bunları sineye çekiyorlar’’ dedi. Kilo verdikten sonra ilacın bırakıldığını ancak vücudun normale dönemediğini anlatan Doç. Dr. Düren, ‘‘Metabolizmaları önce normale iniyor ama normalde de kalmayıp daha aşağıya iniyor. Zamanında verdikleri kiloyu tekrar geri almaya devam ediyorlar. Hatta eski kilolarının üstüne çıkıyorlar. Tiroid bezi de yeterli çalışmadığı için bu dönemde hiç olmadık yerde hastalarda guatr çıkıyor’ dedi.

Öte yandan tiroid hastaları için vazgeçilmez olan tiroid hormonu hapları piyasada kolaylıkla bulunabiliyor ve reçetesiz alınabiliyor. İlaçlardan Organon Firması'nın olanı 295 bin liradan, Abdi İbrahim Firması'nınki ise 465 bin liradan satılıyor. Reçetesiz alınabilmesi ve ucuz olması da daha cazip hale getiriyor.

Promosyonla zayıflama

ABD'de bir sağlıklı  zayıflama uzmanı, hastalarını ödüllendirerek zayıflatıyor. ‘‘Body for Life’’ isimli kitabı yok satan Bill Phillips, 12 haftada yepyeni bir insan yaratmayı vaat ettiği hastlarına, başarılı olduklarında arabalar, seyahatler ve nakit para armağan ediyor.

ABD'nin Colorado Eyaleti'ne bağlı Golden Kenti'nde yaşayan Bill Phillips ‘‘Şişman insanları gördüğüm zaman, kendisini kontrol edemeyen insanları görmüş oluyorum. Bu da canımı yakıyor’’ diye konuşuyor. Phillips, kitabında şişmanları 12 haftada nasıl zayıflattığını anlatıyor. Bill Phillips, hastalara haftada 3 kez 45 dakikalık efor sporları, 3 kez aerobik yaptırıyor; haftada 6 gün de katı rejim uyguluyor. Vücudunu en iyi şekilde çalıştıran, iki kez kazanıyor. Hem zayıflıyor, hem de Phillips'in ödülüne hak kazanıyor. Phillips, geçen yıl, 44 bedenden 38 bedene zayıflayan bir bayan hastasına yepyeni bir Corvette armağan etti. Ünü tüm ABD'ye yayılan uzman, bu yıl da zayıflayan hastalarına 10 kez 100 bin dolar ve 100 Hawaii seyahati dağıttı.

Sağlıklı  zayıflama için sadece diyet yetersiz

Dünya nüfusunun yüzde 75’inin fazla kilolarıyla başı dertte. Şişmanlık eğilimi artıyor. Şişmanlık (obezite) yaygın bir hastalık, çalmadığı kapı kalmadı. Yapılan son araştırmalara göre, Türkiye’de obezite eğilimi yüzde 20’ler seviyesinde görülüyor. Ancak, metabolizma uzmanları, hızla tüketim toplumu olma yolunda ilerleyen Türkiye’de önümüzdeki yıllarda şişmanlığın daha da ciddi bir sorun olacağına dikkat çekiyorlar.
Obezite ilaçlarına gösterilen büyük ilgi şişmanlığın ne denli büyük bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. Endokrinoloji ve metabolizma uzmanı Doç. Dr. Rüştü Serter, şişmanlık tedavisinde ilaçların etkileri konusunda sorularımızı cevaplandırdı:

Şişmanlık tedavisinde neden ilaca yönelindi?
Tıp dünyası aslında sağlıklı  zayıflama için ilaçla zayıflamayı seçmedi, buna mecbur kaldı. Şişmanlığın tedavisi çok zor. Diğer yöntemlerle yapılan tedaviler yetersiz kalıyor. Obezite tedavisinde başarı oranı yüzde 50’lerin çok altında. Türkiye’de piyasaya sunulan Orlistat (Xenical) ve Subitramin (Rudctil) adlı ilaçların yapılan çalışmalarda etkili oldukları, yani zayıflattıkları görüldü. Bu ilaçların verilen kiloları korumakta da çok büyük görevi bulunuyor.
Xenical, öncelikle sistemik kan dolaşımına katılmıyor, sadece bağırsakta etki gösteriyor. Bağırsaklardan yağ emilimini azaltarak alınan toplam kalori miktarını düşürüyor. Hastalara dengeli zayıflama diyeti veriyoruz.

Nasıl bir tedavi uygulanıyor?
Günde üç öğün yemeklerle beraber birer adet alınıyor. Obezite tedavisi uzun süreli bir tedavidir. Genellikle hastalarımıza uyguladığımız tedaviler en az altı aydan başlıyor. Tabii ki, hastanın hayat tarzını değiştirip değiştiremediği önemli oluyor. İlaçlar sadece diyetle beraber etkilidir.
Yemekle beraber alındığında vücuda giren yağ miktarını azaltır. Bu azalma ilacı aldığınız andan itibaren başlar. İdeal olan haftada bir, ayda dört kilo vermektir, istikrarlı zayıflamadır. İlacı aldığınız gün ilaç etkisini gösterir, çünkü aldığınız gün yağı bloke etmeye başlar. Bunun tartıya yansıması ise bir hafta, on gün sürer.

Bağırsaklarda rahatsızlık yapıyor mu?
Gıda maddelerinin bağırsaklardan emiliminin azalması, dispeptik şikayetler dediğimiz hazım güçlüğüne bağlı gaz şikayetlerine veya yumuşak dışkılamaya yol açar. Hastalara ellerindeki diyet listesine uymalarını öneriyoruz. İlk başlarda yumuşak dışkılama ve gaz olabilir, ancak yaklaşık on gün içinde bu şikayetler ortadan kalkar. Xenical, sadece “yağın” bağırsaklardan emilimini engeller.
Dünyanın hiçbir yerinde diyetsiz zayıflama olmaz. Kilo vücuda giren kalori ile yakılan kalori arasındaki denge ile korunur. Eğer alınan kalori ile harcanan kalori düzenlenmez ise ilaçtan sonuç bekleyemezsiniz. Bu, fizik yasalarına aykırıdır. İlaçlar, daha az kalori alınmasının yanı sıra vücudun o kaloriyi yakmasına yardım eder ya da kalorinin alınmasını engellerler.

Şeker ve tansiyon hastalıklarının da tedavisinde etkili olduğu doğru mu?
Obezite, şeker, tansiyon ve kalp hastalığı ile lipid bozukluklarına yol açar. Uzun süreli şişman olanlar bu hastalıklara maruz kalma riskine sahiptirler. Eğer siz obeziteyi tedavi ederseniz, bu risk ortadan kalkar ya da azalır. Diğer taraftan obez şeker hastası ilaçla zayıfladığında kan şekeri düşer. Şeker tedavisi daha kolaylaşır. Aynı şekilde tansiyon hastalarına zayıflama tedavisi düzenlendiğinde hastanın kan basıncı değerlerinin düzeldiği gözlenmiştir.
Safra kesesinde salgılama ya da taş problemi olanlarda ilacın etkisi az olabiliyor. Bağırsaklarında emilim problemi olanlarda da kullanmıyoruz.

Diyabet değil diyet alın

Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte, hanımların en büyük sıkıntılarından biri olan kilo problemleri de şimdiden sinyal vermeye başladı. Yaz tatilinde daha zarif bir bedene sahip olmak isteyen hanımların, piyasada satılan çoğu light ürünü aldıklarını belirten diyet uzmanı Dr. Murat Topoğlu, ancak bunların diyabetik ürünlerle karıştırıldığını belirtti.
Zayıflamaya çalışan birçok insanın diyabetik ürün kullandığını ancak bu durumun yanlış olduğu belirten Dr. Topoğlu, “Çünkü diyabetik ürünlerin kalorileri normal gıdaların kalorileriyle aynı, sadece diyabetik ürünlerde kullanılan şeker (sakkaroz) yerine fruktoz kullanılıyor. Fruktozun kalori değeri normal şekerle aynı. Böylelikle insanlarımız boşa kürek çektiklerini çok geç farkediyor ya da farketmediğinden bu ürünlerde boş çıktı diye düşünüyor” dedi.


Damak tadını değiştirmiyoruz
Bir diğer taraftan da zayıflamak isteyenlerin damak zevkine çok düşkün olduğunu ve bundan asla mahrum kalmak istemediğini de belirten Dr. Murat Topoğlu, “Vatandaşlarımız bugüne kadar hep kendilerine en zor gelen şu seçimi yapmak zorunda kaldılar; lezzetli, bol kalorili yada lezzetsiz az kalorili” dedi. 1997 yılında kurduğu Mavi- Yeşil isimli firmasında 14 light ürün geliştirdiğini belirten Dr. Topoğlu, ürünlerinde Türk damak tadının önde geldiğini ve gelecek 6 ay içerisinde diyet yapanların en korkulu yiyeceklerinden puding ve çikolata gibi yiyeceklerinde ‘light’ını üreteceklerini belirtti.

Sağlıklı zayıflama yöntemiyle fazla kilolara veda
 
Fazla kilolardan hangimiz şikayet etmiyoruz ki? Daha bir kaç gün önce bir okurumdan faks aldım. Sekiz yaşlarında bir kızı olduğundan bahsediyordu. Doğduğundan beri fazla kilolarıyla başı dertte olan küçük kız için önlem alınması gerektiğini bildiğini ama ne yapacağını bilemediğini yazıyordu. Çünkü çocuğa ne kadar rejim yaptırtmaya çalışsalar da başarı sağlayamıyorlarmış.
Bazı doktorlar şişmanlığın genetik olduğunu iddia ediyorlar. Gerçekten de zayıflama amacıyla hekime baş vurduğunuzda soracağı ilk üç sorudan birisi mutlaka ailede başka şişman olup olmadığıdır.
Buna karşılık ailesinde şişman olmadığı halde kilolarıyla başı dertte olan çok insan var.
Sebebi ne olursa olsun gerek estetik değerler gerekse sağlık açısından kilonun normal seviyede olmasını sağlamak zorundayız. Ne yazık ki akla gelebilecek hastalıkların büyük bir bölümünde şişmanlık risk arttırıcı olarak rol oynuyor.
Sorun belli, çözüm belli.
Ama yazıldığı ya da söylendiği kadar kolay değil başarıya ulaşmak. Özellikle kadınlar güzelliklerine düşkün oldukları için zayıflama işi bir sektör haline gelmiş durumda. Her yıl bu uğurda yüz milyonlarca dolar el değiştiriyor.
Ucuz ya da pahalı, pazarda sizi zayıflatacağı iddia edilen pek çok ürün var. Bunların büyük bir kısmı işe yaramayıp boşu boşuna para harcattığı gibi bir de yan etkileri sebebiyle insan sağlığını tehlikeye sokuyorlar.
Pekiyi ne yapacağız?
Bu uğurda yıllardır denemediğim yol kalmadığı için yetkili bir tüketici sayılırım. Bunca zamandan sonra işe yarar tek yol buldum ve bunu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Ankara’dan İstanbul’a yeni taşınan bir doktor var İnternational Hospital’da. Hacettepe kökenli olan Dr. Gamze Menteşoğlu zayıflama konusunda son derecede etkili bir yöntem uyguluyor.
Lipodren isimli bir aletle yağ dokularının parçalanmasını sağlıyor. Beraberinde rejim de uyguladığınız ve yeteri miktarda su içtiğiniz takdirde zayıflamamanız mümkün değil.
Bir aletten söz edildi diye hemen gözünüz korkmasın. Hiçbir şekilde canınız yanmıyor. Haftada iki gün, ikişer saat ayırdığınız takdirde aynaya bakıp bunalıma girdiğiniz günlere veda edebilirsiniz.
Bu işin mali portresi, fazla kilolarınızın miktarına göre değişiyor. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki fahiş fiyatlardan bahsetmiyorlar.
Bir çok güzellik merkezinde bazı aletlerin yeterince ehliyetli olmayan estetisyenler tarafından kullanıldığını düşünürsek kendinizi bir doktora emanet etmenin çok daha mantıklı ve güvenli olduğunu görürüz.
Dr. Menteşoğlu lipodren ile zayıflatmanın dışında başka konularda da hastalarına yardımcı oluyor. Dermatoloji uzmanı olduğu için her türlü cilt sorununuzda kendisine baş vurabilirsiniz. Ayrıca cilt bakımı, lazer epilasyon, lenf drenaj, ben aldırma ve varis yok etme gibi dertlerinizin tümüne cevap verebiliyor.
Bu sektörde çok sayıda art niyetli insanın bulunduğunu bilmek beni her zaman rahatsız etmiştir. Çünkü şişman olmanın nasıl acı verdiğini ve birisine güvenerek sonuç beklemenin heyecanını tattım. Günler geçtiği halde hiçbir ilerleme kaydedilmediğinde yaşanan hayal kırıklığı, etraftakilerin dalga geçme seanslarına karışınca insan kendisini berbat hisseder.
Bu yüzden bu dalda güvenebildiğim doktorumu size gönül rahatlığı ile tavsiye edebiliyorum. Umarım en kısa zamanda sizi üzen bütün sıkıntılarınızdan kurtulursunuz.

Çorba ve suyu ihmal etmeyin!

Tutulan orucun vücudu daha sağlıklı ve dirençli hale getirdiğini belirten beslenme uzmanları, orucun çorba ve su ile açılmasına özen gösterilmesini tavsiye ediyor. Beslenme Uzmanı Diyetisyen Bahattin Arslan, orucu açarken suyun ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek “Ana yemeğe başlamadan önce de mutlaka bir kase çorba içmeli” diyor.
Ana yemeğin az yağlı ve kızartılmamış gıdalardan oluşmasına dikkat çeken Bahattin Arslan şu tavsiyelerde bulunuyor: “Yemeklerle birlikte mutlaka ayran, meyve suyu, komposto gibi bol sıvı gıda ve içecekler alın. Mümkün olduğu kadar iradenize hakim olun ve bir porsiyondan fazla yemek tüketmeyin. Yemekte mutlaka az yağlı, bol karışık salata tüketin. Pilav, makarna, bulgur, kurubaklagil gibi gıdalardan sadece birini 2-3 kaşık olarak tercih edin. Bağırsaklarınızın çalışmasını kolaylaştırmak için ya kepekli ekmek tercih edin, ya da ramazan pidelerinden az miktarlarda tüketin. Et yemeklerinizi ızgara veya fırınlama yöntemiyle pişirin. Yemekten en az 2-3 saat sonra vitamin ve posa ihtiyacınız için meyve tüketin.”
Kilo problemi yaşayanların güçlü bir irade ile ramazan ayını hem ibadetlerini yapmış, hem de zayıflamış olarak tamamlayabileceğini belirten Bahattin Arslan bunun için şu diyeti öneriyor: “İftarda; 2 kase çorba, 1 tabak etli sebze yemeği, 2-3 bardak ayran, 2 dilim kepekli ekmek, bol yağsız limonlu salata. İki saat sonra; en az 3 porsiyon meyve. Sahurda ise 1 kase çorba, 1 tatlı kaşığı bal, 1 haşlanmış yumurta, 1 dilim peynir, 3 dilim kepekli ekmek, 6-7 zeytin ve bol salata, bol şekersiz içecekler, bol su. Haftada 1 gün sütlü tatlı veya güllaç tüketerek ramazan bitiminde mevcut kilolarının en az yüzde 5-10’nu kaybetmiş olacaklardır.” Oruç tutarken aşırı ve dengesiz yeme sonucu oluşacak rahatsızlıklara da dikkat çeken Bahattin Arslan, “Aşırı ve kötü beslenme sonucunda özellikle mide ve sindirim sisteminde gastrit, reflü, midede aşırı gaz ve asit birikimi, kabızlık gibi rahatsızlıklar görülebilir. Gün içerisinde halsizlik, tansiyon düşüklükleri, kan şekeri dengesizlikleri yemek sonrası midenin gerilmesine bağlı olarak gelişen kas spazmları, aşırı, hızlı ve çok yeme sonucunda gelişen şişmanlık oluşabilir. Sağlığınızı korumak ve ramazanı rahat geçirmek istiyorsak; çok çeşitli ve aşırı yemek yerine az ve sade bir sofrayla ramazanı geçirmemiz gerekir” dedi.

Bol bol su için
Sağlıklı beslenme için yemek aralarında bol miktarlarda su ve sıvı içeceklerin tercih edilmesi gerektiğini de belirten Arslan şöyle konuştu: “Tatlı gıdalar yerine meyveleri tercih edin. Kilo problemleri yaşıyorsanız şekerli ve hamur işi gıdalar tüketmeyin. Gün içerisinde rahat oruç tutmak istiyorsanız mutlaka sahur yapın. Sahurda sizi rahatsız edecek yemekler yerine hafif kahvaltılık tercih edin. İftarla sahur arasında en az 1.5 litre su tüketmeye çalışın. Yemekleri yavaş yavaş ve iyi çiğneyerek tüketin. İftar sonrası hafif egzersizler yapın.”

Soru: Ne yazık ki kış aylarında yağlı yemekler ve abur cubur yüzünden 6-7 kilo aldım. Bu kiloları çabucak ve vücudumun formunu bozmadan vermek istiyorum. Ben 25 yaşında genç bir kızım. Evlenmeye hazırlanıyorum. Nişanlımla ve ailesiyle bir tatil yapacağım. İki ay içinde fazla kilolarımı vermeliyim. Karnım pörsümeden, göğüslerim sarkmadan, kısa sürede nasıl kilo verilebilir?

Bu köşede yıllardır yüzlerce rejim önerdim. Ancak tıp ilerledikçe rejimler de değişiyor ve yeni metodlar ortaya çıkıyor. Son olarak Montignac rejimi çok ilgi gördü. Aslında proteinlerle karbonhidratların karıştırılmaması esasına dayanan bu rejim oldukça yararlı. Önemli olan proteinlerle (et, balık, tavuk, yumurta, süt ve peynir gibi süt ürünleri) karbonhidratların bir arada yenmemesi prensibini benimseyip bunu ömür boyu sürdürmek. Bu şekilde denge kurulunca haftada 1 kilo verilir. Zaten uzmanlar çok hızlı kilo vermenin zararlarını her gün tekrarlayıp duruyorlar. Bunu geçtiğimiz günlerde Dr. Gündüz Tezmen de çok güzel açıklamıştı sütununda. Rejimin yanı sıra hareket de önemli tabii. Bu arada size rejimin yanı sıra formda kalmanız ve daha kolay kilo verebilmeniz için yardım alacağınız Acıbadem’deki ‘Stress Control Sport Center’ı de önerebilirim. Burada Aromaterapi, yosunlu zayıflama yöntemleri uygulanıyor.

İskelet dansı

Gösteri dünyasında incelme yarışını başlatan Calista Flockhart oldu. Calista'dan sonra Courtney Thorne-Smith incelmeye başladı. Çok kısa sürede dört beden birden küçülmesi, Courtney Thorne-Smith'in yakınlarını endişelendirdi. Şu sıralarda ise genç televizyon oyuncusu Portia de Rossi bir deri bir kemik kalma kampanyasını hızlandırdı. Bu üç kadın oyuncu da Amerikan televizyonunun çok sevilen dizisi ‘‘Friends’’de başrolleri paylaşıyorlar. Üç oyuncunun günlerinin büyük bir bölümünü birlikte geçirmelerinin, incelme konusunda birbirlerini taklide kalkışmalarına yol açtığı konuşuluyor...

Standartlara uymak için

Hollywood'da yıldızların vücut egzersizlerini düzenleyen uzman kişiler, gerçek nedenin Hollywood standartları olduğunu belirtiyorlar. Eskiden de Hollywood'da üne kavuşmak için ince ve muntazam bir vücuda sahip olmak önem taşıyordu. Fakat ince olma kavramı da son zamanlarda değişti.

Sağlık örgütleri Hollywood'daki bu incelme savaşını endişeyle izliyorlar. Zayıflıktan kemikleri sayılan yıldızları lolipopa benzetenler de var. Sopa gibi ince bir vücut üzerindeki normal insan başı hem komik, hem de üzüntü verici bir görüntü sayılıyor. Ally McSeal, Lara Flynn Boyle, Paula Devicq, Victoria Beckham kopacak kadar incelen genç sanatçıların başında gelen isimler.

Doğrusunu söylemek gerekirse Julia Roberts de eski klasik ölçülere göre fazla zayıf sayılır. Ancak ünlü yıldız vücut ölçülerini değiştirmemek için çaba harcıyor. Zayıflama hastalığına yakalanmamak için de elinden geleni yapıyor.

İncelme hastalığının sadece Hollywood'da görüldüğünü söylemek yanlış olur. Galler Prensesi Diana, yıllar önce bu hastalığa yakalanmıştı. İsveç veliahtı Prenses Victoria da bu korkunç hastalıktan uzun bir tedavi sonucunda kurtulabildi. Sporcular, dans ve jimnastik grupları ve hatta orduda görevli olanlar, yani vücutlarının görünüşü önem taşıyanlar arasında da zayıflama tutkusuna kapılan pek çok kişi var.

İş hayatında yükselmek isteyen kadınlar önce ince bir vücuda sahip olmayı prensip ediniyorlar. Ancak çoğu zaman da sağlıklı incelme sınırını aşıyorlar. İş yerlerinde çalışan kadınların büyük bir çoğunluğunun sürekli zayıflamaktan sözetmeleri ve birbirleriyle diyet reçetesi alışverişinde bulunmaları, sağlık uzmanlarını endişelendiriyor. ABD'de yayınlanan Glamour Dergisi'nde yer alan bir araştırmaya göre, Amerikan toplumu için kilo sorunu ülke çapında bir sağlık sorununa dönüştü. Bir yanda abur cuburla, ayaküstü ve sağlıksız beslenmek zorunda kalan fazla kilolu kişilerin sağlık durumları endişe yaratıyor. Öbür yanda ise incelmeye çalışırken ipin ucunu kaçırıp zayıflama hastalığına yakalananlar uzmanları şaşırtıyor.

Beslenme bozukluğu yapıyor

Beslenme bozuklukları üzerine ihtisas yapmış uzmanlar, zayıflama hastalığının bulaşıcı bir salgına dönüştüğü kanısındalar. Kadınlar, birbirlerini taklit etmeye çok meraklı oldukları için beslenme ve kilo verme konusunda da birbirlerinden farklı düşünemiyorlar. Herkes, diyet uygulayan bir hemcinsini görünce, kendi kilolarından rahatsızlık duymaya başlıyor. Ve kısa bir süre sonra da diyet uygulama faslı başlıyor. Kadınlar kendi aralarında konuşurlarken okudukları kitaplardan değil de kimin ne kadar kilo verdiğinden sözetmeye başlıyorlar. Yemek, şişmanlık korkusu, zayıflama yöntemleri kadın sohbetlerinde en çok ele alınan konular. Kadınların doğru beslenme yerine hiç beslenmemeyi yeğlemeleri de haklı olarak endişe yaratıyor.

Yapay şekerler

Kilo vermek için diyet yapanlar şekerin zararları nedeniyle tatlandırıcılardan yararlanıyorlar. Tatlandırıcıların zayıflamaya olan katkısını Harvard'lı doktorlar araştırdılar. 19 hafta süren kilo kaybı programında tatlandırıcılarla hazırlanmış yiyecek ve içecekler kullanıldı. Daha sonra iki yıl bu insanlar takip edildi. Zayıflamaya çok önemli ölçüde yardımcı olduğu kesinleşti.

Vücut için günde kaç kalori gerekli?

Zayıflamak ve güzel bir görünüme kavuşmak için kadınların 1000-1200, erkekler için de 1200-1600 kalorilik beslenme programına uymaları gerektiğini anlatan Prof. Dr. Ziya Mocan, “Diyet yapmaya, mevcut kalori miktarını 500-1000 kalori kadar düşürerek başlamak gerekir. Zayıflama eyleminin başlangıçtaki hedefi, 6-12 aylık bir zaman içinde vücut ağırlığının yüzde 10-15’i oranında (yaklaşık 5-10 kg.) kilo vermektir. Diyette uygulayacağımız 500-1000 kalorilik bir eksik bize haftada 0,5-1 kilo verdirir. Bu durumda hedef haftada 1, ayda 4 kilo vermek olmalıdır” diye konuştu.

Bu ürünler ticari
Tek öge hedef alınarak hazırlanan diyetlerin ticari maksatla piyasaya sunulduğunu iddia eden Prof. Dr. Ziya Mocan, “Kısa zamanda verilen kilolar kısa zamanda 2 kat fazlasıyla geri alınacaktır. Aç kalarak zayıflama vücutta insülin hormonunu yükseltir. Bu hormon yükselince mutlaka bir manada ilerleyen dönemlerde vücuttan intikam alır. Böylece durdurulamayan yemeler başlar. Bu kişiden kişeye değişir. Ancak ortalama 1 ay sonrasında aşırı yeme eğilimi ortaya çıkar. Bu da yapılan bütün emekleri karşılıksız bırakır. Kendi başına profesyonel destek almadan yapılan diyetlerde zaman içinde vücutta bazı organik problemlere yol açar” dedi.

Zayıflatan ses dalgaları
Yaz geldi herkes tatil bölgelerine gitmek için okulların kapanmasını bekliyor... Ancak aynı dönemde bayanların büyük bir bölümü kilo vermek için tüm girişimlere başladı. Kimi diyet, kimi egzersiz kimi de güzellik merkezlerine giderek profesyonel destek alarak daha dengeli ve sağlıklı zayıflamaya çalışıyor.
Öncelikle sağlık için zayıflanılması gerektiğini belirten Diyetisyen Nesrin Artan amaçlarının verdikleri diyetler ve sundukları programlarla ilk önce kişinin edindiği yanlış beslenme alışkanlığını değiştirmek ve daha dengeli bir şekilde beslenerek verdikleri kiloları uzun süre mahafaza etmek olduğunu anlatıyor. İstanbul’da Ota Tıp Merkezi’nde altı yıldır ses dalgalarını kullanarak ultrason ile bayanlara sağlıklı zayıflama hizmeti verdiklerini belirten Diyetisyen Nesrin Artan, selülitleri çok erken teşhis yöntemi olarak kontakt termografi kullandıklarını açıklıyor.

Yan etkisi yok
Selülitlerin farkına varmadan yıllar önce oluşmaya başladığını, çok uzun bir zaman sonra kendini farkettirir düzeye geldiğini belirten Nesrin Artan, “Kontakt termografi doku sıcaklık farklılıklarını belirleme esasına dayanır. Likit kristal içeren plaklar aracılığıyla sellülitli bölgenin haritası çıkarılır. Böylelikle erken tanı konarak, sellülitin daha kısa sürede tedavisi gerçekleştirilir” dedi.
Tanının ardından ses dalgaları kullanılarak ultrasonla selülit tedavisi yaptıklarını kaydeden Nesrin Artan, “Bu yöntemin diğerlerine göre üstünlükleri; bilimsel olarak geçerliliğinin kanıtlanmış olması, hiçbir yan etkisinin olmaması, uygulanan kişide ağrı ya da acıya yol açmaması ve ekonomik olmasıdır. Tedavi süresi kişinin yapısal özelliklerine ve sellülitin hangi aşamada olduğuna bağlı olarak değişmekle birlikte, genellikle sekiz ile otuz seans arasında değişmektedir. Erken tanı her zaman tedavi süresini kısaltan en önemli sebeptir” şeklinde konuştu.
Diyete niyet ettiyseniz hemen başlayın
Günümüz insanının en büyük problemlerinden biri de fazla kilolar. Eğer güçlü bir iradeye sahipseniz rahatlıkla fazlalıklardan kurtulabilirsiniz. Bunun da kendine göre yöntemleri var. Sağlıklı zayıflama yöntemleri için buyurun size diyet programı...
 

Güzel görünmek, ideal kiloda yaşamı devam ettirmek ne olursa olsun istediğimiz ancak bir türlü gelmeyen "yarın başlayacağım" sözlerinin arkasında tutsak kalmış bir öykü. Aynaya baktığımızda canımızı sıkan görüntüden uzaklaşmak aslında hiç de zor değil.

Diyet yapmak asla "aç kalmak" değil. İlk önce bunu beynimize not etmeliyiz. Sabah kahvaltısını, düzenli olarak yapmak diyetin en önemli kuralı. Ana öğünlerde (sabah ve öğle diye sınırlandırılıyor) bayanlarda 300-400 kaloriyi, erkeklerde 500-600 kalori limitini geçmemek lazım. Akşam yemeklerinde toplam kalori en fazla 300 kalori olmalı. Aralarda karnınız acıktığında yemekten önce ve sonrasında 70 dakika fark olmak üzere muz, brokoli, yeşil biber, marul, elma, üzüm, kuru üzüm, kabak çekirdeği, bir tabak meyveli yoğurt veya arzunuza göre zeytinyağlı küçük bir tabak sebze yemeği yiyebilirsiniz. Kalori sınırlaması ise 100-150 olarak belirtiliyor ve en fazla üç kere ara öğün yapabilirsiniz. Özellikle akşam yemeğini en geç saat 18.00'de yedikten sonra yatmadan yiyeceğiniz bir tabak yoğurt veya bir bardak ılık süt sizi tok tutacaktır. Ana öğünlerinizdeki kalori alımını ne kadar azaltırsanız kilo vermek ve sabit bir kiloda kalmak o kadar kolay. Kilo verdikten sonra en az 24 ay gibi bir süre aynı kiloda kalabilmeniz, diyeti başarıyla tamamladığınızın göstergesi. Karbonhidrat ve yağ tüketimi olabildiğince sınırlı düzeyde olmalıymış. Günlük aldığımız kalorinin karbonhidrat sınırı yüzde 40'ı, yağ sınırı ise yüzde 20'yi geçmemeli. Günlük 700 kalorinin altında olan diyet programlarını lütfen doktor gözetiminde uygulayın. Bir de ne kadar az kalori, o kadar çok hareket lazım. Koşun, koşarak vücudunuzun her adalesini harekete geçirmiş olursunuz. Yok o kadar hızlı bir tempoya ayak uyduramam derseniz ağır bir tempoyla başlayan, bitişe doğru hızlanan bir tempoyla yürüyüşler yapın. Üzerinize pamuklu bir tişört, pamuklu bir eşofman takım ve pamuklu spor çorapları giyerek. Sentetik ürünler vücudunuza hava aldırmayacağı gibi ter atımını zorlaştırır.

Restoranlarda sebzeler dahil olmak üzere balık ve beyaz et seçiminizi de ızgara yiyin. Eğer çiğ dediğimiz, haşlama sebzelerden bir porsiyon yiyecekseniz ve tatsız geliyorsa saf zeytinyağı veya yoğurt eşliğinde tüketin. Bu arada beyaz ekmekten uzaklaşın. Sadece lif içeren tahılın keyfine varacağınız, çavdar, kepek ekmeği gibi sağlıklı seçimler üzerine yoğunlaşın. Yemeğe başlamadan önce bir bardak ılık su için. Yemek sırasında tüketeceğiniz çavdar ve kepek ekmeğinin midede yer kapladığından sofradan aç kalkmanızı, tokluk hissetmenizi sağlayacaktır. Tam anlamıyla açlık hissetmenize imkan tanımayın.

Oksijeni bol bir ortamda yürüyüşler yapın, yol kenarında egzoz dumanı içinde, kornalar eşliğinde kati suretle yürüyüş denemeyin. Deniz kenarında veya ormanlık alanda yapılacak olanı en sağlıklısı. Bizde ormanlık veya ağaçlarla çevrili piknik alanlarına gidilmesi, yağlı etlerin pişirildiği mangal partileri anlamına gelir. Onun yerine evde hazırlayacağınız bir yemek kaşığı zeytinyağı konulmuş karışık salata, ızgara beyaz et ve ormanda yapılacak 2 km'lik bir yürüyüş uzun yaşamanın da sırları arasında. Yemekten 20 dakika sonra yapacağınız 500 metrelik bir yürüyüş size zindelik kazandıracaktır.

Makarna yaptıysanız, margarin veya tereyağı kullanmak yerine zeytinyağını tercih edin. Domates soslu makarna eğer yanında başka bir şey yenmiyorsa 2 tabak da yenilebilir. Hatta üzerine düşük kalorili lor peyniri de koyabilirsiniz.

Kırmızı eti ne olursa olsun 30 yaşından itibaren hayatınızdan çıkarın. Unutmayın ki protein açısından güçlü olan kuru fasulye, mercimek, nohut kırmızı etten almanız gereken proteini karşıladığı gibi çok daha ucuz ve sağlıklı. Tatlı ihtiyacınızı içinde şeker olan meyvelerle geçiştirin. Kivi, muz kış aylarında kestane aradığınız çözümler olabilir. Kuru üzüm de yoğurtla karıştırılarak size bir alternatif oluşturabilir. Yağı, şeker ve unu hayatınızdan çıkarın. Margarini sofranızdan uzaklaştırıp, tereyağını günlük tüketim gıdaları yerine haftalık tüketim gıdalar listesine yerleştirin.

Eğer tereyağı sevmeyenlerdenseniz işiniz kolay, en sağlıklı çözüme giden yolda rahatça ilerleyebilirsiniz. Kuruyemişlerden fındık, ceviz ve badem hele tazeyse çok faydalı; ama "azı karar, çoğu zarar". Baharatlar yemekte tatlandırıcılarınız olabilir; ama mayonez ve hazır soslar asla. Ve son olarak da kızartma sevdasından vazgeçin ve daha sağlıklı bir yaşama "merhaba" deyin.

Eda Hanım mektubunda özetle diyor ki:
“Benim çok çabuk uykum geliyor ve çok uyuyorum. Ayrıca boyum 171, kilom 79’dur. Zayıflamak istiyorum. Bu şikayetlerim için ne yapmalıyım?”
Kişinin zayıflayabilmesi için aldığı kalori miktarının harcadığından fazla olmaması gerekir. Hamur işi, tatlı gıdalar, yağlı yiyecekler ve kuru yemişler azaltılmalı. Bol hareket etmeli. Günde en az bir saat yürüyüş yapmalıdır. Düzenli ve devamlı yapılan sportif faaliyetler kilo vermede çok faydalıdır. Çayı şekersiz içmeli, arada bir şey almamalıdır. Öğün sayısını azaltmalı. Eğer açlığa dayanamaz iseniz az miktarda belli aralıklarla yiyebilirsiniz. Açlığa dayanırsanız sabah akşam az yemeniz yeterlidir. Fazla yemek, fazla su içme ihtiyacı doğurur. Bu ikisi de kişinin vücudunu uyuşturur ve uyku verir. Fazla uyku çok yemekten, kanın fazlalığından, psikolojik hastalıklardan, aşırı yorgunluktan olabilir. Kanınız fazla ise kan verirsiniz. Zayıflayarak ve kanı azaltarak uyku miktarını azaltabilirsiniz. Bir psikiyatri uzmanına gitmeniz de iyi olur. Zihin açıcı ilaçlar ile uykuya meyliniz azaltılır.

Sağlıklı zayıflama Yöntemleri hakkinda aciklamalar Sağlıklı zayıflama Yöntemleri konusunda bilgiler.

Anahtar Kelimeler:Sağlıklı zayıflama Yöntemleri, Sağlıklı zayıflamak için gelişmeler, Kalıcı ve Doğal Zayıflama, Sağlıklı Zayıflama Hakkında Bilgiler

 

 

Kadınlar için Diyet Listesi Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 13
Hamilelikte karın çatlakları
Okunma: 12
Bacak ağrısı Bacak ağrıları
Okunma: 11
Selülit kremleri
Okunma: 9
ilk gece korkusunu nasıl yenebilirim
Okunma: 5
Çeyiz Listesi
Okunma: 4
Cinsiyet belirleme yöntemleri
Okunma: 4
Kil maskesi
Okunma: 3
Stres Topu
Okunma: 3
Safra kesesi taşlarının bitkisel tedavisi
Okunma: 3
Gözaltı torbaları neden oluşur
Resim
Evlilikte Cinsel ilişki sorunları
Evlilikte Cinsel ilişki sorunları

 |   |   |   |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!