Kadınlar
     
Kategoriler
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuklar
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlara Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Pratik Bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Kadınlar için Diyet Listesi

» Kanser diyeti

 

Kanser diyeti

Kadinlaricin.net sitesinde Kanser diyeti baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Kanser diyeti ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Kanser diyeti  ,resim ,resimleri

 

Zeytinyağı, mısırözü ve ayçiçek yağları, kalp hastalıkları için olduğu kadar kanser riskini azaltmak açısından da yararlı. Doymuş yağlar tümör oluşmasını hızlandırabilir. Sıvı yağların kanserle ilişkileri konusunda henüz somut bir bilgi edinilmedi. Ama bu yağların zararsız oldukları biliniyor.

Kanser araştırma enstitüleri, bu hastalığın yakın bir gelecekte yiyeceklerle tedavi edileceğini ve bazı besinlerin kansere karşı aşı niteliği taşıyacağını söylüyorlar. Kanserle besinler arasındaki ilişkileri konu alan pek çok kitap yayınlanıyor.

Kanser ölümlerinin büyük bir çoğunluğunda beslenme alışkanlıklarının önemli rol oynadığı kabul edildi. Dünya Kanser Araştırma Vakfı ve Amerikan Kanser Enstitüsü, kanserin nedenleri arasında kötü beslenme alışkanlıklarının çok önemli rol oynadığını belirten raporlar yayınladılar. Bunlara göre kanser tehlikesini azaltmak için aldığımız besinlere dikkat etmeliyiz.

Kanserli tümör nasıl oluşuyor?

Beslenme düzeni ile kanser tehlikesi arasındaki bağı anlamak için öncelikle kanserin nasıl ortaya çıktığını bilmek gerekiyor.Kanserli tümörler, bir gün içinde gelişmezler. Bunların gelişmesi, çoğu zaman yıllarca sürer. İnsan vücudunun bunları yok etme imkanı vardır. Özellikle ve öncelikle aldığımız besinlerin kanser hücrelerinin azalmasında ya da çoğalmasında rol oynadıkları biliniyor. Kanser tehlikesini azaltmak için bitki ağırlıklı besinlere soframızda daha fazla yer vermeliyiz.

Ancak bu açıklamalar sizi yanıltmasın. Yeşil çay ve sarmısak gibi yiyecek ve içeceklerin ilerlemiş bir kanseri iyileştireceği düşünülmemeli. Besinlerle kanser savaşında amaç kanser oluşmasını önlemekten ibarettir.

Neler yemeli?

DNA hücrelerini etkileyen oksijen hücrelerinin faaliyetini C,E vitaminleri ve Beta Karoten durdurabilir. Araştırmacılar bitkilerde bulunan pek çok kimyasal maddenin kansere karşı etkili olduğunu ileri sürüyorlar. Örneğin kırmızı şarap ve üzümde bulunan bazı kimyasal maddeler cilt kanserine yakalanma olasılığını azaltıyor.

1995 yılında hazırlanan bir raporda haftada on tane domates yiyen erkeklerde prostat kanseri riskinin çok azaldığı belirtildi. Domatesin ayrıca meme, akciğer ve sindirim sistemi kanserlerine karşı da etkili bir silah olduğu açıklandı.

Sarmısak, brokkoli, lahana ve kereviz, kanser oluşturan kimyasal maddeleri yok ediyorlar. Sofralarımızı süsleyen yiyeceklerin kansere karşı güçlü birer silah sayıldıklarını söyleyebiliriz. Ama bu açıklamalar yanlış anlaşılmasın. Besinlerle kanseri yok etmek mümkün değil. Sadece kanser riski besinlerle en aza iniyor. Yakında besinlerle kanser türleri arasındaki ilişki hakkında yeni bazı iddialar ortaya atılacak. Şimdilik kansere karşı çatal bıçakla savaşmayı göze almak da büyük bir aşama sayılıyor.

Zeytinyağı gibi zeytin çeşitleri ve Brokkoli, üzüm, yeşil çay, sarmısak, soğan da kansere karşı sizi koruyabilir. Domateste ise kanserle savaşan maddeler yer alıyor.

Savaş silahları

Az yağlı, bol sebze ve meyve içeren diyetlerin kalp krizini önledikleri gibi bazı kanser türlerine karşı da büyük bir savaş verdikleri artık biliniyor. Alkollü içkilerin karaciğer kanseri açısından zararlı olduğu belirtiliyor ama günde bir kadeh şarap, kansere karşı koruyor. Yağlı balıkları yemekten de kaçınmayın.

Tehlike büyük

Kömür ızgarasında pişmiş etler ve patates kızartması, kanser üreten maddeler içeriyorlar. Bu tür yemeklerden vazgeçmek gerek. Kolalı içecekler yerine de yeşil çayın tercih edilmesi doğru olur.

Günde beş porsiyon meyve-sebze

Taze sebze ve meyvelerin insanları tümörlere karşı koruduğu, yani tümörlerin oluşmalarını engellediği kesinlik kazanmış durumda. Çünkü sebze ya da meyveler vücudun savunma mekanizmasını güçlendiriyor ve hücre ölümlerini azaltıyor. Kansere karşı birleşen kuruluşlar birkaç yıldan beri bu yiyeceklerin tüketimine ağırlık verilmesi için çaba gösteriyorlar. Özellikle Amerika'da yapılan bu çalışmalar ‘‘günde beş porsiyon meyve-sebze’’ olarak özetleniyor.

Peki ama porsiyon kelimesinin tam karşılığı ne? Bu sorunun cevabı değişik şekillerde veriliyor. Porsiyon bazen bir bardak meyve suyu, bazen bir tane meyve, bazen 250 gr. taze sebze, bazen de bir adet salata olabiliyor.

İnsanlar tümörlere karşı kesin etkili bir besin türünün olup olmadığı konusuna da meraklılar ama henüz böyle bir besin maddesi tanımlanmış değil. Hatta insanların meyve ve sebzeleri karıştırarak tüketmelerinin en yararlı yol olduğu iddia ediliyor. Vücudun savunma sistemini güçlendirmek için değişik besinlerden faydalanmak gerekiyor.

Bu alışkanlık ise çocukluktan başlıyor. Daha çocukken yemek aralarında tüketilen yiyeceklerin sebze ya da meyve olmasına özen gösterilmeli. Çocuğun seveceği yeni meyve suları, salataları, sebze yemekleri hazırlanmalı.

Bu arada da besinlerin çok iyi yıkanmasını ve meyvelerin de özellikle kabukları ile tüketilmesi gerektiğini unutmayın.

Kanserde beslenmenin etkisi

Hazır yiyeceklerin katkı maddeleri sağlığımıza zarar verecek diye korkarız. Yeşil sebzeler ve meyveler iyi yıkanmazsa, mikrop alırız diye endişeleniriz. Yediklerimizden bize zarar gelecek diye meraklanırız. Oysa tıp uzmanları, yemediklerimiz yüzünden de kanser tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuzu belirtiyorlar. Beslenme, kanser açısından en az sigara içmemek kadar önemli. Doğru beslenme, bağırsak kanseri tehlikesini yüzde 75 oranında azaltıyor. Meme kanseri tehlikesi yüzde 50 oranında azalırken akciğer kanseri tehlikesi de yüzde 30 oranında azalıyor.

Dünya Kanser Araştırma Fonu tarafından yapılan bir açıklamaya göre beslenme düzeni ile kanser arasında doğrudan bağlantı var. Bugüne kadar binlerce hasta üzerinde yapılan çalışmalar, kansere karşı savaşta beslenme uzmanlarıyla el ele olmak gerektiğini gösteriyor.

Kanserden sofrada korunmak için neler yapmalı? Kanser enstitülerinden yapılan önerilere kulak verelim: Her gün çok çeşitli meyve ve sebze yemeliyiz. Örneğin kahvaltıda bir bardak portakal suyu içebilirsiniz. Öğleyin yemekte bir tabak yeşil salata yiyebilirsiniz. Bu kadarlık bir önlem bile kanser riskini yüzde 20 oranında azaltıyor.

Sofranızda değişik sebze ve tahıl ürünlerinden yapılmış yemekler bulundurabilirsiniz. Köklü sebzeler de listeye dahil. Patates, havuç, turp gibi sebzeleri sofranızdan eksik etmemelisiniz. Kahvaltıda bir dilim ekmek ve lifli kahvaltılık, öğleyin mercimek çorbası içmek, akşam yemeğinde patates yemeği yemek hiç de zor olmasa gerek.

Yemeklerinizi hazırlarken, yağ miktarını mümkün olduğu kadar azaltın. Kırmızı etin yerine balık ve tavuk eti yemeyi deneyin.

Alkollü içkilerden uzak durun. Uzmanlar erkeklerin günde iki kadehten fazla alkollü içki kullanmalarını sakıncalı buluyorlar. Bu miktar kadınlar için bir kadeh olarak saptanmış.

Tuzlu yiyeceklerden uzak durmak gerek. Yemeklerinizi tuzsuz pişirin ve sonra da tuz ekmeyin. Tuzun, mide kanseri riskini artırdığı biliniyor. sağlık için başka bakımlardan da zararları var. Tuzdan tamamen vazgeçtikten sonra şeker tüketimini de azaltmalısınız.

Meyve, sebze ve tahıl ürünleri, bizi kanserden nasıl koruyor? Bu sorunun yanıtı fitokemikıllar olabilir. Bu maddeler, milyonlarca yıl, bitkileri böceklere ve hastalıklara karşı korumuştu. Bu maddeler, insanlarda da bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Kalp hastalıkları, kanser türleri ve kemik erimesi gibi sorunlara karşı organizmayı koruyor. Ya kansere neden olan maddeleri yok ediyor ya da kanserojen maddelerin hücrelere girmelerini önlüyor. Bir başka ihtimal de hücrelerde hastalığa neden olan değişiklikleri önleyerek kanser riskini azaltıyorlar.

Kanseri diyet yaparak önleyin

NEWSWEEK Dergisi'nin son sayısında yer alan habere göre, bilimadamları son dönemde sağlıklı yaşam ve beslenme alışkanlığı konusunda yeni bir yaklaşım benimsediler. Artık, uygun tarzda beslenmenin kanserden uzak kalmanın en iyi yolu olabileceği fikri üzerinde ciddiyetle duruluyor.

Bu konudaki araştırmaların öncülüğünü New York'taki Strang Kanser Önleme Merkezi'nden medikal onkoloji uzmanı Dr. Mitchell Gaynor yapıyor. Gaynor'un bulgularına göre, insanoğlu habis urlarla yediğine dikkat ederek baş edebilir.

KÖTÜ BESLENMEK RİSKLİ

Nitekim Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü Dr. Gaynor'un iddiasını destekliyor. Çünkü istatistikler kötü beslenmenin kanserlerin üçte birinden sorumlu olduğunu ortaya koyuyor. Bir başka deyişle kötü beslenme sigara kadar zararlı.

Beslenme diyeti ve kanser arasındaki bağlar bilim adamları tarafından vurgulanırken bu konuyu işleyen kitaplar da best-seller'ler arasına girdi kısa sürede. Örneğin NBC televizyonunun sağlık muhabirinin kaleme aldığı ‘‘Göğüs Kanserini Önleyen Diet’’ adlı kitabı New York Times'in en çok satan kitaplar listesinde en üst sıraya yerleşti.

Gerçi itirazlar yok değil. Çünkü hangi yiyeceğin hangi kanser türüne iyi geldiği, ya da hangi yiyecekten ne kadar tüketmek gerektiği gibi somut sorulara henüz kimse net bir cevap veremiyor. Bu nedenle kimileri ortaya atılan iddiaların bilimsel olmadığını ve bu yüzden de tıp adamları tarafından önerilmemesi gerektiğini belirtiyor. Ancak  ne olursa olsun konu belirli bir ağırlık kazanmış görülüyor.

YEŞİL SEBZE MUCİZESİ

Beslenmenin kansere karşı iyi etkisinin mucizevi sırrı ise yeşil sebzelerde gizli. İçerdikleri kanser önleyici maddeler nedeniyle lahana, brokoli, turp, şalgam, karnabahar, salata, yalancı safran, hindistan cevizi, ceviz, yer fıstığı, sarmısak, soğan, fasulye, zeytin gibi yapraklı veya köklü bitki ve meyvelerle ile arayı düzeltmemiz gerekiyor. Üzüm şırası veya kırmızı şarabın yanı sıra uskumru, som balığı, sardalye, tuna balığı gibi yiyecekler de kanserin baş düşmanları arasında.

Bu yiyeceklerin içerdikleri çeşitli maddeler sayesinde başlangıç, gelişme ve ileri dönem şeklinde bir süreç izleyen kansere karşı durmaksızın savaş verdiği belirtiliyor.

Kanser riskini artıran yiyecekler

Yiyerek savaşın

Araştırmalar meyve sebze bakımından zengin beslenme diyeti`nin  -spor yapma ve kilo almamaya dikkat etmek gibi önlemlerle birlikte-, kansere yakalanma riskini yüzde 30-40 oranında azalttığını ortaya koyuyor.

Kalın bağırsak kanseri

ABD'de bu yıl içinde bu kansere yakalananların sayısı: 95.600

Bir insanın kalın bağırsak kanserine yakalanma riski: yüzde 6.

Uygun beslenme diyeti hastalığa yakalanma riskini ne kadar azaltıyor: yüzde 66-75.

Prostat kanseri

Bu yılki vakalar: 184.500.

Herhangi bir erkeğin bu hastalığa hayatı boyunca yakalanma riski: yüzde 17.

Diet ve uygun yaşam biçiminin önleyici etkisi: yüzde 10-20.

Göğüs kanseri

Bu yılki vaka sayısı: 180.300.

Herhangi bir kadının hastalığa yakalanma riski: yüzde 14.

İyi yiyeceklerin önleyici etkisi: yüzde 33-50.

Akciğer kanseri

Vaka sayısı: 171.500

Hayat boyunca yakalanma riski: yüzde 7.

Uygun diet ve sigarasız hayatın önleyici etkisi: yüzde 90-95.

Kanseri kontrol eden gen

Amerikalı bilim adamları, kanserle mücadele konusunda yeni bir adım daha atarak, kanseri kontrol altına almaya yardımcı olacak bir gen keşfettiler.

Science Dergisi'nde yer alan bir araştırma raporuna göre, Teksas Üniversitesi'nde akciğer ve kalın bağırsak kanserleri üzerine çalışan araştırmacılar, ‘‘PPP2R1B’’ adını verdikleri yeni bir gen buldular. Kanserli hücrelerin büyümesinde önemli bir rol oynayan bu genin mutasyona uğramasının, akciğer ve bağırsak kanserlerine yol açtığı belirtildi. Araştırmayı yapan Dr. Glen Evans ve Dr. Steven Wang, ‘‘PPP2R1B’’in bozulmasının kalıtsal olabileceğini ve bu gene sahip kişilerin akciğer ve kalın bağırsak kanserine yakalanma riskinin yüksek olduğunu açıkladı. Dr. Evans, bu genin değişik kanser türlerine de neden olabileceğini belirtti

Kansere karşı süt

Kemiklerin bir numaralı dostu sütün, bağırsak kanserine karşı da iyi bir koruyucu olduğu saptandı. Bir ABD araştırmasına göre, bol bol süt içip, peynir ve yoğurt tüketenlerde, kanserin ilk habercisi sayılan polype ve adenome'lar daha ender görülüyor.

Hazır yiyeceklerin katkı maddeleri sağlığımıza zarar verecek diye korkarız. Yeşil sebzeler ve meyveler iyi yıkanmazsa, mikrop alırız diye endişeleniriz. Yediklerimizden bize zarar gelecek diye meraklanırız. Oysa tıp uzmanları, yemediklerimiz yüzünden de kanser tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuzu belirtiyorlar. Beslenme, kanser açısından en az sigara içmemek kadar önemli. Doğru beslenme, bağırsak kanseri tehlikesini yüzde 75 oranında azaltıyor. Meme kanseri tehlikesi yüzde 50 oranında azalırken akciğer kanseri tehlikesi de yüzde 30 oranında azalıyor.

Dünya Kanser Araştırma Fonu tarafından yapılan bir açıklamaya göre beslenme düzeni ile kanser arasında doğrudan bağlantı var. Bugüne kadar binlerce hasta üzerinde yapılan çalışmalar, kansere karşı savaşta beslenme uzmanlarıyla el ele olmak gerektiğini gösteriyor.

Kanserden sofrada korunmak için neler yapmalı? Kanser enstitülerinden yapılan önerilere kulak verelim: Her gün çok çeşitli meyve ve sebze yemeliyiz. Örneğin kahvaltıda bir bardak portakal suyu içebilirsiniz. Öğleyin yemekte bir tabak yeşil salata yiyebilirsiniz. Bu kadarlık bir önlem bile kanser riskini yüzde 20 oranında azaltıyor.

Sofranızda değişik sebze ve tahıl ürünlerinden yapılmış yemekler bulundurabilirsiniz. Köklü sebzeler de listeye dahil. Patates, havuç, turp gibi sebzeleri sofranızdan eksik etmemelisiniz. Kahvaltıda bir dilim ekmek ve lifli kahvaltılık, öğleyin mercimek çorbası içmek, akşam yemeğinde patates yemeği yemek hiç de zor olmasa gerek.

Yemeklerinizi hazırlarken, yağ miktarını mümkün olduğu kadar azaltın. Kırmızı etin yerine balık ve tavuk eti yemeyi deneyin.

Alkollü içkilerden uzak durun. Uzmanlar erkeklerin günde iki kadehten fazla alkollü içki kullanmalarını sakıncalı buluyorlar. Bu miktar kadınlar için bir kadeh olarak saptanmış.

Tuzlu yiyeceklerden uzak durmak gerek. Yemeklerinizi tuzsuz pişirin ve sonra da tuz ekmeyin. Tuzun, mide kanseri riskini artırdığı biliniyor. sağlık için başka bakımlardan da zararları var. Tuzdan tamamen vazgeçtikten sonra şeker tüketimini de azaltmalısınız.

Meyve, sebze ve tahıl ürünleri, bizi kanserden nasıl koruyor? Bu sorunun yanıtı fitokemikıllar olabilir. Bu maddeler, milyonlarca yıl, bitkileri böceklere ve hastalıklara karşı korumuştu. Bu maddeler, insanlarda da bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Kalp hastalıkları, kanser türleri ve kemik erimesi gibi sorunlara karşı organizmayı koruyor. Ya kansere neden olan maddeleri yok ediyor ya da kanserojen maddelerin hücrelere girmelerini önlüyor. Bir başka ihtimal de hücrelerde hastalığa neden olan değişiklikleri önleyerek kanser riskini azaltıyorlar.

Kanserle savaşta yeni yöntemler

Beslenmeye dikkat

Bilim adamları, beslenme ile göğüs kanseri arasında önemli bir ilişki olduğunu saptadılar. İngiltere'de her 12 kadından biri, ABD'de her 9 kadından biri göğüs kanserine yakalanırken, bilim adamları, göğüs kanserinin en az Japon, Çinli ve Kızılderili kadınlarda görüldüğünü ortaya çıkardılar. Bunun başlıca sebebinin beslenme olduğunu söyleyen bilim adamları ‘‘Japon, Çinli ve Kızılderili kadınlar daha az yağlı yiyor, balık ve soya ürünlerine daha fazla ağırlık veriyorlar’’ dediler. Bu yüzden de bilim adamları özellikle kızartmalardan kaçınmak gerektiğini söylüyorlar.

Hasta hücrelerin intiharı

Yeni bulunan bir proteinin, kanser tedavisinde çığır açabileceği öne sürüldü. Stanford Üniversitesi bilimadamlarının bulduğu ve ‘Toso’ adını verdikleri protein, kanserli hücrelerin de kendi kendini yok etmesine yani ‘intiharına’ neden olabilecek. Böylece, insan vücudunun bağışıklık sisteminin korunması sağlanacak.

Uygun diyet kanser riskini azaltıyor
Sağlıklı bir diyet ve sigara içilmeyen bir hayat tarzı seçimi ile kanserlerin yüzde 60-70 oranında önlenebileceğini belirten Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semih Ötleş, hayat tarzının kanser riski üzerinde önemli bir etken olduğunu söyledi. Prof. Ötleş, “Bilim adamları kanser riskinin büyük bir yüzdesinin hayat tarzı seçimleri ile alakalı olduğunu belirlemişlerdir.

Hayat tarzı önemli
Birçok kanser türünün direkt olarak hayat tarzı (diyet, sigara içme gibi) ilgili olduğunu açıklayan Prof. Dr. Ötleş, “Vitaminlerin, minerallerin, yağların, diyet lifinin ve fitokimyasalların kanser riskini kontrol etmedeki rollerinin anlaşılmaya başlanması, her birimizi kanser riskini azaltmak için ufak değişiklikler yapmaya yöneltmektedir. Araştırmacılar, meyve ve sebze ile dolu olan bir diyetle birlikte egzersiz ve kilo artışının kontrolü ile kanser riskinin yüzde 30-40 oranında azaltılabileceğini belirtmektedirler. Bunun anlamı her yıl 3-4 milyon insanın daha az kansere yakalanması demektir. Prostat, göğüs, kolon ve akciğer kanserini önlemede özellikle diyet ve hayat tarzı etkili olabilmektedir.” diye konuştu.
Uygun diyet ve hayat tarzı ile prostat kanseri oranının yüzde 10-20, göğüs kanserinin yüzde 33-50, kolon kanserinin yüzde 66-75, akciğer kanserinin ise yüzde 90 oranında azaltılabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Ötleş, “Meyve ve sebzenin bol olduğu, baklagilleri de içeren bitkisel bazlı diyetler seçilmelidir. Günlük olarak 400-800 gram veya 5’ten fazla porsiyon olacak şekilde meyve ve sebze tüketilmelidir. Sigara ve alkol tüketilmemelidir. Yanık gıdalar yenmemelidir. Et ve balık yiyen kişiler yanık et sularını yemekten kaçınmalıdırlar” dedi.

. Kanser diyeti hakkinda aciklamalar Kanser diyeti konusunda bilgiler

 

Kadınlar için Diyet Listesi Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 3
2011 Erkek saç modelleri
Okunma: 3
Çeyiz Listesi
Okunma: 2
Davulcu Manileri
Okunma: 2
Kanser aşısı
Okunma: 2
Brunch Mekanları Brunch Nedir
Okunma: 2
Erkeksiz çocuk doğurma
Okunma: 2
Kırmızı biberin faydaları
Okunma: 2
Ülser Tedavisi
Okunma: 2
Cinsellik ve Cinsellikle ilgili bilgiler
Okunma: 2
Cinsel uyarıcılar Cinsel Sağlık Ürünleri
Resim
Lösemili çocuklar hakkında bilgi
Lösemili çocuklar hakkında bilgi

 |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!

Saglikarsiv Sigorta Kadınlar İçin Blog