Kadınlar
   
Kategoriler
Çocuk
Sağlık
Evlilik
Hamilelik ve Doğum
Güzellik
Diyet
Ev İşleri
Tatil
Yaşam
Pratik Bilgiler
Yemek Tarifleri
Moda
 
Kadinlaricin » Diyet » Diyet Rejim Kilo vermek

Diyet Rejim Kilo vermek

Diyet Rejim Kilo vermek

Diyet yaparak zayıflamaya çalışanlar vücut yağlarını yakamıyor, aksine vücut enerji dengesi bozulup metabolizma yavaşlıyor
 Aç kalarak elimizle metabolizmamızı yavaşlatıyor, sonra da 'Benim metabolizmam yavaş çalışıyor' diye yakınıyoruz. 'estetikgym' egzersiz uzmanı Mustafa Ergen'e göre; gereğinden fazla besin alıp hareket etmeyenlerin vücut yağ dokusu artıyor, kas kütlesi azalıyor, vücut su oranı düşüyor. Dolayısıyla vücut ölçüleri bozuluyor. Vücutta artan yağlar ve hareketsizlik, yalnızca vücut estetiğini bozmakla kalmıyor, aynı zamanda vücut sistemlerinin de dengesini bozuyor. Kilo problemi olanlar da gereken enerji ihtiyacından fazla alınan besinleri, işleyen metabolizma karşısında, vücut hareket etmediği için çalışamayan katabolizma yağ depolarını yakamıyor. Dolayısıyla bozulan enerji dengesi anabolizan etki göstererek, vücut da yağlanma ve obez durum ortaya çıkıyor.

ENERJİ KAYNAKLARI
Vücudumuzun temel enerji kaynağı; karbonhidrat, protein ve yağlardır. Bu enerjilerin kullanım alanları ise; istemdışı çalışan beyin, sinir sistemi vb. sistemlerimizin enerjisi olarak karbonhidratlar kullanırken, kasların oluşumu ve gelişimini oluşturarak, hastalıklara karşı direnç ve tedavi için proteinler kullanılır. Yağlar ise; kasların hareket ederek enerjiye çevirip kullandığı yedek enerji depolarıdır.
Vücudumuz yediğimiz besinlerden, karbonhidrat, protein veya yağ cinsinden ihtiyacı kadarını alıp depolar, kalan fazla besinleri ise, ögesi ne olursa olsun yağa çevirip iç organ ve deri altı'na yedek enerji olarak depolar. Bu dengesiz beslenme devam ettiği sürece de, vücudun yağ depolaması ve fiziğin bozulması artarak devam eder.Diyetle zayıflamaya çözüm arayışı, metabolizmayı yavaşlatıyor.

BİLİNÇSİZ UYGULAMA
Bu durumda kişiler, ya hep, ya hiç mantığı ile davranıyorlar. Öncesinde; ölçüsüzce gerekli ve gereksiz demeden fazla tüketilen besinler ve hareketsizlik sonucu kilo problemi oluşuyor. Sonrasında da diyet adı altında yiyip yiyip çıkarma, sürekli aynı besinle, örneğin; salata ile beslenme veya öğün kaldırma vb. bilinçsiz uygulamalar yapıyorlar.
Merak edilen sorular


Kilo vermeye çalışan her kadının aklına takılan bir sürü soru vardır. Bugün sizlere kilo vermeye çalışan kadınların en fazla merak ettikleri noktaları içeren soruları ve uzmanların bunlara verdikleri yanıtları sıralayacağız. Bunların arasında mutlaka sizin de sormak istediğiniz, ama kime soracağınızı bilemediğiniz sorular olabilir.

Gece yemek yersem kilo alır mıyım?

Hayır. Amerika’da Dunn Beslenme Merkezi’nde yapılan çalışmalar, gece geç saatte yemek yemenin kilo almayı kolaylaştırmadığını ortaya çıkardı. Önemli olan, günün yirmi dört saati içinde, alınan besinleri yakmayı başarmak. Enerji harcamak, kilo verme konusunda büyük önem taşıyor. Gece geç saatte yemek yedikten sonra bunu izleyen yirmi dört saat içinde yediklerinizi yakmaya çalışırsanız sorun kalmaz.

Alınan kalorinin yağlar, karbonhidrat, protein ya da alkolden gelmesi önem taşır mı?

Evet. Çünkü yiyeceklerdeki yağı, vücutta yağa dönüştürmek çok kolaydır. Yağı, vücut yağına dönüştürmek için toplam kalorinin sadece yüzde 4'ü harcanır. Oysa karbonhidratları ve proteinleri yağa dönüştürmek için toplam kalorinin yüzde 20'si, hatta 30'u gereklidir. Ayrıca tokluk duygusu da kaloriyi aldığınız besine göre değişir. Proteinler ve karbonhidratlar sizi yağlı besinlerden daha uzun süre tok tutarlar.

Doğanın bana verdiği şekli değiştirebilir miyim?

Vücut şeklini değiştirmek kilo vermekten çok daha zordur. Öncelikle çok kararlı olmalısınız. Çeşitli egzersizler, vücut şeklinin değişmesini sağlayabilirler. Ama bu iş çok uzun süreceği için sabır ister. Kalça, bacak ve karın egzersizleri düzenli olarak uygulanırsa, iyi sonuçlar alınabilir.

Kilo vermek için egzersiz yapmak şart mı?

Büyük bir olasılıkla 'evet'. Kilo vermenin tek yolu aldığınız kaloriden daha fazlasını harcamaktır. Fazla kilolu 160 kişi üzerinde yapılan bir araştırma ilginç bir sonucu ortaya çıkardı. Kilo vermeye çalışan kişiler arasında, eski kilolarına dönmeyenler, düzenli egzersiz yapanlar oldu. Hareket etmeyi bir yaşam biçimi olarak benimseyenlerin ileri yaşlarda kilo almaları olasılığı azalıyor. Yürüyüş yapmak, vücut egzersizleri, yüzme, bisiklet gibi sporlar, şişmanlık hastalığına karşı da kişileri koruyor. Egzersizler sayesinde daha fazla kalori yakarsınız. Ayrıca diyetle birlikte egzersiz de yapılınca, vücudunuzdan daha fazla yağ eksilir. Egzersiz kas dokularını sıklaştırır, güçlendirir. Günde 20-30 dakika hızlı tempoyla yürüyüş yapmak yeterlidir. Bu sayede yılda 6 kilo yağ eritirsiniz.

Otuz yaşını geçtikten sonra düzenli olarak kilo alındığı doğru mu?

Yaş ilerlerken metabolizmada da yavaşlama başlar. Kırk yaşına geldiğiniz zaman her gün yaktığınız kalori miktarında azalma olur. 70 kalori daha az yakarsınız. Ancak insanların yaşlandıkça kilo almalarının asıl nedeni, hareketlerinin azalmasıdır. Bu durumda yaşlandıkça, yediğiniz yemeğin miktarını azaltarak bir denge sağlayabilirsiniz. Metabolizmam yavaş olduğu için mi kilo alıyorum?

Fazla kilolu kişilerin fazla kaloriyi yakma konusunda zorlandıkları iddiası çok yaygındır. Fakat yapılan araştırmalar, bu iddianın gerçek olmadığını kanıtladı. Fazla kilolu kişilerin metabolizmaları ölçüldüğünde, büyük bir çoğunluğun metabolizmasının normal olduğu saptandı. Hatta fazla kilolu kişilerin metabolizmalarının diğerlerininkinden daha hızlı olduğu da ortaya çıktı.

Diyet kısırlaştırır mı?

Modern yaşam, Türkiye'nin geleceğini de olumsuz etkiliyor.
Uzmanlara göre; sporun, diyetin, hareketsizliğin aşırısı kısırlığa sebep oluyor 

Kısa bir süre öncesine kadar, genç nüfusumuzla övünüyorduk.. Ancak, modern çağa ayak uydurma sevdamız yüzünden, nüfus yapımız giderek yaşlanıyor? Nedenlerden biri de toplam nüfus içinde kısırların oranının giderek artması

Giderek kısırlaşan Türkiye'de her 100 çiftten 15'i, kısırlık ile mücadele ediyor.

Uzmanlar, bir yıl boyunca bebek sahibi olmak isteyen ancak çabaları sonuçsuz kalan çiftleri, kısırlık tedavisi olmaları konusunda uyarıyorlar.

Türkler diyeti sevmiyorlar

Amerika ve Avrupa'da her 5 kişiden biri diyet yaparken, Türkiye'de bu sayı her 7 kişiden 1'e düşüyor. Uluslararası araştırma kuruluşu GFK'nın araştırmasına göre; Türkler diyet yapmayı sevmiyorlar. 

Fazla kilolardan hoşlanmıyoruz ama diyet yapmayı da hiç mi hiç sevmiyoruz. Uluslararası bir araştırma kuruluşu olan GfK'nın 20 ülkede 20 bin 795 kişi ile yaptığı anketten çıkan sonuca göre, Türkler diyetten hiç hoşlanmıyor. Çıkan sonuçları diyetisyenler de doğruluyor. Araştırmaya göre Avrupa ve Amerika'da geçen iki sene içinde her 5 kişiden biri diyet yaparken, Türkiye'de bu oran her 7 kişiden 1 kişiye düşüyor ve Türklerin yaptığı diyetler de kısa sürüyor. Ve tabii hem yemek yemeği çok seviyoruz, hem de sofranın zenginliğine çok önem veriyoruz. Uzmanlar, haftada yarım ila 1 kilo vermenin ideal olduğunu söylüyor. Çünkü hızlı verilen kiloları geri alması da daha kolay oluyor.

Diyet Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunan
Okunma: 90
iri memeli kadınlar
Okunma: 50
Diyabet Şeker Hastalığı
Okunma: 44
Uyku sorunu
Okunma: 41
Diyet Rejim Kilo vermek
Okunma: 39
Damar tıkanıklığı
Resim
Sivilceler ve sivilcelerden kurtulmak
Sivilceler ve sivilcelerden kurtulmak

 | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!

Saglikarsiv