Kadınlar
     
Kategoriler
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuklar
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlara Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Pratik Bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Çocuklar

» Tinerci çocuklar

 

Tinerci çocuklar

Kadinlaricin.net sitesinde Tinerci çocuklar baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Tinerci çocuklar ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Tinerci  çocuklar ,resim ,resimleri

 

Güney Haştemoğlu 13 yıldır suçlu çocuklarla iç içe yaşıyor ve onları çok yakından tanıyor. Tinerci, sokak çocuğu, balici, hırsız, gaspçı, her türlü damgayı yemiş bu çocukları rehabilite etmek için bir proje geliştirdi birkaç yıl önce. Ancak hangi kuruluşa başvurduysa projesi nazik bir dille reddedildi. Bu konuda sorularımızı cevaplayan Haştemoğlu, hergün suça itilmiş yeni bir çocuğu topluma kazandıran Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı'nın Başkanı. Onun çözüm önerisi var ama parası yok!

On yıl önce de sokaklarda tinerci çocuk var mıydı?

- Biz on üç yıldan beri bu çocuklarla beraberiz. Ama bugüne kadar bu çocukların böyle korkunç bir olayı gerçekleştireceklerine dair hiçbir işaretle karşılaşmadık. Bu olay toplumun alt sosyal kesimindeki ekonomik sıkıntının patlama noktasına geldiğini gösteriyor. Bunun arkasından başka olaylar da gelebilir. Asla bu çocukları ağır cezalara çarptırarak bundan sonra ortaya çıkacak olayları engelleyemeyiz.

Çocuklardan bir tanesinin kulağı kesikmiş...

- Kulak kesme en uç hareket. Kulak kesmeye gelinceye kadar çocukların aile içinde çok büyük şiddete maruz kaldıklarını biliyoruz. Şiddetle karşılaşmış çocuk karşısındakine şiddet kullanmayı hak görüyor. Onların arasında öncüler var. Öncüler bu işi yaptığı zaman demek ki yapılabilir mantığıyla hareket ediliyor. Bu yüzden basın ve televizyonun tinerci cinayetini daha küçük çapta ve daha az dikkat çekici biçimde yansıtması gerekirdi diye düşünüyorum. ‘‘Linç edelim, keselim’’ gibi görüşlerle bazı insanlar galeyana geldi ve sokakta yaşayan tüm çocuklar zan altında kaldı.

TİNER SIKINTISINI AZALTIYOR

Tinerci çocuklar tehlikede mi şu anda?

- Aralarında bir düşmanlık başladı tabii. Sokaktaki diğer çocuklar kendilerini zan altında bıraktığı için tinerci çocuklara diş bilemeye başladılar.

Tinerin sokaktaki etkisi nedir?

- Uhu, tiner, bali hep aynı etkiyi yapıyor. Sokaktaki şiddetten, aile şiddetinden korunmak isteyen çocuk bu maddeleri koklayarak sıkıntılarından kaçıyor, unutuyor. Kendisini daha güçlü hissediyor, güven kazanıyor. Sokakta tiner koklayan çocukla, sosyal düzeyi yüksek olan ama her akşam alkol alan çocuk arasında bir fark yok aslında. Ama o eğitimli olduğu için kendine hakim olabiliyor. Sokaktaki çocuklar sevgiyi ailelerinde bulamadıkları için tinerde arıyorlar. Aynı zamanda tinerle kışın soğuktan korunuyorlar.

Uzun yıllar tiner kullanmış, tedavi olmuş, sokaktan kurtulmasına yardım ettiğiniz bir çocuğunuz var...

- Onun azmi, her insanın kendini eğitebileceğinin bir göstergesi. Biz onun okul masraflarını üstlendik. Çok iyi resim yapıyordu. Bu problemini onunla hiç konuşmadan, ileriye dönük projelerinden, mesleki kariyerinden bahsederek destek olmaya çalıştık. Köy kökenliydi. Hiç köyden gelenlerle kentlilerin yüz ifadesini incelediniz mi? Kentliler çok yargılayıcı bir yüz ifadesine sahipler. Sokak çocuklarına çok küçümseyici, aşağılayıcı bir tavırla bakıyorlar. Bu başlı başına diğerleri için güvensizlik nedeni değil mi? Biz neden en başarılı çalışmalarımızı doğadaki kamplarda yapıyoruz? Çünkü ne ağaçlar, ne otlar çocuklara aşağılayıcı bir muamele yapamaz. O kamplarda bizim sokak çocukları üzerinde yarattığımız etki, güven, bütün yıl boyunca bu binada verebileceğimiz eğitimden daha fazla. Çünkü çocuk sokağa çıktığı zaman kendisini küçülten, hor gören bakışlarla karşı karşıya geliyor ve korkuyor.

RESİM ÖĞRETMENİ OLACAK

Tiner kullanan çocuğunuz bugün resim öğretmeni olma yolunda. Nasıl başarabildi bunu?.

- Önce insanın kendisinin iyileşeceğine ikna olması gerekiyor. Silifke'nin bir köyünden gelmişlerdi. Altı kardeştiler. Erkekler bir güreş kulübünde dövüşüyordu. Anneleri orada aşçılık yapıyordu, baba işportacıydı ve başka bir kadınla yaşıyordu. Çocuk garip bir suç işlemişti. Suçu kaymakamın odasından silahını çalmaktı. Cesaretini, gücünü kendine kanıtlamak istiyordu. Çok garip bir suçtu bence. Çok uzun yıllar tiner kullandı ama bırakmayı istediği anda tedavisine yardımcı olduk. Liseyi bitirdi, tineri bıraktı, bir üniversitenin resim bölümünde okuyor şimdi...

SAYILARI ÇOĞALIYOR

Linç edelim, asalım, keselim, cezalandıralım dendi, kimse iyileştirmekten reabilite etmekten söz açmadı. Oysa siz bu konuda yıllardan beri çalışıyorsunuz...

- Bence toplum bilinçli veya bilinçsiz, sokaktaki çocukların bu durumunun kendi suçu olduğunun farkında. Sanki onları yok etmekle suçun delilini ortadan kaldıracak. Bu yüzden linç etmeyi çözüm olarak görüyor. Oysa tinerci çocukların sayısı gittikçe artıyor. Onlar böyle bırakılırlarsa geleceğin tetikçileri olmaya adaylar. Sadece tinerciler değil, okulda bıçak- tabanca taşıyan, arkadaşlarına kızınca onları bıçaklayan, okuldan uyuşturucu temin eden çocuklar... Tinercilerin durumu biraz özel. Farklı bir ahlak anlayışları yok ama kapalı bir grup oldukları için kendi içlerinde oluşturdukları kurallar var. Bir klan gibi, kendilerini korumaya yönelik kurallar bunlar... Asla ispiyonculuk yapılmaz, kurallara uymayanların üzerine tiner dökülüp yakılır, yaralanır gibi, katı kurallar. Pek çok çocuk kendi klanı tarafından da şiddete maruz kalıyor. Biz sınırdaki çocuklarla çalışıyoruz. İlgilenmediğimiz takdirde öbür tarafa, suç işlemeye adım atma ihtimali çok kuvvetli olan çocuklarla. Aralarında tiner de alanlar var. Sınırda olan çocukların bir daha suç işlememesi, sokağa düşmemesi, tiner kullanıyorsa kullanmaması için bir mücadele veriyoruz. Her zaman için azami 100 çocuğa yardımcı oluyoruz. Yirmi yaşını geçse bile, bizimle birlikte devam etmek istiyorsa ona engel olmuyoruz ama ondan başka görevler bekliyoruz. Diğerlerinin abisi olması gibi... Bir zamanlar suçlu damgası yemiş ve şu anda bizimle suçlu çocukların reabilitasyonu için gönüllü çalışan pek çok genç var...

Yarının tetikçileri olurlar

Psikiyatr Özkan Pektaş, bali, tiner gibi uçucu madde bağımlısı sokak çocuklarının toplumsal hayattan izole edilerek tedavi edilmesi gerektiğini savunuyor: ‘‘Bu sadece benim fikrim değil, dünyada denenmiş ve yararı kanıtlanmış bir takım uygulamalardan sonra ortaya çıkan bir sistem. Sokak çocukları kapalı bir grup olduğu için kendi aralarında birtakım değerler ve kurallar oluşturuyorlar. Kurulacak çiftliklerde (terapötik komünite) onlar için bu kuralların yerini alabilecek, toplumsal hayata uyum sağlamalarına yardım edecek bir psikoloji yaratmak gerek. İlgi alanlarına göre onları müzik, resim gibi çeşitli faaliyetlere itmekle yavaş yavaş toplumsallaşmalarına yardımcı olmak en faydalısı. Bu çocukları yalnız başına bırakmak, patlayan bir bomba gibi, onları yarın bir mafya lideri ya da tetikçi olarak görmek demek!’’

Özgür Eğitim Köyü

Haştemoğlu, tinerci çocuklar için geliştirdiği projeyi anlatıyor:

‘‘Bir köy kurmak, içinde bulunduğumuz sorunlar karşısında çok küçük bir çözüm olarak görünebilir. Ancak biz Özgür Eğitim Köyü'yle tekrarlanabilir bir model yaratmak istiyoruz. Ucuz, inşası ve bakımı kolay, değişik yer ve koşullarda uygulanabilir bir köy yaratma arzusundayız. Çocuğun güven duyacağı, sevildiğini bileceği, kendine güveninin artacağı bir ortam düşünüyoruz.

‘‘Her çocuğun başına bir adam dikerek olmayacak bu uygulama. Çocuk mahkemeleri, ıslahevi ve çocuk koğuşlarından gönderilen çocuklar, köyde kalan ana grup olacak. Hedefimiz, çocukların suç oluşturan davranışları ile anti sosyal tutumlarını ortadan kaldırmak ve yeniden toplumsallaşmalarını sağlamak. Çocuklar ihtiyaçlarına göre en fazla üç yıla varan bir süre köyde kalacaklar. Bu süre içinde ihtiyaçları saptanacak, eğitim alacaklar. Para kazanacak bir işi, beceriyi öğrenecekler.

‘‘500 dönüm toprağa ihtiyacımız var. Bakın ne kadar üzüldüm, Bolu'nun Kıbrısçık köyünde Adalet Bakanlığı'na E tipi cezaevi yapılsın diye 600 dönümlük yer vermişler. Adalet Bakanlığı bu projeyi yapmamış. Köylüler orada cezaevi yapılırsa ticaretin canlanacağını düşünüyorlarmış. Ben kaymakama telefon ettim. Bakanlık eğer bu toprağın üzerinde bir çalışma yapmıyorsa, bizim talip olduğumuzu söyledim. Kaymakam bu projeye köylünün asla destek vermeyeceği gibi, çalışmayı da baltalabileceğini söyledi.

Tinerci gerçeği

Büyükşehir Belediyesi APK Daire Başkanlığı, son günlerde cinayete varan eylemleri ile gündeme gelen ve halk arasında “tinerci” olarak bilinen sokak çocuklarıyla ilgili geniş bir araştırma yaptı. Araştırma sonunda hazırlanan raporda sokak çocukları gerçeğinin bir sosyal patlamanın farklı ölçekteki tezahürü olduğu ve ilgili tüm kurumların gerekli tedbirlerin el birliğiyle gecikmeden alması istendi.

Araştırma, İstanbul’un 27 ilçesinde bin 200’ü halk, 300’ü sokakta çalışan, 500’ü de tiner bağımlısı çocuk olmak üzere toplam 2 bin kişi üzerinde tamamlandı. Elde edilen değerler başta akademisyenler olmak üzere uzmanlar tarafından değerlendirilerek bir rapor haline getirildi.

Çoğu ‘Doğu’dan gelme

Raporun sonuç bölümünde sokak çocuklarının demoğrafik özelliklerine bakıldığında çoğunlukla Doğu ve Güneydoğu’dan İstanbul’a geldikleri, zorluk ve yoksulluk içinde yaşadıkları belirtildi. Raporda çocukların sokağa düşme sebepleri arasında parçalanmış aileler ve aile içi şiddetin önemli bir payı olduğuna işaret edildi.

Raporda, mevcut sokak çocukları olgusunun 1960-70’li yıllardaki “Köprü Altı Çocukları”dan tamamen farklı olduğu kaydedilerek, “Bugünkü sokak çocukları hızla değişen ve sosyal patlama tohumlarını içinde barındıran toplumun risk katsayısını oluşturmaktadır. Sokak çocukları olgusu bir sosyal patlamanın farklı ölçekteki tezahürüdür” denildi.

Yüzde 31’inin kimsesi yok

Büyükşehir Belediyesi’nin bu problemin altından tek başına kalkamayacağının belirtildiği raporda “Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde merkezi yönetim kuruluşları, ilçe belediyeleri, sağlık, eğitim, sivil toplum kurluşuları işbirliği yapmalıdır. Bu çerçevede tiner kullanan çocukların tedavisi için tam teşekküllü bir merkez kurulmalı, ailelerin ruhsal ve ekonomik durumları güçlendirilmelidir” denildi. Bu çerçevede yapılması gerekenler maddeler halinde tek tek sıralandı.
Araştırmada özellikle 500 tinerci çocuğun çeşitli sorulara verdiği ilginç cevaplar önemli bir yer tuttu. 1 ilâ 5 yıldır sokaklarda yaşadığı belirtilen tiner bağımlısı çocukların yüzde 31’i kimseleri olmadığı, yüzde 22’si aile baskısı, yüzde 16’sı da rahat olduğu için sokakta yaşadığını söyledi. Yine bu çocukların yüzde 24’ü’nün annelerinin, yüzde 29’ununun da babalarının ölü olduğu, yüzde 17’sin ise anne ve babalarının ayrı yaşadığı belirtildi.

Aile içi şiddet ve alkol...

Çocukların yüzde 62’si aile içi şiddete şahit olduklarını, yüzde 50’si babalarının devamlı alkol kullandığını, yüzde 25’i de aile fertleri tarafından dövüldüğünü söyledi. Yüzde 38’i ailelerininin İstanbul’da olduğunu, yüzde 16’sı da kimselerinin bulunmadığını söyledi. Çocukların yüzde 79’u tiner, yüzde 47’si bali kullandığını, yüzde 55’i dilenerek, yüzde 33’ü de hırsızlık yaparak geçindiğini belirtti. Uyuşturucu madde kullananların yüzde 92’si ‘kafayı bulma’nın hoşlarına gittiğini, kendilerini güçlü ve cesur hissedip herşeyi unuttuklarını söyledi. Çocukların yüzde 91’i sokaklarda yaşamaya İstanbul’da başladıklarını, yüzde 66’sı karakola, yüzde 27’si ise Çocuk Mahkemesi’ne düştüklerini açıkladı.

Okumak istiyorlar ama...

Araştırmalarda konuşulan sokak çocuklarının yüzde 72’si okula gitmek ve doktor, polis, iş adamı, öğretmen, sanatçı olmak istediklerini belirtirken, yüzde 6’sı da mafya olmak istediklerini kaydediyorlar. Yüzde 81’i hiç kitap okumadığını, yüzde 89’u da en çok arabesk müzik dinlediğini belirtti. Yüzde 31’i güzel ve namuslu birisiyle evlenmek, yüzde 73’ü de çocuklarının olmasını istediğini söyledi. Yine yüzde 47’si en çok sokakta beraber yaşadığı arkadaşlarını, yüzde 10’u annelerini, yüzde 8’i ise kendilerine yardım edenleri sevdiklerini belirtti.

Tinerci tehdidi ne zaman bitecek?
 
Büyük şehirlerimizde, özellikle İstanbul’da yaşanan tinerci dehşeti herkesçe biliniyor. Bazı vatandaşlar hayatlarını kaybetti, yaralananlar oldu; ama en önemlisi, çoğumuz belli yerlere gitmeye korkar olduk...
Güvenlik güçlerimiz bazı tedbirler aldılar. Ama, İstanbul’dan yazan okuyucumuz Ayla Öztürk’ün de bizzat şahit olduğu gibi, bu tehlike heniz bitmedi; önemini ve ciddiyetini koruyor.
“Bir tanıdığımızın Kocamustafapaşa Cambaziye Mektep Sokak’taki evine gittik. Ancak gittiğimize pişman olduk. Çünkü sokak bir süre sonra tinercilerce kuşatıldı. Evsahibi hanım ne yapacağını şaşırdı. Bizi oyalamak için büyük gayretler gösterdi. Bir süre evden dışarı çıkamadık. Şehrin göbeğinde, gün ortasında yaşadığımız bu dehşete şaşırmıştık. Onlarsa olayı kanıksamış, bir hanım, tinercilerin bileziklerini nasıl çaldığını anlattı. Bir diğeri de cep telefonunu nasıl kaptırdığından söz ediyordu, bir başkası da tinercilerin damadından nasıl zorla para istediğini aktardı.
Çok şaşırdım, biran önce etkili tedbirlerin alınması gerektiğini düşündüm.
Cambaziye Mektep Sokak’ta yaşanan olayların, Uzunyusuf, Silivrikapı, Samatya civarında, kısaca Kocamustafapaşa’nın büyük bölümünde yaşandığını öğrendim. Yetkilileri göreve çağırıyorum; daha büyük olaylar olmadan lütfen tedbir alın!”

Tinerci kâbusunu bitirin!
 
İstanbul’da bazı semtlerde sokağa çıkmak hâlâ riskli. Hele akşamın geç saatlerinde her an tinercilerin saldırısına uğranabilir.
Geçmişte yaşanan dehşet verici olaylar çabuk unutuluyor. Allah göstermesin, benzer olayları yaşamak her zaman mümkün. Tinerci ya da bîmekan takımından vatandaşı korumak, o tehlikeleri tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil mi?
Yine yaşlı bir hanım aradı; Eyüp’te oturuyorlar. Bir tedirgin, bir tedirgin... Telefonda bile tinerci demeye çekiniyor; ya bir zararları dokunursa...
“Kızımla beraber kalıyorum. Damadım esnaf, işinde, gücünde, sevilip-sayılan, çok dürüst bir insan. Geçtiğimiz günlerde, Eyüp’te bulunan dükkanını biraz gecikmeli olarak kapatıp, fazla uzakta olmayan evine doğru geliyor. Tiplerinden tinerci oldukları anlaşılan üç genç yaklaşıyor, birşeyler soruyor, sonra da para istiyorlar. Para verilmeyince de damadımı evinin kapısında bıçaklıyorlar...
11 gün oldu, hâlâ iyileşemedi. Tedavisi için onca masraf yapıldı. Eşin, dostun tavsiyesine uyarak, mimlenip daha büyük belalara uğramamak için işin peşini bıraktı...
Eyüp’te tarihi mekanlar adeta bu güruhun işgalinde. Yakınlarımızın medfun bulunduğu mezarlığa bile korkarak gidiyoruz. Belli bir saatten sonra zaten çıkamıyoruz.
Oradaki aşevinden bedava yemek veriliyor, tiner parası da vatandaştan, tehditle... Mahalleli tedirgin, şerlerinden emin olmak için tiner alıp vermeyi bile düşündük.
Doğma büyüme İstanbul’luyuz. Başka bir yerimiz olsaydı, çeker giderdik.
Bir şehir, hele turistik önemi olan ve bütün Müslümanların ziyaretgahı olan böyle bir yer nasıl tinercilere terkedilir? Bu zararlı gençleri toplamak, onları bu kutsal mekanlarda barındırmamak, vatandaşın can güvenliğini sağlamak çok mu zor?”
Yaşlı hanım daha çok anlattı; çocukları için, torunları için tedirgin ve korkuyor, doğup büyüdüğü yerleri terkedercesine korkuyor. Yakışır mı İstanbul gibi bir metropole?

. Tinerci çocuklar hakkinda aciklamalar Tinerci çocuklar konusunda bilgiler

 

Çocuklar Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 4
Bayram Namazı Nasıl Kılınır?
Okunma: 1
Çanta Modelleri
Okunma: 1
2020 Yılında Türkiye
Okunma: 1
Avon Ürünleri
Okunma: 1
Ayak ağrıları ve tedavisi Ayak ağrısı tedavileri
Okunma: 1
Detoks diyeti, Detoks Diyetleri
Okunma: 0
Hasan Mutlucan kimdir
Okunma: 0
Kadınların hayat mücadelesi
Okunma: 0
İşyeri problemleri
Okunma: 0
Kleopatranın aşk sarayı
Resim
Arizona Çölü
Arizona Çölü

 |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!

Saglikarsiv Sigorta Kadınlar İçin Blog