|
Okul fobisi
Ankara Numune Hastanesi'nden Doç. Nesrin Dilbaz, panik bozuklukların her yaşta başlayabileceğini ancak en fazla 20'li yaşların başında görüldüğünü bildirdi. Dilbaz, yaş ilerledikçe görülme sıklığı azalan panik bozuklukların kadınlarda erkeklere göre iki-üç kat daha fazla olduğunu kaydetti.
Panik bozuklukta ailesel yatkınlığın payına da işaret eden Dilbaz, "Panik bozukluğu olanların yakınlarında panik bozukluğunun yaşam boyu görülme sıklığı normallere oranla 7-20 kat daha fazladır. İkiz çalışmalarında panik bozukluğu için eş hastalanma oranının tek yumurta ikizlerinde yüzde 31 olduğu bulunmuştur" dedi. Dilbaz, 50 yaş altında olanlar, kadınlar, dullar, eğitim düzeyi düşük olanlar, yakın yitimi yaşayanlar, çocuklukta cinsel tacize uğrayanlar, ailede yükümlülüğü fazla olanlar ve kentte yaşayanların panik atak yönünden daha fazla risk taşıdığına dikkat çekti.
Stres verici yaşam olayları, erken dönem yitimleri, kişilik özelliklerinin panik bozukluklara zemin hazırlayıcı etkenler olduğunu ve bunu tetiklediğini söyleyen Dilbaz, panik atak sırasında çarpıntı, terleme, titreme, duyumsama ya da kalp hızında artış, nefes darlığı, soluğun kesilmesi, bulantı ya da karın ağrısı, baş dönmesi, kontrolünü yitireceği ya da çıldıracağı korkusunun görülebileceğini söyledi. Nesrin Dilbaz, panik bozukluğu bulunanların ataklara karşı şu önlemleri almasını önerdi:
İşe gitmeme, evden çıkmama, Ev işi, spor, gezi, yürüyüş, cinsel ilişki gibi efor gerektiren etkinliklerden vazgeçmek, Atak sırasında bayılma, ölme ve fenalaşma halinde olacakları için önlem almak; etek yerine pantolon giyme, yanında fazla para bulundurmama, takı takmama, Ataklara neden olduğuna inandıkları şeyleri yiyip, çocuklarından uzak durmak, balkon kapısını, dış kapıyı kilitli tutmak, olası intihar kaynağı olabilecek ilaç, çamaşır suyu malzemeyi kilit altında tutmak.
| |