Kadınlar
           
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuk ve Çocuk bakımı hakkında bilgiler
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlar için Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Faydalı bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Kadınlar için Diyet Listesi

» Kilo vermek için neler yapmalıyız

Kilo vermek için neler yapmalıyız

2008-08-04 14:41:03 Kadinlaricin.net sitesinde Kilo vermek için neler yapmalıyız baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Kilo vermek için neler yapmalıyız ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Kilo vermek için neler yapmalıyız

 

Doğru beslenmeyi ilke edinirseniz, aç kalmadan fazla kilolarınızdan kurtulursunuz. Bu arada yağlı besinlerden uzak durmanın da yeterli olmadığını belirtelim. Her gün aldığınız ve yaktığınız kalori miktarı, kiloların değişmesinde önemli rol oynuyor. Bu nedenle öncelikle beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirmelisiniz. Bu konuda size bazı önerilerimiz olacak.

1- Sofrada

Aile sofralarında yemekleri fazla kaçırmak işten bile değildir. Sofradakilerle sohbet ederken farkına varmadan fazla yemek yersiniz. Servis tabağında artmış yemek varsa, bunu tabaklara bölüştürmek istersiniz. Bir kaşık fazla yemekle, birkaç yüz fazla kalori alabileceğinizi unutmayın. Böyle bir tehlikeyi önlemek için yapacağınız şey çok basit. Yemekleri mutfakta herkesin tabağına koyun. Böylece artmış yemeği bitirmek gibi bir zorunlulukla karşılaşmazsınız.

2- Evden çıkın

Canımız sıkıldığı zaman yiyeceklerle avunmayı deneriz. Can sıkıntısı ve işsizlik bizi öte beri atıştırmaya zorlar. Böyle zamanlarda evden çıkıp biraz yürümeniz, vitrinlere bakmanız yararlı olur.

3- Başka ilgi alanınız olmasın

Yemek yerken televizyon izlemek ya da gazete, kitap okumak son derecede sakıncalıdır. Dikkatinizi sadece yiyeceklere vermediğiniz için ne kadar yediğinizin farkına varmazsınız. Oysa yemek yerken sadece önünüzdeki tabakta bulunan yiyeceklerle ilgilenmeniz doyduğunuzu da farketmenizi sağlar.

4- Yemekten önce bir şeyler yiyin

Öğle veya akşam yemeği için sofraya oturmadan önce, bir şeyler atıştırmanız çok yararlıdır. Genellikle çocukların yemekten önce bir şeyler yemelerine izin vermeyiz. Ama bizim için durum farklıdır. Yemekten önce bir şeyler atıştırırsanız, örneğin bir meyve yerseniz, sofrada açlığınızı çok daha çabuk bastırırsınız. İyice acıkmış olarak sofraya oturduğunuz zaman doymak bilmezsiniz ve aldığınız kalori miktarı çok olabilir.

5- Tabağınızda yemek kalsın

Çocuklara, önlerine konulan yemeğin hepsini bitirmeleri konusunda her zaman baskı yaparız. Görgü kurallarına göre de tabakta yemek bırakmak, uygun bir davranış değildir. Ama kilo vermek söz konusu olunca durum değişiyor. Tabağınızdaki yemeğin hepsini bitirip tabağınızı tertemiz bırakmak zorunda değilsiniz.

6- Sevmediğiniz yiyecekleri yemeyin

Böyle bir öneri almak hoşunuza gider. Fakat insanlar, genellikle kilo vermek için sıkıntıya katlanmak zorunda olduklarını düşünürler. Kilo vermek uğruna sevmedikleri yiyecekleri yerler. Sevmediğiniz yiyeceklerden çok az kalori de alsanız, kendinizi sıkıntıya sokmamalısınız.

7- Yemek pişirirken

Yemek pişirirken, yemeğin pişip pişmediğini anlamak için tadına bakmak istersiniz. Bu da size fazla kalori kazandırır. Yemeklerin tadına bakacağınız zaman ayakta durmayın. Mutlaka oturun. Ayakta durursanız, pişmekte olan yemekten birkaç lokma daha tatmak isteyebilirsiniz.

8- Beklemeyi öğrenin

Gün ortasında canınız bir şeyler atıştırmak istedi. Hemen elinizi yiyecek tabağına ya da paketine uzatmayın. Yirmi dakika bekleyin. Eğer bu sürenin sonunda canınız hala bir şeyler atıştırmak istiyorsa mesele yok. Ama bu kadar süre bekleyince, iştahınız kaçar ve canınızın bir şey yemek istemediğini farkedersiniz.

9- Servis yapmayın

Ev halkı, özellikle çocuklar bir şeyler atıştırmak istedikleri zaman onlara servis yapmaktan kaçınmalısınız. Canı bir şey yemek isteyen gidip kendisi almak istediğini alsın.

10- Yeme yasağı

Her gün belli miktarda kalori almayı kendinizi alıştırmış olabilirsiniz, ama kalori alma işlemini, günün belli bir döneminde yapmalısınız. Bu uygulama metabolizmanın hızlanmasını sağlar. Ayrıca günün ikinci yarısında daha az hareket ettiğiniz için aldığınız kalorileri yakmanız da zorlaşır.

Hızlı, ama sağlıklı zayıflama

Rejim yapmaya karar vermek en az sürdürebilmek kadar önemli bir adım. Bütün mesele iradeyi elden bırakmamak. Yine de çok kısa sürede sonuç almaktansa uzun sürede, ama kalıcı zayıflamayı tercih edin.

Kilo vermek için kendinizi açlığa mahkum etmeniz de gerekmiyor. Bu tür uygulamaların daha çok açlık duymanıza neden olduğunu unutmayın. Beslenmenin bir bilim olduğunu kabul edin. Beslenme uzmanlarının önerilerini dikkate alarak kendinizi fazla zorlamadan kilo vermeyi deneyin. Beslenme uzmanlarının önerilerini dikkate alırsanız, kısa zamanda fazlalıklardan kurtulabilirsiniz. Uzmanların önerilerine bir göz atalım:

1- Beslenme günlüğü tutun

Tamam. Geceyi uykusuz geçirdiniz. Sabahleyin erkenden kalkmak zorunda kaldınız. Yorgunluk ve strese karşı kullandığınız ilk silah buzdolabındaki yiyecekler mi? Ya da sevdiğiniz televizyon dizisini izlerken mutlaka bir şeyler mi atıştırıyorsunuz?

Beslenme günlüğü tuttuğunuz zaman, önceleri farkına varmadığınız alışkanlıklarınız dikkatinizi çekecek. Ve bunlardan vazgeçmeniz gerektiğini anlayacaksınız. Sofranızda yer alan yiyeceklerin özelliklerini de bu günlük sayesinde öğreneceksiniz.

2- Zamanlama çok önemli

Çabuk kilo vermek için yemeklerle aralardaki atıştırmaları farklı olarak değerlendirmekten kaçınmalısınız. Yemek aralarındaki atıştırmaları da yemekten saymanız gerekir. Sabah kahvaltısında yediğiniz meyveyi öğleye doğru karnınız acıktığı zaman yiyebilirsiniz. Böylece yemek arasında yaptığınız atıştırma size fazladan kalori sağlamaz.

Kan şekerinizin düşmesini önlemek için dört saatte bir, bir şeyler yemelisiniz. Daha uzun bir süre aç kalırsanız kan şekeriniz düşer ve siz de durumunuzu normale getirmek için bir şeyler atıştırmak ihtiyacını duyarsınız. Yemek aralarında meyve yemek, açlık hissetmenizi önler. Vücudunuzun dört saatte bir yemeğe ihtiyaç duyacağını unutmayın.

3- Yağ kontrolü

Eğer çabuk kilo vermek istiyorsanız, yağ sizin bir numaralı düşmanınızdır. (Bir gram yağ, 9 kalori içerir).

(Oysa karbonhidratlar ve proteinlerde kalori miktarı 1 gramda 4'tür). Aldığınız kalorinin en fazla yüzde otuzunu yağlardan almaya çalışmalısınız. Eğer günde 1600 kalori alıyorsanız, 50 gram yağ sizin için yeterlidir. Yağsız ya da az yağlı olarak nitelendirilen yiyecekleri bilinçsizce tüketmekten kaçının. Ekmeğin üzerine yağ sürüp yediğiniz gibi salata ve yemeklere de yağ ilave edersiniz. Aldığınız yağın miktarını özellikle kontrol altında tutmalısınız.

4- Kalori yakmak

Kuşkusuz dengeli beslenme kilo verme savaşının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Fazla kilolardan kurtulmak için ise fazla kalorileri yakmak zorundasınız. Düzenli olarak yürüyüş ya da joging yaptığınızı kabul edelim. Ya da çeşitli vücut egzersizleri uyguluyorsunuz. Zamanla bunlar size sıkıcı gelmeye başlayabilir. Bu koşullar altında egzersiz türünü değiştirmelisiniz. Hoşunuza giden, size zevk veren bir sporu uygulamanız gerekir. Kilo vermek için kendinizi sıkıntıya sokmanız doğru olmaz. yaptığınız işten mutlaka zevk almalısınız. Egzersiz ve yürüme sürelerini yavaş yavaş uzatmaya bakın.

5- Kaslar güçlenmeli

Sofra alışkanlıklarınızı düzene soktunuz. Düzenli olarak egzersiz yapıyorsunuz. Şimdi sıra kasları güçlendirmeye geldi. Ağırlık kaldırmak, kasları güçlendirir bu da metabolizmanızı hızlandırır. Egzersiz yapmadığınız zamanlarda bile metabolizmanız hızlanır. Kaslarınızı güçlendirmek için mutlaka egzersiz yapmalısınız.

Kilo vermenin püf noktaları

Sık sık ve az
yemek yemelisiniz.
Kesinlikle öğün atlamayın. Çünkü, bir sonraki öğüne daha çok acıkmış olarak ulaşırsınız ve porsiyon kontrolünü sağlayamazsınız.
Herhangi bir iş ile uğraşırken yemek yemeyin. O anda neyi ne kadar yediğinizi kontrol edemezsiniz.
Davetlere sakın
aç gitmeyin.
Günde en az 8 su bardağı su için. Çünkü, yağların yakılması sonucunda oluşan toksit maddeler su sayesinde vücuttan atılacaktır.
Çok fazla uyku zararlı.
Günde 8 satten fazla uyumayın.
Günde en az 30 dakika tempolu yürüyüş yapın. Ne kadar çok spor yaparsanız, o kadar çok kilo vererek vücudunuzun formda kalmasına yardımcı olursunuz.
Hızlı kilo vermekten sakının. Çünkü, hızlı verilen kilolar kolay alınır ve vücutta çatlaklık ve sararmalara yol açar. En sağlıklı kilo verimi haftada 1 - 1,5 kg. vermektir.
Tuzu az tüketin.

Kilo vermek isteyen bol bol yoğurt yesin

Türk damak tadının vazgeçilmezi olan yoğurdun, her geçen gün yeni bir faydası ortaya çıkıyor. ABD’de yapılan bir araştırma sonucunda, düşük kalorili rejimlerine yoğurt seçeneğini ekleyen ve günde üç öğün yağsız yoğurt yiyen aşırı kiloluların, yoğurtsuz bir diyet programı uygulayanlara oranla yüzde 22 daha fazla kilo verdikleri; üstelik yüzde 61 daha fazla yağ yaktıkları tespit edildi. Yoğurt yiyenlerin ayrıca, karın bölgelerinde yüzde 81 daha fazla yağ yaktıkları belirlendi. Japonya’da yapılan başka bir araştırma ise, şekersiz yoğurdun nefes kokusunu giderdiği, diş eti iltihaplarını önlediğini ortaya koydu.

Fazla kilolardan kurtulmak

Zamanımızın rahatsızlığı şişmanlık... İki hanım biraraya geldiğinde sohbetin ilerleyen vakitlerinde söz dönüp dolaşıp diyet listelerine geliyor. Bu listeler kimi zaman doktor kontrollü kimi zaman da kulaktan dolma, oradan buradan duyma listeler oluyor. Sizin için seçtiğim bu diyet listesi her yaşa uygun, uygulaması kolay, sıkıntı vermeyen bir liste. Diyete tam uyulduğu taktirde kilonuzun %5 veya %10’unu verebilirsiniz. Diyet 15 günlüktür. Bugün 3 günün listesini veriyorum. Yarın da kalan günlerin listesini vereceğim. Diyet listesini tekrarlamak isterseniz bir hafta ara vermeniz bu arada da fazla yememeniz gerekmekte.

DİYET LİSTESİ
KAHVALTI (Her gün için): 2 dilim kepek ekmeği, 1 kibrit kutusu yağsız beyaz peynir, 5 zeytin, domates ve salatalık. Açık çay, ıhlamur, ada çayı veya sütlü kahve içebilirsiniz, şekersiz olmak kaydıyla.
1.GÜN; ÖĞLE YEMEĞİ: Az zeytinyağlı, limonlu, haşlanmış tavuklu salata ve 250 gr. Meyve. AKŞAM YEMEĞİ: Sebzeli pilav ve yoğurt soslu salata.
2.GÜN; ÖĞLE YEMEĞİ: Az zeytinyağlı, limonlu tonbalıklı salata ve 250 gr. Meyve. AKŞAM YEMEĞİ: Mantarlı, peynirli makarna ve yoğurt soslu salata.
3.GÜN; ÖĞLE YEMEĞİ: Az zeytinyağlı, limonlu, zeytinli Akdeniz salatası ve 250 gr. Meyve. AKŞAM YEMEĞİ: Pirinçsiz domates dolması (iki adet), az yoğurt ve az zeytinyağı limonlu salata
YOĞURT SOSUNUN HAZIRLANMASI: Yoğurt, zeytinyağı, biraz nane ve tuzu çırparak salataya karıştırın.

4. GÜN
ÖĞLE YEMEĞİ: Az zeytinyağlı, limonlu, haşlanmış yağsız etli salata ve 250 gr meyve.
AKŞAM YEMEĞİ: Az zeytinyağlı, limonlu salata ve etli türlü.
5. GÜN
ÖĞLE YEMEĞİ: Kepek ekmekli, peynirli sandviç, yoğurt soslu salata ve ayran.
AKŞAM YEMEĞİ: Tavuk çöp şiş ve az zeytinyağlı, limonlu salata ve 250 gr meyve.
6. GÜN
ÖĞLE YEMEĞİ: Az zeytinyağlı, limonlu salata
AKŞAM YEMEĞİ: Balık veya tavuk ızgara ve az zeytinyağlı, limonlu salata ve 250 gr meyve.
7. GÜN
ÖĞLE YEMEĞİ: Sahanda yumurta ve karışık salata (az zeytinyağlı ve limonlu) ve 250 gr meyve.
AKŞAM YEMEĞİ: Peynirli makarna ve yoğurt soslu salata
NOT: İkinci 7 güne de aynı şekilde uygulanacak.
SALATALAR: Közlenmiş patlıcan, göbek veya kıvırcık marul, havuç, domates ve salatalık ile hazırlanabilir. Ölçüyü yiyebildiğiniz kadar ayarlayabilirsiniz.

NOT: Yemeklerinizde çok az zeytinyağı kullanın.

Tatilde kilo almayın

Tatil dönemlerinde kilo almak kaçınılmaz bir sonuç mudur? Hayır. Eğer dikkatli davranırsanız, kendinizi sıkıntıya sokmadan, eski kilonuzda kalmayı başarabilirsiniz. Bir kilo bile şişmanlamadan tatil dönemini tamamlayanların sayısı aslında hiç de az değil.

Siz de tatilin keyfini çıkarmaya kahvaltı sofrasında başlayanlardan mısınız? Zengin bir kahvaltı, üstelik sofradan kalkma telaşı olmadan yapılan bir sabah kahvaltısı sizin için bir şölenden farksız mı?

Diyelim ki, tatilinizi bir tatil köyünde ya da otelde geçiriyorsunuz. Açık büfede sunulan yiyeceklerin çeşitliliği size her şeyi unutturabilir. Sevdiğiniz yiyeceklerle tabağınızı doldurursunuz. Kalori hesabı yapmak aklınıza bile gelmez. Tatilde kendinizi olayların akışına kaptırıverirsiniz. Bu nedenle de tatil sonunda aldığınız kilolardan kurtulmak için sıkı rejime girmek zorunda kalabilirsiniz.

Bunun için arkadaşlarınızla ya da eşinizle belli bir beslenme sistemi oluşturun. Tatil yörelerinde açık büfe yiyeceklerin iştah açıcı görüntülerinden etkilenmemek için birbirinizi uyarın. Açık büfelerde sunulan yiyeceklerin hepsini tatmak zorunda olmadığınıza kendinizi inandırın. Tatil rahatlığı içinde, her zamankinden daha çok alkollü içki tüketme eğiliminde olabilirsiniz. Belki biraz güç gelecek, ama tatil döneminde alkollü içkileri fazla kaçırmayın.

Tatilinizi evinizde geçiriyorsanız, mutfağa girip, herkesin ve özellikle sizin çok sevdiğiniz yiyecekleri hazırlamaya kalkışmayın. Özellikle çay saatlerinde, fırından yeni çıkmış taze kurabiye ve keklerle karnınızı doyurmaya kalkışmayın. Sayılı günlerinizi bol bol hareket ederek geçirin. Yürüyüş yapmaya zamanınız olacak. Bu zamanı değerlendirin.

Tatil döneminin tıka basa karın doyurma dönemi olmadığını aklınızın bir köşesine yazın. Fazla yemek pişirmeyin. Dolabınızda, habersiz gelecek konuklar için tatlı ve tuzlu yiyecek bulundurmayın. Evde de sakın boş oturmayın.

İsraf haramdır

“İsraf haramdır” deriz. İsrafın haram olduğunu hep biliriz. Biliriz, söyleriz de uygulayan kim?
Çöplere bir göz atın. Yığınla ekmek göreceksiniz, yığınla yemek... Kim atıyor bunları? Bir dilim ekmeğe, sıcak bir kap yemeğe muhtaç onca insan dururken ülkemizde...
At babam at!.. Dök babam dök!..
Nerden geliyor bu değirmenin suyu?
Durun hele.. Hep böyle akmaz bu değirmenin suyu! Duruverir bir gün... O zaman ne olacak? “Boş ver!... Gününü yaşa!..” Slogan bu...
Hepimizin, yani biz bayanların arkadaş günleri oluyor: “Altın günü, mark günü, dolar günü...”
Gelsin çaylar, gitsin börekler... Çeşit çeşit yiyeceklerin, içeceklerin bulunduğu masada bir şikayet, bir şikayet!..
- Ayol, çok kilo alıyorum. Rejim de yapıyorum ama yine de alıyorum.
- Ben de öyle... Sabah kahvaltısı bile yapmıyorum...
İyi, güzel de masadakileri kim yiyor?
- Boş ver!.. Zayıflama merkezleri ne güne duruyor?
Tabii ya!.. Boş verin... Bol bol yiyip içelim. Yemeyeceksek, niye geldik biz bu dünyaya? Niçin çalışıyoruz?
Eşlerimiz sağ olsun! Onlar çalışıp kazanıyorlar. Niye? Bizler rahat edelim, diye... Değil mi ya?
Ya takıp takıştırmaya ne demeli?
Kollar dolu... Gerdanlar dolu... Parmaklar dolu...
Kime bu gösteriş?.. Kime bu caka?..
Başkalarını özendirince kendimize, bir karış büyüyor mu boyumuz? Daha mı güzel oluyoruz öyle yapınca?
Görenler: “Aferin, bravo!.. Ne güzel kadın, ne zengin, ne zevkli kadın!..” mı diyorlar, yoksa bambaşka şeyler mi söylüyorlar?
Kafası ve gönlü zengin hiçbir kadın, bunlara tenezzül etmez.
Her şeye rağmen kişiliğimizi koruyor ve bu tür basitliklere heves etmiyorsak, kutlayalım birbirimizi.

Kadınlarda kilo sorunu hep vardı

Yaklaşık 7 bin yıllık geçmişiyle ilk yerleşim birimlerinden sayılan Konya Çatalhöyük ve 8 bin yıllık geçmişiyle bilinen İsrail’deki Şa’ar Hagolan’dan çıkarılan kadın heykelleri, şişmanlığın binlerce yıldan beri kadınların problemi olduğunu ortaya koyuyor. Öyle ya Çatalhöyük’ten çıkarılan 50 civarında heykelin büyük bölümü 100-150 kiloluk kadınlara ait. O günden bugüne neler değişti, neler yaşandı bilinmez ama şöyle bir asır öncesi kadınların biraz dolgun, hani o “balık eti” dedikleri cinsten olmaları ideal sayılırdı. Bir dönem ince bel modası çıktı, incecik bir bele sahip olmak isteyen kadınların o korseler içinde adeta canı çıkıyordu. Tabii en büyük tahribat televizyon programlarının rayting yapmak uğruna ekranlara serdiği kadınların vücutları ile çizilen toplum ölçüleriydi. Özellikle paparazzi programlarıyla sürekli ekranlarda tutulmaya çalışılan birkaç kadın, toplumdaki kadın yapısını büyük ölçüde yıpratıyordu. Üstelik model olarak sunulan mankenler toplumun en küçük değer yargısı ve hayat tarzıyla da benzerlik göstermiyordu. Kadına biçilen bu imaj, onları kâr uğruna hastalıklı bir güzellik anlayışı oluşturarak o mağazadan bu mağazaya, zayıflama merkezlerinden kuaförlere koşuşturan kadın tipleri meydana getirerek kârlarına kâr katmayı hedeflediler. Ve kadın, adeta insan olmaktan çıkarılarak erkeğin tıpkı kullandığı bir gömlek gibi seçebileceği ve ona güzel görünmek için koşuşturan bir nesne haline getirilmeye çalışıldı. Bunu büyük ölçüde yapmayı da başardılar aslında. Ne dersek diyelim günümüzde kadınlar arasında genel güzellik anlayışı “zayıf olmakla” sınırlandırılmış durumda.

Zayıflamak uğruna milyarlar harcanıyor
İlerici diyet ürünleri sanayi sahipleri başarılı bir reklam kampanyası için, şişman teyzesine benzeyen dal gibi incecik bir mankene baş döndürücü pozlar verdirerek resimlerini çekiyor, sonra da teyzenin fotoğrafının altına “daha önce”, mankenin fotoğrafı altına da “daha sonra” ibaresini yazarak ürünlerini satmaya çalışıyor.
Ve hâlâ birçok kadın genetik yapıları itibarı ile asla ulaşamayacağı ölçülerin hayali ile diyet endüstrisine yılda 33 milyar dolar, kozmetiğe 20 milyar dolar, estetik cerrahiye ise 300 milyon dolar para kazandırmaya devam ediyor.

Kız çocukları da
diyet yapıyor
Gittikçe incelen kadın ölçüleri kadınları her geçen gün daha minik bedenlere kavuşmak hayali ne olduğu bilinmeyen sağlıksız diyetlere yöneltmeye başladı. Bu diyet yapma kaygısı 7 yaşındaki kız çocuklarına kadar inmiş durumda. Yapılan bir araştırmaya göre 11-19 yaş arası kız çocuklarının üçte ikisi kendini şişman buluyor ve diyet yapıyor. Ne yazık ki 7-10 yaş arası her dört kızdan biri diyet yapıyor. Ve diyet yapan bu genç kızların kilolarına bakıldığında da kilolarının yerinde olduğu ve sağlıklı oldukları ancak kendilerini sürekli olarak şişman hissettikleri görülüyor. Sürekli incelme güdüsü ile başlayan bu hastalık ileriki yaşlarda çok depresyon ve bazı ciddi rahatsızlıklara yol açmanın yanında ölümlere kadar götürebiliyor.

726 kiloluk mutlu kadın
Toplumun bunca baskısına ve medyanın insafsızca dayatmasına rağmen şişman olmak mutsuzluk demek değil hiç şüphesiz. Bedenindeki her grama sahip çıkan ve kendini olduğu gibi kabul ettirmeyi başaran pek çok mutlu şişman var toplumda. İşte bu neşeli şişmanların en ünlüsü tam 726 kiloyu bedeninde toplamayı başarabilmiş olan Carol Yager. Dünyanın en şişman insanı ünvanını elinde bulunduran Amerikalı Carol Yager, daha çocukluğundan itibaren o aşırı kiloları yüzünden çok sıkıntı çekti ama Carol yakın çevresinin ve okulunun en çok sevilen ve en popüler simalarından biriydi. Hayata o denli bağlıydı ki kendi değimiyle “okulun en yakışıklısı”yla evlenmeyi bile becerdi. Aşırı kilolarına rağmen ondan bir çocuk sahibi bile oldu ölümü göze alıp. Carol’un ünü tüm Amerika’ya yayılınca bir çok televizyon programı onun peşinde koşmaya başladı. Sergilediği neşeli ve rahat tavırlarıyla Amerikalıların tombul sevgilisi oluvermişti Carol. Ancak her geçen gün kiloları artmaya devam eden Carol, 1993 yılında rahatsızlanıp hastaneye kaldırıldı. Diyetisyenler tarafından uygulanan 1200 kalorilik diyet programı sayesinde Carol 227 kilo vermeyi başarsa da bütün çabalar ne yazık ki sonuç vermedi. Vücudundaki aşırı su kaybından dolayı dünyanın en şişman ama mutlu kadını olan Carol, 34 yaşındayken hayatını kaybetti.

Kadınların bitmeyen problemi fazla kilolar

Kadın dünyasının en büyük problemi fazla kilolar... Gençler, daha güzel görünmek için fazlalıklarından kurtulmak istiyorlar. Olgunluk çağına gelenler ise şişmanlığın sağlığı tehdit ettiğini bildikleri için zayıflama derdine düşüyor. Bu arada yanlış bilgilendirilme yüzünden de birçok problemle karşılaşıyorlar.
Uzmanlar, kilo vermekle ilgili en çok merak edilen soruların cevabını ve yapılması gerekenleri cevapladı. Bu sorular, kilo vermek isteyen herkesin merak ettiği konuları içerirken, cevaplar ilgi çekici yöntemler sunuyor...
1 - Vücuttaki yağ miktarını dengede tutmak, kalori saymaktan daha mı önemlidir?...
“-Öyle olması şart değil. Diyet yapanlar için üretilen ve yağsız olan yiyeceklerin içerdikleri fazla kalori, kilo almaya neden olabiliyor. Sıfır yağ içeren diyet dondurmalar ve çerezler birer kalori deposu olabilir. Yağsız besin seçimi yaparken kalorisi düşük ve lifli besinleri tercih etmelisiniz...”
2 - Kısa sürede fazla kilo verebilmek için ne yapmalı?...
“-Kilo verirken asla aceleci olmamalısınız. Kısa sürede verdiğiniz kiloları yine kısa sürede geri alabilirsiniz. Beslenme alışkanlıkları değiştirilerek ağır ağır verilen kiloların geri gelme ihtimali, yok denecek kadar azdır. Hele beslenme düzenini değiştirmekle kalmayıp düzenli egzersiz de yapılırsa, sonuç çok daha iyi olur. Bir haftada yarım kilo zayıflamak idealdir.
3 - Diyet uygularken ara sıra bir parça çikolata ya da biraz cips atıştırmak çok mu zararlıdır?...
“-Kiloları kontrol altında tutmak için öncelikle kalori hesabını iyi yapmak gerekir. Böyle durumlarda iradeye hakim olmaya çalışılmalı. Ya da çikolata yerine bir meyve yiyerek isteği bastırmaya çalışmalı. Mutlaka çikolata yemek isteniyorsa, başka yiyeceklerden fedakarlık edip kalori miktarını aynı düzeyde tutmalı...”
4 - Sık sık kilo verip kilo alma alışkanlığı metabolizmaya büyük zarar verir mi?...
“-Hayır. Yapılan araştırmalar, sık sık kilo verip alan kişilerde metabolizma sorununun yaşanmadığını ortaya çıkardı. Kilo verdikten sonra yeniden şişmanlamaya başlayanlar, ümitsizliğe kapılırlar ve bir daha asla kilo veremeyeceklerini sanırlar. Moral bozulması, işi güçleştirir. Ümitsizliğe kapılmadan devam edilmelidir...”
5 - Çok terlemek fazla kilolardan kurtulmayı sağlar mı?...
“-Hayır. Son yıllarda vücudun çok fazla terlemesini sağlayan bazı özel giyecekler imal edilmeye başlandı. Bunların sayesinde vücut adamakıllı terler. Daha sonra tartılınca gerçekten kilo verildiği görülür. Ancak bu aldatıcı bir zayıflamadır. Vücut kaybettiği suyu geri almak ister ve aşırı susama başlar. Dahası fazla terleme, vücudu susuz bırakır. Bu da sağlık açısından çok önemli bir sorundur. Vücut asla susuz kalmamalı...”
6 - Düzenli egzersiz, iştah açar mı?...
“-Büyük bir ihtimalle hayır. İnce vücutlu kişiler, düzenli egzersiz yaptıkları zaman daha fazla kalori alma ihtiyacını duyabilirler. Fakat yapılan çalışmalar, fazla kilolu kişiler için böyle bir tehlikenin var olmadığını gösteriyor. Şişmanlar, kaybettikleri kalorileri geri almak için daha fazla yemek yeme ihtiyacını duymazlar. Alınan kaloriden fazlasını harcamak, zayıflamanın temel kuralıdır. Bu gerçek asla ama asla unutulmamalıdır!

SAAT REJİMİ

Zaman: 1 ay

Verilen kilo: 3-4

Kalori: günde 1000-1200

İnsanlar gündüz çok daha fazla kalori harcıyorlar, sadece daha fazla iş yaptıkları, yürüdükleri, yoruldukları için değil, vücudun normal işlemlerinin de daha hızlı yapıldığı için. Bu yüzden günün ilk yarısında kalori veren yiyeceklere, yani yağlara ve karbonhidratlara, ikinci yarısında da proteine ağırlık vermek gerekiyor. Böylece vücudun armonisi de bozulmamış olacak.

Kahvaltı: bir fincan kaymağı alınmış süt, çay ya da kahve, 3-4 dilim bisküvi ya da 30 gr. tahıl.

Ara öğün: Bir meyve

Öğle: Seçtiğiniz bir sebze, 80 gr. makarna ya da baklagil.

Ara öğün: Yoğurt

Akşam: 200 gr. sebze ve beyaz et ya da yumurta veya balık, peynir, ince bir dilim ekmek.

Günde iki kaşık yağ tüketebilirsiniz.

BAHAR DİYETİ

Zaman: Ayda bir kez üç gün arka arkaya yapılmalı

Verilen kilo: Bu diyet kilo kaybetmek yerine vücudun üç dört gün dinlenmesini sağlamak için yapılmalıdır.

Kalori: Günde 800

Diyet öncesi bir program olarak da uygulanabilir.

Kahvaltı: Bir bardak elma suyu, bir bardak havuç suyu, bir fincan kahve.

Öğle: Mevsim meyvesi, bir kaşık yağ ile pişirilmiş sebze, 60 gr. tuzsuz pilav.

Akşam: Haşlanmış sebze, 60 gr. domatesli pirinç ya da 100 gr. pirinçli tuzsuz sebze çorbası.

ELLERİN DİYETİ

Zaman: 2 ay

Verilen kilo: 3-5

Kalori: Günde 1400-1700

Az kilo kaybetmek hatta kendi kilosunun korumak isteyen kişiler için ideal olan bir diyet. Fazla önemli olmadığı düşünülerek bu diyette yiyecekleri ölçme zahmetine yer verilmemiştir.

Kahvaltı: Süt ya da yoğurt, 4-5 dilim bisküvi, bir meyve.

Öğle: İki kaşık makarna, bir biftek ya da balık ya da iki adet yumurta, iki kaşık sebze, bir meyve.

Akşam: Çorba, bir biftek ya da balık, iki kaşık sebze, bir meyve.

Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer Zayıflamanın kitabını yazdı

Azmetti, yaşamını topyekün değiştirdi ve tam 40 kilo verdi. Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer, sağlığına kavuşma öyküsünü ‘‘Benim Uzun Koşum’’ adlı kitapta anlattı.

JOSCHKA Fischer, bugün tam anlamıyla bir spor bağımlısı haline geldi. Sadece özel yaşam alanında değil siyasi ziyaretlerinde de jogging yapmaktan asla geri kalmıyor. Washington'a ya da diğer başkentlere yaptığı ziyaretlerde jogging alışkanlığından taviz vermiyor. Hatta toplu koşulara, maratonlara da katılıyor. Çünkü Fischer, 40 kilo birden vermesinin nedenini tamamen koşulara borçlu olduğunu söylüyor. Kitabında yazdığına göre 1996 yılında 112 kilo çeken Fischer, tam bir yıl sonra 75 kiloya indi ve bunu yaparken ne özel diyete, ne kimyasal maddelere, ne de herhangi bir terapi yöntemine başvurdu. Sadece koştu. Bugün hiç para harcamadan zayıflamayı başardığı için de kendisiyle gurur duyuyor.

KESİN KARAR

Fischer, yaşamını radikal biçimde değiştirmeye karar verdiği günü hiç unutmuyor. 1996 yılında bir ağustos günü birden ‘‘kişisel bir felaket’’ yaşadığını anlıyor: Kendi kendine ‘‘Yeni bir başlangıç yapmadığım takdirde sonum çok kötü olacak. 60 yaşın eşiğinde beni tehdit eden o büyük felaketten kurtulmam için kendimle olan ilişkilerimi değiştirmem gerekiyor’’ diyor. Her üç evliliğinin de bozulmasından ve yaşamındaki diğer aksaklıklardan şişmanlığını sorumlu tutuyor.

ŞİŞMANLIĞIN ANALİZİ

Ancak zayıflamaya başlamadan önce şişmanlığının analizini yapıyor: ‘‘Neden bu kadar kiloluyum?.. Nasıl olur da incecik bir insan 10-15 yıl içinde bir fıçıya dönüşebilir?’’ diye soruyor kendine. Çünkü 1983 yılında, 35 yaşındayken ilk kez milletvekilliğine seçildiğinde 75 kilo olduğunu, karnında gram yağ bulunmadığını çok iyi hatırlıyor. İlk gençlik yıllarında, radikal sol akımların içinde bulunduğu sonraki yıllarda el topundan futbola kadar her türlü sporu yaptığını düşünüyor.

KARİYER HIRSI

Ne var ki, kendi deyişiyle birçok 30 yaş üstü insan gibi o da, milletvekili seçildikten sonra bütün zamanını kariyer hırsına adıyor. Daha stresli bir yaşama adım atarken spordan da giderek uzaklaşıyor. 1985'te Hessen Çevre Bakanı olduktan sonra şişmanlığı tırmanışa geçiyor. Yediği sosis, yumurtalı domuz pastırması ve tereyağlı patateslerin hacmi genişlerken çıktığı futbol maçları seyrekleşiyor. Her geçen gün oyun oynaması daha da zorlaşıyor ve sonunda sağından soluna zor dönecek duruma geliyor. Kendini top peşinde koşmaya çalışan bir bira fıçısı gibi gördüğü için utanmaya başlıyor.

MUTFAĞI DEĞİŞTİRDİ

‘‘Bugüne kadar hangi sporu yapmadım?’’ diye soruyor ve aklına koşmak geliyor. Böylece koşularına başlıyor ama, kolay değil tabii. Tıknefes biçimde yerlere seriliyor. Azimle koşmaya devam ederken beslenme tarzını da tamamen değiştiriyor. Alman usulunü bırakıp İtalya'nın Toskana mutfağına geçiyor. Yağsız etler, çiğ sebzeler, karbonhidrat ve zeytinyağı tüketmeye başlıyor. Miktardan kısmıyor ama, hayvansal yağları kesinlikle kaldırıyor. Makarna, sebze, balık, deniz ürünleri, ekmek, meyve ve salataya geçiş yapıyor. Bu mükemmel mutfak koşuyla birleştiğinde bir yılda 40 kilo mucizesi çıkıyor ortaya.

Dünya şişmanlıyor

Dünyanın herhangi bir noktasında, yalnız olduğunuz bir toplulukta hemen bir arkadaş edinebilirsiniz. Yapacağınız tek şey, şişmanlık mevzusunu açmak. Gerisi çorap söküğü gibi geliyor. Çünkü fazla kilolar, insanlığın ortak sorunlarından biri oldu. İnsanlar şişmanlık ve zayıflama üzerine bilgi alışverişinde bulunuyor. Ayrıca zayıflatıcı haplardan masaja, banyolardan diyet programlarına kadar çok sayıda yol deneniyor ve tecrübeler elbette paylaşılıyor.

İstatistiklere göre, dünya üzerindeki tüm fazla kilolular biraraya gelince bir kıtayı kaplıyor. Dünya Sağlık Örgütü, 2230 yılında yetişkin Amerikalılar'ın yüzde yüzünün şişman olacağını belirtiyor. Amerikan toplumunun şu anki durumu incelendiğinde, yetişkinlerin yüzde 35'i, 6-11 yaşındaki çocukların ise yüzde 14'ü şişmanlıktan mustarip. 1980-1994 yılları arasında şişman yetişkinlerin yüzde dokuz oranında arttığı tespit edilmiş.

Avrupada'ki durum da, Amerika'dan pek farklı değil. Son on yıldır Avrupalılar hergün bir gram alıyorlar. Klinik anlamda şişmanlık, çok geç kalınmadan tedavi edilmesi gereken bir hastalık. Kilo artışı ile meydana gelecek rahatsızlıkların başında, metabolizmanın düzensizliği, kalp, damar ve solunum sistemi hastalıkları geliyor. Avrupa'da yaşayan şişman kişilerin yüzde 20'si diyabet, yüzde 40'ı kalp hastası adayı. Diğerleri de nefes hastalıkları, depresyon, blumia gibi rahatsızlıklardan şikayetçi.

Şişmanlıkla savaşan sadece Amerikalılar ve Avrupalılar değil. Güney Amerika, Karayip Adaları, Avustralya'da da şişmanlık alarmları veriliyor. Son on yılda Japonya ve Malezya'daki şişman çocukların sayısında yüzde 17'den yüzde 65'e varan bir artış belirlendi. Bazı ülkelerde de şişman insanların sayısı artıyor aynı anda da insanlar açlıktan ölüyor. Örneğin Çin'de, şişman çocukların oranı her yıl yüzde 10 artarken, ülkenin büyük bir kısmı da açlık sınırında yaşıyor. Bu ülkede şişmanlık üst gelir düzeyindeki insanlarda görülüyor. Pekin Üniversitesi spor bölümünde, şişman çocuklar için yaz kursları düzenleniyor. Bu kurslarda nasıl diyet ve spor yapılacağı öğretiliyor.

ÜZÜLEN YİYOR

Obesite, yani aşırı şişmanlık, harcanan enerjinin alınan kalorinin altında kalmasıyla ortaya çıkıyor. İnsan ya çok yediği ya da vücudu yediklerini iyi yakmadığı için şişmanlıyor. Şişmanlığın altında yatan nedenlerin başında biyolojik, genetik, psikolojik, sosyal parametreler bulunuyor. Zayıf bir anne ve babanın çocuklarının şişman olması olasılığı yüzde 10'luk bir ihtimalken, ebeveynlerden biri şişmansa, bu oran yüzde 40'a yükseliyor. Eğer hem anne hem de baba şişmansa, olasılık yüzde 80'e varabiliyor. Şişmanlığın bir başka nedeni de, yaşam biçimi. Yediğimiz yiyecek miktarının artmamasına rağmen çok daha az enerji harcıyoruz. İstediğimiz yerlere otomobille rahatça ulaşıyoruz, saatlerimizi televizyonun karşısında hereketsiz geçiriyoruz, merdiven çıkmıyor ve gelişen teknoloji sayesinde iş yerimizde de daha az yoruluyoruz, bütün bunlar daha az kalori harcamamıza, dolayısıyla daha az kilo kaybetmemize neden oluyor. Hollandalılar'ın şişman olmamalarının sebebi, hala bir yerden başka bir yere giderken bisikleti kullanmaları olarak gösteriliyor. Şişmanlığı körükleyen bir diğer problem de sıkıntı. Birçok insan sıkıntıdan yemeğe saldırıyor. Sevgilisinden ayrılan, bir yakınını kaybeden ya da ailesi ile tartışan kendini yemeğe veriyor. Böylece dünya gittikçe şişmanlıyor.

Göbekler erisin!

Aynaya baktığınızda, ilk olarak göbeğiniz gözünüze çarpıyorsa, onu ertimek için çalışmaya hemen başlamalısınız. İster bir spor salonunda aletli egzersiz yapın, isterseniz evde basit kurallara uyarak antrenman yapın, dikkat etmeniz gereken bazı temel ilkeler var.

İlki, disiplinli olmalısınız. Egzersizlerinizi aksatmamalısınız. Düşük yağlı diyet uygulamanız, amacınıza ulaşmanızı çabuklaştıracaktır.

Postürünüze dikkat etmelisiniz. Doğru duruş, karnınızı düz gösterecektir. Ayrıca adaleleri daha güçlü kılıyor.

Nefes alın. Doğru nefes alın yani ağızdan değil burundan!

Aceleci olmayın. Karnınızın düzelmesi vakit alacaktır. Mekik olarak tabir edilen hareket karnınız için en iyi olan egzersizlerden.

Eğer bunlar size zor geliyorsa, plastik cerrahiden de yararlanabilirsiniz.

Şişmanlık deyip geçmeyin

Vücutta aşırı miktarda yağ depolanması sonucu ortaya çıkan obezite (şişmanlık) hayati tehlikelere yol açan pek çok hastalığı da beraberinde getiriyor. Uzmanlar sağlıklı kilo programı ile yüzde 5-10 oranında kilo kaybının obezite sonucu ortaya çıkan riskleri büyük oranda azalttığını belirtiyorlar. Kişinin genel olarak yaşam süresini kısaltan ciddi bir tıbbi rahatsızlık olan obezitenin sonucu ortaya çıkabilecek sağlık problemleri arasında, yüksek tansiyon, damar sertliği, kalp fonksiyon bozuklukları, tip 2 diyabet, kanser, riskli ve zor doğum, kadın hastalıkları, kas ve eklem hastalıkları, solunum sıkıntısı ve hastalıkları, safra taşı oluşumu, psikolojik bozukluklar ve topluma uyumsuzluk ve kazalar yer alıyor.Kolayca tanı koyulabilen obezitenin tedavisinde uzmanlar, ağır rejimlerle hızlı ve geçici kilo vermek yerine, doktor kontrolünde diyet, egzersiz ve ilaç kullanımını içeren sağlıklı kilo kontrolü programı ile yavaş ve kalıcı kilo kaybı sağlanması gerektiğini belirtiyorlar.

Kilo verme aşamasında beklentilerin ulaşılabilir seviyelerde tutulması tedavinin etkinliği açısından büyük önem taşıyor. 1997 yılında gerçekleştirilen bir çalışma, hastanın zayıflama hedefi ne kadar düşük tutulursa tedavi denendikten sonra hedeflere ulaşma oranının o derece zayıf olduğunu gösteriyor. Çoğunlukla hastalar kilo kaybı tedavilerinden kısa zamanda hızlı ve yüksek oranda kilo vererek fiziksel görünümlerini iyileştirmeyi bekliyorlar.

EV EGZERSİZLERİ ÇOK ETKİLİ

Kış aylarında kilo denetimi daha da zorlaşır. Genetik hafızanızdaki soğuğa karşı duyarlı bellek, bedeninizi kış aylarında siz isteseniz de istemeseniz de bir miktar yağlandıracaktır. Bu aylarda siz, ısınmak veya başka nedenlerle daha çok tatlı, kuruyemiş ve belki de alkol tüketeceksiniz. Soğuk kış günleri dışarıda yaptığınız günlük yürüyüşleri olanaksız hale getirecek, tembelliğinizi çoğaltacaktır. Bütün bunlar kilo kontrolünü kolaylaştırıcı ev egzersizlerinin önemini arttırmaktadır. Özellikle bahar aylarına daha formda girmek istiyorsanız ev egzersizlerine daha çok özen göstermelisiniz. Ev egzersizlerini, direnç egzersizleri, aerobik egzersizler ve esneme-gevşeme hareketlerinin bir karışımı olarak yapabilirseniz başarı şansınız artacaktır. Daha etkin sonuçlar için bir egzersiz danışmanının desteğini almalısınız.

Zayıflamak hayal değil

Umutsuzluğa gerek yok. Kilo vermek düşündüğünüz kadar zor değil. Kararlı olup, doğru yöntemleri uygularsanız, kısa sürede kilo sorununuz giderilir.

Sağlıklı ve dengeli beslenme kurallarına uymak, vücut egzersizleri yapmak sizi sadece istenmeyen kilolarınızdan kurtarmakla kalmaz, aynı zamanda kendinizi enerji dolu hissetmenize, özgüveninizi artırmanıza neden olur.

Aman sabırlı olun. İşi aceleye getirmeyin. Hızlı kilo verdiren diyetlerin sağladıkları kilo kaybı aldatıcıdır. Diyete son verilince, kilolar da geri gelir. Beslenme uzmanları haftada en fazla bir kilo vermeyi sağlayacak diyetlerin uygulanmasını öneriyorlar. Bu arada bazı kurallara da harfi harfine uymak gerek.

YAĞA DİKKAT

Öncelikle yağlı besinlerden uzak durmalısınız. Beslenme uzmanları, alınan yağ miktarının azaltılmasının aynı zamanda sağlık açısından da yararlı ve gerekli olduğunu belirtiyorlar.

Diyet UygulaRKEN

Örnek diyet reçetesini uygulamanın yanı sıra basit bazı kurallara da dikkat etmelisiniz.

Yemeklerin miktarını azaltın. Tabağınızı tepeleme doldurmak zorunda değilsiniz.

Evinizde eskiye oranla daha küçük tabak kullanmayı deneyin.

Besleyici sebze ve meyveleri sevmeye çalışın. Meyve ve sebze atıştırmak, açlık duygusundan kurtulmanızı sağlar. Her gün beş kez meyve ve sebze yemeyi deneyin.

Ortalama olarak beslenme yoluyla günde 80 gram yağ almak yeterlidir. Kilo vermek istediğiniz zaman ise yağ miktarı 20-40 grama inmeli.

Az yağlı yiyeceklere yönelmek sanıldığı kadar zor değil. Birçok yiyecek maddesinin az yağlı olan türleri satılıyor. Örneğin yoğurt gibi. Derisi alınmış tavktaki yağ miktarı yarı yarıya azalmış olur. Yiyecekleri pişirme yöntemleri de yağ tüketimi açısından önem taşıyor. Sebzeleri haşlanmış olarak yemeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.

ŞEKERE HAYIR

Şekere hayır demeyi öğrenmek zorundasınız. Şekerli besinler kilo yapar ve beslenme açısından bir değerleri yoktur. Enerji kazanmak için şekerli besinlere ihtiyacımız yok. Vücut enerjisini karbonhidratlı ve nişastalı besinlerden alır. Bu gerçeği sakın unutmayın. Eğer şekerli besinleri fazla tüketirsek kanımızdaki şeker oranı yükselir ve sonra hemen düşer. Bu da daha çabuk acıkmamıza neden olur.

Diyet uygularken et ve kuru yemiş gibi protein bakımından zengin yiyeceklerden uzak durulmasını önermek yanlıştır. Diyet yemeklerinin yüzde 15-20'si protein bakımından zengin yiyecekler olmalı. Vücudumuzdaki yağları yakmak için proteinli besinlere ihtiyacımız vardır. Düzenli egzersiz yapmak, metabolizmanın hızlanmasını sağlar, fazla kalorileri yakar. Haftada üç kez, günde 20 dakika egzersiz yapmayı adet edinin. Egzersiz yapmaya fırsatınız yoksa yürüyün.

Kötü alışkanlıklar

Şekerli besinlere karşı zaafınız olabilir. Çikolata, bisküvi ve şeker yemeyi sevebilirsiniz. Öncelikle hemen bu alışkanlığınızdan vazgeçin. Canınız şekerli bir besin isteyince meyve yemeyi deneyin. Çiğ havuç özellikle önerilir. Sadece karnınız acıktığı zaman bir şeyler yemeye kendinizi alıştırın.

Örnek Liste

Kilo vermek için uygulayabileceğiniz basit bir diyet örneği vermek istiyoruz. Metabolizmanızı rahatlatmak istediğiniz bir gün rahatlıkla deneyebilirsiniz.

KAHVALTI: Tost ekmeği üzerine kırılmış bir yumurta, bir çay kaşığı yağda pişirilir.

KUŞLUK VAKTİ: Bir elma. Meyvenin övün aralarında yenilmesi daha uygundur.

ÖĞLE YEMEĞİ: Yüz gram ton balığı ya da yağı alınmış beyaz peynirle bol salata. Üzerine yağ sürülmüş iki dilim kızarmış ekmek. Bir kase yoğurt.

İKİNDİ VAKTİ: Bir muz

AKŞAM YEMEĞİ: Yüz elli gram ızgara tavuk (beyaz et). İki değişik haşlanmış sebzeyle birlikte .

Kilo vermek isteyenlere öneriler

Yeni yıl, hafta başı, tatil başlangıcı gibi belirli günler; hayatınızda ve alışkanlıklarınızda değişiklik yapmak için en uygun zamanlardır.Eğer gerçekten kilo vermek istiyorsanız, uzmanların beş önerisini yerine getirin.

1. Kendinizi fazla zorlamadan kaç kilo verebileceğinizi hesaplayın.

2. Bünyenize uygun bir diyet programı bulun.

3. Durumunuzu sürekli kontrol edin.

4. Hoşunuza giden faaliyetlerle oyalanın, egzersiz yapmayı unutmayın.

5. Kilolardan kurtulunca moralinizin ne kadar düzeleceğini düşünün

Kilo vermek için neler yapmalıyız hakkinda aciklamalar Kilo vermek için neler yapmalıyız konusunda bilgiler.

Anahtar Kelimeler:kilo vermek için neler yapmalıyız ,hızlı kilo vermek için ne yapmalı ,kilo vermek için ne yapmalıyım

 

 

Kadınlar için Diyet Listesi Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 13
Hamilelikte karın çatlakları
Okunma: 12
Bacak ağrısı Bacak ağrıları
Okunma: 11
Selülit kremleri
Okunma: 9
ilk gece korkusunu nasıl yenebilirim
Okunma: 5
Çeyiz Listesi
Okunma: 4
Cinsiyet belirleme yöntemleri
Okunma: 4
Kil maskesi
Okunma: 3
Stres Topu
Okunma: 3
Safra kesesi taşlarının bitkisel tedavisi
Okunma: 3
Gözaltı torbaları neden oluşur
Resim
Türklerde ve  Almanlarda Hastalık belirtileri
Türklerde ve Almanlarda Hastalık belirtileri

 |   |   |   |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!