Kadınlar
     
Kategoriler
Kadın sağlığı
Hamilelik ve Doğum
Kadınlar için Moda
Kadınlar için Güzellik
Kadınlar için Diyet Listesi
Çocuklar
Kadınlar için Ev İşleri
Kadınlara Tatil yerleri
Evlilik sorunları
Yemek Tarifleri
Pratik Bilgiler
Yaşam
Kim Kimdir
Kadınlar hakkında
Resimler

 

 

Kadınlar » Çocuklar

» Beslenme Çantası

 

Beslenme Çantası

Kadinlaricin.net sitesinde Beslenme Çantası baslikli sayfadasiniz.Bu sayfada Beslenme Çantası ile ilgili yazi bulunmaktadir.

Beslenme Çantası  ,resim ,resimleri

 

Çocukların iştahları ve besin tercihleri çok hızlı değişir. Zaman zaman bazı besinleri az miktarda yeme ya da hiç yememe eğilimini gösterirler. Kendilerine özgü bir lezzet alışkanlığı kazanırlar. Okul hayatının başlamasıyla birlikte, çocukların çoğu, okul çantalarının yanına beslenme çantalarını da ekler. Bu çantalarda, hazırlanması kolay, miniklerin yerken zevk alacağı, sağlıklı ve besleyici besinler yer almalı. Öncelikle öğrenciler, sıkı bir kahvaltı yaparak evden çıkmalı. Çünkü, daha sonra yenecek hiçbir şey kahvaltının yerini tutamaz. Çocukların gelişimlerini normal olarak tamamlayabilmesi için beslenme çantalarında, süt, yoğurt, meyve, az yağlı kek, kurabiye ile ceviz ve fındık gibi kalori değeri yüksek besinler tercih edilmeli. Salam ve sucuk gibi katkı maddesi içeren yiyeceklerden kaçınılmalı.
Nasıl hazırlamalı?
Bir beslenme çantası hazırlanırken, çocuğun yaşı, damak zevki ve bir öğünde ne kadar yiyecek tüketebileceği göz önünde bulundurulmalı.
Kurutulmuş veya taze meyveler alternatif olarak çantaya konulabilir. Bu tarz ürünleri bulmak da çok kolaydır.
Yiyeceklerin temiz, doğal, paketlenmesi ve taşınması kolay, besin değeri yüksek olmasına dikkat edin.
Mümkün olduğunca doğal besinler kullanılmalı. Cips, kola, çikolata gibi besin değeri düşük yiyeceklerden kaçınılmalı.
Diş fırçası ve diş macunu beslenme çantasında mutlaka bulunmalı

Çocuklarda sağlıklı olmanın göstergesi büyümenin normal olmasıdır. Büyümenin normal olması için de beslenmenin iyi olması gerekir. Çocuk; protein, yağ, karbonhidrat, sıvı vitaminler, mineraller ve eser elementleri yeterli miktarda alması gerekir. Beslenme ile sağlık arasında sıkı bir ilişki vardır. Kötü beslenen veya dengeli beslenemeyen çocukların bağışıklık sistemi olumsuz etkilenmektedir. Bu da enfeksiyonlara karşı direnci azaltmaktadır. Her enfeksiyon da çocuğun beslenmesini bozmaktadır. Böylece bir kısır döngü meydana gelmektedir. Bu sebeple çocuğu enfeksiyonlardan koruyarak beslenmesinin bozulmasını önlemelidir.

Çocukluk çağının ilk yıllarında hızlı bir büyüme olur. Besin ve enerji ihtiyacı fazladır. İleriki yaşlardaki protein ve enerji ihtiyacının 2-3 katına ihtiyaç duyulur.
Süt çocukluğu döneminde çeşitli beslenme şekilleri uygulanabilir. Bunlardan bir kısmını şöyle özetlemek mümkündür:
1. Anne sütü ile beslenme: Yenidoğan dönemindeki bir bebek için en ideal beslenme anne sütüdür. 4-6 ay anne sütü tek başına yeterlidir. Ek gıdalar ile beraber 12-16 aya kadar anne sütü verilebilir.
2. Karışık beslenme. Anne sütü ile beraber ek gıdalar da verilir. Ek gıdalara başlama 4-6 ay arasındadır. Çocuğun kilo alma durumuna göre geriye veya ileriye kaydırılabilir.
3. Sun’i (yapay) beslenme. Bu çocuklar şansız çocuklardır. Ya kendisindeki bir rahatsızlık sebebi ile ememez ya da annedeki bir hastalık sebebi ile emmesine izin verilmez. Bunlar tamamen ek gıda ile beslenir.

Besinlere olan ihtiyaç:
Enerji ihtiyacı: Yaş, cinsiyet, vücud ağırlığı, iklim ve fiziki aktiviteye bağlı olarak değişmektedir. Vücudun bazal ihtiyaçları için (yani solunum, dolaşım, boşaltım, oyun, çalışma gibi) enerji gerekir. Çocuklarda bunlara ilaveten büyüyüp gelişebilmek için de enerjiye ihtiyaç vardır. Vücudun her artan bir gram ağırlığı için 3-5 kcal enerji kazandığı tesbit edilmiştir Onun için çocukluk döneminde alınan enerjinin 1/3’ü büyüme için harcanmaktadır. Besinlerin enerji değerleri birbirinden farklıdır. 1 gram yağ 2 kcal, 1 gr. karbonhidrat 4 kcal ve 1 gram protein 4 kcal enerji verir. Günlük enerji ihtiyacının % 50’si karbonhidratlardan % 35’i yağlardan % 15’i de proteinlerden sağlanması idealdir. Günlük enerji ihtiyaçları yaşa göre değişiklik gösterip örnek tablo aşağıdaki şekildedir.

0-1 Yaş arasında 105-120 kcal/kcal/gün
1-3 yaş arasında 100 kcal/kg/gün
4-10 yaş arasında 85 kcal/kg/gün
11-14 yaş arasında 50-60 kcal/kg/gün

Proteinler: Baklagillerde, et, tavuk, süt, peynir ve yumurtada bol miktarda bulunur. Hastalık hallerinde, büyüme döneminde, ateşli durumlarda protein ihtiyacı artar. Protein ihtiyacı da enerji ihtiyacı gibi yaşa göre değişmektedir. Yaşlara göre protein ihtiyaçları aşağıya çıkarılmıştır.

İlk üç ay 2.40 gr/kg/gün.
6-9 ay 1.63 gr/kg/gün.
1 yaş 1.27 gr/kg/gün
3 yaş 1.2 gr/kg/gün
6 yaş 0.98 gr/kg/gün
11-14 yaş 15 gr/gün

Yağlar: Başlıca enerji kaynağı yağlardır. 1 gram yağda 9 kcal elde edilmektedir. Sıvı yağlar veya hayvansal yağlar alınabilir. Zeytin, ayçiçeği, susam, ceviz, fındık, fıstık veya mısırda fazla miktarda yağ bulunur. İlk bir yıl içinde 4-5 gram yağ/kg/gün verilmelidir. Yaş ilerledikçe yağ miktarı 1-2 gr/kg/gün azaltılmalıdır.

Sıvı: Temel besin maddelerinden birisi de sıvıdır. Solunum, sistemik deri, büyüme, idrar ve gaita (büyük abdest) yolu ile olan kayıpları karşılamak için alınması lazımdır. Ayrıca vücut ısısının ayarlanmasında da önemli rol oynar. Yenidoğan bebeğin vücud ağırlığının % 75’i sudur. Büyüdükçe bu oran azalır ve % 40’a iner. Alınan sıvının % 3-10’u dışkı ile, % 40-50’si akciğerlerden % 40-50’si de böbreklerden atılmaktadır. Sıvı miktarı vücud yüzeyine göre hesaplanır. Yenidoğan döneminde ilk bir hafta 80-90 ml/kg/gün hesaplanır. Daha sonra 100-120 ml/kg’a çıkılır.

Vitaminler: Büyüme ve gelişmede önemli roller oynayan katalizörlerdir. Vücuttaki birçok reaksiyonda önemli roller oynarlar. Hangi vitamin eksik ise ona ait belirtiler izlenir.
A vitamini eksikliğinden gece körlüğü, bazı göz hastalıkları, deri hastalıkları, büyümenin yavaşlaması, enfeksiyonlara karşı direncin azalması, gibi beslenme ve gelişme bozuklukları ortaya çıkar.

B vitamini eksikliğinde sinir sistemi hastalıkları vücutta şişme, kalp yetmezliği, huzursuzluk, ses değişmeleri, gözde yanma, kaşıntı, bulanık görme, dilde rahatsızlık, ishal, kansızlık, havale geçirme, saçlarda dökülme, iştahsızlık, kas ağrıları, cilt hastalıkları izlenebilir.

C vitamini eksikliğinde skorbüt dediğimiz diş eti kanamalarına rastlanır. Kemik gelişimi bozulur.
D vitamini eksikliğinde kemiklerde bozukluklar olabilir.
E vitamini eksikliğinde erken ve ufak doğan bebeklerde kansızlık olabilir K vitamini azlığında vücudun değişik yerlerinde kanamalar olur.

Mineral ve eser elementler: Hücre fonksiyonlarında, hormon ve doku yapımında kullanılan proteinlerin her gramı için 0.3 gr mineral depolanır. Bu mineraller çok çeşitlidir. Önemli fonksiyonlara sahip olan ve vücudumuzda bulunan bu minarellerden bazıları şunlardır: Kalsiyum, magnezyum, potasyum, sodyum, fosfor, klor ve sülfürdür. Demir, iyot, kobalt da önemlidir. Bunların dışında eser miktarda flor, bakır, çinko, krom, selenyum, manganez gibi mineraller de bulunur. Bu mineral ve vitaminler büyüme ve gelişme için önem arzetmektedir.


Protein: Vücudun yapı taşı olan aminoasitler proteinlerden temin edilir. Hücrelerin çalışması, dokuların büyümesi ve yenilenmesi için proteinlere ihtiyaç vardır. Kaşlarda, deri, diş, tırnak gibi dokularda, kanda, hormonlarda da protein bulunur. Eğer yeterli enerji alınamaz ise alınan besinlerdeki protein enerji kaynağı olarak kullanılır. Bu da vücud gelişimini olumsuz yönde etkiler. Protein ihtiyacı günlük 1-3 gr/kg olarak değişmektedir.

Kötü beslenme başarıya engel

Okul çocuklarının beslenmesinin, derslerindeki başarıyı ve performanslarını doğrudan etkilediği belirtildi.
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yavuz Coşkun, “Büyüme, gelişme, sağlıklı ve üretken olarak uzun yaşama için gerekli olan besinlerin alınması” olarak tanımladığı beslenmenin, her yaş grubu için ayrı bir önem taşıdığını söyledi. Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı da olan Prof. Dr. Coşkun, bilinçli yapılan kahvaltının, güne dinç başlanmasını ve zihnin açık kalmasını sağlayacağını belirtti. Çocukların beslenme çantasının bilinçli hazırlanmasının önemini vurgulayan Prof. Dr. Coşkun, “Çantaya, azar azar da olsa tahin-pekmez veya reçel-yağ sürülmüş ekmek, süt, ekmek arası yumurta, peynir, domates, salatalık; ders arası için evde yapılmış kıymalı, peynirli börek, ekmek arası köfte ve meyve konulabilir. Zaman zaman ekmek arasına ceviz, fındık, fıstık konularak, yanında meyve ile dengeli bir öğün oluşturulabilir. Ayrıca, çocuklar kola ve gazoz yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içeceklere yönlendirilmeli.” diye konuştu

Öğrencilerde beslenme bozukluğu

Öğrenciler arasında yapılan bir araştırma, şişmanlık ve zayıflığın yüksek oranda bulunduğunu, bunun da sağlıksız ve dengesiz beslenme alışkanlığının etkili olduğunu ortaya çıkardı. 12-18 yaş grubundan, bir özel bir de devlet okulundan 487 öğrenci üzerinde yapılan araştırma sonuçlarına göre; şişman öğrenci oranının 12-14 yaş grubunda ortalama yüzde 25.2, 15-18 yaş grubunda yüzde 21.4, zayıf öğrenci oranının ise 12-14 yaş grubunda ortalama yüzde 24.8, 15-18 yaş grubunda ise 26.4 olduğu görüldü. Araştırmayı yürüten Doç. Dr. Emel Alphan, bu verilerin sağlıksız ve dengesiz beslenmenin bir göstergesi olduğunu bildirdi.

Çocuklara beslenmeyi öğretme

Hayat tarzı seçimleri’ ile ilişkili hastalıkların artmasının, neredeyse salgın boyutlarına ulaşmasının nedeni dün ve bugün yapılan yanlışlardır. Ne yazık ki ‘büyüyüp adam olduğumuz zaman’ yani sağlığımıza ilişkin riskleri öğrenip kavradığımızda ‘kötü alışkanlıklar’ çoktan yerleşmiş oluyor.

Yaşam tarzı seçimleri arasında hayatınızı en çok etkileyen şeylerin başında yedikleriniz ve içtikleriniz gelmektedir. Eğer doğru, dengeli, çeşitli ve yeterli beslenmeyi çocukluk çağlarında ‘edinilmiş alışkanlıklar’ haline getirebilirseniz sağlığınızı yönetmeniz, yaşam kalitenizi yükseltmeniz daha kolaydır. Yerleşmiş yanlışlıkları düzeltmek mümkündür ama zordur. Çocuklarınızın baştan itibaren sağlıklı yaşamasına yardımcı olmak istiyorsanız onları doğru yaşam tarzı seçimlerine yönlendirmelisiniz ve işe mükemmel beslenmeyi öğretmekle başlamalısınız.

ÇOCUKLAR NEOFOBİKTİR

İşe başlarken çocukların yeni yiyecekleri denemekte tutucu olduklarını unutmamalısınız. Onlar samimi birer ‘neofobik’ kişiliklerdir. Yeni bir yiyeceğe alışmaları sabır, yaratıcılık ve eğlence ister.

Onları sağlıklı beslenmeye yöneltirken yiyecekleri birer ödül ya da ceza haline getirmekten kaçınmalısınız.

Yapmayı düşündüğünüz değişiklikleri beslenme kültürünüze uygun hale getirmelisiniz. Düzenli kahvaltı yapmayı öğretmek, öğle ve akşam öğünlerini atlamamak, yeteri kadar su içmelerini sağlamak ilk adım olmalıdır.

Aile ile birlikte sofrada oturarak yemek tüketmek, yemek sofralarını ‘eleştiri ve sorgulama sehpaları’ olmaktan çıkarıp ‘övgü’ ve ‘sohbet yerleri’ne çevirmek gerekiyor.

Sofraları mümkün olduğunca büyütmenin, dostlarla, komşularla, aile büyükleri ile genişletip süslemenin çocukların duygusal duyumunu güçlendirdiği biliniyor.

Yemek odalarından televizyonları çıkarmak, yemek yerken gazete ya da dergi okumamak, ‘hızlı hayatın kazanılmış dakikalarını’ sofra başı sohbetlerine ayırmak gerekiyor. Hep söylüyoruz! Hızlandırılmış bir yaşam içindeyiz. Görmüyor bakıyoruz, dinlemiyor duyuyoruz, hissetmiyor dokunuyoruz, yemiyor tıkınıyoruz!

KAHVALTI ŞART!

Kahvaltı yapmamak hızlı yaşamın çocuklarımıza yönelttiği tehliklerden en önemlisi. Yetişme telaşı, bekleyen servis, tıkanmış trafik, karlı buzlu yollar, ilk önce sabah kahvaltısını esir almaya çalışıyor. Çocuklara, ne yapıp etmeli kahvaltı alışkanlığı kazandırmalısınız. Zaman sorununu aşmak için de, dengeli bir protein, karbonhidrat, yağ organizyonu, yeterli vitamin ve mineral sağlamak için kahvaltı gevrekleri iyi bir çözümdür.

OKULDA NE YİYOR?

Onların yuvada, okulda veya kurslarda neler yiyip içtiklerini de izlemenizi öneriyoruz. Nerede, ne zaman, neleri tükettikleri, neleri ne miktarda yiyip içtikleri en az eğitimleri kadar önemlidir. Okul kantinlerinde satılanlar, yuva ve okullarda verilen besinler hakkında bilgi sahibi olmaya, ilgili ve müdahaleci bir anne baba rolüne soyunmaya hazır olun.

Çocukların evde tükettikleri ara öğünleri de dikkatle izleyin. Atıştırmalarını odalarında yapmamalarına, başka bir faaliyetle meşgulken -çalışırken, televizyon seyrederken- gıda tüketmemelerine dikkat edin.

Boş zamanları varsa yemek sofralarını hazırlamada onlardan yardım isteyin.

Sizinle birlikte sofrada kalmalarına özen gösterin.

FAST FOOD TEHLİKESİ

Araştırmalar bizde de çocukların giderek artan oranlarda dışarda beslendiklerini gösteriyor. Özellike fast food restronlar çocukların ilgi alanı. Fast-food öğünlerin, birer sağlığa zararlı doymuş yağ, trans yağ asiti ve kolesterol bombası olduğunu unutmayın. Gözlemlerimiz, yoğun fast food gıda tüketiminin, kolalı içecekler ve meyve konsantrelerinin çocuk obezitesi salgınının en önemli nedenleri olduğunu göstermektedir. Fast food denince aklınıza hemen hamburgerler, cheese burgerler, kolalı içecekler ve kızarmış patatesler gelmesin! Dönerli sandviçleri, kızarmış tavuk kanatlarını, doymuş yağ yüklü lahmacunları da fast-food yiyecekleri arasına yerleştirmelisiniz. Bu durumda, ‘sağlıklı fast food’ çözümlerini sunmak bir zorunluluk gibi görünüyor. Bunu özellikle ‘sağlıklı beslenen çocuklar’ istiyorsak başarmak zorundayız.

Fakir kızın beslenme çantası

KÜÇÜK Elif, annesiyle birlikte Bayrampaşa Sebze ve Meyve Hali’ne çok sevdiği portakalları için gelmişti. 400 bin lira olan portakalı almak için babasının parası yetmemişti. O da arkadaşları gibi beslenme çantasına portakal koymak istiyordu

Sebze ve Meyve Hali kardan iyice kapanmış, sadece bir iki kamyon gelmeyi başarmıştı. Kamyonların üzerindeki sebze ve meyveler bir iki kabzımal eşliğinde boşaltılıyordu. Hava o kadar soğukki, iki kasa taşıyan hamal hemen köşedeki ateşin başına koşuşturuyor, ellerini ısıtmanın telaşına düşüyordu.
Hemen karşımızda bir başka telaş daha yaşanıyordu. Ama bu telaş görenleri buz gibi havada bir kez daha titretiyordu. Ama ne titreme?... Bir anne ve küçük kızı ilişmişti gözümüze. İster istemez dikkat keşilmiştik. Yanlarına biraz daha yaklaştık. Küçük kızın sesi geliyordu. “Anne bunu da alalım mı?”, “Hani yok demiştin?”, “Buraya daha önce niye gelmedik anne?”, “Ayşeler de mi buradan alıyor anne?”...
Çöpleri karıştıran anne- kızın yüzünde buruk bir tebessüm belirmişti. Küçük kız sevinçten çöplüğün bir o başına, bir bu başına koşuyordu. Seçtiği portakalların üzerindeki karı eliyle şöyle bir siliyor sonrada poşete dolduruyordu. Göz ucuyla kızını izleyen anne günlerdir portakal isteyen kızının isteğini çöplükten de olsa yerine getirmişti anlaşılan.

Mahçup olduk ama...
Bir gazeteci için bu görüntü elbetteki bir haberdi. Ve fotoğraflanması gerekiyordu. Öyle de yaptık. Hay yapmaz olaydık. Fotoğrafının çekildiğini farkeden kadıncağız bozuldu. Yerden yavaşça doğruldu, bizimle gözgöze gelmeden elini kızına doğru uzattı. Küçük kız yine kendi halindeydi, “Anne yine geliriz değil mi?” dedi. Gerçekten çok kötü bir durumdu. Kendimizi hırsızlık yaparken yakalanmış gibi hissettik. Anne tekrar kızını ikaz etti, “Hadi Elif! bak baban bize işaret ediyor gidelim.” Küçük kız çantayı sürükleyerek annesini yanına kadar gitti. Onlar el ele tutuşup yanımızdan uzaklaşırken, biz ışınlanmış gibi donup kalmıştık... Açıkcası çok mahcup olmuştuk.
Yüzsüzlük bu ya! Bu kez isimlerini öğrenmek istedik. Kadıncağızın yanına vardığımızda bizimle göz göze geldi ve, “Ne olur bunu yayınlamayın. İnanın ki, ilk kez geldik. Hem dükkancılar da almamıza bir şey demedi sizde gördünüz. Kocam ‘gitmeyelim, bir gören olursa rezil oluruz’ demişti. Ama kızımın ısrarlarına dayanamadım. Bütün suç benim” diyordu. Garipler çöplükten portakal toplamanın suç olduğunu zannediyordu. Bir ara Elif aşağıdan yukarı doğru yüzümüze baktı ve annesine iyice sokuldu. Bacakları bile titriyordu. O da korkmuştu...

Kocama sorun...
Kadıncağız,” Kocam burada birşey soracaksanız onu sorun” diyerek az ilerideki kamyonu gösterdi. Baba kamyonun köşesinde saklanmış bekliyordu. Belli ki, burada olmaktan utanıyordu. Onu gördüğümüzü farkedince gizlenmekten vazgeçti, yanımıza geldi. “Biliyorum sizinde işiniz bu ama bunu yazmasanız olmaz mı?” diyerek başladı söze ve gözleri kısılarak sözlerini sürdürdü, “İnanın ki, Elif çok ısrar etti. Annesinden sürekli portakal istiyor. Okulda arkadaşlarının beslenme çantasında portakal oluyormuş. Çocuk işte yoktan anlamıyor ki. Ama yazacaksanızda bizi buralardan geçinen aileler gibi yazmayın. Bu ilk ve son gelişimizdi”.
Cebinden çıkardığı filtresiz sigarısını yaktıktan sonra derin bir nefes çeken baba dertlenmişti, Samsun’dan gelmişlerdi. İnşaatlarda çalışıyor, karınlarını doyuruyordu. Fakat 4 aydır hiçbir iş alamamıştı. Üstelik kış aylarında inşaat işi de olmuyordu. Ama bu sene durum daha farklıydı. Baba ısrarla isimlerini yazmamızı istemiyordu. Tanınırsa mahcup olur diye endişeleniyordu. Ama giderken söyledikleri çok enteresandı, “Şimdi diyeceksiniz ki, altı üstü portakal. . Burada kilosu 400 bin lira. Niye çoluğu çocuğu çöplüğe muhtaç ediyorsun? Ama inanın ki o bile yok!.. Evdeki son torba kömürü de bir arkadaşım aldı. Ama yarın... Yarın o da yok işte”!..
Elif anne babasının arasında bizden uzaklaşırken, kendi kendine söyleniyordu, “Bir daha portakal istemiyorum. Bunlarıda kardeşime yedir anne!”.
Kar üstünü kapamadan
Sebze ve meyve hali’nin arka kapısındaki manzarada Elif ve ailesinin yaşadıklarından farksızdı. Kardan kapanan çöplükteki iki çocuk, soğuktan üşümek üzere portakal ve elmaların içinden gözlerine kestirdiklerini seçiyor ellerindeki poşetlere dolduruyorlardı. Belli ki, onlar daha öncede gelmişlerdi buraya. Fotoğraflarının çekilmesine aldırış bile etmediler.
Kar kapatmadan biraz daha meyve toplayıp evin yolunu
tutmanın telaşı içindeydiler.

Gençlerin beslenme sorunları

11-18 yaşları arası, vücudun büyümesi için en önemli devre olarak görülüyor. Kilo başına bir gram protein alınması gerekiyor.

Gençlerin ideal kilolarını tespit edebilmeleri için yapabilecekleri kolay bir işlem var. Santim olarak ölçülen boylarından, erkekler 100 kızlar ise 104 çıkaracaklar. Bulunan rakamın yüzde beşini alınıp, ilk sayıdan çıkarın. 170 santimetre boyu olan bir erkeğin ideal kilosu 66,5 yani 170-100-yüzde 5.

Vücudun en büyük sorunları protein eksikliğinden kaynaklanıyor. Çünkü protein, yağın ve şekerin aksine vücutta depolanmıyor, dolayısıyla devamlı yenilemek gerekiyor.

Peynir, salam ve sosisin protein yönünden zengin ve vücut için yararlı oldukları doğru ama fazla tüketildiğinde kandaki kolestrol oranına zarar veren doymuş yağ miktarını artırdığı için zararlı.

Gençlerde vitamin eksikliğine rastlanıyor, çünkü ihtiyaçlarından daha az meyve ve sebze tüketiyorlar. Gençler günde bir kez sebze ve meyve yiyorlar. Vitamin eksikliği nedeniyle depresyona rastlanabiliyor.

Televizyonlu beslenme çantası

RCA firmasanın geliştirdiği bu beslenme çantasında, sandoviç, termos ve krakerin yanısıra bir de televizyon bulunuyor. Beslenme çantasının kapağına yerleştirilen sıvı kristal bir ekran sayesinde, internet, televizyon yayınları ve MP3 formatında müzik dinleyebilmek gibi pek çok şeyi de yapabiliyorsunuz.

Yetersiz beslenen çocuklar düşük zekalı


İki yaşına kadar yetersiz ya da kötü beslenen çocuklar ilkokul çağına geldiklerinde yaşıtları kadar başarı olamıyorlar. Daha önce bir araştırma yapılmış ve 234 bebeğin beslenmeleri doğumlarından itibaren üç yıl süreyle izlenmiş ve her şeyden önce bebeklerin gelişimleri ve yetersiz beslenmeye bağlı olarak çıkan diyare hastalıkları kaydedilmişti. Araştırmacı Dougles Berkman da, bu çocuklardan 143’ünü zeka testinden geçirdi. Yetersiz beslenen çocuklar iyi beslenenlere göre on puan, yetersiz beslenmeyle birlikte diyare hastalıklarına sık yakalananlar ise 14 puan geride kaldılar. Araştırmacılar, gelişmekte olan ülkelerdeki eğitim düzeyinin geliştirilmesi sırasında çocukların beslenme alışkanlıklarının da dikkate alınması gerektiği görüşünde.

. Beslenme Çantası hakkinda aciklamalar Beslenme Çantası konusunda bilgiler

 

Çocuklar Diger Sayfalar :

 

Ara
En Çok Okunanlar
Okunma: 15
Şeker Hastalığı Açlık Tokluk kan şekeri kaç olmalı
Okunma: 14
İshal nasıl geçer
Okunma: 11
Referandum nedir?
Okunma: 8
Çocuklarda Yaz İshali
Okunma: 7
Tansiyon düşüklüğü ve tedavisi
Okunma: 6
Gerdek gecesi
Okunma: 5
İstanbul havuz rehberi
Okunma: 5
Kolesterol Nasıl Düşürülür
Okunma: 4
Enerjik olmak için ne yapmalı
Okunma: 4
Rus turistlerin tercih ettiği oteller
Resim
Gebelikte tansiyon yükselmesi - Hamilelikte tansiyon yükselmesi
Gebelikte tansiyon yükselmesi - Hamilelikte tansiyon yükselmesi

 |   | 
Copyright © 2007
Kadınlar

Bu sitedeki yazılar sadece bilgi amaçlıdır.Doktorunuza danışmadan, tedavi amaçlı kullanmayınız..!

Saglikarsiv Sigorta Kadınlar İçin Blog